Ana Sayfa Blog Sayfa 92

CEFDİFİX 600 mg film kaplı tablet, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi :

CEFDİFİX 600 mg film kaplı tablet, etkin maddesi olan sefdinir oral geniş spektrumlu, yarı sentetik, bir 3. Kuşak
sefalosporin grubundan antibiyotiktir. CEFDİFİX, 10, 14 ve 20 adet beyaz-kirli beyaz, oblong şekilli, iki yüzü baskısız film kaplı tabletler içeren blisterlerde ve kullanma talimatı ile birlikte karton kutuda ambalajlanmıştır.
CEFDİFİX ilacın aktif olduğu bakterilerin neden olduğu enfeksiyonların tedavisinde kullanılır. CEFDİFİX aşağıda yer alan hastalıkların tedavisinde kullanılır:
Ergen ve yetişkinlerde:
a) Toplum kökenli akciğer iltihabında,
b) Kronik bronş iltihabının akut alevlenmesinde,
c) Akut orta kulak iltihabında,
d) Akut bakteriyel burun ve sinüslerin iltihabında,
e) Akut yutak/akut bademcik iltihabında,
f. Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku iltihaplarında.
Çocuklarda:
a) Akut orta kulak iltihabında,
b) Akut bakteriyel burun ve sinüslerin iltihabında,
c) Akut yutak/Akut bademcik iltihabında,
d) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku iltihaplarında kullanılır.

CEFDİFİX 600 mg film kaplı tablet Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. 6 ayın altındaki çocuklarda etkililiği ve güvenliliği kanıtlanmamıştır. Sefdinir, 6 aylıktan küçük bebeklere verilmemelidir.
  2. CEFDİFİX’i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ
    —Sefdinir, diğer sefalosporinlere ya da ilacın içeriğindeki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz varsa kullanmayınız.
  3. CEFDİFİX’i aşağıdaki durumlarda DiKKATLİ KULLANINIZ
    Eğer;
    —Sefdinire, sefalosporin grubu antibiyotiklere, penisilinlere veya diğer ilaçlara karşı alerjikseniz,
    —İlacı kullandığınız süre içerisinde dirençli mikroorganizmaların neden olduğu, tedavi gerektirecek bir enfeksiyon gelişirse,
    —Daha önce kolit (bağırsak iltihabı) geçirdiyseniz,
    —Ciddi böbrek hastalığınız varsa doktorunuza danışınız.
    —İlacı kullandığınız süre içerisinde veya tedavi sonrasında ishaliniz varsa, doktorunuza söyleyiniz.
    Bu durumda, antibiyotik tedavisini takiben ortaya çıkabilen ve tedavinin durdurulup özel bir tedaviye başlanmasını gerektirebilecek, ciddi bir bağırsak iltihaplanmasının (psödomembranöz kolit) belirtisi olabilir.
    Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız
  4. CEFDİFİX’i yiyeceklerden bağımsız olarak kullanabilirsiniz.
  5. Hamilelik döneminde CEFDİFİX kullanımı hakkında yeterli çalışma olmadığından, ancak doktorunuzun uygun gördüğü durumlarda kullanınız.
  6. CEFDİFİX, emzirme döneminde kullanılmamalıdır.
  7. CEFDİFİX’in araç ve makine kullanımı üzerine etkisi bulunmamaktadır.
  8. CEFDİFİX uyarı gerektiren herhangi bir yardımcı madde içermemektedir.
  9. Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı :
    CEFDİFİX ile aynı zamanda herhangi bir ilaç özellikle de aşağıda belirtilenleri almadan önce doktor veya eczacınıza danışmalısınız.
    —Aluminyum veya magnezyum içeren antasitleri (mide yanması ve mide ağrısı için kullanılan ilaçlar) CEFDİFİX ile aynı anda almayınız. Bu ilaçları kullanmanız gerekiyorsa CEFDİFİX’i bu ilaçları almadan en az 2 saat önce veya 2 saat sonra alınız.
    —Probenesid (gut hastalığı tedavisinde kullanılır) böbreklerinizin ilacı atma yeteneğini azaltabilir.
    —Demir destekleri ve demirle güçlendirilmiş besinleri CEFDİFİX ile aynı anda almayınız. Bu ilaçları kullanmanız gerekirse CEFDİFİX’i bu ilaçları almadan en az 2 saat önce veya 2 saat sonra alınız.
    —Böbrekler üzerine zararlı olma ihtimali olan ilaçlar (aminoglikozit antibiyotikler, kolistin, polimiksin, viomisin gibi) ve etkisi güçlü idrar söktürücüler ( etakrinik asit, furosemid gibi)
    —CEFDİFİX kullanımı bazı laboratuvar testlerinin (direkt Coombs testi; kansızlığın olup olmadığını araştırmak için yapılan test) sonuçlarını etkileyebilir.
  10. Böbrek yetmezliği veya hemodiyaliz uygulaması varsa doktorunuz böbrek fonksiyon değerlerine göre doz ayarlamasını yapacaktır.
  11. Böbrek bozukluğu olmayan yaşlı hastalarda doz ayarlanması yapılmasına gerek yoktur.
  12. Karaciğer yetmezliğinde doz ayarlamasına gerek yoktur.
  13. Kullanmanız gerekenden daha fazla CEFDİFİX kullandıysanız:
    CEFDİFİX’ten kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.
    Doktora ya da hastaneye giderken ilacınızı götürünüz.
    Sefdinirin insanlarda fazla kullanımı ile yeterli veri bulunmamaktadır. Diğer β-laktam antibiyotiklerinin fazla kullanımı ile kusma, mide bulantısı, mide çukuru rahatsızlığı, ishal ve  kafa karışıklığı gibi zehirlenme belirtileri görülmektedir. Kan diyalizi böbrek rahatsızlığı olan bireylerde sefdiniri vücuttan hemen attığından ciddi zehirlenme olaylarının görülmemesinde yardımcı olmaktadır.
  14. Eğer CEFDİFİX kullanımı konusunda herhangi bir sorun ile karşılaşırsanız doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Doktorunuza danışarak CEFDİFİX kullanımını sonlandırabilirsiniz.

 

CEFDİFİX 600 mg film kaplı tablet ‘in Kullanım Şekli :

  1. CEFDİFİX’i kullanırken her zaman doktorunuzun talimatlarına kesin olarak uyunuz. Emin olmadığınızda doktorunuza veya eczacınıza sorunuz.
  2. CEFDİFİX, ağız yoluyla, bir bardak su ile alınır. Aç veya tok karnına alınmasında herhangi bir sakınca yoktur.
  3. 6 aydan büyük 12 yaşa kadar olan bebek ve çocuklarda:
    a) Akut orta kulak iltihabında; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (14mg/kg) 10 gün, 2 yaşından büyük vakalarda 5-10 gün,
    b) Akut bakteriyel burun ve sinüslerin iltihabında; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (14mg/kg) en az 10 gün,
    c) Akut bademcik/yutak iltihabında (A grubu streptokokun neden olduğu); günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) 5-10 gün veya tek doz şeklinde (14mg/kg) 10 gün,
    d) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku iltihaplarında; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) 10 gün kullanılır.
    Ergen ve yetişkinlerde:
    a) Akut orta kulak iltihabında; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) 5-10 gün,
    b) Akut bakteriyel burun ve sinüslerin iltihabında; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) en az 7-14 gün
    c) Akut bademcik/yutak iltihabında (A grubu streptokokun neden olduğu); günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 5-10 gün veya tek doz şeklinde (600 mg) 10 gün,
    d) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku iltihaplarında; günlük toplam doz 600 mg/gün olacak
    şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 10 gün,
    e) Toplum kaynaklı akciğer iltihabında; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 10 gün,
    f) Kronik bronş iltihabının akut alevlenmesinde; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) 5-10 gün kullanılır.
  4. 6 ay-12 yaş arasındaki çocuklarda uygun olan doz ve farmasötik dozaj şekillerin kullanılması önerilir.
  5. 6 ay- 12 yaş arasındaki çocuklarda uygun farmasötik dozaj şekillerinin kullanılması önerilir.
    Vücut ağırlığı 43 kg ve üzerindeki veya 12 yaşından büyük çocuklar, maksimum günlük sefdinir
    dozu olan 600 mg’ı alabilirler.

 

CEFDİFİX 600 mg film kaplı tablet’in yan etkileri

  1. Tüm ilaçlar gibi, CEFDİFİX’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
    Aşağıdakilerden biri olursa, CEFDİFİX’i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
    — Ellerin, ayakların, bileklerin, yüzün, dudakların şişmesi ya da ağzın veya boğazın yutmayı
    veya nefes almayı zorlaştıracak şekilde şişmesi (bu durumlar ilaca karşı ciddi alerjiniz
    olduğunu gösterebilir)
    — Karın ağrısı ve ateşle beraber, ciddi, inatçı, kanlı da olabilen ishal (bu durum, uzun süreli
    antibiyotik kullanımına bağlı, nadiren meydana gelen ciddi bir barsak iltihaplanması olan
    psödomembranöz koliti işaret edebilir)
    — Barsak düğümlenmesi (ileus), üst sindirim kanalı (üst gastrointestinal sistem) kanaması,
    — Kalp yetmezliği, kalp krizi (miyokard infarktüsü), göğüs ağrısı
    — Astım alevlenmesi, solunum yetmezliği
    — Bir çeşit akciğer iltihabı (idiyopatik interstisyel pnömoni)
    — Karaciğer iltihabı(hepatit), karaciğer yetmezliği
    — Derinin ciddi hastalıkları (toksik epidermal nekroz)
    — Akut böbrek yetmezliği
    — Ateş, deride iğne başı şeklinde kırmızılık ve morarmalar, bilinç bulanıklığı, baş ağrısı ve
    trombositlerin (kan pulcukları) sayısında azalma ile görülen hastalık (idiyopatik
    trombositopenik purpura)
    Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
    Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin CEFDİFİX’e karşı ciddi alerjiniz var demektir.
    Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmasına gerek olabilir.
    Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
    Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en
    yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
    — Derinin döküntü ve kaşıntılarla seyreden bazı hastalıkları (eksfolyatif dermatit, eritema multiform, eritema nodozum)
    — Bilinç kaybı
    — Tansiyon yüksekliği (hipertansiyon)
    — Mide ve/veya oniki parmak barsağında yara (peptik ülser)
    — Kan akyuvar sayılarında artma ya da azalma
    — Kan eozinofil sayılarında artma (bir tür alerji hücresi)
    — Kan trombosit (pıhtılaşmayı sağlayan kan hücresi, kan pulcuğu) sayılarında artma ya da azalma (kendini alışılmadık kanama eğilimleri olarak gösterebilir)
    — Bir tür kansızlık (hemolitik anemi)
    — Eritrositlerin (kırmızı kan hücreleri) içindeki dokulara oksijen taşıyan renkli madde (hemoglobin) düşüklüğü
    — Elektrolit (kalsiyum, fosfor, potasyum gibi) düzeylerinde değişiklikler
    — Çizgili kas dokusu yıkımı (rabdomiyoliz)
    — Böbrek rahatsızlığı (nefropati)
    Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tibbi müdahale gerektirir. Ciddi yan etkiler çok seyrek görülür.
    Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
    — Vajina iltihabı(vajinit), Vajinada pamukçuk (vajinal moniliasis), dışkılama değişiklikleri (ishal veya kabızlık gibi), hazımsızlık (dispepsi), gaz, bulantı, karın ağrısı, ağız kuruluğu, döküntü, kaşıntı, baş ağrısı, sersemlik hissi, kemik ve karaciğer fonksiyonlarını gösteren kan testlerinde geçici yükselmeler, böbrek fonksiyonlarını gösteren kan testlerinde değişiklikler, kan pıhtılaşma bozuklukları, istem dışı hareketler, idrarda akyuvar ve protein yükselmesi, idrar yoğunluğunun artması ya da azalması. Bunlar CEFDİFİX’in hafif yan etkileridir.

CEFDİFİX 600 mg film kaplı tablet’ in saklanması

  1. CEFDİFİX’i çoçukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajlarda saklayınız. CEFDİFİX’i 25°C altındaki oda sıcaklığında ve kuru yerde saklayınız. Son kullanma tarihi ile uyumlu olarak kullanınız
    Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra CEFDİFİX’i kullanmayınız. Eğer üründe ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz CEFDİFİX’i kullanmayınız.

 

İlaç Etken Maddesi: Her bir film kaplı tablette 600 mg sefdinir bulunur.
Yardımcı Maddeler :  Karmeloz kalsiyum,  magnezyum stearat,  opadry white 03G58632 [hpmc 2910/hipromelloz, titanyum dioksit, makrogol/peg, triasetin], povidon K29-32, Mikrokristalin selüloz 101, makrogol stearat, mikrokristalin selüloz 102, kolloidal silikon (susuz).
İlaç Marka İsmi: CEFDİFİX 600 mg 10 film kaplı tablet

Ruhsat sahibi:
Pharmactive İlaç San. ve Tic. A.Ş.
Mahmutbey Mah. Dilmenler Caddesi No : 19 / 3 Aslanoba Plaza, MIA Bölgesi Bağcılar-İstanbul


FARMASÖTİK FORM
Film kaplı tablet
Beyaz-kirli beyaz, oblong şekilli, iki yüzü baskısız film kaplı tablet
KLİNİK ÖZELLİKLER
Terapötik endikasyonlar
Ergen ve yetişkinlerde:
a) Toplum kökenli pnömoni; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu toplum kökenli pnömoni tedavisinde,
b) Kronik bronşiolitin akut alevlenmelerinde; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu kronik bronşiotilin
akut bakteriyel alevlenmelerinin tedavisinde,
c) Akut otitis media; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu akut otitis media tedavisinde,
d) Akut bakteriyel rinosinüzit; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu akut bakteriyel rinosinüzit tedavisinde,
e) Akut farenjit / Akut tonsillofarenjit; A grubu beta-hemolitik streptokok’un (Streptococcus pyogenes) neden olduğu akut tonsillofarejit tedavisinde,
f) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları; Staphylococcus aureus (betalaktamaz üreten suşları da dahil) ve Streptococcus yogenes’in neden olduğu komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarının tedavisinde,
Pediatrik vakalarda:
a) Akut otitis media; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu akut otitis media tedavisinde,
b) Akut bakteriyel rinosinüzit; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu akut bakteriyel rinosinüzit tedavisinde,
c) Akut farenjit / Akut tonsillofarenjit; A grubu beta-hemolitik streptokok’un (Streptococcus pyogenes) neden olduğu akut tonsillofarejit tedavisinde,
d) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları; Staphylococcus aureus (betalaktamaz üreten suşları da dahil) ve Streptococcus pyogenes’in neden olduğu komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarının tedavisinde endikedir.
Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:
6 aydan büyük 12 yaşa kadar olan bebek ve çocuklarda:
a) Akut otitis mediada; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (14mg/kg) 10 gün, 2 yaşından büyük vakalarda 5-10 gün,
b) Akut bakteriyel rinosinüzitte; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (14mg/kg) en az 10 gün,
c) Akut tonsillofarenjitte / farenjitte (A grubu streptokokun neden olduğu); günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) 5-10 gün veya tek doz şeklinde (14mg/kg) 10 gün,
d) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarında; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) 10 gün kullanılır.
Ergen ve yetişkinlerde:
a) Akut otits mediada; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) 5-10 gün,
b) Akut bakteriyel rinosinüzitte; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) en az 7-14 gün
c) Akut tonsillofarenjitte / farenjitte (A grubu streptokokun neden olduğu); günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 5-10 gün veya tek doz şeklinde (600 mg) 10 gün,
d) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarında; günlük toplam doz 600 mg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 10 gün,
e) Toplum kaynaklı pnömonide; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 10 gün,
f) Kronik bronşiolitin akut alevlenmesinde; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) 5-10 gün kullanılır.
Uygulama şekli: Oral kullanım içindir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Böbrek yetmezliği:
Kreatinin kleransı 30 ml /dakika olan kişilerde doz ayarlamasına gerek yoktur.
Yetişkinlerde; kreatinin kleransı< 30 ml /dakika ise günde bir kez 300 mg,
Çocuklarda; kreatinin kleransı< 30 ml/dakika/1.73 m² ise 7 mg /kg (günlük en fazla 300 mg) olacak şekilde günde bir kez verilir.
Kronik hemodiyaliz tedavisinde olan yetişkinlerde sefdinir 300 mg, çocuklarda 7 mg/kg olacak şekilde gün aşırı verilmelidir. Hemodiyaliz, sefdiniri vücuttan uzaklaştırdığından her hemodiyaliz sonrasında yetişkinlerde 300 mg, çocuklarda 7 mg/kg’lık doz verilmeli ve sonraki dozlar gün aşırı
şeklinde devam edilmelidir.
Karaciğer yetmezliği: Doz ayarlamasına gerek yoktur.
Pediyatrik popülasyon: Sefdinir 6 aylıktan küçük bebeklere verilmemelidir. 6 ay-12 yaş arasındaki çocuklarda uygun olan doz ve farmasötik dozaj şekillerin kullanılması önerilir.
Geriyatrik popülasyon: Böbrek bozukluğu olmayan yaşlı hastalarda doz ayarlamasına gerek yoktur.
Kontrendikasyonlar
CEFDİFİX, sefdinir veya ilacın içerisinde yer alan maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Sefdinir tedavisine başlanmadan önce hastanın sefdinir, diğer sefalosporinler, penisilinler veya diğer ilaçlara karşı aşırı hassasiyet olup olmadığı araştırılmalıdır. Penisilin alerjisi olan hastalarda sefdinir tedavisi başlanacaksa mutlaka dikkatli olunmalıdır. Sefdinire karşı alerjik reaksiyon
oluştuğunda ilaç tedavisi kesilmelidir. Ciddi akut aşırı duyarlılık reaksiyonu epinefrin, intravenöz sıvı uygulaması, intarvenöz antihistaminikler, kortikosteroidler, pressör aminler ile tedaviyi ve oksijen verilmesi ile hava yolu açılması gerekebilir.
CEFDİFİX gibi antibakteriyel ajanların hepsi ile Clostridium difficile ile ilişkili diyare (CDİD) rapor edilmiştir ve ciddiyeti hafif diyareden ölümcül kolite kadar olabilmektedir. Antibakteriyel ajanlarla tedavi bağırsağın normal florasını bozarak C.difficile oluşmasına neden olmaktadır. C.difficile CDİD oluşumuna neden olan toksin A ve B üretmektedir. C.difficile’nin hipertoksin üreten suşları morbidite ve mortalite artışına neden olmaktadır. Bu enfeksiyonlar antimikrobiyel tedaviye dirençli olabilir ve kolektomi gerekmektedir. Antibiyotik kullanımından sonra diyare görülen hastalarda CDİD düşünülmelidir. Antibakteriyel ajanların kullanımından sonra iki haftadan daha fazla sürede CDİD oluştuğu rapor edilen hastanın medikal öyküsü gerekmektedir. CDİD oluştuğu şüpheli veya kesinleşmişse devam edilen antibiyotik tedavisi C.difficile’e karşı direkt olarak kullanılmaz ve tedaviye devam edilmeyebilir.
Diğer geniş spektrumlu antibiyotiklerde olduğu gibi uzamış tedavi dirençli organizmaların gelişmesine neden olabilir. Hastanın dikkatli bir biçimde izlenmesi gerekmektedir. Eğer tedavi süperinfeksiyon gelişirse, uygun alternatif tedavi uygulanmalıdır. Diğer geniş spektrumlu antibiyotikler gibi sefdinir de kolit öyküsü olan kişilere verilirken dikkatli olunmalıdır.
Geçici veya dirençli böbrek bozukluğu hastalarda (kretain klerensi <30 mL/dak) sefdinirin yüksek ve uzatılmış plazma konsantrasyonu önerilen dozu takip edilebileceğinden sefdinirin total günlük dozu azaltılmalıdır.
Sefalosporinler ve aminoglikozit antibiyotikler, polimiksin B, kolistin veya yüksek doz kıvrım diüretikleri (or: furosemid) ile kombine tedavi böbrek bozukluğuna sebep olabileceğinden dolayı, bu tip tedavilerde böbrek fonksiyonları dikkatle takip edilmelidir.Özellikle böbrek fonksiyonlarında bozukluk olan hastalar yakından izlenmelidir.
Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Birlikte kullanım:
Potansiyel nefrotoksik maddeler (aminoglikozit antibiyotikler, kolistin, polimiksin B, viomisin gibi) ve güçlü etkili diüretikler (etakrinik asit, furosemid gibi) böbrek fonksiyon bozukluklarında artışa yol açar.
Antasidler:
300 mg sefdinirin alfuninyum veya magnezyum içeren antasidlerle birlikte kullanımı ile Cmaks ve absorpsiyon oranı yaklaşık %40 oranında azalır. Cmaks’ına ulaşma süresi 1 saattir. Sefdinir alımından 2 saat öncesinde veya sonrasında antasid alındığında sefdinir farmakokinetigi üzerine
belirgin etki göstermemektedir. Eğer antasidlerin sefdinir kullanımı sırasında alınması gerekiyorsa antasidlerin sefdinir alımından en az 2 saat önce veya sonra alınmalıdır.
Probenesid:
Probenesid diğer beta-laktam antibiyotiklere etki ettiği gibi sefdinirin de renal atılımını inhibe ederek EAA’sını iki katına çıkartır, doruk plazma sefdinir seviyelerini %54 oranında arttırır ve görünen eliminasyon yarı ömrünü %50 oranında uzatır.
Demir içeren ilaç veya demir içeren yiyecekler:
Sefdinirin 60 mg esansiyel demir içeren bir terapötik demir takviyesi veya esansiyel 10 mg demir içeren vitaminler ile birlikte alındığında sefdinirin absorpsiyonu sırasıyla %80 ve %31 oranında azalır. Eğer probenesidin sefdinir kullanımı sırasında alınması gerekiyorsa probenesidin sefdinir
alımından en az 2 saat önce veya sonra alınmalıdır. Temel demir içeren yiyeceklerin (kahvaltıda demir içeren yağların) sefdinirin üzerine etkisi araştırılmamıştır.
Sefdinir alan bireylerin feçesleri kırmızımsı renkte rapor edilmiştir.Vakaların çoğunda hastalar demir içeren ürünler almıştır. Kırmızı renk, bağırsakta sefdinir ve sefdinirin parçalanmış ürünlerinin kombinasyonun ve demirin absorbe olmayışından kaynaklı oluşmaktadır.
Laboratuvar etkileşimleri:
Nitroprussid kullanılarak idrarda keton araştırması yapılan testlerde yanlış pozitif sonuçlar çıkabilirken nitroferrisiyanid kullanılan testlerde yanlış pozitif sonuçlar çıkmamaktadır.
Sefdinir tedavisi, Benedict solüsyonu veya Fehling solüsyonu kullanılarak yapılan idrarda glukoz ölçümü yanlış pozitif reaksiyonlara neden olabilir.Enzimatik glukoz oksidaz enzimine dayalı glukoz testlerin kullanılması önerilir.
Sefalosporinler genellikle pozitif direkt Coombs testini indükler.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Veri bulunmamaktadır.
Pediyatrik popülasyon: Veri bulunmamaktadır.
Gebelik ve laktasyon
Gebelik kategorisi B’dir.
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda ve doğum kontrolü (kontrasepsiyon) uygulayanlarda ilacın kullanımına yönelik bir uyarı bulunmamaktadır.
Gebelik dönemi: Sefdinir için, gebeliklerde kullanımına ilişkin klinik veri mevcut değildir. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik / embriyonal/ fetal gelişim / doğum ya da doğum sonrası gelişim ile ilgili olarak doğrudan ya da dolaylı zararlı etkiler olduğunu doğrulamamaktadır. Gebe kadınlara verilirken tedbirli olunmalıdır. Hekim tarafından reçetelenmedikçe gebelik döneminde kullanılmamalıdır.
Laktasyon dönemi: Sefdinirin tek doz 600 mg’ın uygulamasını takiben, insan sütünde bulunduğu tespit edilmemiştir. Sefdinir anne sütü ile atılmamaktadır.
Üreme yeteneği/Fertilite
Klinik dışı çalışmalarda, sefdinir verildiğinde üreme performansı, doğurganlık ve sperm değerlendirme parametreleri etkilenmemiştir. Üreme toksisitesi çalışmalarına dayalı klinik dışı veriler insanlara yönelik potansiyel bir risk ortaya koymamaktadır.
Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler: CEFDİFİX’in araç ve makine kullanımı üzerine herhangi bir etkisi yoktur.
İstenmeyen etkiler
Sefdinirin (600 mg/gün) güvenlik profili 3841 yetişkin ve adolesan hastalarla yapılan klinik çalımalardan alınan verilere dayanmaktadır. Görülen yan etkilerin çoğu hafif şiddette ve sınırlıdır. Hiçbir ölüm veya kalıcı sakatlık sefdinir ile ilişkilendirilmemiştir.
Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar
Yaygın olmayan: Moniliyaz
Sinir sistemi hastalıkları
Yaygın: Baş ağrısı
Yaygın olmayan: Uykusuzluk, uyku hali, baş dönmesi
Gastrointestinal hastalıklar
Yaygın: Karın ağrısı, mide bulantısı, diyare
Yaygın olmayan: Midede gaz, kusma, hazımsızlık, kabızlık, anormal dışkı
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Yaygın olmayan: Cilt döküntüsü, kaşıntısı
Gebelik, pueperiyum durumları ve perinatal hastalıkları
Yaygın: Vajinit (kadınlarda), vajinal moniliyaz (kadınlarda)
Yaygın olmayan: Lökore (kadınlarda)
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Yaygın olmayan: Yorgunluk, ağız kuruluğu, iştah azalması
Araştırmalar
Amerikada sefdinir ile yürütülen çalışmalarda sefdinir ile ilişkisine bakılmaksızın laboratuvar testlerinin değişimi rapor edilmiştir.
Yaygın: İdrar proteininde artma, idrardaki lökosit hücrelerinde artış, gama-glutamil transferaz (GGT) seviyesinde artış, lenfositsayılarında artma ve azalma, mikrohematuri artışı
Yaygın olmayan: Glukoz seviyelerinde artma ve azalma, idrarda glukoz seviyelerinde artma, beyaz kan hücrelerinde artma ve azalma, karaciğer değerlerinde yükselme (AST, ALT, alkalin fosfataz), eozinofillerde artma, fosfor seviyesinde artma ve azalma, bikarbonat seviyelerinde azalma, kan
üre nitrojen (BUN) seviyesinde artma, hemoglobin seviyesinde azalma, polimorfonükleer nötrofil (PMNs) seviyesinde artma ve azalma, bilirubin seviyelerinde artma, laktat dehidrojenaz seviyesinde artma, plateletlerde artma, potasyum seviyesinde artma, idrar pH’sının artması, üre yoğunluğunun artması.
Pazarlama sonrası
Japonya da 1991 yıllında sefdinirin pazarlama sonrası sefdinir ile ilişkisine bakılmaksızın istenmeyen olayların ve laboratuvar testlerinin değişimi rapor edilmiştir; şok, anaflaksi ile birlikte nadir ölüm, fasiyel ve laringeal ödem, boğulma hissi (serum hastalığı reaksiyonlan) konjuktivit, stomatit, Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz, eksfoliatif dermatit, eritema multiforme, eritema nodosum, akut hepatit, kolestaz, fulminat hepatit, hepatik yetmezlik, sarılık, amilaz artışı, akut enterokolit, kanlı ishal, hemorajik kolit, melena, psödomembranöz kolit, pansitopeni, granülositopeni, lökopeni, trombositopeni, idiyopatik trombositopenik purpura, hemolitik anemi, akut solunum yetmezliği, astım atağı, ilaca bağlı pnömoni, eozinofilik pnömoni, idiyopatik interstiyel pnömoni, ateş, akut renal yetmezlik, nefropati, kanama eğilimi, koagülasyon bozukluğu, yaygın intravasküler koagülasyon, üst GI kanama, peptik ülser, ileus, bilinç kaybı, alerjik vaskülit, olası sefdinir-diklofenak etkileşimi, kalp yetmezliği, göğüs ağrısı, miyokardiyal enfarktüs, hipertansiyon, rabdomiyoliz ve istemsiz hareketler.
Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye
Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr e- posta: tufam@titck.gov.tr tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).
Doz aşımı ve tedavisi
Sefdinirin insanlarda fazla kullanımı ve tedavisi ile ilgili veriler mevcut değildir. Akut rodent toksisite çalışmalarında tek doz 5600 mg/kg yan etki oluşturmamıştır. Diğer β-laktam antibiyotiklerinin fazla kullanımı ile kusma, mide bulantısı, epigastrik rahatsızlık, ishal ve zihin karışıklığı gibi toksik belirtiler ve semptomlar görülmektedir. Hemodiyaliz, böbrek rahatsızlığı olan bireylerde sefdiniri vücuttan hemen attığından ciddi zehirlenme olaylarının görülmemesinde yardımcı olmaktadır.
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grup: 3. kuşak sefalosporinler
ATC kodu: J01DD15
Sefdinir oral geniş spektrumlu, yarı sentetik, üçüncü kuşak bir sefalosporindir. Sefdinir penisilinler gibi bir beta-laktam antibiyotiktir ve asıl etkinliği bakterisit etki göstermesidir. Penisilinler ve bazı sefalosporinlere dirençli mikroorganizmalar sefdinire duyarlıdır. Sefdinir’in S. aureus’a ait penisilin bağlayan protein (PBP) 3, 2, 1 ve E. faecalis’a ait penisilin bağlayan protein (PBP) 2 ve 3 üzerine diğer sefalosporinlerden daha fazla etkinliği bulunmaktadır. Sefdinir çözünülebilir mediyatörlerle nötrofil stimülasyonu sırasında, nötrofillerden ekstrasellüler ortama miyeloperoksidaz salınımını inhibe etmektedir. Sefdinir aerobik gram pozitif mikroorganizmalara etkindir: Stapphylococcus aureus (beta laktamaz üreten suşlar dahil, metisiline dirençli suşlar hariç), Streptococcus pneumoniae (penisiline duyarlı suşlar), Streptoccus pyogenes, Stapphylococcus epidermidis (yalnızca metisline duyarlı suşlar), Streptoccus agalactiae, Streptokokların viridans grubu.
Sefdinir aerobik gram negatif mikroorganizmalara etkindir: Haemophilus influenzae (beta laktamaz üreten suşlar dahil), Haemophilus parainfluenzae (beta laktamaz üreten suşlar dahil), Moraxella catarrhalis (beta laktamaz üreten suşlar dahil), Citrobacter diversus, Escherichia coli, Klebsiella pneumoniae, Proteus mirabilis
Farmakokinetik özellikler
Emilim:
Maksimum plazma sefdinir konsantrasyonları, alınmasını takiben 2 ila 4 saatte meydana gelmektedir.Plazma sefdinir konsantrasyonları dozla beraber artar. Sefdinirin tahmini  biyoyararlanımı, 300 mg alımından sonra %21, 600 mg alımından sonra %16’dır. 300 mg ve 600 mg sefdinir oral verilmesini takiben sefdinir plazma konsantrasyonları ve farmakokinetik parametre değerleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
Tablo: Sefdinirin yetişkinlere verilmesini takiben sefdinir plazma konsantrasyonları ve farmakokinetik parametre değerleri (4)
Doz          cmaks (µg/mL)       tmaks (sa)     EAA (µg-sa/mL)
300mg     1.60 (±0.55)           2.9 (±0.89)        7.05 (±2.17)
600mg     2.87 (±1.01)            3.0 (±0.66)       11.1 (±3.87)
Erişkinlerde yapılan çalışmalara göre, <30 µg/mL’ye kadar kreatinin klerensi olan kişilerde doz değişimi gerekmemektedir. Sefdinir, çocuklarda oral yolla alımı takiben yaklaşık 2 saat gibi hızlı bir şekilde doruk plazma konsatrasyonlarına ulaşır. Hafif yağlı yemeklerle birlikte alındığında
sefdinirin Cmaks’ı ve EAA’sı sırasıyla %16 ve  %10 oranın azalmaktadır. Bu düşüşler, klinik olarak anlamlı değildir; dolayısıyla sefdinir yemeklerle birlikte alınabilir.
Dağılım:
Sefdinirin erişkinlerdeki ortalama dağılım hacmi (Vd) 0.35L/kg (±0.29)’dır. Pediyatrik popülasyonda (6 ay-12 yaş) sefdinirin dağılım hacmi 0.67L/kg (±0.38)’dir. Sefdinir, erişkinlerde ve çocuklarda %60 ila %70 oranmda plazma proteinlerine bağlanmaktadır. Bağlanma,
konsantrasyondan bağımsızdır.
Deri vezikülü:
Yetişkin bireylerde 300 mg ve 600 mg sefdinir alımını takiben 4 ila 5. saatlerde medyan maksimal vezikül sıvı konsantrasyonu sırasıyla 0.65 (0.33 ile 1.1) ve 1.1 mcg/mL (0.49 ile 1.9)’ dir.
Bademcik dokusu:
Elektif tonsilektomiye giren yetişkin hastalarda 300 mg ve 600 mg sefdinir alımını takiben 4. saatinde medyan bademcik doku sefdinir konsantrasyonu strastyla 0.25 (0.22 ile 0.46) ve 0.36 mcg/mL (0.22 ile 0.80) ve ortalama sinüs doku konsantrasyonu, plazma konsantrasyonunun
%24’ne (±8) eş değerdi.
Sinüs doku:
Elektif maksiler ve etmoid sinus cerrahisi olan yetişkin hastalarda 300 ve 600 mg sefdinir alımını takiben 4.saatinde medyan sinüs doku sefdinir konsantrasyonu sırasıyla <0.12 (<0.12 ile 0.46) ve <0.21 (0.12 ila 2.0) mcg/mL’dtr. Ortalama bademcik doku konsantrasyonu, plazma
konsantrasyonunun %16’sına (±20) eş değerdi.
Akciğer dokusu:
Tanı bronskopiye giren yetişkin hastalarda 300 mg ve 600 mg sefdinir alınımından 4. saat sonra medyan bronşiyal mukoza sefdinir konsantrasyonu sırasıyla 0.78 (<0.06 ile 1.33) ve 1.14 (<0.06 ile 1.92) mcg/mL ve plazma konsantrasyonları %31(±18)’dir. Retrospektif medyan epitelyum katman sıvı konsantrasyonları ise sırasıyla 0,29 (<0.3 ila 4.73) ve 0.49 (<0.3 ila 0.59) ve plazma konsantrasyonu %35 (±83)’dir.
Serebrospinal Sıvı:
Sefdinirin serebrospinal sıvıya nüfuz ettiğine dair veri bulunmamaktadır.
Biyotransformasyon:
Sefdinir, etkin bir şekilde metabolize edilmez. Aktivite primer olarak ana ilaçtan kaynaklanır. Sefdinir, ortalama 1.7 (±0.6 sa)’lik t1/2 ile primer olarak renal yolla değişmeden atılır.
Eliminasyon:
Normal renal fonksiyonlu sağlıklı kişilerde, renal klerens 2.0 (±1.0) mL/dak/ kg’dır. 300 ve 600 mg’lık dozların alımını takiben belirgin oral klerens 11.6 (±6.0) ve 15.5 (±5.4) mL/dak/kg’dır.
Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:
Sefdinir’in farmakokinetikleri, insanlarda 200-400 mg arası oral dozlarda doğrusal ve dozdan bağımsız olarak karakterizedir.
Hastalardaki karakteristik özellikler:
Böbrek yetmezliği:
Çeşitli seviyelerde böbrek fonksiyonu olan 21 kişiyle yapılan bir çalışmada, sefdinirin oral ve renal klerensindeki belirgin düşüşler yaklaşık olarak kreatinin klerensindeki (KLKR) düşüşleri orantılıdır. Normal böbrek fonksiyonu olan hastalarla karşılaştırıldığında, böbrek yetmezliği olan hastalarda plazma sefdinir konsantrasyonu yüksek ve uzun süre kalmaktadır. KLKR 30 ve 60 mL/dak olan kişilerin Cmaks ve t1/2’si yaklaşık 2 kat, EAA ise 3 kat artar. KLKR < 30 mL/dak olan kişilerin Cmaks’ı~ 2 kat, tl/2 ‘si ~ 5 kat ve EAA ise 6 kat artar. Belirgin ciddi renal bozukluğu olan (kreatin klerensi < 30 mL/dak) hastalarda doz ayarlaması önerilmektedir.
Hemodiyaliz:
Hemodiyalize giren 8 yetişkin hastanın sefdinir farmakokinetik verilerine göre diyalizin sefdinirin vücuttan %63 oranında attığı ve görünen eliminasyonun tl/2’si 16 saatten 3.2 saat’e azalttığı bildirilmiştir. Bu hasta popülasyonunda doz ayarlaması yapılmalıdır.
Karaciğer yetmezliği:
Sefdinir çoğunlukla böbreklerden elimine edildiğinden ve etkin bir şekilde metabolize olmadığından sefdinirin farmakokinetik çalışmaları karaciğer yetmezliği olan hastalarda yürütülmemiştir. Bu hasta popülasyonunda doz ayarlaması gerekmemektedir.
Geriyatrik hastalarda:
Yaşın, sefdinirin farmakokinetigi üzerine etkisi 19- 91 yaş aralığında olan 32 kişide tek doz 300 mg sefdinir alımından sonra incelenmiştir. Sefdinire sistematik maruz kalan yaşlı bireylerde (N=l6) Cmaks %44 ve EAA %86 oranında artmıştır. Bu artış sefdinirin klerensinin azalmasından
kaynaklanrnaktadır. Görünen dağılım hacmindeki azalmadan dolayı görünen eliminasyon t 1/2 de fark edilebilir değim gözlenmemiştir (yaşlılarda 2.2 ± 0.6 saat’e karşın gençlerde 1.8 ± 0.4 saat).
Sefdinir klerensinin yaştan daha ziyade böbrek fonksiyonlardaki değişimle öncelikli olarak ilişkili olduğu görüldüğünden, şiddetli renal bozukluğu olmayan yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmemektedir.
Cinsiyet ve ırk:
Klinik farmakokinetik meta analizinin sonuçları (N=217), cinsiyetin ve ırkın sefdinirin farmakokinetigi iizerine belirgin bir etkisinin olmadığını göstermiştir.
Klinik öncesi giivenlilik verileri
Sefdinirin karsinojenik potansiyeli degerlendirilmemiştir. V79 Çin hamsterı akciğer hücrelerinde bakteriyel ters mutasyon analizinde (Ames) veya hipoksantin-guanin fosforibosiltransferaz (HGPRT) yerinde nokta mutasyon analizinde mutajenik etkiler görülmemiştir. V79 Çin hamsterı
akciğer hücrelerinde in vitro yapısal kromozom aberasyon analizinde veya in vivo fare kemik iligi mikronukleus analizinde klastojenik etkiler gozlenmemiştir. Sıçanlarda 1000 mg/kg/gün (insan dozunun mg/kg/gün bazında 70 katı, mg/m2 /gün bazında 11 katı)’e kadar oral dozlarda fertilite
ve üreme performansı etkilenmemiştir.
Sıçanlarda 1000 mg/kg/gün (insan dozunun mg/kg/gün bazında 70 katı, mg/m2/gün bazında 11 katı)’e kadar oral dozlarda veya tavşanlarda 10 mg/kg/gün (insan dozunun mg/kg/gün bazında 0.7 katı, mg/m2/gün bazında 0.23 katı)’e kadar oral dozlarda sefdinir teratojenik etki göstermemiştir. Tavşanlarda 10 mg/kg/gün maksimum tolere edilebilen dozda dölde yan etki olmaksızın maternal toksisite (kilo alımının azalması) gözlenmiştir. Azalmış vücut ağırlığı sıçan fetüslerinde ≥100 mg/kg/gün, sıçan dölünde ≥32 mg/kg/gün dozunda görülmüştür. Maternal üreme parametreleri, döl sağ kalımı, gelişim, davranış veya üreme fonksiyonu üzerinde etki gözlenmemiştir.
FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
Yardımcı maddelerin listesi
Mikrokristalin Selüloz
Karmeloz Kalsiyum
Povidon K29-32
Makrogol Stearat
Mikrokristalin Selüloz 102
Kolloidal Silikon (Susuz)
Magnezyum Stearat
Opadry White 03G58632*
* Hpmc 2910/Hipromelloz, titanyum dioksit, makrogol/peg, triasetin içerir.
Geçimsizlikler : Geçerli değildir.
Raf ömrü, 24 ay
Saklamaya yönelik özel tedbirler : 25°C altındaki oda sıcaklığında ve kuru yerde saklayınız.
Ambalajın niteliği ve içeriği : 10, 14 ve 20 tablet içeren PVC/PE/PVDC ve alüminyum folyodan oluşan blister ambalajlarda kullanma talimatı ile birlikte karton kutuda sunulur.
Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller ‘Tıbbi Atık Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrol Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.
RUHSAT SAHİBİ
Pharmactive İlaç San. ve Tic. A.Ş
Bağcılar-İstanbul

