Ana Sayfa Blog Sayfa 49

LIPVAKOL 40 mg Film Tablet, nedir, yan etkileri, nasıl kullanılır, ne işe yarar

İlaç Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

 

  1. İlaç Marka İsmi: LIPVAKOL 40 mg Film Tablet
  2. Endikasyon Bilgisi: Simvastatin adlı etken maddeyi içinde bulundurur. LIPVAKOL, yüksek kolesterol tedavisinde; antihiperlipidemik olarak.
  3. LİPVAKOL DOZAJI: tedaviye başlama 10 mg veya 20-40 mg (akşam, günde tek doz).
  4. LİPVAKOL 40 mg kontrendikeleri:  alerjik reaksiyon, karaciğer yetmezliği; hamilelik, emzirme; flukonazol, itrakonazol, ketokonazol, telitromisin, klaritromisin, eritromisin, HIV ilaçları ve Nefazodon kullanımı.
  5. LİPVAKOL 40 mg, hamilelikte X kategorisindedir ve emzirme döneminde hekime danışmadan kullanılmaz.
  6. LİPVAKOL 40 mg’ın yan etkisi: nadiren miyopati, el ve ayaklarda ağrı, uyuşukluk, sarılık, bağırsak gazı, kabızlık, dispne, baş ağrısı. saçkıran, prurit.
  7. Etkileşim: Azol grubu antifungal ilaçlar, fibratlar, makrolit grubu antibiyotikler, antiaritmikler ve proteaz inhibitörler.
  8. LİPVAKOL 40 mg Film Tablet de dahil olmak üzere hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi sürecinde lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz. LİPVAKOL ilaç ile tedaviniz yalnızca hekiminizin  kararıyla değiştirilmeli veya son verilmelidir.
  9. LİPVAKOL 40 mg Film Tablet sırasıyla, Kalp Damar Sistemi, Lipid Metabolizmasına Etkili İlaçlar, HMG CoA redüctaze inhibitörleri ve
    simvastatin olarak sınıflandırılmış şekilde, C10AA01 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında bulunur. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz LİPVAKOL’ün üretimini NOBEL İlaç Sanayi yapar, ruhsatı da aynı şirkete aittir. LİPVAKOL için kısa bilgi ve prospektüs pdf belgeleri (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, sakıncaları; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen-yan etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler) aşağıdadır.

 

LIPVAKOL 40 mg kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)
LIPVAKOL 40 mg kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

LIPVAKOL 40 mg  kısa ürün bilgisi
LIPVAKOL 40 mg kısa ürün bilgisi

LIPVAKOL ruhsatı: NOBEL İLAÇ SANAYİİ ve TİCARET A.Ş.
Adres : Saray Mah. Dr. Adnan Büyükdeniz Cad. No:14 34768 Ümraniye / İstanbul
Tel: (0216) 633 60 00-Fax: (0216) 633 60 01 – 02

LIPVAKOL 80 mg Film Tablet, nedir, yan etkileri, nasıl kullanılır, ne işe yarar

İlaç Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

 