CEFDİFİX 125 mg/5 ml oral süspansiyon, nedir, ne işe yarar, nasıl kullanılır, yan etkileri

Endikasyon Bilgisi :

CEFDİFİX 125 mg/5 ml oral süspansiyon hazırlamak için toz, ağız yolu ile kullanılan ve sefalosporin olarak bilinen antibiyotik ilaç grubuna dahil olan sefdinir etkin maddesini içermektedir. CEFDİFİX, süspansiyon oluşturmak üzere beyazımsı – açık sarı renkli, toz şeklinde 125 ml’lik şişeler halinde bulunmaktadır. CEFDİFİX 125 mg/5 ml Oral Süspansiyon, bakterilerin (mikropların) neden olduğu aşağıdaki enfeksiyonların (iltihap oluşturan mikrobik hastalık) tedavisinde kullanılır. Yetişkin ve ergenlerde akut yutak/akut bademcik iltihabında, toplum kökenli akciğer iltihabında, akut bakteriyel burun ve sinüslerin iltihabında, komplike olmayan cilt ve yumuşak doku iltihaplarında, akut orta kulak iltihabında, kronik bronşitin akut alevlenmesinde kullanılır; çocuklarda komplike olmayan cilt ve yumuşak doku iltihaplarında, akut bakteriyel burun ve sinüslerin iltihabında, Akut orta kulak, yutak, bademcik iltihaplarında kullanılmaktadır.

CEFDİFİX 125 mg/5 mg Oral Süspansiyon Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. Sefdinire, diğer sefalosporinlere ya da ilacın içeriğindeki yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığınız varsa; CEFDİFİX Oral Süspansiyonu  kullanmayınız.
  2. CEFDİFİX Oral Süspansiyonu aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ.
    Eğer;
    —Sefdinir kullanımına bağlı olarak psödomembranöz kolit (karın ağrısı ve ateşle beraber, ciddi, inatçı, kanlı da olabilen ishal) ortaya çıkar ise, (CEFDİFİX kullanımı sırasında veya sonrasında şiddetli ishal meydana gelir ise ishal önleyici ilaçlar almayınız ve durumu derhal hekime bildiriniz)
    —Böbrek yetmezliğiniz varsa; penisilinlere karşı bildiğiniz bir aşırı duyarlılık durumunuz varsa;  sefalosporinlere de aşırı duyarlılık durumunuz olabileceğinden durumu hekime bildiriniz. Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen hekiminize danışınız.
  3. CEFDİFİX oral süspansiyon yemeklerden önce ya da sonra kullanılabilir.
  4. CEFDİFİX gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır. Başka ilaçlarda olduğu gibi, ilacın hamilelik sırasındaki kullanımı sadece beklenen yararın cenin üzerindekiriskten yüksek olduğu durumlarda ve hekim tavsiyesi ile kullanılmalıdır.
  5. CEFDİFİX’in anne sütüne geçtiği saptanmamıştır. Ancak anne sütü alan çocuk açısından bir risk olduğu göz ardı edilemez. Hekiminiz tarafından yarar zarar oranı değerlendirilerek uygulanmalıdır.
  6. CEFDİFİX’in araç ve makine kullanımı üzerine etkisi olduğu bildirilmemiştir.
  7. CEFDİFİX uyarı gerektiren herhangi bir yardımcı madde içermemektedir.
  8. CEFDİFİX’in her 5 ml’lik dozunda 2105.750 mg sükroz bulunmaktadır. Bu nedenle eğer daha önceden hekiminiz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce hekiminizle temasa geçiniz.
  9. CEFDİFİX’in diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı :
    —CEFDİFİX antiasitler (midenin aşırı asidini azaltan ilaçlar) ile birlikte alınırsa antiasitler sefdinirin emilimini azaltır. Eğer sefdinir tedavisi süresince antiasitler kullanılacak ise CEFDİFİX antiasitlerin kullanılmasından en az 2 saat önce ya da sonra alınmalıdır.
    —Gut hastalığı (damla hastalığı) tedavisinde de kullanılan probenesid, CEFDİFİX’in böbreklerden atılma süresini uzatarak kandaki yoğunluğunun artışına neden olur. Bu ilacı kullanıyorsanız hekiminize bildiriniz.
    —Demir içeren ilaçlar ve yiyecekler CEFDİFİX’in emilimini azaltır. CEFDİFİX tedavisi sırasında demir içeren ilaçlar kullanılacak ise her iki uygulamanın arasında en az 2 saat olmalıdır. Özellikle demir içeren ilaç veya yiyeceklerle beraber kullanıldığında dışkı rengi kırmızı olabilmektedir (Bu renk değişikliği normal olarak değerlendirilmektedir).
    —CEFDİFİX kullanımı bazı laboratuvar testlerinin sonuçlarını etkileyebilir.
  10. Böbrek rahatsızlığı olmayan yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmemektedir.
  11. Böbrek yetmezliği veya hemodiyaliz uygulaması varsa hekiminiz böbrek fonksiyon değerlerine göre doz ayarlamasını yapacaktır.
  12. Karaciğer yetmezliğinde doz ayarlamasına gerek yoktur.
  13. CEFDİFİX’i almayı unutursanız, hatırladığınız zaman alınız. Birden fazla doz almayı unuttuysanız hekiminize bildiriniz.
  14. CEFDİFİX Süspansiyondan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir hekim veya eczacı ile konuşunuz. hekime ya da hastaneye giderken ilacınızı yanınızda götürünüz. Sefdinirin insanlarda fazla kullanımı ile yeterli veri bulunmamaktadır. Diğer β-laktam antibiyotiklerinin fazla kullanımı ile kusma, mide bulantısı, mide çukuru rahatsızlığı, ishal ve kafa karışıklığı gibi zehirlenme belirtileri görülmektedir. Kan diyalizi, böbrek rahatsızlığı olan bireylerde sefdiniri vücuttan hemen attığından; ciddi zehirlenme olaylarının görülmemesinde yardımcı olmaktadır.
  15. CEFDİFİX Süspansiyonu kullanmayı unutursanız: hatırladığınız zaman alınız. Birden fazla doz almayı unuttuysanız hekiminize bildiriniz.
  16. Kendinizi iyi hissetseniz dahi CEFDİFİX Süspansiyonu kullanmayı hekiminize danışmadan aniden kesmeyiniz. hekiminizin önerisi dışında tedaviyi sonlandırmanız, hastalığınızın şiddetlenmesine ve tedavinin aksamasına neden olabilir.

 

CEFDİFİX 125 mg/ 5 ml Oral Süspansiyonun Kullanım Şekli :

  1. CEFDİFİX süspansiyonu her zaman hekiminizin direktifleri doğrultusunda kullanınız. Sadece ağızdan kullanım içindir.
  2. CEFDİFİX Süspansiyonun hazırlanması: Süspansiyon hazırlanmadan önce, şişe kapalı iken ters çevrilip çalkalanarak toz gevşetilir/havalandırılır. Şişe üzerindeki işaret çizgisinin yarısına kadar kaynatılmış, soğutulmuş su konarak iyice çalkalanır. Homojen (tamamı benzer özellikte) bir dağılım için 5 dakika beklenmelidir. Bu işlemin ardından şişe üzerindeki işaret çizgisine kadar tekrar su eklenir ve çalkalanır.Sulandırılmış süspansiyon buzdolabında 2°-8°C’ de 10 gün süreyle saklanabilir. Her kullanımdan önce şişe iyice çalkalanmalıdır. Dozun doğru bir şekilde alınabilmesi için şişe ile birlikte verilen ölçü kaşığı kullanılmalıdır.
  3. 6 aydan büyük 12 yaşa kadar olan bebek ve çocuklarda:
    a. Akut orta kulak iltihabında; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (14mg/kg) 10 gün, 2 yaşından büyük vakalarda 5-10 gün,
    b. Akut bakteriyel burun ve sinüslerin iltihabında; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (14mg/kg) en az 10 gün,
    c. Akut bademcik/yutak iltihabında (A grubu streptokokun neden olduğu); günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) 5- 10 gün veya tek doz şeklinde (14mg/kg) 10 gün,
    d. Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku iltihaplarında; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) 10 gün kullanılır.
    Ergen ve yetişkinlerde:
    a. Akut orta kulak iltihabında; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) 5-10 gün,
    b. Akut bakteriyel burun ve sinüslerin iltihabında; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg)  en az 7-14 gün
    c. Akut bademcik/yutak iltihabında (A grubu streptokokun neden olduğu); günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 5-10 gün veya tek doz şeklinde (600 mg) 10 gün,
    d. Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku iltihaplarında; günlük toplam doz 600 mg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 10 gün,
    e. Toplum kaynaklı akciğer iltihabında (zatürre); günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 10 gün,
    f. Kronik bronş iltihabının akut alevlenmesinde; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) 5-10 gün kullanılır.
    Erişkinler için uygun olan doz ve farmasötik dozaj şekillerin kullanılması önerilir. Yutma güçlüğü olan hastalarda oral süspansiyon ve saşe formları kullanılabilir.
  4. 6 ayın altındaki çocuklarda etkililiği ve güvenliliği kanıtlanmamıştır. Sefdinir, 6 aylıktan küçük bebeklere verilmemelidir.
  5. 6 ay-12 yaş arasındaki çocuklarda “Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar” bölümünde belirtilenlere uygun olarak aşağıdaki doz şeması kullanılabilir.Vücut ağırlığı      Önerilen doz şeması (125 mg/5ml için)
    9 kg                       2.5 ml 12 saat ara ile veya 5 ml günde tek doz
    18 kg                        5 ml 12 saat ara ile veya 10 ml günde tek doz
    27 kg                     7.5 ml 12 saat ara ile veya 15 ml günde tek doz
    36 kg                      10 ml 12 saat ara ile veya 20 ml günde tek doz
    ≥ 43 kg                   12 ml 12 saat ara ile veya 24 ml günde tek doz
    Vücut ağırlığı 43 kg ve üzerindeki veya 12 yaşından büyük çocuklar, en yüksek günlük doz olan 600 mg’ı alabilirler.

 

CEFDİFİX 125 mg/5 mg Oral Süspansiyonun yan etkileri

  1. Tüm ilaçlar gibi, CEFDİFİX’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
  2. Aşağıdakilerden biri olursa, CEFDİFİX’i kullanmayı durdurunuz ve acilen hekiminize bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
    — Ellerin, ayakların, bileklerin, yüzün, dudakların şişmesi ya da ağzın veya boğazın yutmayı veya nefes almayı zorlaştıracak şekilde şişmesi (bu durumlar ilaca karşı ciddi alerjiniz olduğunu gösterebilir)
    — Karın ağrısı ve ateşle beraber, ciddi, inatçı, kanlı da olabilen ishal (bu durum, uzun süreli antibiyotik kullanımına bağlı, nadiren meydana gelen ciddi bir barsak iltihaplanması olan psödomembranöz koliti işaret edebilir)
    — Barsak düğümlenmesi (ileus), üst sindirim kanalı (üst gastrointestinal sistem) kanaması,
    — Kalp yetmezliği, kalp krizi (miyokard infarktüsü), göğüs ağrısı
    — Astım alevlenmesi, solunum yetmezliği
    — Bir çeşit akciğer iltihabı (idiyopatik interstisyel pnömoni)
    — Karaciğer iltihabı(hepatit), karaciğer yetmezliği
    — Derinin ciddi hastalıkları (toksik epidermal nekroz)
    — Akut böbrek yetmezliği
    — Ateş, deride iğne başı şeklinde kırmızılık ve morarmalar, bilinç bulanıklığı, baş ağrısı ve trombositlerin (kan pulcukları) sayısında azalma ile görülen hastalık (idiyopatik trombositopenik purpura)
    Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin CEFDİFİX’e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmasına gerek olabilir. Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
  3. Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen hekiminize bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
    — Derinin döküntü ve kaşıntılarla seyreden bazı hastalıkları (eksfolyatif dermatit, eritema multiform, eritema nodozum)
    — Bilinç kaybı
    — Tansiyon yüksekliği (hipertansiyon)
    — Mide ve/veya oniki parmak barsağında yara (peptik ülser)
    — Kan akyuvar sayılarında artma ya da azalma
    — Kan eozinofil sayılarında artma (bir tür alerji hücresi)
    — Kan trombosit (pıhtılaşmayı sağlayan kan hücresi, kan pulcuğu) sayılarında artma ya da azalma (kendini alışılmadık kanama eğilimleri olarak gösterebilir)
    — Bir tür kansızlık (hemolitik anemi)
    — Eritrositlerin (kırmızı kan hücreleri) içindeki dokulara oksijen taşıyan renkli madde (hemoglobin) düşüklüğü
    — Elektrolit (kalsiyum, fosfor, potasyum gibi) düzeylerinde değişiklikler
    — Çizgili kas dokusu yıkımı (rabdomiyoliz)
    — Böbrek rahatsızlığı (nefropati)
    Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tibbi müdahale gerektirir. Ciddi yan etkiler çok seyrek görülür.
  4. Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hekiminize söyleyiniz:
    — Vajina iltihabı(vajinit), Vajinada pamukçuk (vajinal moniliasis), dışkılama değişiklikleri (ishal veya kabızlık gibi), hazımsızlık (dispepsi), gaz, bulantı, karın ağrısı, ağız kuruluğu, döküntü, kaşıntı, baş ağrısı, sersemlik hissi, kemik ve karaciğer fonksiyonlarını gösteren kan testlerinde geçici yükselmeler, böbrek fonksiyonlarını gösteren kan testlerinde değişiklikler, kan pıhtılaşma bozuklukları, istem dışı hareketler, idrarda akyuvar ve protein yükselmesi, idrar yoğunluğunun artması ya da azalması. Bunlar CEFDİFİX Süspansiyonun hafif yan etkileridir.

CEFDİFİX 125 mg/5 ml oral süspansiyon hazırlamak için toz’ un saklanması

  1. CEFDİFİX Süspansiyonu çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.
    CEFDİFİX’i 25°C altındaki oda sıcaklığında ve kutusunda saklayınız. Sulandırıldıktan sonra buzdolabında en fazla 10 gün saklanabilir.

 

İlaç Etken Maddesi: Her 5 ml’de 125 mg sefdinir içerir.
Yardımcı Maddeler :Sükroz, xanthan gum, sodyum benzoat, trisodyum sitrat dihidrat, sitrik asit
(susuz), magnezyum stearat, kolloidal silikon (susuz), strawberry flavor.
İlaç Marka İsmi: CEFDİFİX 125 mg/5 ml oral süspansiyon hazırlamak için toz

Ruhsat sahibi:
Pharmactive İlaç San. ve Tic. A.Ş.
Bağcılar-İstanbul


CEFDİFİX 125 mg/5 ml oral süspansiyon hazırlamak için toz.
KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Etkin madde: Her 5 ml süspansiyon 125 mg sefdinir içerir.
Yardımcı maddeler:
Her 5 ml’ sinde; Sükroz 2105.750 mg
FARMASÖTİK FORM
Oral süspansiyon hazırlamak için kuru toz. Beyazımsı – açık sarı renkli toz.
KLİNİK ÖZELLİKLER
Terapötik endikasyonlar
Ergen ve yetişkinlerde:
a) Toplum kökenli pnömoni; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu toplum kökenli pnömoni tedavisinde,
b) Kronik bronşiolitin akut alevlenmelerinde; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu kronik bronşiotilin
akut bakteriyel alevlenmelerinin tedavisinde,
c) Akut otitis media; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu akut otitis media tedavisinde,
d) Akut bakteriyel rinosinüzit; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu akut bakteriyel rinosinüzit tedavisinde,
e) Akut farenjit / Akut tonsillofarenjit; A grubu beta-hemolitik streptokok’un (Streptococcus pyogenes) neden olduğu akut tonsillofarejit tedavisinde,
f) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları; Staphylococcus aureus (betalaktamaz üreten suşları da dahil) ve Streptococcus yogenes’in neden olduğu komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarının tedavisinde,
Pediatrik vakalarda:
a) Akut otitis media; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu akut otitis media tedavisinde,
b) Akut bakteriyel rinosinüzit; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu akut bakteriyel rinosinüzit tedavisinde,
c) Akut farenjit / Akut tonsillofarenjit; A grubu beta-hemolitik streptokok’un (Streptococcus pyogenes) neden olduğu akut tonsillofarejit tedavisinde,
d) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları; Staphylococcus aureus (betalaktamaz üreten suşları da dahil) ve Streptococcus pyogenes’in neden olduğu komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarının tedavisinde endikedir.
Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:
66 aydan büyük 12 yaşa kadar olan bebek ve çocuklarda:
a) Akut otitis mediada; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (14mg/kg) 10 gün,  2 yaşından büyük vakalarda 5-10 gün,
b) Akut bakteriyel rinosinüzitte; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (14mg/kg) en az 10 gün,
c) Akut tonsillofarenjitte / farenjitte (A grubu streptokokun neden olduğu); günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) 5-10 gün veya tek doz şeklinde (14mg/kg) 10 gün,
d) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarında; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) 10 gün kullanılır.
Ergen ve yetişkinlerde:
a) Akut otits mediada; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) 5-10 gün,
b) Akut bakteriyel rinosinüzitte; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki  doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) en az 7-14 gün
c) Akut tonsillofarenjitte / farenjitte (A grubu streptokokun neden olduğu); günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 5-10 gün veya tek doz şeklinde (600 mg) 10 gün,
d) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarında; günlük toplam doz 600 mg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 10 gün,
e) Toplum kaynaklı pnömonide; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 10 gün,
f) Kronik bronşiolitin akut alevlenmesinde; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) 5-10 gün kullanılır.
Uygulama şekli: Oral kullanım içindir. CEFDİFİX yemeklerden önce ya da sonra kullanılabilir. Dozun doğru bir şekilde alınabilmesi için şişe ile birlikte verilen ölçü kaşığı kullanılmalıdır.  Erişkinler için uygun olan doz ve farmasötik dozaj şekillerin kullanılması önerilir. Yutma güçlüğü olan hastalarda oral süspansiyon ve saşe formları kullanılabilir.
Süspansiyonun hazırlanması:
Süspansiyon hazırlanmadan önce, şişe kapalı iken ters çevrilip çalkalanarak toz gevşetilir/havalandırılır. Şişe üzerindeki işaret çizgisinin yarısına kadar kaynatılmış, soğutulmuş su konarak iyice çalkalanır. Homojen (tamamı benzer özellikte) bir dağılım için 5 dakika beklenmelidir. Bu işlemin ardından şişe üzerindeki işaret çizgisine kadar tekrar su eklenir ve çalkalanır. Sulandırılmış süspansiyon buzdolabında 2°-8°C’de 10 gün süreyle saklanabilir. Her kullanımdan önce şişe iyice çalkalanmalıdır.
Böbrek yetmezliği: Kreatinin kleransı 30 ml /dakika olan kişilerde doz ayarlamasına gerek yoktur. Yetişkinlerde; kreatinin kleransı< 30 ml /dakika ise günde bir kez 300 mg, Çocuklarda; kreatinin kleransı< 30 ml/dakika/1.73 m² ise 7 mg /kg (günlük en fazla 300 mg) olacak şekilde günde bir kez verilir. Kronik hemodiyaliz tedavisinde olan yetişkinlerde sefdinir 300 mg, çocuklarda 7 mg/kg olacak şekilde gün aşırı verilmelidir. Hemodiyaliz, sefdiniri vücuttan uzaklaştırdığından her hemodiyaliz sonrasında yetişkinlerde 300 mg, çocuklarda 7 mg/kg’lık doz verilmeli ve sonraki dozlar gün aşırı şeklinde devam edilmelidir.
Karaciğer yetmezliği: Doz ayarlamasına gerek yoktur.
Pediyatrik popülasyon: Sefdinir 6 aylıktan küçük bebeklere verilmemelidir. 6 ay-12 yaş arasındaki çocuklarda uygun olan doz ve farmasötik dozaj şekillerin kullanılması önerilir.
Geriyatrik popülasyon: Böbrek bozukluğu olmayan yaşlı hastalarda doz ayarlamasına gerek yoktur.
Kontrendikasyonlar
CEFDİFİX Oral süspansiyon, sefdinir veya ilacın içerisinde yer alan maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir. Sefdinir tedavisine başlanmadan önce hastanın sefdinir, diğer sefalosporinler, penisilinler veya diğer ilaçlara karşı aşırı hassasiyet olup olmadığı araştırılmalıdır. Penisilin alerjisi olan hastalarda sefdinir tedavisi başlanacaksa mutlaka dikkatli olunmalıdır. Sefdinire karşı alerjik reaksiyon oluştuğunda ilaç tedavisi kesilmelidir. Ciddi akut aşırı duyarlılık reaksiyonu epinefrin, intravenöz sıvı uygulaması, intarvenöz antihistaminikler, kortikosteroidler, pressör aminler ile tedaviyi ve oksijen verilmesi ile hava yolu açılması gerekebilir.
CEFDİFİX oral süspansiyon gibi antibakteriyel ajanların hepsi ile Clostridium difficile ile ilişkili diyare (CDİD) rapor edilmiştir ve ciddiyeti hafif diyareden ölümcül kolite kadar olabilmektedir. Antibakteriyel ajanlarla tedavi bağırsağın normal florasını bozarak C.difficile oluşmasına neden olmaktadır. C.difficile CDİD oluşumuna neden olan toksin A ve B üretmektedir. C.difficile’nin hipertoksin üreten suşları morbidite ve mortalite artışına neden olmaktadır. Bu enfeksiyonlar antimikrobiyel tedaviye dirençli olabilir ve kolektomi gerekmektedir. Antibiyotik kullanımından sonra diyare görülen hastalarda CDİD düşünülmelidir. Antibakteriyel ajanların kullanımından sonra iki haftadan daha fazla sürede CDİD oluştuğu rapor edilen hastanın medikal öyküsü gerekmektedir. CDİD oluştuğu şüpheli veya kesinleşmişse devam edilen antibiyotik tedavisi C.difficile’e karşı direkt olarak kullanılmaz ve tedaviye devam edilmeyebilir.
Diğer geniş spektrumlu antibiyotiklerde olduğu gibi uzamış tedavi dirençli organizmaların gelişmesine neden olabilir. Hastanın dikkatli bir biçimde izlenmesi gerekmektedir. Eğer tedavi süperinfeksiyon gelişirse, uygun alternatif tedavi uygulanmalıdır. Diğer geniş spektrumlu antibiyotikler gibi sefdinir de kolit öyküsü olan kişilere verilirken dikkatli olunmalıdır.
Geçici veya dirençli böbrek bozukluğu hastalarda (kretain klerensi <30 mL/dak) sefdinirin yüksek ve uzatılmış plazma konsantrasyonu önerilen dozu takip edilebileceğinden sefdinirin total günlük dozu azaltılmalıdır.
Sefalosporinler ve aminoglikozit antibiyotikler, polimiksin B, kolistin veya yüksek doz kıvrım diüretikleri (or: furosemid) ile kombine tedavi böbrek bozukluğuna sebep olabileceğinden dolayı, bu tip tedavilerde böbrek fonksiyonları dikkatle takip edilmelidir.Özellikle böbrek fonksiyonlarında bozukluk olan hastalar yakından izlenmelidir.
Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Birlikte kullanım:
Potansiyel nefrotoksik maddeler (aminoglikozit antibiyotikler, kolistin, polimiksin B, viomisin gibi) ve güçlü etkili diüretikler (etakrinik asit, furosemid gibi) böbrek fonksiyon bozukluklarında artışa yol açar.
Antasidler (alüminyum veya magnezyum içerenler) :
300 mg sefdinirin alfuninyum veya magnezyum içeren antasidlerle birlikte kullanımı ile Cmaks ve absorpsiyon oranı yaklaşık %40 oranında azalır. Cmaks’ına ulaşma süresi 1 saattir. Sefdinir alımından 2 saat öncesinde veya sonrasında antasid alındığında sefdinir farmakokinetigi üzerine
belirgin etki göstermemektedir. Eğer antasidlerin sefdinir kullanımı sırasında alınması gerekiyorsa antasidlerin sefdinir alımından en az 2 saat önce veya sonra alınmalıdır.
Probenesid:
Probenesid diğer beta-laktam antibiyotiklere etki ettiği gibi sefdinirin de renal atılımını inhibe ederek EAA’sını iki katına çıkartır, doruk plazma sefdinir seviyelerini %54 oranında arttırır ve görünen eliminasyon yarı ömrünü %50 oranında uzatır.
Demir içeren ilaç veya demir içeren yiyecekler:
Sefdinirin 60 mg esansiyel demir içeren bir terapötik demir takviyesi veya esansiyel 10 mg demir içeren vitaminler ile birlikte alındığında sefdinirin absorpsiyonu sırasıyla %80 ve %31 oranında azalır. Eğer probenesidin sefdinir kullanımı sırasında alınması gerekiyorsa probenesidin sefdinir
alımından en az 2 saat önce veya sonra alınmalıdır. Temel demir içeren yiyeceklerin (kahvaltıda demir içeren yağların) sefdinirin üzerine etkisi araştırılmamıştır.
Sefdinir alan bireylerin feçesleri kırmızımsı renkte rapor edilmiştir.Vakaların çoğunda hastalar demir içeren ürünler almıştır. Kırmızı renk, bağırsakta sefdinir ve sefdinirin parçalanmış ürünlerinin kombinasyonun ve demirin absorbe olmayışından kaynaklı oluşmaktadır.
Laboratuvar etkileşimleri:
Nitroprussid kullanılarak idrarda keton araştırması yapılan testlerde yanlış pozitif sonuçlar çıkabilirken nitroferrisiyanid kullanılan testlerde yanlış pozitif sonuçlar çıkmamaktadır.
Sefdinir tedavisi, Benedict solüsyonu veya Fehling solüsyonu kullanılarak yapılan idrarda glukoz ölçümü yanlış pozitif reaksiyonlara neden olabilir.Enzimatik glukoz oksidaz enzimine dayalı glukoz testlerin kullanılması önerilir.
Sefalosporinler genellikle pozitif direkt Coombs testini indükler.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Bilinen bir etkileşimi yoktur
Pediyatrik popülasyon:Bilinen bir etkileşimi yoktur
Gebelik kategorisi B’dir.
CEFDİFİX süspansiyonun çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/doğum kontrolü üzerinde etkisi olduğunu gösteren çalışma bulunmamaktadır.
Gebelik dönemi: Sefdinir için, gebeliklerde maruz kalmaya ilişkin klinik veri mevcut değildir.
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik/embriyonal/fetal gelişim/doğum ya da doğum sonrası gelişim ile ilgili olarak doğrudan ya da dolaylı zararlı etkiler olduğunu göstermemektedir.
Laktasyon dönemi: Sefdinirin tek doz 600 mg’ın uygulamasını takiben, insan sütünde bulunduğu tespit edilmemiştir. Sefdinir anne sütü ile atılmamaktadır.
Üreme yeteneği/Fertilite : Üreme yeteneği üzerine bilinen bir etkisi yoktur
Araç ve makine kullanımı üzerine etkisi olduğu bildirilmemiştir.
İstenmeyen etkiler
Sefdinirin (600 mg/gün) güvenlik profili 3841 yetişkin ve adolesan hastalarda yapılan klinik çalışmalardan alınan verilere dayanmaktadır. Görülen yan etkilerin çoğu hafif şiddette ve sınırlıdır. Hiçbir ölüm veya kalıcı sakatlık sefdinir ile ilişkilendirilmemiştir.
Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar
Yaygın olmayan: Moniliyaz
Sinir sistemi hastalıkları
Yaygın: Baş ağrısı
Yaygın olmayan: Uykusuzluk, uyku hali, baş dönmesi
Gastrointestinal hastalıklar
Yaygın: Karın ağrısı, mide bulantısı, diyare
Yaygın olmayan: Midede gaz, kusma, hazımsızlık, kabızlık, anormal dışkı
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Yaygın olmayan: Cilt döküntüsü, kaşıntısı
Gebelik, pueperiyum durumları ve perinatal hastalıkları
Yaygın: Vajinit (kadınlarda), vajinal moniliyaz (kadınlarda)
Yaygın olmayan: Lökore (kadınlarda)
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Yaygın olmayan: Yorgunluk, ağız kuruluğu, iştah azalması
Araştırmalar
Amerikada sefdinir ile yürütülen çalışmalarda sefdinir ile ilişkisine bakılmaksızın laboratuvar testlerinin değişimi rapor edilmiştir.
Yaygın: İdrar proteininde artma, idrardaki lökosit hücrelerinde artış, gama-glutamil transferaz (GGT) seviyesinde artış, lenfositsayılarında artma ve azalma, mikrohematuri artışı.
Yaygın olmayan: Glukoz seviyelerinde artma ve azalma, idrarda glukoz seviyelerinde artma, beyaz kan hücrelerinde artma ve azalma, karaciğer değerlerinde yükselme (AST, ALT, alkalin fosfataz), eozinofillerde artma, fosfor seviyesinde artma ve azalma, bikarbonat seviyelerinde azalma, kan
üre nitrojen (BUN) seviyesinde artma, hemoglobin seviyesinde azalma, polimorfonükleer nötrofil (PMNs) seviyesinde artma ve azalma, bilirubin seviyelerinde artma, laktat dehidrojenaz seviyesinde artma, plateletlerde artma, potasyum seviyesinde artma, idrar pH’sının artması, üre yoğunluğunun artması.
Pazarlama sonrası
Japonya da 1991 yıllında sefdinirin pazarlama sonrası sefdinir ile ilişkisine bakılmaksızın istenmeyen olayların ve laboratuvar testlerinin değişimi rapor edilmiştir; şok, anaflaksi ile birlikte nadir ölüm, fasiyel ve laringeal ödem, boğulma hissi (serum hastalığı reaksiyonlan) konjuktivit, stomatit, Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz, eksfoliatif dermatit, eritema multiforme, eritema nodosum, akut hepatit, kolestaz, fulminat hepatit, hepatik yetmezlik, sarılık, amilaz artışı, akut enterokolit, kanlı ishal, hemorajik kolit, melena, psödomembranöz kolit, pansitopeni, granülositopeni, lökopeni, trombositopeni, idiyopatik trombositopenik purpura, hemolitik anemi, akut solunum yetmezliği, astım atağı, ilaca bağlı pnömoni, eozinofilik pnömoni, idiyopatik interstiyel pnömoni, ateş, akut renal yetmezlik, nefropati, kanama eğilimi, koagülasyon bozukluğu, yaygın intravasküler koagülasyon, üst GI kanama, peptik ülser, ileus, bilinç kaybı, alerjik vaskülit, olası sefdinir-diklofenak etkileşimi, kalp yetmezliği, göğüs ağrısı, miyokardiyal enfarktüs, hipertansiyon, rabdomiyoliz ve istemsiz hareketler.
Doz aşımı ve tedavisi :İnsanlarda sefdinirin doz aşımı ile ilgili bilgi bulunmamaktadır. Kemirgenlerdeki akut toksisite çalışmalarında, oral yoldan tek doz 5600 mg/kg uygulama yan etkiye neden olmamıştır. Diğer beta laktam antibiyotiklerin aşırı dozda kullanılmaları ile ortaya çıkan toksik belirti ve
bulgular bulantı, kusma, epigastrik ağrı, diyare ve konvülziyonlardır. Sefdinir hemodiyaliz ile vücuttan uzaklaştırılır.
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grup: Sistemik kullanılan antibakteriyeller/3. kuşak sefalosporinler
ATC kodu: J01DD15
Diğer sefalosporinlerle olduğu gibi, sefdinirin bakterisidal aktivitesi hücre duvarı sentezinin inhibisyonu ile meydana gelir. Sefdinir bazı beta-laktamaz enzimlerinin varlığında stabildir. Sonuç olarak, penisilinlere ve bazı sefalosporinlere dirençli birçok organizma sefdinire duyarlıdır.
Sefdinir aşağıdaki mikroorganizmaların birçok suşu üzerinde etkili olduğu gösterilmiştir.
Aerobik Gram-Pozitif Mikroorganizmalar:
Staphylococcus aureus (beta-laktamaz üreten suşlar dahil)
Not: Sefdinir metisiline dirençli stafilokoklara karşı inaktiftir.
Streptococcus pneumoniae (yalnızca penisiline duyarlı suşlar)
Streptococcus pyogenes
Staphylococcus epidermidis (yalnızca metisiline duyarlı suşlar)
Streptococcus agalactiae
Viridans grubu streptokoklar
Not: Sefdinir Enterococcus ve metisiline dirençli Staphylococcus türlerine karşı inaktiftir.
Aerobik Gram-Negatif Mikroorganizmalar:
Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşlar dahil)
Haemophilus parainfluenzae (beta-laktamaz üreten suşlar dahil)
Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşlar dahil)
Citrobacter diversus
Escherichia coli
Klebsiella pneumoniae
Proteus mirabilis
Not: Sefdirin Pseudomonas ve Enterobacter türlerine karşı inaktiftir.
Farmakokinetik özellikler
Sefdinir kandaki en yüksek yoğunluğunu 1.8 saat boyunca sürdürebilmektedir. Daha sonra kandaki ilaç düzeyi düşse de plazma proteinlerine yüksek oranda (% 70) bağlanması sayesinde bakteriler üzerindeki etki 18-26 saat boyunca devam edebilmektedir. Sefdinir, etkisini zamana bağlı değil,
doza bağlı gösteren antibiyotikler grubundandır. Bu nedenle günde bir kez yüksek bir kan değerine ulaşması, etkisinin 24 saat sürmesi için yeterlidir.
Emilim:
Sefdinir oral uygulamadan 2-4 saat sonra plazma doruk konsantrasyonlarına ulaşır. Sefdinir süspansiyonun tahmin edilen mutlak biyoyararlanımı % 25’tir. Sefdinir yemeklerden  önce ya da sonra alınabilir.
Sefdinir süspansiyonun 6 ay-12 yaş çocuklara tek doz uygulamasından sonra elde edilen ortalama sefdinir plazma konsantrasyonları ve farmakokinetik değerler aşağıdaki  tabloda verilmiştir.
Tablo: Sefdinirin yetişkinlere verilmesini takiben sefdinir plazma konsantrasyonları ve farmakokinetik parametre değerleri (4)
Doz          cmaks (µg/mL)       tmaks (sa)     EAA (µg-sa/mL)
7 mg/kg     2.30 (±0.65)           2.2 (±0.6)        8,31 (±2,50)
14 mg/kg     3,86 (±0,62)         1,8 (±0.4)       13,4 (±2,64)
Çoklu doz uygulaması; böbrek fonksiyonu normal olanlarda günde tek doz veya iki kez
uygulama ile sefdinir plazmada birikmez.
Dağılım:Sefdinir için ortalama dağılım hacmi erişkinlerde 0.35 L/kg (± 0.29), çocuklarda (6 ay-12 yaş) 0,67 L/kg (± 0.38) olarak saptanmıştır. Sefdinir hem yetişkinde hem de çocuklarda plazma proteinlerine % 60 ile % 70 oranında bağlanır. Bağlanma oranları konsantrasyondan
bağımsızdır.
—Deri vezikülü: Yetişkinlere 300 ve 600 mg sefdinir uygulanmasından 4 ila 5 saat sonra, deri vezikülündeki maksimum sefdinir konsantrasyonu sırası ile 0.65 (0.33-1.1) ve 1.1 (0.49- 1.9) µg/ml olarak saptanmıştır. Ortalama vezikül Cmaks ve EAA değerleri karşılık gelen plazma değerlerinin % 48 (± 13) ve % 91 (± 18)’i olarak saptanmıştır.
—Tonsil dokusu: Elektif tonsillektomi yapılacak yetişkin hastalarda tek doz 300 mg ve 600 mg sefdinir uygulanmasından 4 saat sonra ortalama sefdinir konsantrasyonları 0.25 (0.22- 0.46) ve 0.36 (0.22-0.80) µg/g olarak saptanmıştır. Ortalama tonsil doku konsantrasyonaları karşılık gelen plazma konsantrasyonlarının % 24’ü (± 8) olarak saptanmıştır.
—Sinüs dokusu: Elektif maksiller ve etmoid sinüs cerrahisi yapılacak yetişkin hastalarda tek doz 300 mg ve 600 mg sefdinir uygulanmasından 4 saat sonra ortalama sefdinir konsantrasyonları < 0.12 (< 0.12-0.46) ve 0.21 (< 0.12-2.0) µg/g olarak saptanmıştır. Ortalama sinüs doku konsantrasyonları karşılık gelen plazma konsantrasyonlarının % 16’sı (±20) olaraksaptanmıştır.
—Akciğer dokusu: Diagnostik bronkoskopi yapılacak yetişkin hastalarda tek doz 300 mg ve 600 mg sefdinir uygulanmasından 4 saat sonra ortalama sefdinir konsantrasyonları 0.78 (<0.06-1.33) ve 1.14 (<0.06-1.92) µg/ml ve karşılık gelen plazma konsantrasyonlarının % 31’i (± 18) olarak saptanmıştır. Ortalama epitelyal sıvı konsantrasyonları 0.29 (< 0.3- 4.73) ve 0.49 (< 0.3-0.59) µg/ml olarak saptanmış ve karşılık gelen plazma konsantrasyonlarının % 35’i (± 83) olarak saptanmıştır.
—Orta kulak sıvısı: Akut bakteriyel otitis mediası olan pediyatrik hastalara tek dozda 7 mg/kg ve 14 mg/kg sefdinir uygulamasından 3 saat sonra orta kulak sıvısındaki ortalama konsantrasyonlar sırası ile 0.21 (< 009-0.94) ve 0.72 (0.14-1.42) µg/ml’dir. Ortalama orta kulak sıvı konsantrasyonları karşılık gelen plazma konsantrasyonlarının % 15’i (± 15) olarak saptanmıştır.
—Beyin omurilik sıvısı: Sefdinirin serebrospinalsıvıya geçişi ile ilgili veri bulunmamaktadır.
Biyotransformasyon:
Sefdinir, etkin bir şekilde metabolize olmaz. Aktivitesi primer olarak ana ilaca bağlıdır. Sefdinir temel olarak böbrekler yolu ile değişmeden atılır ve ortalama plazma eliminasyon yarı ömrü (t½) 1.7 (± 0.6)saattir.
Eliminasyon:
Normal böbrek fonksiyonlarına sahip sağlıklı yetişkinlerde 300 ve 600 mg doz alımından sonra renal klerens 2.0 (± 1.0) ml/dk/kg ve oral klerens sırasıyla 11.6 (± 6.0) ve 15.5 (± 5.4) ml/dk/kg’dır. 300 ve 600 mg dozdan sonra idrar ile değişmeden atılan miktar sırasıyla % 18.4 (± 6.4) ve %
11.6 (±4.6)’dır.
Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:
Sefdinirin farmakokinetikleri, insanlarda 200 – 400 mg arası oral dozlarda doğrusal ve dozdan bağımsız olarak karakterizedir.
Hastalardaki karakteristik özellikler:
Böbrek yetmezliği olanlar:
Çeşitli seviyelerde böbrek fonksiyonu olan 21 kişiyle yapılan bir çalışmada, sefdinirin oral ve renal klerensindeki belirgin düşüşler yaklaşık olarak kreatin klerensindeki (KLKR) düşüşlerle orantılıdır. Normal böbrek fonksiyonu olan hastalarla karşılaştırıldığında, böbrek yetmezliği olan hastalarda plazma sefdinir konsantrasyonu yüksek ve uzun süre kalmaktadır. KLKR 30 ve 60 ml/dk olan kişilerin Cmaks’ı yaklaşık 2 kat, t1/2’si yaklaşık 5 kat ve EAA ise 6 kat artar. Belirgin ciddi renal bozukluğu olan (kreatin klerensi < 30 ml/dk) hastalarda doz ayarlaması önerilmektedir.
Hemodiyaliz:
Hemodiyalize giren 8 yetişkin hastanın sefdinir farmakokinetik verilerine göre, diyalizin sefdiniri vücuttan % 63 oranında attığı ve görünen eliminasyonun t1/2’yi 16 saatten 3.2 saate azalttığı bildirilmiştir.Bu hasta popülasyonunda doz ayarlaması yapılmalıdır.
Karaciğer yetmezliği:
Sefdinir çoğunlukla böbreklerden elimine edildiğinden ve etkin bir şekilde metabolize olmadığından sefdinirin farmakokinetik çalışmaları karaciğer yetmezliği olan hastalarda yürütülmemiştir. Bu hasta popülasyonunda doz ayarlaması gerekmemektedir.
Geriyatrik hastalar:
Yaşın sefdinirin farmakokinetiği üzerine etkisi 19 – 91 yaş aralığı olan 32 kişide tek doz 300 mg sefdinir alımından sonra incelenmiştir. Sefdirine sistemik maruz kalan yaşlı bireylerde (n=16) Cmaks % 44 ve EAA % 86 oranında artmıştır. Bu artış sefdinir klerensinin azalmasından
kaynaklanmaktadır. Görünen dağılım hacmindeki azalmadan dolayı görünen eliminasyon t1/2’de fark edilebilir değişim gözlenmemiştir (yaşlılarda 2.2 ± 0.6 saate karşın gençlerde 1.8 ± 0.4 saat). Sefdinir klerensinin yaştan daha ziyade böbrek fonksiyonlarındaki değişimle öncelikli olarak
ilişkili olduğu görüldüğünden, şiddetli renal bozukluğu olmayan yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmemektedir.
Cinsiyet ve ırk:
Klinik farmakokinetik özelliklerin meta-analiz sonuçları (n= 217), ırk ve cinsiyetin sefdinir farmakokinetiği üzerine anlamlı etkisi olmadığını göstermiştir.
Klinik öncesi güvenlilik verileri
Sefdinirin karsinojenik potansiyeli değerlendirilmemiştir. V79 Çin hamsteri akciğer hücrelerinde bakteriyel ters mutasyon analizinde (Ames) veya hipoksantin-guanin fosforibosiltransferaz (HGPRT) yerinde nokta mutasyon analizinde mutajenik etkiler görülmemiştir. V79 Çin hamsteri akciğer hücrelerinde in vitro yapısal kromozom aberasyon analizinde veya in vivo fare kemik iliği mikronukleus analizinde klastojenik etkiler gözlenmemiştir. Sıçanlarda 1000 mg/kg/güne (insan dozunun mg/kg/gün bazında 70 katı, mg/m2/gün bazında 11 katı) kadar oral dozlarda fertilite ve
üremeperformansı etkilenmemiştir. Sıçanlarda 1000 mg/kg/güne (insan dozunun mg/kg/gün bazında göre 70 katı, mg/m2 /gün bazında 11 katı) kadar oral dozlarda veya tavşanlarda 10 mg/kg/güne (insan dozunun mg/kg/gün bazında 0.7 katı, mg/m2 /gün bazında 0.23 katı) kadar oral dozlarda sefdinir teratojenik etki göstermemiştir.
Tavşanlarda 10 mg/kg/gün maksimum tolere edilebilen dozda dölde yan etki olmaksızın, maternal toksisite (kilo alımının azalması) gözlenmiştir. Azalmış vücut ağırlığı sıçan fetüslerinde ≥ 100 mg/kg/gün, sıçan dölünde ≥ 32 mg/kg/gün dozunda görülmüştür. Maternal üreme parametreleri, döl
sağ kalımı, gelişim, davranış veya üreme fonksiyonu üzerinde etki gözlenmemiştir.
FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
Yardımcı maddelerinlistesi
Sükroz
Xanthan Gum
Sodyum Benzoat
Trisodyum Sitrat Dihidrat
Sitrik Asit (Susuz)
Magnezyum Stearat
Kolloidal Silikon (Susuz)
Strawberry Flavor
Geçimsizlikler
Geçerli değildir.
Raf ömrü, 24 ay
Saklamaya yönelik özel tedbirler
Toz halinde 25 °C altında, oda sıcaklığında saklayınız. Sulandırıldıktan sonra buzdolabında en fazla 10 gün saklanmalıdır.
Ambalajın niteliği ve içeriği
Sulandırıldıktan sonra 100 ml oral süspansiyon veren toz içeren, contalı kapağa sahip, 125 cc gravürlü amber renkli şişe, ölçek olarak 5 ml ölçekli plastik kaşık, kullanma talimatı ile birlikte karton kutuda sunulur.
RUHSAT SAHİBİ
Pharmactive İlaç San. ve Tic. A.Ş
Bağcılar-İstanbul

DAXAS 500 mcg film tablet, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi :

Etken maddesi roflumilast olan DAXAS 500 mcg film tablet, KOAH (Kronik obstrüktif akciğer hastalığı) ile alakalı solunum kanallarındaki iltihaplanmayı baskılayan bir ilaçtır. Devamlı (uzun süreli) kullanılması, akciğerlerdeki iltihaplanmaya bağlı olarak gelişen bronşların şişmesi sonucu hışıltılı soluma, nefes darlığı, öksürüğü içeren belirtilerin görüldüğü ağır ve uzun süren KOAH dönemlerinin atlatılmasını, dolayısıyla oluşabilecek KOAH krizlerinin de ertelenmesinde önemli rol oynar. DAXAS, süreğen bronş iltihabıyla karakterize astım ve kronik bronşitte dahil KOAH’nın tedavisinde diğer bronş açıcı ilaçlarla birlikte kullanılmaktadır.

DAXAS 500 mcg film tablet Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

•DAXAS ilacını kullanırken, kurdeşen, yüzünüzde, dudak, dil veya boğazınızda şişlik gibi alerjik bir durumla karşılaştığınızda acilen hekiminizle görüşünüz ve yardıma ihtiyacınız olabileceği için hemen bir sağlık kurumuna müracaat ediniz.

•Eğer pskiyatri tedavisi görüyorsanız, nöbet hastalığınız varsa veya karaciğer fonksiyon yetersizliğiniz (siroz), vücut bağışıklığını baskılayan bir ilaç kullanıyorsanız, ciddi bir enfeksiyonunuz varsa, uçuk virüsü, zona hastalığınız, midenizde yara, yanma gibi sindirim problemleri yaşıyorsanız veya tütün kullanıyorsanız; hekime rahatsızlıklarınız hakkında bilgi vermeden, bu ilacı kullanmamalısınız.

•Bu ilacı aniden ortaya çıkan hırıltılı solunum, nefes alamama gibi KOAH ataklarını rahatlatmak için değil, düzenli olarak her gün kullanınız. Atak anında kullandığınız kurtarıcı ilaçları her zaman yanınızda bulundurunuz.

•İlaçtan tam fayda sağlamak için, atlamadan günün aynı saatlerinde almaya dikkat ediniz. Kendinizi iyi hissetseniz bile hekiminize danışmadan alımını bırakmayınız, aksi takdirde KOAH belirtileriniz şiddetlenebilir.

•Anne karnındaki bebekte doğum kusurlarına, emzirilen bebekte olumsuz etkilere yol açar. Hamilelikte ve emzirme dönemlerinde kullanılmamalıdır.

DAXAS 500 mcg film tablet’in Kullanım Şekli :

•Hekiminiz Daxas ilacını nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedaviniz süresince lütfen hekiminizin direktiflerine riayet ediniz. Size verilen dozlardan daha fazla ya da ilacı bırakmanız gerektiği söylendiği halde ısrarla ilaca devam etmeyi uzattığınız takdirde hastalığınızda  bir iyileşme sağlanmaz, aksine sağlığınız üzerinde ciddi zararları olur.

•İlacınızın her dozunu bir bardak dolusu su ile birlikte içiniz. Tercihen yemek esnasında ya da öğün aralarında alınabilir.

DAXAS 500 mcg film tablet’in Yan Etkileri :

•Uyku düzensizliği, iştahsızlık, zayıflama, mide bulanması ve sulu dışkı görülebilir.

•İntihara eğilim veya teşebbüs, bayılacakmış gibi hissetme, hipotansiyon, kalpte çarpıntılar nadiren görülmekte olup, eğer bu yan etkilerden birini kendinizde görürseniz hekiminizle görüşünüz ve hemen bir sağlık kuruluşuna gidiniz.

 

İlaç Etken Maddesi: Roflumilast
İlaç Marka İsmi: DAXAS 500 mcg film tablet

DAXAS 500 mcg film tablet kullanma talimatı

Source link

DIAKSI 5 mg Rektal Çözelti, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi

DIAKSI 5 mg Rektal Çözelti, geçirilmiş ruhsal bir travmanın unutulamaması, kabus görme, uykusuzluk, tahammül edememe gibi duygusal rahatsızlarda; panik atak, uyku bozukluğu, tedirgin olma, anormal davranışlar, çok fazla heyecanlanma, korkma, bunaltı gibi ani gelişen psikolojik bozukluklarda geçici olmak kaydıyla; uyuşturucu yada alkolizm tedavisinin başlangıcında geçecek zorlu sürecin atlatılmasında; genel anesteziden önce hastayı sakinleştirmek için; sebepsiz geçici nöbetler ya da uzun süren ve sık sık nükseden hastalık nöbetlerinde tedaviye yardımcı olmak amacıyla kullanılmaktadır. DIAKSI aynı zamanda vücutta değişik sebeplerle ya da kas ağrısı ve kasların devamlı kasılmalarıyla belirgin kazıklı humma gibi hastalıklarla ilişkili kaslardaki sertlikte de kullanılabilir.

 

DIAKSI 5 mg Rektal Çözelti Hakkında Bilinmesi Gereken noktalar:

-DIAKSI kullandığınızda nefes daralması, kurdeşen, yüzünüzde, dudak, dil veya boğazınızda şişlik gibi ilaca alerjiyi işaret eden herhangi bir şikayette acilen bir sağlık kuruluşuna müracaat ediniz.
-DIAKSI, psikojik ve fizyolojik alışkanlık yapmaktadır, hastanın bu ilacı uzun süre kullanmaması, ilacın kullanımının bırakılmasında da kademe kademe azaltarak kesilmesi hususunda uyarılması gerekmektedir.
-Akıl hastalığı, şizofreni, antidepresan ilaç kullanmak, KOAH, astım, amfizem, bronşit, alkol koması, alkol kullanmak, uyuşturucu madde, hap bağımlığı öyküsü, uyku esnasında bir anlık solunum durması (uyku apnesi), karaciğer veya böbreklerde ağır işlev bozukluğu, çizgili kas zayıflığı, oküler hipertansiyonu, geçmişte intihara teşebbüs öyküsü, takıntı hastalığı durumlarından birisi ya da bir kaçı kendinizde mevcutsa, tedaviye başlamadan önce kullandığınız ilaçları ve şu anda var olan hastalıklarınızı hekiminize söylemelisiniz.
-Hamilelikte kullanılması doğmamış bebekte doğumsal kusurlara neden olabileceğinden kesinlikle kullanılması önerilmemektedir. DIAKSI emzirme dönemlerinde de kullanılmamalıdır.
-Bu ilacı özellikle geçmişinde hap kullanımı veya bağımlılığı olan kişiler ile paylaşmamalısınız.
-Alkollüyken bu ilacı almamalısınız. DIAKSI alkolün etkisini daha da yükseltir, komaya girebilirsiniz.
-İlacın yüksek miktarda alınması nabzın yavaşlamasına, bilinç kaybına (koma), konuşma güçlüğü, zor nefes alma ve yürüyememeye sebep olabilir.
-Düşünce ve reaksiyonlarınızı bozabilecek yan etkileri mevcuttur.  Dikkat gerektiren aktivasyonlardan kaçınınız.
-DIAKSI kullanan yaşlı ve çocuklarda düşme olasılığı fazladır, kazalardan dolayı zedelenmeleri önlemek için tedbirli olmalısınız.

 

 DIAKSI 5 mg Rektal Çözelti’nin kullanım Şekli:

-DIAKSI anüse uygulanan bir ilaç olup reçetesiz satılmamaktadır. Reçetede nasıl yazdıysa o şekilde kullanılması gerekmektedir. Tedavi süresince mutlaka doktorunuzun direktiflerine uyunuz. Günlük önerilen miktardan daha fazla ya da ilacı bırakmanız gerektiği söylendiği halde bırakmamakta ısrar edip ilaca devam etmeyi uzattığınız takdirde hastalığınız farklı yönde ilerler, sağlığınız üzerinde ciddi zararları olur.

 

DIAKSI 5 mg Rektal Çözelti’nin Yan Etkileri :

-DIAKSI kullanırken  depresif ruh hali, ateş, vücut ağrıları, kendini hasta hissetme, görme zayıflığı, halüsinasyonlar, hiperaktivite, saldırganlık, zihin bulanıklığı, dikkat dağınıklığı, ciltte ve gözlerde sararma, cinsel isteksizlik, idrara çıkamama.  Nadiren rastlanan bu yan etkilerden birisiyle karşı karşıya kalırsanız acilen hekiminize söylemelisiniz.

-Bitkinlik, hareketlerde ve düşünmede yavaşlama, vücut dengesinde bozukluk, uykululuk hali ilacın sık rastlanan yan etkileridir.

 

İlaç Etken Maddesi: Diazepam
İlaç Marka İsmi: DIAKSI 5 mg Rektal Çözelti

Source link

CEFDİFİX 250 mg/5 ml oral süspansiyon, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi :

CEFDİFİX ağız yolu ile kullanılan ve sefalosporin olarak bilinen antibiyotik ilaç grubuna dahil olan sefdinir etkin maddesini içermektedir. CEFDİFİX, süspansiyon oluşturmak üzere beyazımsı – açık sarı renkli, toz şeklinde 125 ml’lik şişeler halinde bulunmaktadır. CEFDİFİX bakterilerin (mikropların) neden olduğu aşağıdaki enfeksiyonların (iltihap oluşturan mikrobik hastalık) tedavisinde kullanılır: Yetişkin ve adolesanlarda akut yutak/akut bademcik iltihabında, toplum kökenli akciğer iltihabında, akut bakteriyel burun ve sinüslerin iltihabında, komplike olmayan cilt ve yumuşak doku iltihaplarında, akut orta kulak iltihabında, kronik bronşitin akut alevlenmesinde kullanılır; çocuklarda komplike olmayan cilt ve yumuşak doku iltihaplarında, akut bakteriyel burun ve sinüslerin iltihabında, Akut orta kulak, yutak, bademcik iltihaplarında kullanılmaktadır.

CEFDİFİX 250 mg/5 mg Oral Süspansiyon Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. Sefdinire, diğer sefalosporinlere ya da ilacın içeriğindeki yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığınız varsa; CEFDİFİX Oral Süspansiyonu  kullanmayınız.
  2. Kendinizi iyi hissetseniz dahi CEFDİFİX Süspansiyonu kullanmayı doktorunuza danışmadan aniden kesmeyiniz. Doktorunuzun önerisi dışında tedaviyi sonlandırmanız, hastalığınızın şiddetlenmesine ve
    tedavinin aksamasına neden olabilir.
  3. CEFDİFİX Oral Süspansiyonu aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ.
    Eğer;
    —Sefdinir kullanımına bağlı olarak psödomembranöz kolit (karın ağrısı ve ateşle beraber, ciddi, inatçı, kanlı da olabilen ishal) ortaya çıkar ise, (CEFDİFİX kullanımı sırasında veya sonrasında şiddetli ishal meydana gelir ise ishal önleyici ilaçlar almayınız ve durumu derhal doktorunuza bildiriniz)
    —Böbrek yetmezliğiniz varsa; penisilinlere karşı bildiğiniz bir aşırı duyarlılık durumunuz varsa;  sefalosporinlere de aşırı duyarlılık durumunuz olabileceğinden durumu doktorunuza bildiriniz. Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
  4. CEFDİFİX oral süspansiyon yemeklerden önce ya da sonra kullanılabilir.
  5. CEFDİFİX gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır. Başka ilaçlarda olduğu gibi, ilacın hamilelik sırasındaki kullanımı sadece beklenen yararın cenin üzerindekiriskten yüksek olduğu durumlarda ve doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır.
  6. CEFDİFİX’in anne sütüne geçtiği saptanmamıştır. Ancak anne sütü alan çocuk açısından bir
    risk olduğu göz ardı edilemez. Doktorunuz tarafından yarar zarar oranı değerlendirilerek
    uygulanmalıdır.
  7. CEFDİFİX’in araç ve makine kullanımı üzerine etkisi olduğu bildirilmemiştir.
  8. CEFDİFİX uyarı gerektiren herhangi bir yardımcı madde içermemektedir.
  9. CEFDİFİX’in her 5 ml’lik dozunda 1980.750 mg sükroz bulunmaktadır. Bu nedenle eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
  10. CEFDİFİX’in diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı :
    —Gut hastalığı (damla hastalığı) tedavisinde de kullanılan probenesid, CEFDİFİX’in böbreklerden atılma süresini uzatarak kandaki yoğunluğunun artışına neden olur. Bu ilacı kullanıyorsanız doktorunuza bildiriniz.
    —CEFDİFİX antiasitler (midenin aşırı asidini azaltan ilaçlar) ile birlikte alınırsa antiasitler sefdinirin emilimini azaltır. Eğer sefdinir tedavisi süresince antiasitler kullanılacak ise CEFDİFİX antiasitlerin kullanılmasından en az 2 saat önce ya da sonra alınmalıdır.
    —CEFDİFİX kullanımı bazı laboratuvar testlerinin sonuçlarını etkileyebilir.
    —Demir içeren ilaçlar ve yiyecekler CEFDİFİX’in emilimini azaltır. CEFDİFİX tedavisi sırasında demir içeren ilaçlar kullanılacak ise her iki uygulamanın arasında en az 2 saat olmalıdır. Özellikle demir içeren ilaç veya yiyeceklerle beraber kullanıldığında dışkı rengi kırmızı olabilmektedir (Bu renk değişikliği normal olarak değerlendirilmektedir).
    —CEFDİFİX kullanımı bazı laboratuvar testlerinin sonuçlarını etkileyebilir.
  11. Böbrek rahatsızlığı olmayan yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmemektedir.
  12. Böbrek yetmezliği veya hemodiyaliz uygulaması varsa doktorunuz böbrek fonksiyon değerlerine göre doz ayarlamasını yapacaktır.
  13. Karaciğer yetmezliğinde doz ayarlamasına gerek yoktur.
  14. CEFDİFİX’i almayı unutursanız, hatırladığınız zaman alınız. Birden fazla doz almayı unuttuysanız doktorunuza bildiriniz.
  15. CEFDİFİX Süspansiyondan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir hekim veya eczacı ile konuşunuz. Doktora ya da hastaneye giderken ilacınızı yanınızda götürünüz. Sefdinirin insanlarda fazla kullanımı ile yeterli veri bulunmamaktadır. Diğer β-laktam antibiyotiklerinin fazla kullanımı ile kusma, mide bulantısı, mide çukuru rahatsızlığı, ishal ve kafa karışıklığı gibi zehirlenme belirtileri görülmektedir. Kan diyalizi, böbrek rahatsızlığı olan bireylerde sefdiniri vücuttan hemen attığından; ciddi zehirlenme olaylarının görülmemesinde yardımcı olmaktadır.
  16. CEFDİFİX Süspansiyonu kullanmayı unutursanız: hatırladığınız zaman alınız. Birden fazla doz almayı unuttuysanız doktorunuza bildiriniz.

CEFDİFİX 250 mg/5 mg Oral Süspansiyonun yan etkileri

  1. Tüm ilaçlar gibi, CEFDİFİX’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
  2. Aşağıdakilerden biri olursa, CEFDİFİX’i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
    — Ellerin, ayakların, bileklerin, yüzün, dudakların şişmesi ya da ağzın veya boğazın yutmayı veya nefes almayı zorlaştıracak şekilde şişmesi (bu durumlar ilaca karşı ciddi alerjiniz olduğunu gösterebilir)
    — Karın ağrısı ve ateşle beraber, ciddi, inatçı, kanlı da olabilen ishal (bu durum, uzun süreli antibiyotik kullanımına bağlı, nadiren meydana gelen ciddi bir barsak iltihaplanması olan psödomembranöz koliti işaret edebilir)
    — Barsak düğümlenmesi (ileus), üst sindirim kanalı (üst gastrointestinal sistem) kanaması,
    — Kalp yetmezliği, kalp krizi (miyokard infarktüsü), göğüs ağrısı
    — Astım alevlenmesi, solunum yetmezliği
    — Bir çeşit akciğer iltihabı (idiyopatik interstisyel pnömoni)
    — Karaciğer iltihabı(hepatit), karaciğer yetmezliği
    — Derinin ciddi hastalıkları (toksik epidermal nekroz)
    — Akut böbrek yetmezliği
    — Ateş, deride iğne başı şeklinde kırmızılık ve morarmalar, bilinç bulanıklığı, baş ağrısı ve trombositlerin (kan pulcukları) sayısında azalma ile görülen hastalık (idiyopatik trombositopenik purpura)
    Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin CEFDİFİX’e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmasına gerek olabilir. Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
  3. Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
    — Derinin döküntü ve kaşıntılarla seyreden bazı hastalıkları (eksfolyatif dermatit, eritema multiform, eritema nodozum)
    — Bilinç kaybı
    — Tansiyon yüksekliği (hipertansiyon)
    — Mide ve/veya oniki parmak barsağında yara (peptik ülser)
    — Kan akyuvar sayılarında artma ya da azalma
    — Kan eozinofil sayılarında artma (bir tür alerji hücresi)
    — Kan trombosit (pıhtılaşmayı sağlayan kan hücresi, kan pulcuğu) sayılarında artma ya da azalma (kendini alışılmadık kanama eğilimleri olarak gösterebilir)
    — Bir tür kansızlık (hemolitik anemi)
    — Eritrositlerin (kırmızı kan hücreleri) içindeki dokulara oksijen taşıyan renkli madde (hemoglobin) düşüklüğü
    — Elektrolit (kalsiyum, fosfor, potasyum gibi) düzeylerinde değişiklikler
    — Çizgili kas dokusu yıkımı (rabdomiyoliz)
    — Böbrek rahatsızlığı (nefropati)
    Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tibbi müdahale gerektirir. Ciddi yan etkiler çok seyrek görülür.
  4. Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
    — Vajina iltihabı(vajinit), Vajinada pamukçuk (vajinal moniliasis), dışkılama değişiklikleri (ishal veya kabızlık gibi), hazımsızlık (dispepsi), gaz, bulantı, karın ağrısı, ağız kuruluğu, döküntü, kaşıntı, baş ağrısı, sersemlik hissi, kemik ve karaciğer fonksiyonlarını gösteren kan testlerinde geçici yükselmeler, böbrek fonksiyonlarını gösteren kan testlerinde değişiklikler, kan pıhtılaşma bozuklukları, istem dışı hareketler, idrarda akyuvar ve protein yükselmesi, idrar yoğunluğunun artması ya da azalması. Bunlar CEFDİFİX Süspansiyonun hafif yan etkileridir.

 

CEFDİFİX 250 mg/ 5 ml Oral Süspansiyonun Kullanım Şekli :

  1. CEFDİFİX süspansiyonu her zaman doktorunuzun talimatları doğrultusunda kullanınız. Sadece ağızdan kullanım içindir.
  2. CEFDİFİX Süspansiyonun hazırlanması: Süspansiyon hazırlanmadan önce, şişe kapalı iken ters çevrilip çalkalanarak toz gevşetilir/havalandırılır. Şişe üzerindeki işaret çizgisinin yarısına kadar kaynatılmış, soğutulmuş su konarak iyice çalkalanır. Homojen (tamamı benzer özellikte) bir dağılım için 5 dakika beklenmelidir. Bu işlemin ardından şişe üzerindeki işaret çizgisine kadar tekrar su eklenir ve çalkalanır.Sulandırılmış süspansiyon buzdolabında 2°-8°C’ de 10 gün süreyle saklanabilir. Her kullanımdan önce şişe iyice çalkalanmalıdır. Dozun doğru bir şekilde alınabilmesi için şişe ile birlikte verilen ölçü kaşığı kullanılmalıdır.
  3. Adolesan ve yetişkinlerde kullanımı;
    a. Akut orta kulak iltihabında; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) 5-10 gün,
    b. Akut bakteriyel burun ve sinüslerin iltihabında; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) en az 7- 14 gün
    c. Akut bademcik/yutak iltihabında (A grubu streptokokun neden olduğu); günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 5-10 gün veya tek doz şeklinde (600 mg) 10 gün,
    d. Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku iltihaplarında; günlük toplam doz 600 mg/gün olacak
    şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 10 gün,
    e. Toplum kaynaklı akciğer iltihabında (zatürre); günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz
    ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 10 gün,
    f. Kronik bronş iltihabının akut alevlenmesinde; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz
    ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) 5-10 gün
    kullanılır.
    Erişkinler için uygun olan doz ve farmasötik dozaj şekillerin kullanılması önerilir. Yutma güçlüğü
    olan hastalarda oral süspansiyon ve saşe formları kullanılabilir.
  4. 6 aydan büyük 12 yaşa kadar olan bebek ve çocuklarda:
    a. Akut orta kulak iltihabında; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (14mg/kg) 10 gün, 2 yaşından büyük vakalarda 5-10 gün,
    b. Akut bakteriyel burun ve sinüslerin iltihabında; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (14mg/kg)  en az 10 gün,
    c. Akut bademcik/yutak iltihabında (A grubu streptokokun neden olduğu); günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) 5-10 gün veya tek doz şeklinde (14mg/kg) 10 gün,
    d. Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku iltihaplarında; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) 10 gün kullanılır.
  5. 6 ayın altındaki çocuklarda etkililiği ve güvenliliği kanıtlanmamıştır. Sefdinir, 6 aylıktan küçük bebeklere verilmemelidir.
  6. 6 ay-12 yaş arasındaki çocuklarda  aşağıdaki doz şeması kullanılabilir .                                                                      Vücut ağırlığı    Önerilen doz şeması (2 mg/5 ml için)
    9 kg                       1,25 ml 12 saat ara ile veya 2,5 ml günde tek doz
    18 kg                     2,5 ml 12 saat ara ile veya 5 ml günde tek doz
    27 kg                     3,75 ml 12 saat ara ile veya 7,5 ml günde tek doz
    36 kg                     5 ml 12 saat ara ile veya 10 ml günde tek doz
    ≥ 43 kg                  6 ml 12 saat ara ile veya 12 ml günde tek doz
    Vücut ağırlığı 43 kg ve üzerindeki veya 12 yaşından büyük çocuklar, en yüksek günlük doz olan 600 mg’ı alabilirler.

CEFDİFİX 250 mg/5 ml oral süspansiyon hazırlamak için toz’ un saklanması

  1. CEFDİFİX Süspansiyonu çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.
    CEFDİFİX’i 25°C altındaki oda sıcaklığında ve kutusunda saklayınız. Sulandırıldıktan sonra buzdolabında en fazla 10 gün saklanabilir.

 

İlaç Etken Maddesi: Her 5 ml’de 250 mg sefdinir içerir.
Yardımcı Maddeler :Sodyum benzoat, trisodyum sitrat dihidrat, sitrik asit
(susuz), magnezyum stearat, kolloidal silikon (susuz), strawberry flavor, sükroz, xanthan gum,
İlaç Marka İsmi: CEFDİFİX 250 mg/5 ml oral süspansiyon hazırlamak için toz

Ruhsat sahibi:
Pharmactive İlaç San. ve Tic. A.Ş.
Bağcılar-İstanbul


CEFDİFİX 250 mg/5 ml oral süspansiyon hazırlamak için toz.
KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Etkin madde: Her 5 ml süspansiyon 250 mg sefdinir içerir.
Yardımcı maddeler:
Her 5 ml’ sinde; Sükroz 1980.750 mg
FARMASÖTİK FORM
Oral süspansiyon hazırlamak için kuru toz. Beyazımsı – açık sarı renkli toz.
KLİNİK ÖZELLİKLER
Terapötik endikasyonlar
Ergen ve yetişkinlerde:
a) Toplum kökenli pnömoni; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu toplum kökenli pnömoni tedavisinde,
b) Kronik bronşiolitin akut alevlenmelerinde; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu kronik bronşiotilin
akut bakteriyel alevlenmelerinin tedavisinde,
c) Akut otitis media; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu akut otitis media tedavisinde,
d) Akut bakteriyel rinosinüzit; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu akut bakteriyel rinosinüzit tedavisinde,
e) Akut farenjit / Akut tonsillofarenjit; A grubu beta-hemolitik streptokok’un (Streptococcus pyogenes) neden olduğu akut tonsillofarejit tedavisinde,
f) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları; Staphylococcus aureus (betalaktamaz üreten suşları da dahil) ve Streptococcus yogenes’in neden olduğu komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarının tedavisinde,
Pediatrik vakalarda:
a) Akut otitis media; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu akut otitis media tedavisinde,
b) Akut bakteriyel rinosinüzit; Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşları da dahil), Streptococcus pneumoniae (penisilin hassas suşların neden olduğu), Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşları da dahil) neden olduğu akut bakteriyel rinosinüzit tedavisinde,
c) Akut farenjit / Akut tonsillofarenjit; A grubu beta-hemolitik streptokok’un (Streptococcus pyogenes) neden olduğu akut tonsillofarejit tedavisinde,
d) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları; Staphylococcus aureus (betalaktamaz üreten suşları da dahil) ve Streptococcus pyogenes’in neden olduğu komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarının tedavisinde endikedir.
Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:
66 aydan büyük 12 yaşa kadar olan bebek ve çocuklarda:
a) Akut otitis mediada; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (14mg/kg) 10 gün,  2 yaşından büyük vakalarda 5-10 gün,
b) Akut bakteriyel rinosinüzitte; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (14mg/kg) en az 10 gün,
c) Akut tonsillofarenjitte / farenjitte (A grubu streptokokun neden olduğu); günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) 5-10 gün veya tek doz şeklinde (14mg/kg) 10 gün,
d) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarında; günlük toplam doz 14 mg/kg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 7 mg/kg olacak şekilde) 10 gün kullanılır.
Ergen ve yetişkinlerde:
a) Akut otits mediada; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) 5-10 gün,
b) Akut bakteriyel rinosinüzitte; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki  doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) en az 7-14 gün
c) Akut tonsillofarenjitte / farenjitte (A grubu streptokokun neden olduğu); günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 5-10 gün veya tek doz şeklinde (600 mg) 10 gün,
d) Komplike olmayan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarında; günlük toplam doz 600 mg/gün olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 10 gün,
e) Toplum kaynaklı pnömonide; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) 10 gün,
f) Kronik bronşiolitin akut alevlenmesinde; günlük toplam doz 600 mg olacak şekilde iki doz ile (iki doz kullanımda, doz başına 300 mg olacak şekilde) veya tek doz şeklinde (600 mg) 5-10 gün kullanılır.
Uygulama şekli: Oral kullanım içindir. CEFDİFİX yemeklerden önce ya da sonra kullanılabilir. Dozun doğru bir şekilde alınabilmesi için şişe ile birlikte verilen ölçü kaşığı kullanılmalıdır.  Erişkinler için uygun olan doz ve farmasötik dozaj şekillerin kullanılması önerilir. Yutma güçlüğü olan hastalarda oral süspansiyon ve saşe formları kullanılabilir.
Süspansiyonun hazırlanması:
Süspansiyon hazırlanmadan önce, şişe kapalı iken ters çevrilip çalkalanarak toz gevşetilir/havalandırılır. Şişe üzerindeki işaret çizgisinin yarısına kadar kaynatılmış, soğutulmuş su konarak iyice çalkalanır. Homojen (tamamı benzer özellikte) bir dağılım için 5 dakika beklenmelidir. Bu işlemin ardından şişe üzerindeki işaret çizgisine kadar tekrar su eklenir ve çalkalanır. Sulandırılmış süspansiyon buzdolabında 2°-8°C’de 10 gün süreyle saklanabilir. Her kullanımdan önce şişe iyice çalkalanmalıdır.
Böbrek yetmezliği: Kreatinin kleransı 30 ml /dakika olan kişilerde doz ayarlamasına gerek yoktur. Yetişkinlerde; kreatinin kleransı< 30 ml /dakika ise günde bir kez 300 mg, Çocuklarda; kreatinin kleransı< 30 ml/dakika/1.73 m² ise 7 mg /kg (günlük en fazla 300 mg) olacak şekilde günde bir kez verilir. Kronik hemodiyaliz tedavisinde olan yetişkinlerde sefdinir 300 mg, çocuklarda 7 mg/kg olacak şekilde gün aşırı verilmelidir. Hemodiyaliz, sefdiniri vücuttan uzaklaştırdığından her hemodiyaliz sonrasında yetişkinlerde 300 mg, çocuklarda 7 mg/kg’lık doz verilmeli ve sonraki dozlar gün aşırı şeklinde devam edilmelidir.
Karaciğer yetmezliği: Doz ayarlamasına gerek yoktur.
Pediyatrik popülasyon: Sefdinir 6 aylıktan küçük bebeklere verilmemelidir. 6 ay-12 yaş arasındaki çocuklarda uygun olan doz ve farmasötik dozaj şekillerin kullanılması önerilir.
Geriyatrik popülasyon: Böbrek bozukluğu olmayan yaşlı hastalarda doz ayarlamasına gerek yoktur.
Kontrendikasyonlar
CEFDİFİX Oral süspansiyon, sefdinir veya ilacın içerisinde yer alan maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir. Sefdinir tedavisine başlanmadan önce hastanın sefdinir, diğer sefalosporinler, penisilinler veya diğer ilaçlara karşı aşırı hassasiyet olup olmadığı araştırılmalıdır. Penisilin alerjisi olan hastalarda sefdinir tedavisi başlanacaksa mutlaka dikkatli olunmalıdır. Sefdinire karşı alerjik reaksiyon oluştuğunda ilaç tedavisi kesilmelidir. Ciddi akut aşırı duyarlılık reaksiyonu epinefrin, intravenöz sıvı uygulaması, intarvenöz antihistaminikler, kortikosteroidler, pressör aminler ile tedaviyi ve oksijen verilmesi ile hava yolu açılması gerekebilir.
CEFDİFİX oral süspansiyon gibi antibakteriyel ajanların hepsi ile Clostridium difficile ile ilişkili diyare (CDİD) rapor edilmiştir ve ciddiyeti hafif diyareden ölümcül kolite kadar olabilmektedir. Antibakteriyel ajanlarla tedavi bağırsağın normal florasını bozarak C.difficile oluşmasına neden olmaktadır. C.difficile CDİD oluşumuna neden olan toksin A ve B üretmektedir. C.difficile’nin hipertoksin üreten suşları morbidite ve mortalite artışına neden olmaktadır. Bu enfeksiyonlar antimikrobiyel tedaviye dirençli olabilir ve kolektomi gerekmektedir. Antibiyotik kullanımından sonra diyare görülen hastalarda CDİD düşünülmelidir. Antibakteriyel ajanların kullanımından sonra iki haftadan daha fazla sürede CDİD oluştuğu rapor edilen hastanın medikal öyküsü gerekmektedir. CDİD oluştuğu şüpheli veya kesinleşmişse devam edilen antibiyotik tedavisi C.difficile’e karşı direkt olarak kullanılmaz ve tedaviye devam edilmeyebilir.
Diğer geniş spektrumlu antibiyotiklerde olduğu gibi uzamış tedavi dirençli organizmaların gelişmesine neden olabilir. Hastanın dikkatli bir biçimde izlenmesi gerekmektedir. Eğer tedavi süperinfeksiyon gelişirse, uygun alternatif tedavi uygulanmalıdır. Diğer geniş spektrumlu antibiyotikler gibi sefdinir de kolit öyküsü olan kişilere verilirken dikkatli olunmalıdır.
Geçici veya dirençli böbrek bozukluğu hastalarda (kretain klerensi <30 mL/dak) sefdinirin yüksek ve uzatılmış plazma konsantrasyonu önerilen dozu takip edilebileceğinden sefdinirin total günlük dozu azaltılmalıdır.
Sefalosporinler ve aminoglikozit antibiyotikler, polimiksin B, kolistin veya yüksek doz kıvrım diüretikleri (or: furosemid) ile kombine tedavi böbrek bozukluğuna sebep olabileceğinden dolayı, bu tip tedavilerde böbrek fonksiyonları dikkatle takip edilmelidir.Özellikle böbrek fonksiyonlarında bozukluk olan hastalar yakından izlenmelidir.
Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Birlikte kullanım:
Potansiyel nefrotoksik maddeler (aminoglikozit antibiyotikler, kolistin, polimiksin B, viomisin gibi) ve güçlü etkili diüretikler (etakrinik asit, furosemid gibi) böbrek fonksiyon bozukluklarında artışa yol açar.
Antasidler (alüminyum veya magnezyum içerenler) :
300 mg sefdinirin alfuninyum veya magnezyum içeren antasidlerle birlikte kullanımı ile Cmaks ve absorpsiyon oranı yaklaşık %40 oranında azalır. Cmaks’ına ulaşma süresi 1 saattir. Sefdinir alımından 2 saat öncesinde veya sonrasında antasid alındığında sefdinir farmakokinetigi üzerine
belirgin etki göstermemektedir. Eğer antasidlerin sefdinir kullanımı sırasında alınması gerekiyorsa antasidlerin sefdinir alımından en az 2 saat önce veya sonra alınmalıdır.
Probenesid:
Probenesid diğer beta-laktam antibiyotiklere etki ettiği gibi sefdinirin de renal atılımını inhibe ederek EAA’sını iki katına çıkartır, doruk plazma sefdinir seviyelerini %54 oranında arttırır ve görünen eliminasyon yarı ömrünü %50 oranında uzatır.
Demir içeren ilaç veya demir içeren yiyecekler:
Sefdinirin 60 mg esansiyel demir içeren bir terapötik demir takviyesi veya esansiyel 10 mg demir içeren vitaminler ile birlikte alındığında sefdinirin absorpsiyonu sırasıyla %80 ve %31 oranında azalır. Eğer probenesidin sefdinir kullanımı sırasında alınması gerekiyorsa probenesidin sefdinir
alımından en az 2 saat önce veya sonra alınmalıdır. Temel demir içeren yiyeceklerin (kahvaltıda demir içeren yağların) sefdinirin üzerine etkisi araştırılmamıştır.
Sefdinir alan bireylerin feçesleri kırmızımsı renkte rapor edilmiştir.Vakaların çoğunda hastalar demir içeren ürünler almıştır. Kırmızı renk, bağırsakta sefdinir ve sefdinirin parçalanmış ürünlerinin kombinasyonun ve demirin absorbe olmayışından kaynaklı oluşmaktadır.
Laboratuvar etkileşimleri:
Nitroprussid kullanılarak idrarda keton araştırması yapılan testlerde yanlış pozitif sonuçlar çıkabilirken nitroferrisiyanid kullanılan testlerde yanlış pozitif sonuçlar çıkmamaktadır.
Sefdinir tedavisi, Benedict solüsyonu veya Fehling solüsyonu kullanılarak yapılan idrarda glukoz ölçümü yanlış pozitif reaksiyonlara neden olabilir.Enzimatik glukoz oksidaz enzimine dayalı glukoz testlerin kullanılması önerilir.
Sefalosporinler genellikle pozitif direkt Coombs testini indükler.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Bilinen bir etkileşimi yoktur
Pediyatrik popülasyon:Bilinen bir etkileşimi yoktur
Gebelik kategorisi B’dir.
CEFDİFİX süspansiyonun çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/doğum kontrolü üzerinde etkisi olduğunu gösteren çalışma bulunmamaktadır.
Gebelik dönemi: Sefdinir için, gebeliklerde maruz kalmaya ilişkin klinik veri mevcut değildir.
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik/embriyonal/fetal gelişim/doğum ya da doğum sonrası gelişim ile ilgili olarak doğrudan ya da dolaylı zararlı etkiler olduğunu göstermemektedir.
Laktasyon dönemi: Sefdinirin tek doz 600 mg’ın uygulamasını takiben, insan sütünde bulunduğu tespit edilmemiştir. Sefdinir anne sütü ile atılmamaktadır.
Üreme yeteneği/Fertilite : Üreme yeteneği üzerine bilinen bir etkisi yoktur
Araç ve makine kullanımı üzerine etkisi olduğu bildirilmemiştir.
İstenmeyen etkiler
Sefdinirin (600 mg/gün) güvenlik profili 3841 yetişkin ve adolesan hastalarda yapılan klinik çalışmalardan alınan verilere dayanmaktadır. Görülen yan etkilerin çoğu hafif şiddette ve sınırlıdır. Hiçbir ölüm veya kalıcı sakatlık sefdinir ile ilişkilendirilmemiştir.
Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar
Yaygın olmayan: Moniliyaz
Sinir sistemi hastalıkları
Yaygın: Baş ağrısı
Yaygın olmayan: Uykusuzluk, uyku hali, baş dönmesi
Gastrointestinal hastalıklar
Yaygın: Karın ağrısı, mide bulantısı, diyare
Yaygın olmayan: Midede gaz, kusma, hazımsızlık, kabızlık, anormal dışkı
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Yaygın olmayan: Cilt döküntüsü, kaşıntısı
Gebelik, pueperiyum durumları ve perinatal hastalıkları
Yaygın: Vajinit (kadınlarda), vajinal moniliyaz (kadınlarda)
Yaygın olmayan: Lökore (kadınlarda)
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Yaygın olmayan: Yorgunluk, ağız kuruluğu, iştah azalması
Araştırmalar
Amerikada sefdinir ile yürütülen çalışmalarda sefdinir ile ilişkisine bakılmaksızın laboratuvar testlerinin değişimi rapor edilmiştir.
Yaygın: İdrar proteininde artma, idrardaki lökosit hücrelerinde artış, gama-glutamil transferaz (GGT) seviyesinde artış, lenfositsayılarında artma ve azalma, mikrohematuri artışı.
Yaygın olmayan: Glukoz seviyelerinde artma ve azalma, idrarda glukoz seviyelerinde artma, beyaz kan hücrelerinde artma ve azalma, karaciğer değerlerinde yükselme (AST, ALT, alkalin fosfataz), eozinofillerde artma, fosfor seviyesinde artma ve azalma, bikarbonat seviyelerinde azalma, kan
üre nitrojen (BUN) seviyesinde artma, hemoglobin seviyesinde azalma, polimorfonükleer nötrofil (PMNs) seviyesinde artma ve azalma, bilirubin seviyelerinde artma, laktat dehidrojenaz seviyesinde artma, plateletlerde artma, potasyum seviyesinde artma, idrar pH’sının artması, üre yoğunluğunun artması.
Pazarlama sonrası
Japonya da 1991 yıllında sefdinirin pazarlama sonrası sefdinir ile ilişkisine bakılmaksızın istenmeyen olayların ve laboratuvar testlerinin değişimi rapor edilmiştir; şok, anaflaksi ile birlikte nadir ölüm, fasiyel ve laringeal ödem, boğulma hissi (serum hastalığı reaksiyonlan) konjuktivit, stomatit, Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz, eksfoliatif dermatit, eritema multiforme, eritema nodosum, akut hepatit, kolestaz, fulminat hepatit, hepatik yetmezlik, sarılık, amilaz artışı, akut enterokolit, kanlı ishal, hemorajik kolit, melena, psödomembranöz kolit, pansitopeni, granülositopeni, lökopeni, trombositopeni, idiyopatik trombositopenik purpura, hemolitik anemi, akut solunum yetmezliği, astım atağı, ilaca bağlı pnömoni, eozinofilik pnömoni, idiyopatik interstiyel pnömoni, ateş, akut renal yetmezlik, nefropati, kanama eğilimi, koagülasyon bozukluğu, yaygın intravasküler koagülasyon, üst GI kanama, peptik ülser, ileus, bilinç kaybı, alerjik vaskülit, olası sefdinir-diklofenak etkileşimi, kalp yetmezliği, göğüs ağrısı, miyokardiyal enfarktüs, hipertansiyon, rabdomiyoliz ve istemsiz hareketler.
Doz aşımı ve tedavisi :İnsanlarda sefdinirin doz aşımı ile ilgili bilgi bulunmamaktadır. Kemirgenlerdeki akut toksisite çalışmalarında, oral yoldan tek doz 5600 mg/kg uygulama yan etkiye neden olmamıştır. Diğer beta laktam antibiyotiklerin aşırı dozda kullanılmaları ile ortaya çıkan toksik belirti ve
bulgular bulantı, kusma, epigastrik ağrı, diyare ve konvülziyonlardır. Sefdinir hemodiyaliz ile vücuttan uzaklaştırılır.
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grup: Sistemik kullanılan antibakteriyeller/3. kuşak sefalosporinler
ATC kodu: J01DD15
Diğer sefalosporinlerle olduğu gibi, sefdinirin bakterisidal aktivitesi hücre duvarı sentezinin inhibisyonu ile meydana gelir. Sefdinir bazı beta-laktamaz enzimlerinin varlığında stabildir. Sonuç olarak, penisilinlere ve bazı sefalosporinlere dirençli birçok organizma sefdinire duyarlıdır.
Sefdinir aşağıdaki mikroorganizmaların birçok suşu üzerinde etkili olduğu gösterilmiştir.
Aerobik Gram-Pozitif Mikroorganizmalar:
Staphylococcus aureus (beta-laktamaz üreten suşlar dahil)
Not: Sefdinir metisiline dirençli stafilokoklara karşı inaktiftir.
Streptococcus pneumoniae (yalnızca penisiline duyarlı suşlar)
Streptococcus pyogenes
Staphylococcus epidermidis (yalnızca metisiline duyarlı suşlar)
Streptococcus agalactiae
Viridans grubu streptokoklar
Not: Sefdinir Enterococcus ve metisiline dirençli Staphylococcus türlerine karşı inaktiftir.
Aerobik Gram-Negatif Mikroorganizmalar:
Haemophilus influenzae (beta-laktamaz üreten suşlar dahil)
Haemophilus parainfluenzae (beta-laktamaz üreten suşlar dahil)
Moraxella catarrhalis (beta-laktamaz üreten suşlar dahil)
Citrobacter diversus
Escherichia coli
Klebsiella pneumoniae
Proteus mirabilis
Not: Sefdirin Pseudomonas ve Enterobacter türlerine karşı inaktiftir.
Farmakokinetik özellikler
Sefdinir kandaki en yüksek yoğunluğunu 1.8 saat boyunca sürdürebilmektedir. Daha sonra kandaki ilaç düzeyi düşse de plazma proteinlerine yüksek oranda (% 70) bağlanması sayesinde bakteriler üzerindeki etki 18-26 saat boyunca devam edebilmektedir. Sefdinir, etkisini zamana bağlı değil,
doza bağlı gösteren antibiyotikler grubundandır. Bu nedenle günde bir kez yüksek bir kan değerine ulaşması, etkisinin 24 saat sürmesi için yeterlidir.
Emilim:
Sefdinir oral uygulamadan 2-4 saat sonra plazma doruk konsantrasyonlarına ulaşır. Sefdinir süspansiyonun tahmin edilen mutlak biyoyararlanımı % 25’tir. Sefdinir yemeklerden  önce ya da sonra alınabilir.
Sefdinir süspansiyonun 6 ay-12 yaş çocuklara tek doz uygulamasından sonra elde edilen ortalama sefdinir plazma konsantrasyonları ve farmakokinetik değerler aşağıdaki  tabloda verilmiştir.
Tablo: Sefdinirin yetişkinlere verilmesini takiben sefdinir plazma konsantrasyonları ve farmakokinetik parametre değerleri (4)
Doz          cmaks (µg/mL)       tmaks (sa)     EAA (µg-sa/mL)
7 mg/kg     2.30 (±0.65)           2.2 (±0.6)        8,31 (±2,50)
14 mg/kg     3,86 (±0,62)         1,8 (±0.4)       13,4 (±2,64)
Çoklu doz uygulaması; böbrek fonksiyonu normal olanlarda günde tek doz veya iki kez
uygulama ile sefdinir plazmada birikmez.
Dağılım:Sefdinir için ortalama dağılım hacmi erişkinlerde 0.35 L/kg (± 0.29), çocuklarda (6 ay-12 yaş) 0,67 L/kg (± 0.38) olarak saptanmıştır. Sefdinir hem yetişkinde hem de çocuklarda plazma proteinlerine % 60 ile % 70 oranında bağlanır. Bağlanma oranları konsantrasyondan
bağımsızdır.
—Deri vezikülü: Yetişkinlere 300 ve 600 mg sefdinir uygulanmasından 4 ila 5 saat sonra, deri vezikülündeki maksimum sefdinir konsantrasyonu sırası ile 0.65 (0.33-1.1) ve 1.1 (0.49- 1.9) µg/ml olarak saptanmıştır. Ortalama vezikül Cmaks ve EAA değerleri karşılık gelen plazma değerlerinin % 48 (± 13) ve % 91 (± 18)’i olarak saptanmıştır.
—Tonsil dokusu: Elektif tonsillektomi yapılacak yetişkin hastalarda tek doz 300 mg ve 600 mg sefdinir uygulanmasından 4 saat sonra ortalama sefdinir konsantrasyonları 0.25 (0.22- 0.46) ve 0.36 (0.22-0.80) µg/g olarak saptanmıştır. Ortalama tonsil doku konsantrasyonaları karşılık gelen plazma konsantrasyonlarının % 24’ü (± 8) olarak saptanmıştır.
—Sinüs dokusu: Elektif maksiller ve etmoid sinüs cerrahisi yapılacak yetişkin hastalarda tek doz 300 mg ve 600 mg sefdinir uygulanmasından 4 saat sonra ortalama sefdinir konsantrasyonları < 0.12 (< 0.12-0.46) ve 0.21 (< 0.12-2.0) µg/g olarak saptanmıştır. Ortalama sinüs doku konsantrasyonları karşılık gelen plazma konsantrasyonlarının % 16’sı (±20) olaraksaptanmıştır.
—Akciğer dokusu: Diagnostik bronkoskopi yapılacak yetişkin hastalarda tek doz 300 mg ve 600 mg sefdinir uygulanmasından 4 saat sonra ortalama sefdinir konsantrasyonları 0.78 (<0.06-1.33) ve 1.14 (<0.06-1.92) µg/ml ve karşılık gelen plazma konsantrasyonlarının % 31’i (± 18) olarak saptanmıştır. Ortalama epitelyal sıvı konsantrasyonları 0.29 (< 0.3- 4.73) ve 0.49 (< 0.3-0.59) µg/ml olarak saptanmış ve karşılık gelen plazma konsantrasyonlarının % 35’i (± 83) olarak saptanmıştır.
—Orta kulak sıvısı: Akut bakteriyel otitis mediası olan pediyatrik hastalara tek dozda 7 mg/kg ve 14 mg/kg sefdinir uygulamasından 3 saat sonra orta kulak sıvısındaki ortalama konsantrasyonlar sırası ile 0.21 (< 009-0.94) ve 0.72 (0.14-1.42) µg/ml’dir. Ortalama orta kulak sıvı konsantrasyonları karşılık gelen plazma konsantrasyonlarının % 15’i (± 15) olarak saptanmıştır.
—Beyin omurilik sıvısı: Sefdinirin serebrospinalsıvıya geçişi ile ilgili veri bulunmamaktadır.
Biyotransformasyon:
Sefdinir, etkin bir şekilde metabolize olmaz. Aktivitesi primer olarak ana ilaca bağlıdır. Sefdinir temel olarak böbrekler yolu ile değişmeden atılır ve ortalama plazma eliminasyon yarı ömrü (t½) 1.7 (± 0.6)saattir.
Eliminasyon:
Normal böbrek fonksiyonlarına sahip sağlıklı yetişkinlerde 300 ve 600 mg doz alımından sonra renal klerens 2.0 (± 1.0) ml/dk/kg ve oral klerens sırasıyla 11.6 (± 6.0) ve 15.5 (± 5.4) ml/dk/kg’dır. 300 ve 600 mg dozdan sonra idrar ile değişmeden atılan miktar sırasıyla % 18.4 (± 6.4) ve %
11.6 (±4.6)’dır.
Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:
Sefdinirin farmakokinetikleri, insanlarda 200 – 400 mg arası oral dozlarda doğrusal ve dozdan bağımsız olarak karakterizedir.
Hastalardaki karakteristik özellikler:
Böbrek yetmezliği olanlar:
Çeşitli seviyelerde böbrek fonksiyonu olan 21 kişiyle yapılan bir çalışmada, sefdinirin oral ve renal klerensindeki belirgin düşüşler yaklaşık olarak kreatin klerensindeki (KLKR) düşüşlerle orantılıdır. Normal böbrek fonksiyonu olan hastalarla karşılaştırıldığında, böbrek yetmezliği olan hastalarda plazma sefdinir konsantrasyonu yüksek ve uzun süre kalmaktadır. KLKR 30 ve 60 ml/dk olan kişilerin Cmaks’ı yaklaşık 2 kat, t1/2’si yaklaşık 5 kat ve EAA ise 6 kat artar. Belirgin ciddi renal bozukluğu olan (kreatin klerensi < 30 ml/dk) hastalarda doz ayarlaması önerilmektedir.
Hemodiyaliz:
Hemodiyalize giren 8 yetişkin hastanın sefdinir farmakokinetik verilerine göre, diyalizin sefdiniri vücuttan % 63 oranında attığı ve görünen eliminasyonun t1/2’yi 16 saatten 3.2 saate azalttığı bildirilmiştir.Bu hasta popülasyonunda doz ayarlaması yapılmalıdır.
Karaciğer yetmezliği:
Sefdinir çoğunlukla böbreklerden elimine edildiğinden ve etkin bir şekilde metabolize olmadığından sefdinirin farmakokinetik çalışmaları karaciğer yetmezliği olan hastalarda yürütülmemiştir. Bu hasta popülasyonunda doz ayarlaması gerekmemektedir.
Geriyatrik hastalar:
Yaşın sefdinirin farmakokinetiği üzerine etkisi 19 – 91 yaş aralığı olan 32 kişide tek doz 300 mg sefdinir alımından sonra incelenmiştir. Sefdirine sistemik maruz kalan yaşlı bireylerde (n=16) Cmaks % 44 ve EAA % 86 oranında artmıştır. Bu artış sefdinir klerensinin azalmasından
kaynaklanmaktadır. Görünen dağılım hacmindeki azalmadan dolayı görünen eliminasyon t1/2’de fark edilebilir değişim gözlenmemiştir (yaşlılarda 2.2 ± 0.6 saate karşın gençlerde 1.8 ± 0.4 saat). Sefdinir klerensinin yaştan daha ziyade böbrek fonksiyonlarındaki değişimle öncelikli olarak
ilişkili olduğu görüldüğünden, şiddetli renal bozukluğu olmayan yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmemektedir.
Cinsiyet ve ırk:
Klinik farmakokinetik özelliklerin meta-analiz sonuçları (n= 217), ırk ve cinsiyetin sefdinir farmakokinetiği üzerine anlamlı etkisi olmadığını göstermiştir.
Klinik öncesi güvenlilik verileri
Sefdinirin karsinojenik potansiyeli değerlendirilmemiştir. V79 Çin hamsteri akciğer hücrelerinde bakteriyel ters mutasyon analizinde (Ames) veya hipoksantin-guanin fosforibosiltransferaz (HGPRT) yerinde nokta mutasyon analizinde mutajenik etkiler görülmemiştir. V79 Çin hamsteri akciğer hücrelerinde in vitro yapısal kromozom aberasyon analizinde veya in vivo fare kemik iliği mikronukleus analizinde klastojenik etkiler gözlenmemiştir. Sıçanlarda 1000 mg/kg/güne (insan dozunun mg/kg/gün bazında 70 katı, mg/m2/gün bazında 11 katı) kadar oral dozlarda fertilite ve
üremeperformansı etkilenmemiştir. Sıçanlarda 1000 mg/kg/güne (insan dozunun mg/kg/gün bazında göre 70 katı, mg/m2 /gün bazında 11 katı) kadar oral dozlarda veya tavşanlarda 10 mg/kg/güne (insan dozunun mg/kg/gün bazında 0.7 katı, mg/m2 /gün bazında 0.23 katı) kadar oral dozlarda sefdinir teratojenik etki göstermemiştir.
Tavşanlarda 10 mg/kg/gün maksimum tolere edilebilen dozda dölde yan etki olmaksızın, maternal toksisite (kilo alımının azalması) gözlenmiştir. Azalmış vücut ağırlığı sıçan fetüslerinde ≥ 100 mg/kg/gün, sıçan dölünde ≥ 32 mg/kg/gün dozunda görülmüştür. Maternal üreme parametreleri, döl
sağ kalımı, gelişim, davranış veya üreme fonksiyonu üzerinde etki gözlenmemiştir.
FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
Yardımcı maddelerinlistesi
Sükroz
Xanthan Gum
Sodyum Benzoat
Trisodyum Sitrat Dihidrat
Sitrik Asit (Susuz)
Magnezyum Stearat
Kolloidal Silikon (Susuz)
Strawberry Flavor
Geçimsizlikler
Geçerli değildir.
Raf ömrü, 24 ay
Saklamaya yönelik özel tedbirler
Toz halinde 25 °C altında, oda sıcaklığında saklayınız. Sulandırıldıktan sonra buzdolabında en fazla 10 gün saklanmalıdır.
Ambalajın niteliği ve içeriği
Sulandırıldıktan sonra 100 ml oral süspansiyon veren toz içeren, contalı kapağa sahip, 125 cc gravürlü amber renkli şişe, ölçek olarak 5 ml ölçekli plastik kaşık, kullanma talimatı ile birlikte karton kutuda sunulur.
RUHSAT SAHİBİ
Pharmactive İlaç San. ve Tic. A.Ş
Bağcılar-İstanbul

DARZOX SR 1.5 mg Uzatılmış Salınımlı Tablet, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi :

DARZOX SR 1.5 mg Uzatılmış Salınımlı Tablet‘in içerisinde bulunan tiazidler grubundan bir madde olan  İndapamid, idrar söktürücüdür. Mininum idrar söktürücü etkisinin yanı sıra vasküler (damarlardaki) düz kaslarda ve kardiyak (kalbe ait) kaslardaki kasılmayı güçlü bir şekilde engelleyen etkileriyle yüksek kan basıncının normal düzeye düşürülmesine yardımcı olur. DARZOX SR, esansiyel (primer) yüksek tansiyonun tedavisinde ve konjestif kalp yetersizliği olan kişilerde görülen vücuttaki sıvı tutulumu (ödem) varlığında kullanılmaktadır.

DARZOX SR 1.5 mg Uzatılmış Salınımlı Tablet Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. Ağır bir  böbrek hastalığınız veya idrar yapmama durumunuz, ağır karaciğer rahatsızlığınız var ise ya da kandaki potasyum düzeylerinde düşüklük tespiti durumlarından herhangi birisi  kendinizde var ise, DARZOX SR ile tedaviye başlamadan önce hekiminize bu konuları anlatınız. DARZOX SR kullanımı sizin için uygun olmayabilir.
  2. DARZOX SR ile tedaviye başlamadan önce eğer böbrek, karaciğer, şeker hastalığı veya kas güçsüzlüğü, damla hastalığı, lupus, sulfonamid  grubu ilaçlara alerji rahatsızlıklarından herhangi birine sahip iseniz; hastalıklarınızı ve kullandığınız ilaçları hekiminize  bildiriniz.
  3. DARZOX SR kullanımının üzerinizdeki etkisinin olumlu olup olmadığını anlamak için tansiyonunuzu düzenli olarak kontrol ettiriniz ve kan tahlillerinizi yaptırınız.
  4. Tedaviniz sırasında aşırı kusma veya su kaybını içeren bir durum meydana geldiyse; acilen hekiminizle görüşmelisiniz. Kan ve idrar tahlillerine ihtiyaç duyulabilir.
  5. DARZOX SR alımını hekime danışmadan aniden kesmeyiniz veya doz atlaması yapmayınız. Aksi halde durumunuz kötüleşebilir.
  6. Her ilaçta olduğu gibi DARZOX SR ile etkileşebilecek ilaçlar olabilir. Kullanmakta olduğunuz bütün reçeteli, reçetesiz ilaçlar, vitaminler, mineraller, bitkisel ürünler varsa hekiminize bildiriniz. Hekimle görüşmeden başka bir ilaç kullanmaya başlamayınız.
  7. DARZOX SR, gebelikte oluşan vücut ödemlerinin tedavisi için kullanıma uygun değildir.
  8. Hamileyseniz, ilaç kullanımı konusunda her zamankinden daha çok tedbirli davranmalısınız. Hamilelikte ve süt verme dönemlerinde DARZOX SR kullanılması önerilmemektir.

 

DARZOX SR 1.5 mg Uzatılmış Salınımlı Tablet’ in Kullanım Şekli :

  1. DARZOX SR ile tedavi gördüğünüz sürece lütfen hekiminizin direktiflerini gözardı etmeyiniz.
  2. Her bir DARZOX SR tableti 1 bardak dolusu suyla birlikte, sabahları ve aynı saatte almaya özen gösteriniz.

 

DARZOX SR 1.5 mg Uzatılmış Salınımlı Tablet Yan Etkileri :

  1. DARZOX SR ilacını aldıktan sonra soluk alamama, kurdeşen, yüzde, dudak, dil veya boğazda şişkinlik gibi alerjiyi işaret eden bir durum gelişirse acil tedavi desteğine ihtiyacınız olabileceğinden derhal bir sağlık kuruluşuna müracaat ediniz.
  2. Kas krampları, baş ağrısı, sinirlilik, halsizlik, yorgunluk, aritmi, mide bulantısı, diyare, hazımsızlık, hepatit, deride kızarıklık, konstipasyon, libido azalması, cinsel isteksizlik, ışık duyarlılığı DARZOX SR tabletin çok nadir görülebilecek yan etkileridir. Bu şikayetlerden herhangi birisini kendinizde gördüğünüzde hekiminizi haberdar ediniz.

 

İlaç Etken Maddesi: İndapamid
İlaç Marka İsmi: DARZOX SR 1.5 mg Uzatılmış Salınımlı Tablet

DARZOX SR 1.5 mg Uzatılmış Salınımlı Tablet kullanma talimatı

Source link

COLDFEN ZERO 200 mg/2 mg film tablet, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi :

COLDFEN ZERO 200 mg/2 mg film tablet, etken madde olarak 200 mg ibuprofen,  2 mg klorfeniramin maleat ihtiva eder. COLDFEN ZERO, ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, öksürük, hapşırma, burun akıntısı veya tıkanıklığı,  genel vücut kırgınlığı, vücut ağrıları eşliğinde seyreden gribal enfeksiyonlar, soğuk algınlığı ve sinüzit, yutak, bademcik iltihabı gibi diğer enfeksiyonlarda kullanılmaktadır. COLDFEN ZERO ve diğer steroid  yapıda olmayan olmayan iltihap giderici ilaçlar hastalık belirtilerini maskeleyebilir. Hastalık belirtilerinin giderilmesinde en düşük doz ve en kısa süreyle kullanmak, COLDFEN ZERO’nun istenmeyen etkilerini en aza indirir.

.

COLDFEN ZERO film tablet Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. COLDFEN ZERO ve diğer steroid  yapıda olmayan olmayan iltihap giderici ilaçlar hastalık belirtilerini maskeleyebilir. Hastalık belirtilerinin giderilmesinde en düşük doz ve en kısa süreyle kullanmak, COLDFEN ZERO’nun istenmeyen etkilerini en aza indirir.
  2. COLDFEN ZERO ’nun etkin maddesi olan ibuprofene veya klorfeniramine ya da yardımcı maddelerinden herhangi birine karşı alerjik reaksiyonunuz var ise; COLDFEN ZERO ’yu kullanmamanız gerekmektedir.
    —Daha önce ibuprofene veya klorfeniramin kullanımıyla bağlantılı olarak yüz, dudaklar ve/veya dilde şişme gibi solunum güçlüğü yaşadıysanız;
    —Daha önceden ibuprofen, aspirin ve diğer steroid olmayan iltihap giderici ilaçlara (NSAİİ’lere) karşı, astım, burun iltihabı (rinit) veya kurdeşen gibi alerjik reaksiyonlar ile karşılaştıysanız ve bu ilaçların sebep olduğu mide veya bağırsaklarınızda kanama, delinme olduysa; COLDFEN ZERO ’yu kullanmanız önerilmez.
  3. Monoamin oksidaz inhibitörlerinden(depresyon tedavisi ilaçları) alıyorsanız ya da  MOI ilaçlarla tedavinizin bitimini takiben henüz 14 gün geçmediyse; nükseden mide-onikiparmak bağırsağı ülseri, iltihabi bağırsak hastalıkları (Crohn hastalığı, ülseratif kolit vb. ), mide-bağırsak kanaması gibi rahatsızlıklarınız mevcutsa veya daha önce bu rahatsızlıklarınız sık sık tekrarladıysa; ibuprofen ile tedavi görürken mide-bağırsak kanaması veya yarası (ülserasyon) oluştuysa; ciddi karaciğer, böbrek veya kalp yetmezliği mevscutsa; koroner arter by-pass cerrahisi (kalp damarlarındaki tıkanıklığın düzeltilmesi ameliyatı) öncesi veya sonrası evrede iseniz ; Serebrovasküler (beyin damarlarında) kanama ya da başka aktif kanamanız mevcutsa; kanamaya eğilim artmışsa; COLDFEN ZERO ’yu kullanmamalısınız.
  4. COLDFEN ZERO’nun içinde bulunan İbuprofen ve benzeri steroid  yapıda olmayan olmayan iltihap giderici ilaçlar (NSAİİ’ler) devamlı kullanılırsa, mide-bağırsak kanallarında ülser, kanama veya delinme meydana gelebilmektedir. Yaşlılarda veya geçmişte bu hastalıkları geçirmiş kişilerde COLDFEN ZERO’nun yüksek dozlarda kullanımı ve tedavinin uzun sürmesine bağlı olarak bu yan etkilerin görülebilme ihtimali daha da artacaktır.
  5. Ateşin aniden çıkması, titreme, üşüme, baş ağrısı, halsizlik, kusma veya ense bölgesinde katılık hissi oluşursa; hiç vakit kaybetmeden hekiminize haber veriniz. Çünkü bu belirtiler aseptik menenjitin (beyin zarı iltihabının) belirtileri olabilir.
  6. COLDFEN ZERO’ yu kullanırken ciltte döküntü, kızarıklık, vücutta sebebi belli olmayan morartı, çürük belirdiyse; hekiminizle acilen görüşmelisiniz.

 

COLDFEN ZERO film tablet’in istenmeyen etkileri

  1. COLDFEN ZERO’nun Çok yaygın görülebilen istenmeyen etkileri: Sakinlik, ukululuk hali (somnolans).
  2. COLDFEN ZERO’nun  yaygın görülebilen istenmeyen etkileri: Baş ağrısı, baş dönmesi, dikkat dağınıklığı ve anormal koordinasyon, bulanık görme, sindirim bozukluğu (dispepsi), ishal (diyare), bulantı, kusma, karın ağrısı, mide ve bağırsakta aşırı gaz (flatulans), bağırsak hareketlerinde seyrelme veya olmaması (konstipasyon), deri döküntüsü, yorgunluk,
  3. COLDFEN ZERO’nun  yaygın olmayan istenmeyen etkileri: Görme bozukluğu, oniki parmak bağırsağında meydana gelen yara (duodenal ülser), midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması (gastrit), küçük yaralarla belirgin ağız iltihabı (oral ülserasyon), mide, bağırsakta delinme (gastrointestinal perforasyon), uykusuzluk ve anksiyete (kaygı, endişe), uyuşma (parestezi), duyma bozukluğu (duymada azalma, artma), rinit (nezle, grip) ,
    hemolitik anemi (bir tür kansızlık), astım, astımda ağırlaşma, solunum yolu kanallarında daralma (bronkospazm) ya da sıkıntılı soluk alıp verme (dispne) gibi solunum yolu reaksiyonları, kurdeşen (ürtiker)
    kaşıntı (pruritus), deri ve mukozalardaki küçük kanamalar (purpura), ışığa duyarlılık (fotosensitivite), akut böbrek bozukluğu, kreatinin maddesinin böbreklerden atılımının azalması,
  4. COLDFEN ZERO’nun  seyrek görülebilen istenmeyen etkileri: Beyaz kan hücreleri (lökosit) sayısında azalma (lökopeni), kan pıhtılaşmasına aracılık eden hücrelerin (trombositlerin) sayısında azalma (trombositopeni), ani gelişebilen beyaz kan hücrelerinin sayısında aşırı azalma (agranülositoz), kan hücreleri sayısında ciddi azalma (aplastik anemi), kulak çınlaması (tinnitus), iç kulak rahatsızlığından kaynaklanan baş dönmesi (vertigo), depresyon, göz sinirlerinde iltihaplanma (optik nevrit), zehirli bir madde nedeniyle göz sinirlerinde iltihaplanma (toksik optik nöropati), ağız kuruluğu, karaciğerde hasar, ödem, idrar yapmada zorluk (üriner retansiyon).
  5. COLDFEN ZERO’nun  çok seyrek görülebilen istenmeyen etkileri: Nöbet, karaciğer yetmezliği.
  6. COLDFEN ZERO’nun sıklığı bilinmeyen istenmeyen etkileri : Uyarılabilirlik artışı ve kabus görme, titreme (tremor),balgamda koyulaşma, kalın bağırsak iltihabı (kolit) ve bir çeşit iltihabi bağırsak hastalığı olan Crohn
    hastalığının alevlenmesi, yaygın kızarıklık ve pullanma (eksfolyatif dermatit), kas seğirmeleri, kas güçsüzlüğü
  7. COLDFEN ZERO ve benzeri türde ilaçlar,  kalp krizi (miyokard enfarktüsü) veya inme riskinde küçük bir artışa sebep olabilir.
  8. Seyrek olarak COLDFEN ZERO ile tedavide kan bozuklukları ve böbrek sorunları yaşanabilir.  oluşabilir. Bu etkilerin hepsi ciddi istenmeyen etkilerdir. Acilen tıbbi desteğe gerek görülebilir.

 

COLDFEN ZERO film tablet’in Kullanım Şekli :

  1. COLDFEN ZERO ilaç tam olarak kullanma talimatında tarif edildiği gibi veya doktorunuzun önerdiği şekilde uygulanmalıdır.
  2. 12 yaşından büyükler ve yetişkinlerde bir günde 6 tableti aşmamak şartıyla, 4 ila 6 saat aralıklarla 1-2 COLDFEN ZERO tablet şeklinde alınabilir.
  3. Eğer yakın zamanda ameliyat olacaksanız ve COLDFEN ZERO’yu birkaç gün önce aldı iseniz, ameliyat öncesinde hekime söyleyiniz.
  4. COLDFEN ZERO’yla tedaviniz sürerken, alerji deri testlerinde beklenmeyen sonuçlar görülebilir.

COLDFEN ZERO film tablet’ in saklanması

  1. COLDFEN ZERO’yu 25°C altındaki oda sıcaklığında, çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.
  2. Etiketin veya ambalajın üzerinde belirtilen son kullanma tarihinden önce COLDFEN ZERO’yu kullanınız.
  3. Eğer üründe ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz COLDFEN ZERO’yu kullanmayınız

 

İlaç Etken Maddesi: İbuprofen, klorfeniramin maleat
Yardımcı maddeler: Kroskarmelloz sodyum, laktoz monohidrat (inek sütünden elde edilir), magnezyum stearat, PVP K30, gün batımı sarısı   (E110), kollicoat IR, kollidon VA 64, titanyum dioksit, mikrokristalin selüloz, kolloidal silikon dioksit, kaolin, sodyum lauril sülfat, prejelatinize nişasta, mısır nişastası povidon K-90, stearik asit, talk .
İlaç Marka İsmi: COLDFEN ZERO 200 mg/2 mg film tablet (24 Tablet)

Ruhsat sahibi:
Berat Beran İlaç San. Ve Tic.Ltd.Şti
Yenişehir Mah.Özgür Sok.No.16 Ataşehir / İstanbul
Tel(216) 456 65 79


KISA ÜRÜN BİLGİSİ

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI : COLDFEN ZERO 200 mg/2 mg film kaplı tablet
KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Her tablet;
Etkin maddeler:
İbuprofen 200 mg
Klorfeniramin maleat 2 mg içerir.
Yardımcı maddeler:
Laktoz monohidrat (inek sütünden elde edilir) 271,87 mg
Gün batımı sarısı (E110) 1,04 mg
FARMASÖTİK FORM : Film tablet. Turuncu renkte, oblong, çentiksiz, film kaplı tabletler.
KLİNİK ÖZELLİKLER
Terapötik endikasyonlar
Genel soğuk algınlığı, grip ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları ile birlikte görülen ateş, baş ağrısı, burun akıntısı, vücut kırıklığı ve ağrılarını içeren semptomların giderilmesinde kullanılır.
Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi: Yetişkin ve 12 yaşın üstündekiler için her 4 veya 6 saatte 1 veya 2 tablet, 24 saatte maksimum
6 tablet kullanılır.
Uygulama şekli: Ağız yolu ile kullanılır.
Özel popülasyonlara iliskin ek bilgiler:
Böbrek/Karaciğer yetmezliği: Renal, hepatik ya da kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli olunmalıdır, çünkü ibuprofen gibi NSAİİ’lerin kullanımı renal fonksiyonlarda bozulmayla sonuçlanabilir. Bu hastalarda doz mümkün olan en düşük düzeyde tutulmalı ve böbrek fonksiyonları izlenmelidir. Ağır karaciğer hastalığında istenmeyen sedasyona neden olur. Hepatik yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır.
Pediyatrik popülasyon: 12 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmaz.
Geriyatrik popülasyon: Bu hasta grubunda NSAİİ kullanımıyla ölümcül olabilecek gastrointestinal (Gİ) kanama ve perforasyon gibi istenmeyen etki sıklığı artmaktadır.
Eğer yaşlı hastalarda NSAİİ kullanılması gerekiyor ise mümkün olabilecek en küçük etkin doz ve en kısa tedavi süresi tercih edilmelidir. 65 yaş ve üzeri bireylerde doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bu bireyler nörolojik antikolinerjik etkilere daha duyarlıdır. Günlük maksimum doz 12 mg klorfeniramin maleatı aşmamalıdır.
KONTRENDİKASYONLAR
Aşağıdaki durumlarda COLDFEN ZERO kullanımı kontrendikedir:
 İbuprofene, klorfeniramine ya da ilacın içindeki yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda
 Daha önce, aspirin veya diğer NSAİİ’lere karşı astım, ürtiker gibi aşırı duyarlılık reaksiyonu gelişen hastalarda
 Aynı zamanda, geçmişlerinde önceki bir NSAİİ tedavisine bağlı gastrointestinal kanama ya da perforasyon öyküsü bulunan hastalarda
 Önceden geçirilmiş veya halen aktif ülseratif kolit, crohn hastalığı, rekürran peptik ülser veya gastrointestinal kanama (iki ya da daha fazla kanıtlanmış, belirgin ülserasyon ya da kanama episodu şeklinde tanımlanan) olan hastalarda
 Kanama eğilimi olanlarda
 Şiddetli kalp yetmezliğinde
 Şiddetli karaciğer yetmezliğinde
 Şiddetli böbrek yetmezliğinde (glomeruler filtrasyon < 30 ml/dk)
 Koroner arter bypass cerrahisi öncesi veya sonrası dönemde
 Hamileliğin 3. trimesterinde kontrendikedir.
 Son 14 gün içerisinde monoamin oksidaz inhibitörü (MAOİ) kullandıysa COLDFEN ZERO kullanılmamalıdır.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Kardiyovasküler (KV) risk
-NSAİİ’ler ölümcül olabilecek KV trombotik olaylar, miyokard infarktüsü ve inme riskinde artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. KV hastalığı olan veya KV hastalık risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir.
– COLDFEN ZERO, koroner arter by-pass cerrahisi öncesi ağrı tedavisinde kontrendikedir.
Gastrointestinal (GI) riskler
NSAİİ’ler kanama, ülserasyon, mide veya bağırsak perforasyonu gibi ölümcül olabilecek ciddi GI advers etkilere yol açarlar. Bu advers olaylar herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı bir semptom vererek veya vermeksizin ortaya çıkabilirler. Yaşlı hastalarda ciddi GI etkiler bakımından daha yüksek risk taşımaktadırlar.
İstenmeyen etkiler, semptomları kontrol altına almak için gereken, etkili en düşük doz, en kısa süreyle kullanılarak, en aza indirilebilir (aşağıdaki gastrointestinal ve kardiyovasküler risklere bakınız).
COLDFEN ZERO bronşiyal astımı olan, veya önceden bronşiyal astım geçirmiş olan hastalara uygulanırken dikkatli olunmalıdır, çünkü bu gibi hastalarda ibuprofenin bronkospazma neden olduğu bildirilmiştir.
COLDFENZERO geçmişlerinde peptik ülserasyon ve başka gastrointestinal hastalık öyküsü  bulunan hastalara dikkatli bir şekilde verilmelidir; çünkü bu tablolarda alevlenme olabilir.
Renal, hepatik ya da kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli olunmalıdır, çünkü NSAİİ’lerin kullanımı renal fonksiyonlarda bozulmayla sonuçlanabilir. Bu hastalarda doz mümkün olan en
düşük düzeyde tutulmalı ve böbrek fonksiyonları izlenmelidir.
COLDFEN ZERO kalp yetmezliği veya hipertansiyon öyküsüne sahip hastalara dikkatle verilmelidir, çünkü ibuprofen uygulamasıyla ödem olguları bildirilmiştir.
Diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi COLDFEN ZERO enfeksiyon belirtilerini maskeleyebilir.
Kardiyovasküler etkiler
Kardiyovasküler trombotik olaylar:
Birçok Cox-2 selektif ve selektif olmayan NSAİİ’lerle süresi 3 yılı bulan klinik çalışmalar, fatal olabilecek ciddi kardiyovasküler trombotik olaylar, miyokard enfarktüsü ve inme riskinde artış olabileceğini göstermiştir. Cox-2 selektif veya selektif olmayan tüm NSAİİ’lerin benzer riski olabilir. Kardiyovasküler hastalığı olan ya da kardiyovasküler hastalık risk faktörü olan hastalar daha yüksek risk altında olabilirler. NSAİİ’lerle tedavi gören hastalarda kardiyovasküler advers olay riskini azaltmak için, mümkün olabilecek en küçük etkin doz ve en kısa tedavi süresi tercih edilmelidir. Önceden herhangi bir kardiyovasküler semptom görülmemiş olsa bile, doktor ve hastalar bu tarz advers olayların ortaya çıkmasına karşın alarmda olmalıdır. Hastalar ciddi kardiyovasküler olayların işaretleri ve/veya semptomları ve bu tarz advers olaylar gerçekleştiğinde izlenecek adımlar hakkında bilgilendirilmelidir. NSAİİ’lerle beraber aspirin kullanımının, NSAİİ kullanımı ile ilintili ciddi kardiyovasküler trombotik olayların riskini hafifleteceğine dair tutarlı bir kanıt bulunmamaktadır. Aspirin ve NSAİİ’nin beraber kullanılması, ciddi gastrointestinal yan etkilerin riskini arttırır.
Koroner arter bypass cerrahisi ardından ilk 10-14 gün boyunca ağrı tedavisinde Cox-2 selektif NSAİİ’nin kullanıldığı iki geniş, kontrollü klinik çalışmada miyokard enfarktüsü ve inme görülme sıklığında artış olduğu tespit edilmiştir.
Hipertansiyon:
COLDFEN ZERO dahil NSAİİ’ler hipertansiyon hastalığının başlamasına ya da önceden bulunan hipertansiyon hastalığının kötüleşmesine yol açabilir. Her iki şekilde de kardiyovasküler olayların görülme sıklığının artmasına yol açabilirler. Tiazid ya da loop diüretikleri alan hastalar NSAİİ
kullanırken bu tedavilere cevap verme oranları düşebilir. COLDFEN ZERO da dahil NSAİİ’ler hipertansiyon hastalarında dikkatli kullanılmalıdır. NSAİİ tedavisinin başlangıcında ve tedavi süresince kan basıncı yakından takip edilmelidir.
Konjestif kalp yetmezliği ve ödem:
NSAİİ kullanan bazı hastalarda sıvı retansiyonu ve ödem bildirilmiştir. Sıvı retansiyonu ya da kalp yetmezliği olan hastalarda COLDFEN ZERO dikkatli kullanılmalıdır. Kontrol altında olmayan hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği, bilinen iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı ve/veya serebrovasküler hastalığı olan hastalar sadece dikkatli bir değerlendirmeden sonra ibuprofen ile tedavi edilmelidir. Benzeri bir değerlendirme, kardiyovasküler olaylara yönelik risk faktörleri (örn. hipertansiyon, hiperlipidemi, diabetes mellitus, sigara) olan hastalarda uzun dönemli bir tedaviyi başlatırken de yapılmalıdır.
Gastrointestinal (Gİ) etkiler, ülserasyon, kanama ve perforasyon riski
COLDFEN ZERO da dahil NSAİİ’ler enflamasyon, kanama, ülserasyon ve mide, ince veya kalın bağırsak perforasyonu gibi fatal olabilecek ciddi gastrointestinal advers etkilere yol açabilirler. Bu advers olaylar NSAİİ tedavisi gören hastalarda herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı bir
semptom vererek ya da herhangi bir semptom vermeksizin ortaya çıkabilir. NSAİİ tedavisinde ciddi üst gastrointestinal advers etki görülen beş hastadan sadece birinde semptomlar kendini gösterir. 3-6 ay NSAİİ tedavisi gören hastaların yaklaşık %1’inde, bir yıl tedavi gören hastaların
ise %2-4’ünde üst gastrointestinal ülser, kanama ya da perforasyon görülür. Bu oranlar daha uzun kullanım süresi ile devam ederken, tedavi süresince herhangi bir zamanda ciddi bir gastrointestinal advers etki görülme olasılığı artar. Ancak kısa süreli tedavi de risksiz değildir.
Önceden ülser hastalığı ya da gastrointestinal kanaması olan hastalarda NSAİİ’ler çok dikkatli yazılmalıdır. Önceden peptik ülser hastalığı ve/veya gastrointestinal kanaması olan NSAİİ kullanan hastalarda gastrointestinal kanama görülme riski, bu risk faktörlerinden hiçbiri olmayan
hastalara göre 10 kattan daha fazladır . NSAİİ kullanan hastalarda gastrointestinal kanama riskini arttıran diğer faktörler, beraberinde oral kortikosteroid ya da antikoagülan kullanımı, NSAİİ tedavi süresinin uzun olması, sigara, alkol kullanımı, ileri yaş, genel sağlık durumunun zayıf
olmasıdır. Ani fatal gastrointestinal olaylar en çok yaşlı veya güçten düşmüş hastalarda görüldüğünden, bu hasta popülasyonuna tedavi süresince özellikle dikkat edilmelidir.
NSAİİ tedavisi gören hastalarda olası bir gastrointestinal advers etki riskini minimize etmek için, en küçük etkin doz mümkün olabilecek en kısa süre boyunca kullanılmalıdır. Hasta ve doktorlar NSAİİ tedavisi boyunca gastrointestinal ülserasyon ve kanama belirti ve semptomları bakımından
dikkatli olmalıdır ve herhangi bir gastrointestinal advers etki şüphesi durumunda derhal ilave değerlendirme ve tedavi başlatılmalıdır. Hatta ciddi bir gastrointestinal advers etki olasılığı ortadan kalkana kadar NSAİİ tedavisi sonlandırılmalıdır. Yüksek riskli hastalarda NSAİİ tedavisi
dışında başka alternatif tedaviler uygulanmalıdır. Gastrointestinal kanama riski, ülserasyon ya da perforasyon riski, ülser öyküsüne sahip hastalarda
(özellikle kanama ya da perforasyon ile komplike olmuş ise) ve yaşlılarda, artan ibuprofen dozlarıyla birlikte daha yüksektir. Bu hastalarda tedaviye mümkün olan en düşük doz ile başlanmalıdır. Bu hastalarda ve düşük doz kombine aspirin, veya gastrointestinal riski arttırması olası diğer ilaçların eş zamanlı kullanılması gereken hastalarda koruyucu ajanlar (misoprostol veya proton pompası inhibitörleri gibi) ile kombine tedavi üzerinde düşünülmelidir. Gastrointestinal hastalık öyküsü olan hastalar, özellikle de yaşlı hastalar, tedavinin başlangıç dönemlerinde, olağandışı herhangi bir abdominal semptomu (özellikle gastrointestinal kanama) bildirmelidir. İbuprofen alan hastalarda gastrointestinal kanama veya ülserasyon gelişirse tedavi kesilmelidir. Yaşlı hastalarda NSAİİ ilaçlara karşı artan sıklıkta advers reaksiyon (özellikle ölümcül olabilen gastrointestinal kanama ve perforasyon) mevcuttur.
Böbrekler üzerindeki etkiler
Önemli ölçüde dehidratasyonu olan hastalarda ibuprofen tedavisi başlatılırken dikkatli olunmalıdır. Diğer NSAİİ’ler ile olduğu gibi, uzun dönemli ibuprofen uygulaması renal papiller nekroz ve başka patolojik renal değişiklikler ile sonuçlanmıştır. Renal toksisite ayrıca renal prostaglandinlerin renal perfüzyonunun sürdürülmesini destekleyici bir rolü bulunduğu hastalarda görülmüştür. Bu hastalarda NSAİİ uygulaması prostaglandin oluşumunda doza bağlı bir azalmaya, ve ikincil olarak böbrek yetmezliğini hızlandırabilen böbrek kan akımında azalmaya neden olabilir. Böyle bir reaksiyon riski en yüksek olanlar, böbrek fonksiyonları bozuk olanlar, kalp yetmezliği ve karaciğer bozukluğu olanlar, diüretik ve ADE inhibitörleri alanlar ve yaşlılardır. NSAİİ tedavisinin kesilmesi genellikle tedavi öncesi duruma geri dönülmesini sağlar.
İleri böbrek yetmezliği
Kontrollü klinik çalışmalarda COLDFEN ZERO’nun ileri böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanımına dair herhangi bir bilgi mevcut değildir. Dolayısıyla ileri böbrek yetmezliği olan hastalarda COLDFEN ZERO kullanımı önerilmez. Eğer COLDFENZERO tedavisine başlanmalıysa, hastanın böbrek fonksiyonunun yakından takibi önerilir.
Anafilaktoid reaksiyonlar
Diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi, COLDFEN ZERO’ya karşı daha önceden maruz kaldığı bilinmeyen hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar oluşabilir. COLDFEN ZERO aspirin triyadı olan hastalara verilmemelidir. Bu semptom kompleksi tipik olarak nazal polipi olan veya olmayan, rinit geçiren astım hastalarında veya aspirin veya diğer NSAİİ alımı sonrasında potansiyel olarak ölümcül, ciddi bronkospazm sergileyen hastalarda gelişir.
Oküler etkiler
Çalışmalarda, ibuprofen uygulamasına dayandırılabilecek oküler değişiklikler gösterilmemiştir. Nadir olgularda, papillit, retrobulbar optik nörit ve papilödem gibi istenmeyen öküler bozukluklar, ibuprofen dahil olmak üzere NSAİ ilaç kullananlar tarafından bildirilmiştir, ancak nedensel ve etki
ilişkisi saptanmamıştır; dolayısıyla ibuprofen tedavisi sırasında görme bozukluğu gelişen hastalara oftalmolojik muayene yapılmalıdır.
Hepatik etkiler
COLDFEN ZERO da dahil olmak üzere NSAİİ alan hastaların %15 kadarında bir veya daha fazla karaciğer testinde üst sınıra kadar yükselmeler meydana gelebilir. Bu laboratuvar anomalileri ilerleyebilir, değişmeden kalabilir veya tedaviye devam edildiğinde kendiliğinden geçebilir.
NSAİİ’ler ile gerçekleştirilen klinik çalışmalarda hastaların yaklaşık %1’inde ALT ve AST aktivitelerinde ciddi artışlar (normal düzeyin üst limitinin üç katı veya daha fazla) bildirilmiştir. Ayrıca, seyrek olarak, sarılık ve ölümcül fulminan hepatit, karaciğer nekrozu ve karaciğer yetmezliği gibi, bazıları ölümle sonuçlanmış şiddetli hepatik reaksiyon vakaları da bildirilmiştir. Karaciğer yetmezliğine işaret eden belirti ve/veya semptomlar gösteren veya karaciğer test değerleri anormal olan bir hasta, COLDFEN ZERO tedavisi sırasında daha şiddetli bir karaciğer reaksiyonun gelişmesine karşı değerlendirilmelidir. Karaciğer hastalığına işaret eden klinik belirti ve semptomların gelişmesi veya sistemik belirtilerin (örneğin, eozinofili, döküntü, vb.) meydana gelmesi halinde, COLDFEN ZERO tedavisi kesilmelidir.
Hematolojik etkiler
COLDFEN ZERO dahil olmak üzere, NSAİİ alan hastalarda bazen anemi gözlenebilir. Bunun nedeni sıvı retansiyonu, gizli veya aşikar Gİ kan kaybı veya eritropoez üzerindeki tam olarak tanımlanmamış etkilerdir. COLDFEN ZERO dahil olmak üzere, uzun süreli NSAİİ alan hastalarda, herhangi bir anemi belirti veya bulgusu gözlenirse hemoglobin ve hematokrit değerleri kontrol edilmelidir. NSAİİ’lerin trombosit agregasyonunu inhibe ettiği ve bazı hastalarda kanama zamanını uzattığı gösterilmiştir. Aspirinden farklı olarak, trombosit fonksiyonları üzerindeki etkileri kantitatif olarak daha az, kısa süreli ve geri dönüşümlüdür. Pıhtılaşma bozuklukları olan veya anti-koagülan alan hastalarda olduğu gibi, trombosit fonksiyonundaki değişikliklerden olumsuz şekilde etkilenen ve COLDFEN ZERO alan hastalar, dikkatlice takip edilmelidir. Önceden mevcut astım Astımı olan hastalarda, aspirine duyarlı astım olabilir. Aspirine duyarlı astımı olan hastalarda aspirin kullanımı, ölümcül olabilen ciddi bronkospazm ile ilişkilendirilmiştir. Bu tür aspirine duyarlı hastalarda, aspirin ve diğer non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar arasında, bronkospazm dahil, çapraz reaksiyon bildirilmiş olduğundan,bu hastalarda COLDFEN ZERO uygulanmamalı ve önceden beri astımı bulunan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.
Aseptik menenjit
İbuprofen tedavisindeki hastalarda nadiren aseptik menenjit gözlenmiştir. Sistemik lupus eritematosus ve ilişkin bağ dokusu hastalıklarında daha büyük bir olasılıkla oluşmasına rağmen altta yatan kronik hastalığı olmayanlarda da aseptik menenjit bildirilmiştir.
Deri reaksiyonları
Çok ender durumlarda NSAİİ’lerin kullanımıyla ilişkili olarak, eksfolyatif dermatit, StevensJohnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz dahil olmak üzere, bazıları ölümcül olan ağır deri reaksiyonları bildirilmiştir. Hastalarda bu tür reaksiyon riskinin, tedavinin erken dönemlerinde en
yüksek olduğu görünmektedir. Olguların büyük bir çoğunluğunda reaksiyonun ortaya çıkışı, tedavinin ilk ayı içinde olmuştur. Deri döküntüleri, mukozal lezyonlar ya da diğer aşırı duyarlılık bulguları belirir belirmez ibuprofen kesilmelidir.
Ayrıca;
 Aritmiler
 Ciddi hipertansiyon
 Kardiyovasküler hastalıklar
 Epilepsi
 Prostat hipertrofisi
 Karaciğer yetmezliği
 Glokom
 Bronşit, bronşiektazi, astım
 Aşırı aktif tiroid fonksiyon bozukluklarında kullanımından kaçınılmalıdır.
Çocuklar ve yaşlılar nörolojik antikolinerjik yan etkilere ve paradoksal eksitasyona daha duyarlıdır (enerji artışı, huzursuzluk, sinirlilik gibi).
İçeriğinde bulunan laktoz nedeniyle nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorbsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
İçeriğinde bulunan gün batımı sarısı (E110) nedeniyle alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri Bazı hastalarda etkileşimler bildirildiği için, aşağıdaki ilaçların herhangi birisiyle tedavi edilmekte olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. COLDFEN ZERO ile aşağıdaki ajanların kombinasyonundan kaçınılmalıdır. Aşağıdaki ajanlar ile kullanılması durumunda doz ayarlaması gerekebilir.
İbuprofen:
COLDFEN ZERO ile aşağıdaki ajanların kombinasyonundan kaçınılmalıdır:
Antikoagülanlar (dikumarol grup, varfarin): Deneysel çalışmalar, ibuprofenin, varfarinin kanama süresine olan etkilerini güçlendirdiğini göstermektedir. NSAİİ’ ler ve dikumarol grubu aynı enzim yani CYP 2C9 ile metabolize olmaktadır. NSAİİ’ ler varfarin gibi antikoagülanların etkisini
artırabilir.
Tiklopidin: NSAİİ’ler, trombosit fonksiyonunun inhibisyonundan dolayı tiklopidin ile kombinasyon halinde kullanılmamalıdır.
Metotreksat: Özellikle böbrek yetmezliği olan hastalarda metotreksat ile yapılan düşük dozlu tedavi ile ilişkili olarak NSAİİ’ler ve metotreksat arasındaki potansiyel etkileşim riski göz önüne alınmalıdır. Kombinasyon tedavinin uygulanması halinde böbrek fonksiyonu izlenmelidir. Metotreksatın plazma seviyelerindeki artışın sonucu olarak toksisite meydana gelebileceği için, 24 saat içinde hem NSAİİ hem de metotreksat verilmesi halinde dikkatli olunmalıdır.
Aspirin (Asetilsalisilik asit): NSAİİ içeren başka ürünlerde olduğu gibi, artan advers etki potansiyeli nedeniyle, birlikte verilmemesi gerekmektedir. Deneysel veriler eş zamanlı kullanıldıklarında ibuprofenin düşük doz aspirinin trombosit agregasyonu üzerindeki etkisini engelleyebildiğini göstermektedir. Ancak bu verilerdeki kısıtlamalar ve ex vivo verilerin klinik durumları değerlendirmedeki belirsizlikleri, düzenli ibuprofen kullanımı konusunda kesin sonuçlara varılamayacağını göstermektedir ve ara sıra kullanılan ibuprofen ile klinik olarak anlamlı bir etki gözlenmesi muhtemelen beklenmemektedir.
Kardiyak glikozidler (örn: digoksin): NSAİİ’ler kalp yetmezliğini alevlendirebilir, glomerüler filtrasyon hızını azaltabilir ve plazmada kardiyak glikozid düzeylerini arttırabilirler.
Mifepriston: Asetilsalisilik asit dahil NSAİİ’lerin antiprostaglandin özelliklerinden dolayı teorik olarak tıbbi ürünün etkililiğinde azalma meydana gelebilir. Sınırlı miktardaki kanıt, prostaglandin ile aynı gün uygulanan NSAİİ’ lerin, mifepriston veya prostaglandinin servikal olgunlaşmaya olan
etkilerini olumsuz şekilde etkilemediğini ve gebeliğin tıbben sonlandırılmasının klinik etkililiğini azaltmadığını göstermektedir.
Sülfonilüre: NSAİİ’ler sülfonilüre grubu ilaçların etkilerini potansiyelize edebilirler. Sülfonilüre tedavisi görmekte olan hastalarda ibuprofen kullanımı ile çok seyrek hipoglisemi rapor edilmiştir.
Zidovudin: NSAİİ’ler zidovudin ile beraber verildiğinde hematolojik toksisite riskinde artış olabilir. Eş zamanlı zidovudin ve ibuprofen tedavisi alan HIV (+) hemofili hastalarında hematoma ve hemartroz riskinde artış bildirilmiştir.
Alkol: Kanama gibi önemli gastrointestinal yan etki riskleri artabileceğinden dolayı ibuprofen ve alkolün birlikte kullanımından kaçınılmalıdır.
Diğer analjezikler: İki veya daha fazla NSAİİ’nin beraber kullanımı önlenmelidir
İbuprofenin aşağıdaki ajanlar ile kullanılması durumunda doz ayarlaması gerekebilir:
Anti-hipertansifler (ADE inhibitörleri, anjiyotensin reseptör blokerleri, beta-blokerler, diüretikler ve pulmoner hipertansiyonda kullanılan ilaçlar (endotelin reseptör antagonistleri, bosentan)) :
NSAİİ’ler, antihipertansif etkiyi azaltabilir.  Seçici COX-2 inhibitörleri dâhil olmak üzere NSAİİ’ ler ile aynı zamanda ADE inhibitörleri ve anjiyotensin-II antagonistleri uygulandığında, böbrek yetmezliği olan hastalarda (örn. dehidrate veya yaşlı hastalar) genellikle reversibl olmak üzere akut böbrek yetmezliği için artan bir risk söz konusudur. Bu nedenle, özellikle yaşlı hastalar olmak üzere böbrek yetmezliği olan hastalara bu kombinasyon dikkatli uygulanmalıdır. Kombinasyon tedavisi başladıktan sonra ve tedavi sırasında düzenli aralıklarla hastalar yeterli şekilde hidrate edilmeli ve böbrek fonksiyonu kontrol edilmelidir.
Diüretikler (tiyazid, tiyazid benzeri diüretikler ve kıvrım diüretikleri) ayrıca, NSAİİ’lerin nefrotoksisite riskini arttırabilir. NSAİİ’ler, muhtemelen prostaglandin sentezinin inhibisyonundan dolayı furosemid ve bumetanidin diüretik etkisini giderebilmektedir. Ayrıca tiyazidlerin antihipertansif etkisini de azaltabilmektedir.
Aminoglikozitler: NSAİİ’ler aminoglikozitlerin atılımını azaltabilir (özellikle preterm bebeklerde).
Lityum: İbuprofen, lityum serum seviyelerinin azalması sonucunda lityumun renal klerensini düşürmektedir. Serum lityum seviyeleri sık şekilde kontrol edilmedikçe ve lityum dozunda olası bir azaltma yapılmadıkça bu kombinasyonun uygulanmasından kaçınılmalıdır. NSAİİ’ler, lityum
eliminasyonunu azaltabilirler. Selektif serotonin geri-alım inhibitörleri, SSRI (örn: paroksetin, fluoksetin, sertralin): SSRI’ ler ve NSAİİ’ lerin her ikisi de, örneğin gastrointestinal kanaldan kaynaklanan, kanama riskinde artışa neden olmaktadır. Bu risk kombinasyon tedavi durumunda artmaktadır. Söz konusu mekanizma muhtemelen, serotonin trombositlerdeki geri alımının azalması ile ilişkilendirilebilir.
Siklosporin: Prostasiklinin böbrekteki azalan sentezinden dolayı, NSAİİ’ ler ve siklosporinin eşzamanlı uygulamasının artan nefrotoksisite riskine neden olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, böbrek fonksiyonu kombinasyon tedavisi durumunda yakın şekilde izlenmelidir.
Kaptopril: Deneysel çalışmalar, ibuprofenin, kaptoprilin sodyum atılımına olan etkisine ters yönde etki ettiğini göstermektedir.
Kolestiramin: İbuprofen ile kolestiraminin eşzamanlı uygulaması, ibuprofen absorpsiyonunu geciktirmekte ve azaltmaktadır (%25 oranında). Bu ilaçlar en az 2 saat arayla alınmalıdır.
Takrolimus: NSAİİ’ler takrolimus ile beraber verildiğinde nefrotoksisite riskinde olası bir artış beklenebilir. Prostasiklinin böbrekteki azalan senezinden dolayı, NSAİİ’ ler ve takrolimusun eşzamanlı uygulamasının artan nefrotoksisite riskine neden olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle,
böbrek fonksiyonu kombinasyon tedavisi durumunda yakın şekilde izlenmelidir.
Kortikosteroidler: NSAİİ’ler ile gastrointestinal ülserasyon veya kanama riskinde artış.
Antitrombositik ajanlar (örn. klopidogrel): NSAİİ’ler ile gastrointestinal kanama riskinde artış görülebilir.
CYP2C9 İnhibitörleri: İbuprofenin, CYP2C9 inhibitörleri ile birlikte uygulanması, ibuprofene (CYP2C9 sübstratı) maruziyeti arttırabilir. Vorikonazol ve flukonazol (CYP2C9 inhibitörleri) ile yapılan bir çalışmada, yaklaşık %80-100 oranında artmış bir S(+)-ibuprofen maruziyeti gösterilmiştir. Özellikle yüksek dozdaki ibuprofenin vorikonazol veya flukonazol gibi potent CYP2C9 inhibitörleri ile birlikte uygulanması durumunda, ibuprofen dozunun düşürülmesi düşünülmelidir.
Bitkisel ekstreler: Ginkgo biloba, NSAİİ kullanımına bağlı kanama riskini potansiyelize edebilir.
Kinolon türevi antibiyotikler: Deney hayvanlarından elde edilen veriler, NSAİİ’lerin, kinolon antibiyotikleriyle ilişkili konvülsiyon riskini artırabileceğine işaret etmektedir. NSAİİ ve kinolonları birlikte alan hastalarda konvülsiyon gelişme riski artabilir. Etkileşim çalışmaları
yalnızca erişkinlerde yapılmıştır.
Klorfeniramin maleat:
Alkol ve klasik antihistaminikler (sedatif etkili) birlikte kullanıldığında sedatif etki artar. Sedatif etkileşmeler sedasyon yapmayan antihistaminiklerle daha sınırlı olarak görülür. Topikal uygulanan antihistaminikler (inhalasyonla uygulananlar dahil) bu tür etkileşme göstermezler. Fenitoin içeren epilepsi ilaçlarıyla, anksiyete tedavisinde veya uyku düzenleyici ilaçlarla dikkatli kullanılmalıdır.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Özel popülasyonlar üzerinde herhangi bir etkileşim çalışması yapılmamıştır.
Pediyatrik popülasyon:
Pediyatrik popülasyon üzerinde herhangi bir etkileşim çalışması yapılmamıştır.
Gebelik ve laktasyon
Gebelik kategorisi C dir (3. trimesterde D’dir).
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)
Gebe kalmayı düşünen kadınlarda veya gebeliğinin birinci veya ikinci trimesterinde olan kadınlarda ibuprofen kullanılması durumunda, uygulanacak dozun mümkün olduğunca düşük ve tedavi süresinin mümkün olduğunca kısa tutulması gerekmektedir. Gebe kadınlarda klorfeniramin kullanımı konusunda yeterli veri yoktur, insanlardaki potansiyel risk bilinmemektedir. Üçüncü trimester dönemindeki kullanım yenidoğanlarda veya  prematüre  doğanlarda reaksiyona sebep olabilir. Bu yüzden doktor tarafından gerekli görülmedikçe gebelik sırasında kullanılmamalıdır.
Gebelik dönemi
Prostoglandin sentezinin inhibisyonu, gebeliği ve/veya embriyo/fetal gelişimi olumsuz etkileyebilir. Epidemiyolojik çalışmalardan elde edilen veriler, gebeliğin erken döneminde prostaglandin sentez inhibitörü kullanımından sonra düşük ve kardiyak malformasyon gastroşizis riskinde bir artışı göstermektedir. Kardiyovasküler malformasyonun mutlak riski %1’den daha düşük düzeylerden yaklaşık olarak %1,5’e yükselmiştir. Riskin tedavi dozu ve süresi ile yükseldiğine inanılmaktadır. Hayvanlarda, prostaglandin sentez inhibitörü uygulanmasının pre ve post-implantasyon kayıplarında artış ve embriyo/fetal ölümlerle sonuçlandığı gösterilmiştir.
Ayrıca, organogenez döneminde prostaglandin sentez inhibitörü verilen hayvanlarda kardiyovasküler malformasyonlar da dahil olmak üzere çeşitli malformasyonların sıklığında artışlar bildirilmiştir. Gebeliğin birinci ve ikinci trimesterinde, kesin olarak gerekli olmadıkça COLDFEN ZERO verilmemelidir. COLDFEN ZERO, gebe kalmaya çalışan veya gebeliğin birinci ve ikinci trimesterinde bulunan bir kadına verilirse, doz mümkün olduğu kadar düşük ve tedavi süresi mümkün olduğu kadar kısa tutulmalıdır. Üçüncü trimester esnasında bütün prostaglandin sentez inhibitörleri fetüsü aşağıdakilere maruz bırakabilir:
– Kardiyopulmoner toksisite (duktus arteriozusun erken kapanması ve pulmoner hipertansiyon)
– Oligohidramniyoz ile birlikte böbrek yetmezliğine ilerleyebilecek böbrek disfonksiyonu
Anne ve yenidoğanda gebeliğin sonunda aşağıdakilere neden olabilir:
– Kanama zamanında uzama
– Doğumun gecikmesine ve uzun süremesine neden olan uterus kontraksiyonlarının inhibisyonu
Sonuç olarak, COLDFEN ZERO gebeliğin son trimesterinde kontrendikedir.
Laktasyon dönemi
Sınırlı sayıdaki klinik çalışmadan elde edilen verilere dayanılarak, tüm NSAİİ olduğu gibi ibuprofen de çok az miktarda anne sütüne geçer. Klorfeniramin maleat anne sütüne önemli miktarda geçer. Klorfeniramin maleat ve diğer antihistaminikler laktasyonu inhibe edebilir. Bu nedenle eğer mümkünse emzirme döneminde COLDFEN ZERO kullanılmaması önerilir.
Üreme yeteneği/Fertilite
İbuprofen kullanımı fertiliteyi olumsuz yönde etkileyebilir, bu nedenle gebe kalmayı düşünen kadınların kullanması önerilmez. Gebe kalma zorluğu yaşayan veya kısırlık incelemesinden geçen kadınlarda ibuprofen alımının durdurulması düşünülmelidir.
Klorfeniramin sıçan ve tavşanlarda mg/m2 bazında insanlarda önerilen maksimum dozun 20-25 katı kullanıldığında fertiliteyi etkilememiştir.
Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
COLDFEN ZERO, sersemlik, rehavet, yorgunluk ve görme bozuklukları gibi istenmeyen etkilere neden olabilir. Eğer bu istenmeyen etkiler görülürse, hastalar araç ve makine kullanmamaları konusunda uyarılmalıdırlar.
İstenmeyen etkiler
Rapor edilen istenmeyen etkiler aşağıdaki sıklık derecesine göre listelenmiştir:
Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar:
Yaygın olmayan: Rinit
Seyrek: Aseptik menenjit (özellikle sistemik lupus eritematozus ve karma bağ dokusu hastalığı gibi otoimmün hastalığı olan hastalarda) boyun sertliği, baş ağrısı, bulantı, kusma, ateş, yön duygusunu yitirme gibi semptomlarla birlikte
Kan ve lenf sistemi hastalıkları:
Seyrek: Lökopeni, trombositopeni, agranülositoz, aplastik anemi, hemolitik anemi ve kan diskrazileri
Bağışıklık sistemi hastalıkları:
Seyrek: Anaflaktik reaksiyon
Bilinmiyor: Allerjik reaksiyon ve anjiyoödem
Sinir sistemi hastalıkları:
Çok yaygın: Sedasyon ve somnolans
Yaygın: Baş ağrısı, baş dönmesi, dikkat dağınıklığı ve anormal koordinasyon
Yaygın olmayan: Parestezi
Seyrek: Optik nevrit
Çok seyrek: Nöbet
Bilinmiyor: Tremor
Göz hastalıkları:
Yaygın: Bulanık görme
Yaygın olmayan: Görme bozukluğu
Seyrek: Toksik optik nöropati
Kulak ve iç kulak hastalıkları:
Yaygın olmayan: Duyma bozukluğu
Seyrek: Tinnitus, vertigo
Kardiyak hastalıkları:
Çok seyrek: Arteriyel trombotik olaylar
Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar:
Yaygın olmayan: Astım, bronkospazm, dispne
Bilinmiyor: Bronş sekresyonunda koyulaşma
Gastrointestinal hastalıklar:
Yaygın: Dispepsi, diyare, bulantı, kusma, abdominal ağrı, flatulans, konstipasyon, melana, hematemez, gastrointestinal hemoraji
Yaygın olmayan: Gastrit, duodenal ülser, gastrik ülser, oral ülserasyon, gastrointestinal perforasyon
Seyrek: Ağız kuruluğu
Çok seyrek: Pankreatit
Bilinmiyor: Kolit ve Crohn hastalığı
Hepato-bilier hastalıklar:
Yaygın olmayan: Hepatit, sarılık, hepatik fonksiyon bozukluğu
Seyrek: Hepatik hasar
Çok seyrek: Hepatik yetmezlik
Deri ve deri altı doku hastalıkları:
Yaygın: Deri döküntüsü
Yaygın olmayan: Ürtiker, kaşıntı, purpura, anjiyoödem, ışığa duyarlılık reaksiyonu
Çok seyrek: Stevens-Johnson sendromu dahil büllöz deri iltihabı, toksik epidermal nekroliz ve eritema multiforme
Bilinmiyor: Eksfolyatif dermatit, eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu
(DRESS sendromu)
Böbrek ve idrar yolu hastalıkları:
Yaygın olmayan: Tubulo-interstisyel nefrit, nefrotik sendrom ve renal yetmezlik
Seyrek: Üriner retansiyon
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar:
Yaygın: Yorgunluk
Seyrek: Ödem
Kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu hastalıkları:
Bilinmiyor: Kas seyirmeleri, kas güçsüzlüğü
Nonsteroid antienflamatuar tedavisi ile ilişkili olarak ödem, hipertansiyon ve kalp yetmezliği bildirilmiştir. Klinik çalışmalar ve epidemiyolojik veriler, özellikle yüksek dozlarda (2400 mg/gün) ve uzun süreli tedavide ibuprofen kullanımının, arteryal trombotik olayların (örn. miyokard infarktüsü veya felç gibi) riskinde küçük bir artışa neden olabileceğini göstermektedir.
En sık olan yan etkiler GI sistemde görülür. Özellikle yaşlı hastalarda gastrointestinal ülserler, perforasyon veya kanama zaman zaman ölümcül olabilmektedir. İbuprofen uygulamasını takiben bulantı, kusma, diyare, hazımsızlık, konstipasyon, dispepsi, abdominal ağrı, melena, hematemez,
hipertansiyon ve kalp yetmezliğinin yanı sıra ülseratif stomatit, kolitin şiddetlenmesi ve Crohn hastalığı rapor edilmiştir. Daha az sıklıkla gastrit görülmüştür.
Aseptik menenjitin bildirildiği vakaların çoğunda, altta yatan bazı otoimmün hastalık formları (özellikle sistemik lupus eritematoz ve benzer bağ doku hastalıkları) görülmektedir.
Bağışıklık sistemi hastalıkları: NSAİİ ile tedaviyi takiben hipersensivite reaksiyonları rapor edilmiştir. Bunlar; spesifik olmayan alerjik reaksiyon ve anafilaksi, astım, kötüleşmiş astım, bronkospazm veya dispneyi içeren solunum yolu reaktivitesi veya döküntü (çeşitli tiplerde), kaşıntı, ürtiker, purpura, anjiyoödem ve daha nadir olarak eksfolyatif ve bülöz dermatozları (Stevens-Johnson Sendromu, toksik epidermal nekrozis ve eritema multiforme dahil) içeren deri bozukluklarıdır. İstisna olarak, varisella ile ilişkili olarak deri ve bağ dokunun ciddi enfeksiyöz komplikasyonlarının meydana geldiği bildirilmiştir.
İbuprofen trombosit agregasyonunda reversibl inhibisyon yaparak kanama süresinin uzamasına neden olabilir.
Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir. (www.titck.gov.tr; e-posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)
4.9. Doz aşımı ve tedavisi
İbuprofen Toksisitesi
80-100 mg/kg üzerindeki dozlarda semptomların ortaya çıkma riski vardır. 200 mg/kg’ın üzerindeki dozlarda kişiden kişiye oldukça değişken olsa da ciddi semptom riski vardır. 15 aylık bir çocukta 560 mg/kg’lık bir doz ciddi intoksikasyona yol açmıştır. 6 yaşında bir çocukta 3,2 gram hafif- orta derece intoksikasyona yol açmıştır. 1,5 yaşında bir çocukta 2,8-4 gram ve 6 yaşında bir çocukta 6 gram ciddi intoksikasyona, bir erişkinde 8 gram orta derece intoksikasyona ve bir erişkinde 20 gramdan fazla bir doz çok ciddi intoksikasyona yol açmıştır.
16 yaşındaki bir gençte uygulanan 8 gram böbreği etkilemiştir ve bir gence alkolle birlikte verilen 12 gram akut tübüler nekroz ile sonuçlanmıştır.
Semptomlar
Ön planda görülen semptomlar bulantı, karın ağrıları ve kusma (kanlı olabilir) gibi gastrointestinal sistem semptomları ve baş ağrısı, kulak çınlaması, konfüzyon ve nistagmustur. Yüksek dozlarda bilinç kaybı, konvülsyonlar (esasen çocuklarda). Bradikardi, kan basıncında düşüş. Hipernatremi, böbrek etkileri, hematüri. Olası karaciğer etkileri. Hipotermi ve erişkin respiratuar distres sendromu nadir olarak bildirilmiştir. Ciddi zehirlenmelerde metabolik asidoz oluşabilir.
Tedavi
Gerekli ise mide yıkanır, karbon verilir. Gastrointestinal problemler varsa antiasidler verilir.
Hipotansiyon varsa, intravenöz sıvı ve gerekirse inotropik destek. Yeterli diürezi sağlayınız. Asitbaz ve elektrolit bozukluklarını düzeltiniz. Sık veya uzayan konvülsiyonlar intravenöz diazepam ile tedavi edilmelidir. Diğer semptomatik tedavileri uygulayınız.
Klorfeniramin maleat Toksisitesi
Günlük dozun 3-5 katı oral yoldan alınırsa zehirlenmeye yol açar. Çocuklar, antihistaminik ilaçların antikolinerjik toksik etkisine yetişkinlerden daha duyarlıdır. Belirti ve bulgular arasında sedasyon, SSS’de paradoksal eksitasyon, toksik psikoz, konvülsiyonlar, apne, antikolinerjik etkiler, distonik reaksiyonlar, aritmi ve kardiyovasküler kollaps bulunmaktadır. Letal dozu 25- 50 mg/kg arasındadır.
Gerekli ise temel ve ileri yaşam desteği verilmelidir. Nabızsız ventrikül fibrilasyonu varsa defibrilasyon uygulanır. Antikolinerjik etki nedeniyle zehirlenme belirti ve bulguları gecikebileceğinden, bulgusu olmayan hastalar en az 6-8 saat izlenmelidir. Hipotansiyon ve aritmiler agresif şekilde tedavi edilmelidir. Ortaya çıkabilecek koma, konvülsiyon, hipertermi ve ventrikül taşikardisi durumları için izlem süresince hazırlıklı olunmalıdır.
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grup: Soğuk Algınlığı Preparatları
ATC Kodu: R05X
Etki mekanizması:
İbuprofen analjezik, anti-inflamatuar ve antipiretik aktiviteye sahip bir propiyonik asit türevidir. İbuprofenin terapötik etkilerinin siklooksijenaz enzimi üzerindeki inhibitör etkisinin bir sonucu olduğu düşünülmektedir. Bu inhibitör etki, prostaglandin sentezinde belirgin bir düşmeyle
sonuçlanmaktadır. Deneysel veriler eş zamanlı kullanıldıklarında ibuprofenin düşük doz aspirinin trombosit agregasyonu üzerindeki etkisini engelleyebildiğini göstermektedir. Bir çalışmada, hızlı salımlı aspirin dozundan (81 mg) önceki 8 saat içinde veya dozdan sonraki 30 dakika içinde tek doz 400 mg ibuprofen alındığında asetilsalisik asidin tromboksan oluşumunu azaltıcı ve trombosit agregasyonunu azaltıcı etkisinin azaldığı gözlenmiştir. Ancak bu verilerdeki kısıtlamalar ve exvivo verilerin klinik durumları değerlendirmedeki belirsizlikleri, düzenli ibuprofen kullanımı
konusunda kesin sonuçlara varılamayacağını göstermektedir ve ara sıra kullanılan ibuprofen ile klinik olarak anlamlı bir etki gözlenmesi muhtemelen beklenmemektedir.
Klorfeniramin maleat alkilamin türevi güçlü bir antihistaminiktir. Antikolinerjik aktiviteye de sahiptir. H1 reseptör antagonisti özelliğinden dolayı üst solunum yolları alerjik hastalıklarının burun akıntısı, göz sulanması, hapşırma gibi alerjik bulgularını geçici olarak ortadan kaldırır. İyi
terapötik etkili bir antihistaminiktir. Antihistaminikler semptomatik rahatlık verir, rahatlık ilaç alımı devam ettiği sürece devam eder.
Farmakokinetik özellikler
Genel özellikler
Emilim:
İbuprofen, %80-90 oranında biyoyararlanım ile gastrointestinal kanaldan hızlıca emilir. Uygulamadan sonra bir ila iki saat içerisinde doruk serum konsantrasyonlarına ulaşır. Gıda ile birlikte alındığında, aç karnına alındığı duruma göre doruk serum konsantrasyonları daha düşük olur ve bu düzeye daha yavaş ulaşılır. Gıda, toplam biyoyararlanımı önemli ölçüde etkilemez.
Klorfeniramin maleat ağız yoluyla iyi absorbe olur, etkisi 15-60 dakikada başlar, 3-6 saatte maksimuma erişir.
Dağılım:
İbuprofen, plazma proteine yüksek oranda (%99) bağlanır. Erişkinlerde dağılım hacmi yaklaşık 0.12-0.2 L/kg olmak üzere küçüktür.
Klorfeniramin maleat plazma proteinlerine yaklaşık %70 oranında bağlanır. Santral sinir sistem de dahil olmak üzere, vücuda geniş bir dağılım gösterir. Plasentayı aşar ve anne sütüne geçer.
Biyotransformasyon:
İbuprofen karaciğerde iki inaktif metabolite metabolize olur.
Klorfeniramin hızlı bir şekilde ve geniş ölçüde metabolize edilir. Önce gastrointestinal mukozada metabolize olur, ardından karaciğerde ilk geçiş metabolizmasına uğrar. N-dealkilasyon ile değişik metabolitleri oluşur.
Eliminasyon:
İbuprofenin böbrekler yoluyla atılımı hızlı ve tamdır. Eliminasyon yarılanma ömrü yaklaşık 2 saattir. İbuprofenin atılımı son dozdan sonra 24 saat içinde hemen hemen tamamlanır.
Klorfeniramin maleat 24 saat içinde metabolitler şeklinde böbrek yoluyla atılıma uğrar. Böbreklerden atılım hızı idrar pH’ı ve idrar akımına bağımlılık gösterir; idrar pH’ının arttığı ve üriner akımın azaldığı durumlarda eliminasyon hızı azalır.
Doğrusallık/doğrusal olmayan durum:
İbuprofenin ve klorfeniraminin kinetiği doğrusaldır.
Hastalardaki karakteristik özellikler
Böbrek yetmezliği:
Sağlıklı gönüllüler ile karşılaştırıldığında hafif böbrek yetmezliği olan hastalarda bağlanmamış (S)-ibuprofenin arttığı, (S)-ibuprofen için daha yüksek Eğri Altı Alan (EAA) değerlerinin olduğu ve enantiyomerik EAA (S/R) oranlarının arttığı bildirilmiştir. Diyaliz uygulanan son dönem böbrek hastalığı olan hastalarında, ibuprofenin ortalama serbest fraksiyonu yaklaşık %3 iken sağlıklı gönüllülerde yaklaşık %1 olmuştur. Ağır böbrek yetmezliği ibuprofen metabolitlerinin birikmesine neden olabilir. Bu etkinin anlamı bilinmemektedir. Metabolitler hemodiyaliz ile uzaklaştırılabilir.
Karaciğer yetmezliği:
Orta derecede karaciğer yetmezliğinin eşlik ettiği alkolik karaciğer hastalığı, farmakokinetik parametrelerde önemli bir değişikliğe neden olmamıştır. Rasemik ibuprofen ile tedavi edilen orta dereceli karaciğer yetmezliği olan siroz hastalarında (Child Pugh skoru 6-10), yarılanma  ömrünün ortalama 2-kat uzadığı ve enantiyomerik EAA oranının (S/R) sağlıklı gönüllülere göre anlamlı oranda daha düşük olduğu gözlenmiştir. Bu durum, (R)-ibuprofenin aktif (S)-enantiyomere metabolik çevrilmesinin azaldığını göstermektedir.
Yaşlı hastalarda
Böbrek yetmezliğinin olmadığı durumda, genç ve yaşlı hastalar arasında farmakokinetik profil ve üriner atılımda yalnızca minör, klinik olarak anlamlı olmayan farklar görülmektedir.
Çocuk hastalarda
Bir yaş ve üzerindeki çocuklarda ağırlığa göre ayarlanmış dozun (5 mg/kg ila 10 mg/kg vücut ağırlığı) uygulanmasını takiben sistemik ibuprofen maruziyetinin erişkinlerdekine benzer olduğu görülmektedir. Üç aylık ila 2.5 yaşındaki çocuklarda, 2.5 ila 12 yaşındaki çocuklardakinden daha
yüksek dağılım hacmi (L/kg) ve klerens (L/kg/sa) görülmüştür.
Klinik öncesi güvenlilik verileri
Akut toksisite (ibuprofen):
Tür               Cin      doz           Etkisiz          Bariz etkili   Mak. non-    Min.letal    Non-fetal
———           si       aralığı      Mak.Düzey    Min.doz         letal doz             doz           mak.doz.
———          yet      mg/kg         mg/kg             mg/kg            mg/kg             mg/ kg         mg/kg
Fare (oral)  E     200-1600        200                400               200                    400                  800
Fare (ip)      E     100-1600         100                 200              100                     200                  800
Sıçan             E     400-1600        400                800               800                  1600                1600
(oral)
Sıçan (sc)   E     400-1600          800              1600               800                  1600                1600
Kronik toksisite (ibuprofen):
Tek sürekli patolojik bulgu olarak gastrointestinal sistem ülserasyonu gözlendi. Bu bulguya rastlanan en düşük günlük dozlar: Farede: 300 mg/kg; sıçanda: 180 mg/kg; maymunda: 100 mg/kg; köpekte: 8 mg/kg. Gastrointestinal hasar görülmeme düzeyi sıçanda 6 ay süre ile günde 60 mg/kg ve farede 90 gün süre ile günde 75 mg/kg olarak bulundu. Bir çalışmada 2 yılın sonunda sıçanda renal papiller değişiklikler bulundu. Bu bulgular, non-steroidal antienflamatuarlar için tipiktir ve insanlarda anlamlılığı şüphelidir.
Klorfeniramin maleat:
Geçerli değildir.
FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
Yardımcı maddelerin listesi
Mikrokristalin selüloz (E460)
Kolloidal silikon dioksit
Kroskarmelloz sodyum
Laktoz monohidrat (inek sütünden elde edilir)
Magnezyum stearat
Povidon
Polivinil alkol
Polietilen glikol
Kopovidon
Gün batımı sarısı (E110)
Titanyum dioksit (E171)
Kaolin (E559)
Sodyum lauril sülfat
Prejelatinize nişasta
Talk
Mısır nişastası
Stearik asit
Geçimsizlikler
COLDFEN ZERO’nun herhangi bir ilaç ya da madde ile geçimsizliği olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır.
Raf ömrü: 24 ay
Saklamaya yönelik özel tedbirler : 25°C altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
Ambalajın niteliği ve içeriği : 24 film kaplı tablet, şeffaf PVC Aclar/Alüminyum folyo blister ile karton kutuda kullanma talimatı ile beraber ambalajlanır.
Ruhsat Sahibi :
Berat Beran İlaç San. Ve Tic.Ltd.Şti
Yenişehir Mah.Özgür Sok.No.16 Ataşehir / İstanbul
Tel(216) 456 65 79

DEMAX 20 mg Film Tablet, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi :

İlacın aktif maddesi Memantin hidroklorür‘dür. Alzheimer  hastalarında beyinde fazla salgılanmasından dolayı beyin hücrelerinde ölüme yol açan glutamat denilen kimyasal taşıyıcıyı engelleyen NMDA reseptör antagonistlerinden bir maddedir. Alzheimer hastalığına bağlı fonksiyonel durum, bilişsel durum ve davranış bozukluklarında faydalı etkilere sahiptir. Beyindeki glutamat aktarımındaki bozukluklar ve beyin içindeki mesajların iletimini sağlayan kimyasallardaki eksiklik,  Alzheimer hastalarında hafıza kaybı ve öğrenme yeteneğinde azalmaya sebep olur. DEMAX 20 mg Film Tablet, orta ve ileri düzeydeki Alzheimer türü demans (bunama) hastalığında zihinsel kapasiteyi  arttırmak ve bu hastalığa bağlı bellek, algı, dikkat, yargılama, hayal, yeni şeyleri hatırlama, muhakeme ve dil becerileriyle ilgili rahatsızlık belirtilerinin ilerlemesini yavaşlatmak için kullanılmaktadır.

 

DEMAX 20 mg Film Tablet Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. Orta ve ileri düzeydeki Alzheimer tipi  bunama (demans) belirtilerine karşı tedavide faydalı etkileri olan bir ilaçtır.
  2. Eğer epilepsi veya diğer nöbet rahatsızlıkları,  karaciğer ve böbrek rahatsızlığı, idrar kesesi ve böbrek enfeksiyonu, konjestif kalp yetmezliği, geçmişte kalp krizi öyküsü veya kontrol edilmemiş yüksek tansiyonunuz varsa , bu ilaçla tedaviye başlamadan önce ilacı güvenli bir şekilde kullanabilmeniz için kullandığınız ilaçlar ve rahatsızlıklarınız hakkında hekiminizle görüşünüz.
  3. İlaçtan en iyi faydanın sağlanması için düzenli bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Bunun için ilacınız tamamen bitmeden tekrar reçetenize yazdırınız.
  4. İlaç alımına,  hastanın düzenli olarak ilaç alımını takip edebilecek hastadan sorumlu bir kişi olduğu zaman başlatılmalı ve ilaç hasta üzerinde iyi sonuç verdiği sürece kullanımı sürdürülmelidir.
  5. Bu ilacın vücudunuzda zararlı etkilere yol açmadığından ve hastalığınızı iyileştirdiğinden emin olabilmek için hekiminizin tedavi sürecinizi düzenli olarak takip etmesi gerekecektir. Hekiminiz ile planlanmış randevularınıza zamanında gidiniz. 
  6. 18 yaşından küçükler üzerinde güvenirliliği ve etkinliği saptanamadığından, 18 yaşından küçüklere verilmemelidir.
  7. Bu ilaç düşünce ve reaksiyonları bozabilecek yan etkilere sahiptir. Araç veya alet kullanmak gibi aktivitelerde bulunmaktan sakınınız.
  8. Hamilelikte ve emzirme dönemlerinde kesinlikle kullanılmamalıdır.
  9. İlacın etken maddesine karşı bir alerjiniz varsa bu ilacı kullanmanız önerilmez.

 

DEMAX 20 mg Film Tablet’in Kullanım Şekli :

  1. İlacınızın her dozunu 1 bardak dolusu suyla birlikte alınız. Yemeklerle birlikte veya aç karnına alınabilir.
  2. Yaşlı hastalar ve erişkinlere günlük tavsiye edilen doz:  günde bir defa 20 mg lık 1 tablet veya 10 mg lık 2 tablet.
  3. İlacın yan etkilerini önlemek için günlük doz miktarları aşamalı şekilde yükseltilerek kullanılır: 1.hafta 5 mg ; 2.hafta 10 mg lık 1 tablet; 3.hafta 15 mg; 4.hafta ve sonrası 20 mg dozlarla uygulanması tavsiye edilir.
  4. 4. haftadan itibaren tedaviye, günde 1 defa 20 mg’lık 1 tablet olarak  her gün tavsiye edilen dozla tedavi sürdürülür.
  5. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince mutlaka hekiminizin direktiflerine uyunuz. Yanlış kullanım ve talimat dışı uygulamalar hastalığın seyrini olumsuz etkiler, vücudunuza ciddi zararları olur.

 

DEMAX 20 mg Film Tablet Yan Etkileri

  1. DEMAX ilacı kullandıktan sonra yüzünüzde, ağız içi ve boğazınızda şişlik, karın ağrısı, nefes almada güçlük, deride kaşıntı, döküntü gibi alerjiyi işaret  eden bir  durum kendinizde gelişirse, hiç vakit kaybetmeden hekiminizle irtibata geçiniz.
  2. Baş dönmesi, sakarlık sonucu düşme, baş dönmesi, uyku bozukluğu, iştah kaybı, öksürük, kusma, kabızlık, ishal ilacın görülebilecek hafif yan etkileridir.
  3. İstem dışı kasılmalar (nöbet), halüsinasyonlar, bilinç bulanıklığı yan etki olarak görüldüğünde ilacın alımını keserek acilen hekiminizi arayınız.

 

İlaç Etken Maddesi: Memantin hidroklorür
İlaç Marka İsmi: DEMAX 20 mg Film Tablet

Source link

DEMAX Tedavi Başlangıç Paketi, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi :

Aktif maddesi Memantin olan DEMAX Tedavi Başlangıç Paketi, Alzheimer hastalığının belirtilerini arttıran kimyasalların, etkisini azaltan bir ilaçtır. Orta ve ileri derece Alzheimer tipi demansı tedavide zihinsel kapasiteyi arttırmak ve bu hastalığa bağlı algılama, dikkat, yargılama, hayal, yeni şeyleri hatırlama, muhakeme, karar verme, kişisel bakım, dil becerisi veya çevresel iletişimle ilgili rahatsızlık belirtilerinin ilerlemesini yavaşlatmak için kullanılmaktadır. Bu hastalıkta görülen bilişsel, işlevsel ve davranış bozukluklarında yararlı etkileri mevcuttur.

 

DEMAX Tedavi Başlangıç Paketi Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. DEMAX Tedavi Başlangıç Paketine,  hastanın düzenli olarak ilaç alımını takip edebilecek hastadan sorumlu bir kişi olduğu zaman başlatılmalı ve ilaç hasta üzerinde iyi sonuç verdiği sürece kullanımı sürdürülmelidir.
  2. İlaçtan en iyi sonucu almak için düzenli bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Bunun için DEMAX tamamen bitmeden tekrar reçetenize yazdırınız.
  3. Eğer sara veya diğer nöbet rahatsızlıkları,  karaciğer ve böbrek rahatsızlığı, idrar kesesi ve böbrek enfeksiyonu, konjestif kalp yetmezliği, geçmişte kalp krizi öyküsü veya kontrol edilmemiş yüksek tansiyonunuz varsa , bu ilaçla tedaviye başlamadan önce ilacı güvenli bir şekilde kullanabilmeniz için kullandığınız ilaçlar ve rahatsızlıklarınız hakkında hekiminizle görüşünüz.
  4. Bu ilacın vücudunuzda zararlı etkilere yol açmadığından ve hastalığınızı iyileştirdiğinden emin olabilmek için hekiminizin tedavi sürecinizi düzenli olarak takip etmesi gerekecektir. Hekiminiz ile planlanmış randevularınıza zamanında gidiniz.
  5. DEMAX, düşünce ve reaksiyonları bozabilecek yan etkilere sahiptir. Araç veya alet kullanmak gibi aktivitelerde bulunmaktan kaçınmalısınız.
  6. Hamilelik döneminde ve emzirme dönemlerinde kesinlikle kullanılmamalıdır.
  7. İlacın aktif maddesine karşı hassasiyetiniz varsa bu ilacı kullanmanız önerilmez.

 

DEMAX Tedavi Başlangıç Paketi’nin Kullanım Şekli :

  1. DEMAX Tedavi Başlangıç Paketi nasıl reçete edildiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince mutlaka hekiminizin direktiflerine uyunuz. Yanlış kullanım ve tavsiye dışı uygulamalar hastalığın gidişatını olumsuz şekilde etkiler, sağlığınıza zarar verir.
  2. Hekim tarafından belirlenen dozaj miktarını ve kullanma süresini dikkate almalısınız.
  3. İlacınızın her dozunu 1 bardak dolusu suyla içiniz.  Tercilen, yemek esnasında veya yemek öncesinde ya da sonrasında içilebilir.
  4. İlacın yan etkilerine maruz kalmamak için günlük doz miktarları basamak basamak yükseltilerek kullanılır: 1.hafta 5 mg lık 1 tablet; 2.hafta 10 mg lık 1 tablet; 3.hafta 15 mg lık 1 tablet; 4.hafta ve sonrası 20 mg lık 1 er tablet dozlarla her gün uygulanması tavsiye edilir.

 

DEMAX Tedavi Başlangıç Paketi Yan Etkileri

  1. İlacı kullandıktan sonra yüzünüzde, ağız içi ve boğazınızda şişlik, karın ağrısı, nefes almada güçlük, deride kaşıntı, döküntü gibi alerjiyi işaret  eden bir  durum kendinizde gelişirse, hiç vakit kaybetmeden hekiminizle irtibata geçiniz.
  2. İstem dışı kasılmalar (nöbet), bilinç bulanıklığı yan etki olarak görüldüğünde ilacın alımını keserek acilen hekiminizi arayınız.
  3. Baş dönmesi, sakarlık sonucu düşme, baş dönmesi, uyku bozukluğu, iştah kaybı, öksürük, kusma, kabızlık, ishal ilacın görülebilecek hafif yan etkileridir.

 

İlaç Etken Maddesi: Memantin.
İlaç Marka İsmi: DEMAX Tedavi Başlangıç Paketi

Source link

CEDEPTIN 100 mg / 2 ml enjeksiyonluk çözelti 10 ampül, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi :

CEDEPTİN 100 mg/2 ml enjeksiyonluk çözelti‘nin etken maddesi, Petidin hidroklorür’dür. Ağrı tedavisinde kullanılır. CEDEPTİN,  çeşitli sebeplere bağlı şiddetli ağrılar; mide ve bağırsak sistemi, safra kesesi ve safra kanalı hariç üreme ve boşaltım sistemi  kanallarda şiddetli ağrılarda; kalp krizi, akciğer ödemi; Miyokard infarktüsü, pulmoner ödemde; ameliyat öncesinde ağrı kesici olarak; doğumda; ağrıyı azaltmak, rahim kanalının genişleme ve dışarı atış evrelerinin süresini kısaltmak, rahim ağzı sertliği ve spazmlarında, kasılmalı doğum ve baş gelişi esnasındaki ağrıda kullanılır.

 

CEDEPTIN 100 mg / 2 ml enjeksiyonluk çözelti 10 ampül ‘ ün Kullanım Şekli

  1. Parenteral kullanım (genelde s.c. veya i.m., ayrıca istisna vakalarda i.v. uygulama)
  2. CEDEPTİN uygulaması bir hastanede yapılmalıdır!
  3. Ani gelişen ağrılarda ve kasılmalarda, koliklerde,  yavaş bir şekilde (1-2 dakikanın üzerinde) 1-2 ml i.v. enjekte edilir; ampul içeriği, 10 ml % 10 dekstroz, %5 dekstroz çözeltisi ve serum fizyolojik içinde dilüe edilebilir.
  4. Bu ilacı hekiminiz bırakmanızı söyleyene kadar bırakmayınız. Tedavinin ani kesilmesi yoksunluk belirtilerine neden olur.

 

CEDEPTIN 100 mg / 2 ml enjeksiyonluk çözelti 10 ampül Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. Sinir ağrısı, migren, öksürüğünüz (bu tür vakalarda bağımlılık potansiyeli daha düşük olan maddeler
    kullanılır) var ise ya da solunum depresyonundan kaçınılması gereken hastalıklardan (örneğin solunum yetmezliği, astım, amfizem) biri var ise; travmaya bağlı kafa yaralanmaları, kafa içi basınç artışı; ağır karaciğer yetmezliği, akut hepatik porfiri (karaciğer harabiyetine bağlı olarak gelişen ve hızlı seyreden, porfirin adlı maddenin aşırı oluşumu), şiddetli safra ağrısı, safra kesesinin çıkarılması ameliyatı sonrası gelişen hastalık tablosu, pankreas iltihabı, kalpte ritim bozukluğu (supraventriküler disritmi), alkol, ağrı kesici veya sinir sistemine etkili diğer ilaçlar,  psikiyatri ilaçları ile tedavi görüyorsanız; Prokarbazin (bazı tümörlerin tedavisinde kullanılan ilaç) kullanıyorsanızı, son 14 gün içerisinde MAOI grubu ilaçlardan herhangi birini kullandı iseniz ya da Petidin hidroklorür veya CEDEPTİN’in içerdiği diğer maddelere veya fenilpiperidin türevlerine alerjiniz var ise; bu gibi durumlarda CEDEPTİN kullanılmamalıdır.
  2. CEDEPTİN, uzun süreli ağrı tedavisinde kullanılmamalıdır.
  3. Akut kısa süreli ağrı tedavisinde CEDEPTİN‘ i 5 (beş) günden daha uzun süre kullanılması öngörülmemektedir.
  4. Bilinç bulanıklığı, göz içi tansiyonu, böbrek işlev bozukluğu, sara tipi kasılmalara meyilli hastalar, madde bağımlılığı olanlarda ve yeni doğanlarda, 12 aylıktan küçük bebeklerde CEDEPTİN dikkatle kullanılmalıdır.CEDEPTİN ve  sıvı eksikliği olan hastalardaki düşük tansiyon durumunda dikkatli kullanılmalıdır.
  5. CEDEPTİN kullanırken, kesinlikte alkol kullanmayınız.
  6. CEDEPTİN,  kötü kullanıma ve bağımlılık gelişmesine yol açabilir, bağımlılık potansiyeli yüksektir. Uzun süreli kullanımında ruhsal ve fiziksel bağımlılık ve tolerans gelişir. Benzer yapıdaki diğer uyuşturucu maddelere tolerans geliştiğinde petidine de tolerans geliştiği görülmüştür. Bu nedenle CEDEPTİN’e benzer yapıdaki uyuşturucu maddelere bağımlı olan hastaların yoksunluk tedavisinde kullanılmamalıdır.
  7. Ruhsal bağımlılığı olan hastalarda, CEDEPTİN’in ani kesilmesi sonucu yoksunluk belirtileri ortaya
    çıkabilir. Bu tür belirtilerin başlaması morfinden daha hızlıdır ve süresi daha kısadır. Vejetatif
    (istem dışı çalışan) vücut sistemlerine ait belirtiler genelde daha az belirgindir. Belirti ve bulgular,
    esneme, göz bebeğinin büyümesi, göz veya burun akıntısı, hapşırma, kaslarda titreme, baş ağrısı,
    terleme, uykusuzluk, ruhsal sıkıntı ve huzursuzluk, aşırı hassasiyet, orgazm (cinsel doyum anı),
    iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal, kemik ağrısı, karın ve kaslarda istem dışı ağrılı kasılma,
    dakikadaki kalp atım sayısının artmasını içermektedir. Bir hastanede tedavi gereklidir!
  8. CEDEPTİN’in hamilelik döneminde kullanıp kullanmayacağınıza doktorunuz karar verecektir.
    Petidin ve ağızdan alınan doğum kontrol ilaçlarının birlikte kullanımından kaçınılmalıdır
  9. CEDEPTİN’in emzirme döneminde kullanıp kullanmayacağınıza doktorunuz karar verecektir.
  10. Talimatlara göre kullanılsa bile, CEDEPTİN, araba veya makine kullanma yeteneğinizin zedelenmesine
    yol açabilir. Bu nedenle, ayakta tedavi görüyorsanız araba veya makine kullanmayınız.
  11. Bu tıbbi ürün her ampulde 1 mmol (23 mg)’den daha az sodyum ihtiva eder; bu dozda sodyuma bağlı herhangi bir uyarı gerekmemektedir.
  12. CEDEPTİN, antikolinerjik maddelerle (kalp ritim bozukluğu ve düşük tansiyonun giderilmesi ve solunum yolu salgılarının azaltılması gibi amaçlarla kullanılan ilaçlar) birlikte uygulandığı vakalarda da dikkat edilmelidir; antikolinerjiklerin etkilerini güçlendirebilir, barsak hareketinin durması sonucunda bağırsağın tıkanmasına neden olabilir.
  13. CEDEPTİN‘le birlikte kullanım, klorpromazin (bazı ruh durum bozuklukları, bulantı ve kusma
    tedavisinde kullanılan bir ilaç) ya da fenobarbital (ruhsal gerilimi hafifletmede, uykusuzluğu
    düzeltmede ve sara hastalığının tedavisinde kullanılan bir ilaç) zehirlenmesine yol açabilir.
  14. CEDEPTİN ve ağızdan alınan doğum kontrol ilaçlarının birlikte kullanımından kaçınılmalıdır, ağızdan
    alınan doğum kontrol ilaçları petidinin vücutta parçalanmasını engelleyebilir.
  15. MAO-inhibitörleriyle (depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar) tedaviyi takiben 2 hafta sonrasına kadar birlikte CEDEPTİN kullanılmamalıdır, çünkü merkezi sinir sistemi, solunum ve dolaşım
    işlevleri üzerine olası ölümcül etkiler ortaya çıkmıştır.
  16. CEDEPTİN‘in Simetidinle (mide asidini azaltmak için kullanılan bir ilaç) birlikte uygulanması, solunum
    baskılanmasına ve merkezi sinir sisteminde bozulmaya yol açabilir; petidin dozu azaltılmalıdır.
  17. CEDEPTİN‘in Rifampisin (bir antibiyotik), fenitoin (sara hastalığının tedavisinde kullanılan bir ilaç) ve dijitoksinle (bazı kalp hastalıklarında kullanılan bir ilaç) birlikte kullanımı etkilerin güçlenmesine ve birikime
    yol açabilir.
  18. İzoniyazidin (verem tedavisinde kullanılan bir ilaç) CEDEPTİN‘in yan etkilerini güçlendirebilir.
  19. Güçlü bir ağrı kesici olan morfinin etkisini ortadan kaldıran ilaçlar ve de pentazosin ve buprenorfin
    gibi vücutta morfin benzeri etki gösteren bazı ilaçlar, CEDEPTİN‘in etkilerini azaltabilir.

 

CEDEPTIN 100 mg / 2 ml enjeksiyonluk çözelti 10 ampül ‘ün yan etkileri

1-Aşağıdaki yan etkilerden biri olursa, CEDEPTİN’i kullanmayı durdurunuz veya DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
 Aşırı duyarlılık reaksiyonu
 Eşdeğer ağrı kesici dozlarda, petidin, sıklıkla morfine eşdeğer bir şekilde belirgin solunum baskılanmasına yol açar (yenidoğanlarda da). Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin CEDEPTİN’e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
2-Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
 Kalp atışında değişikliğe yol açan tansiyon düşüklüğü, petidin ile diğer maddelerle olandan daha fazla sıklıkla gözlenmiştir. Diğer kalp damar sistemi yan etkileri: dolaşım bozuklukları ve bayılmayı içermektedir.
 Özellikle hızlı damar içi uygulamadan sonra solunum yolunda kasılma ortaya çıkabilir. Öksürük merkezi engellenebilir.
 Petidin sıklıkla baş dönmesi ve bilinç bulanıklığına neden olur. Diğer olası sinir sistemi yan etkileri: sakinlik, sersemlik, algılama bozukluğu, ilacın kullanım amacıyla ters düşen huzursuzluk hali (paradoksal ajitasyon), mizaç değişikliği, aşırı keyifli olma hali, uykusuzluk, baş ağrısı, titreme, görme bozukluğu, göz bebeğinde küçülme (hızlı damar içi uygulamadan sonra), çok nadir psikoz (bir çeşit ruh durum bozukluğu)
 Yüksek petidin dozlar ı, kas seğirmesi, aşırı refleks ve kasılmaları tetikleyebilir. Bir parkinson (bir sinir sistemi hastalığı) vakası bildirilmiştir. Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
3-Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
 Ağız kuruluğu, iştahsızlık, bulantı, kusma, hıçkırık (hızlı damar içi uygulamadan sonra); mide barsak sistemi kas kasılmasında artma, kabızlık, barsak tıkanıklığı, idrara çıkma zorluğu, safra ve pankreas kanallarının şiddetli kasılmaları, nadiren, vücutta karbonhidrat ve yağ asitlerinin parçalanmasında rol oynayan maddeler olan, amilaz ve lipaz düzeylerinde artışlar, vücutta bazı kimyasal olaylarda görev alan bir madde olan transaminazlarda artışlar
 Nadiren aşırı terleme, sıcaklama hissi (özellikle hızlı damar içi uygulamadan sonra); deri reaksiyonları (döküntü, kaşıntı gibi)
 Enjeksiyon bölgesinde yerel ağrı, sertlik ve felç belirtileri oluşabilir. Bunlar CEDEPTİN’in hafif yan etkileridir.

CEDEPTIN 100 mg / 2 ml enjeksiyonluk çözelti 10 ampül )’ün FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

Farmakodinamik Özellikler
Farmakoterapötik grup: Fenilpiperidin türevleri
ATC kodu: N02AB02

Farmakokinetik özellikler : Uygulama yolu nedeniyle ürün direkt kana karışmaktadır. Deri altına veya kas içine enjeksiyondan sonra 10-15 dakika içinde analjezi yerleşir, ½ – 1 saat sonra en yükseğe ulaşır ve 2-4 saat sürer. Petidin karaciğerde metabolize olur, başlıca metaboliti, farmakolojik olarak aktif olan norpetidindir. Petidinin plazma yarı ömrü yaklaşık 4 saattir, norpetidinin ise yaklaşık olarak 8 (ila 12) saattir. Petidin
ve metabolitleri glukronid şeklinde başlıca böbreklerle atılır.

 

CEDEPTIN 100 mg / 2 ml enjeksiyonluk çözelti 10 ampül ‘ün saklanması

CEDEPTİN’i çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. 30°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Seyreltildikten sonra 24 saat içinde (25 °C altındaki oda sıcaklığında) kullanılmalıdır.

 

Etken madde: Petidin hidroklorür
Yardımcı maddeler: Sodyum hidroksit (pH ayarlayıcısı olarak), Hidroklorik asit (pH ayarlayıcısı olarak),
Enjeksiyonluk su
İlaç Marka İsmi : CEDEPTIN 100 mg / 2 ml enjeksiyonluk çözelti 10 ampül

Ruhsat sahibi:
MS Pharma İlaç San.ve Tic. A.Ş.
Ergene/TEKİRDAĞ

Üretim yeri:
MS Pharma İlaç San.ve Tic. A.Ş.
Ergene/TEKİRDAĞ
Bu kullanma talimatı 04/12/2018 tarihinde onaylanmıştır.


Farmakodinamik Özellikler
Farmakoterapötik grup: Fenilpiperidin türevleri
ATC kodu: N02AB02

Farmakokinetik özellikler : Uygulama yolu nedeniyle ürün direkt kana karışmaktadır. Deri altına veya kas içine enjeksiyondan sonra 10-15 dakika içinde analjezi yerleşir, ½ – 1 saat sonra en yükseğe ulaşır ve 2-4 saat sürer. Petidin karaciğerde metabolize olur, başlıca metaboliti, farmakolojik olarak aktif olan norpetidindir. Petidinin plazma yarı ömrü yaklaşık 4 saattir, norpetidinin ise yaklaşık olarak 8 (ila 12) saattir. Petidin
ve metabolitleri glukronid şeklinde başlıca böbreklerle atılır.

TEKNOLOJİ DÜNYASI