  1. İlaç Marka İsmi: LIPVAKOL 80 mg Film Tablet
  2. Endikasyon Bilgisi: Simvastatin adlı etken maddeyi içinde bulundurur. LIPVAKOL, yüksek kolesterol tedavisinde; antihiperlipidemik olarak.
  3. LİPVAKOL DOZAJI: tedaviye başlama 10 mg veya 20-40 mg (akşam, günde tek doz).
  4. LİPVAKOL 80 mg kontrendikeleri:  alerjik reaksiyon, karaciğer yetmezliği; hamilelik, emzirme; flukonazol, itrakonazol, ketokonazol, telitromisin, klaritromisin, eritromisin, HIV ilaçları ve Nefazodon kullanımı.
  5. LİPVAKOL 80 mg, hamilelikte X kategorisindedir ve emzirme döneminde hekime danışmadan kullanılmaz.
  6. LİPVAKOL 80 mg’ın yan etkisi: nadiren miyopati, el ve ayaklarda ağrı, uyuşukluk, sarılık, bağırsak gazı, kabızlık, dispne, baş ağrısı. saçkıran, prurit.
  7. Etkileşim: Azol grubu antifungal ilaçlar, fibratlar, makrolit grubu antibiyotikler, antiaritmikler ve proteaz inhibitörler.
  8. LİPVAKOL 80 mg Film Tablet de dahil olmak üzere hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi sürecinde lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz. LİPVAKOL ilaç ile tedaviniz yalnızca hekiminizin  kararıyla değiştirilmeli veya son verilmelidir.
  9. LİPVAKOL 80 mg Film Tablet sırasıyla, Kalp Damar Sistemi, Lipid Metabolizmasına Etkili İlaçlar, HMG CoA redüctaze inhibitörleri ve
    simvastatin olarak sınıflandırılmış şekilde, C10AA01 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında bulunur. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz LİPVAKOL’ün üretimini NOBEL İlaç Sanayi yapar, ruhsatı da aynı şirkete aittir. LİPVAKOL için kısa bilgi ve prospektüs pdf belgeleri (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, sakıncaları; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen-yan etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler) aşağıdadır.

 

LIPVAKOL 80 mg kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)
LIPVAKOL 80 mg Film Tablet kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

LIPVAKOL 80 mg kısa ürün bilgisi
LIPVAKOL 80 mg Film Tablet kısa ürün bilgisi

LIPVAKOL ruhsatı: NOBEL İLAÇ SANAYİİ ve TİCARET A.Ş.
Adres : Saray Mah. Dr. Adnan Büyükdeniz Cad. No:14 34768 Ümraniye / İstanbul
Tel: (0216) 633 60 00-Fax: (0216) 633 60 01 – 02

LIPVAKOL 10 mg Film Tablet, nedir, yan etkileri, nasıl kullanılır, ne işe yarar

İlaç Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

 

  1. İlaç Marka İsmi: LIPVAKOL 10 mg Film Tablet
  2. Endikasyon Bilgisi: Simvastatin adlı etken maddeyi içinde bulundurur. LIPVAKOL, yüksek kolesterol tedavisinde; antihiperlipidemik olarak.
  3. LİPVAKOL DOZAJI: tedaviye başlama 10 mg veya 20-40 mg (akşam, günde tek doz).
  4. LİPVAKOL 10 mg kontrendikeleri:  alerjik reaksiyon, karaciğer yetmezliği; hamilelik, emzirme; flukonazol, itrakonazol, ketokonazol, telitromisin, klaritromisin, eritromisin, HIV ilaçları ve Nefazodon kullanımı.
  5. LİPVAKOL 10 mg, hamilelikte X kategorisindedir ve emzirme döneminde hekime danışmadan kullanılmaz.
  6. LİPVAKOL 10 mg’ın yan etkisi: nadiren miyopati, el ve ayaklarda ağrı, uyuşukluk, sarılık, bağırsak gazı, kabızlık, dispne, baş ağrısı. saçkıran, prurit.
  7. Etkileşim: Azol grubu antifungal ilaçlar, fibratlar, makrolit grubu antibiyotikler, antiaritmikler ve proteaz inhibitörler.
  8. LİPVAKOL 10 mg Film Tablet de dahil olmak üzere hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi sürecinde lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz. LİPVAKOL ilaç ile tedaviniz yalnızca hekiminizin  kararıyla değiştirilmeli veya son verilmelidir.
  9. LİPVAKOL 10 mg Film Tablet sırasıyla, Kalp Damar Sistemi, Lipid Metabolizmasına Etkili İlaçlar, HMG CoA redüctaze inhibitörleri ve
    simvastatin olarak sınıflandırılmış şekilde, C10AA01 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında bulunur. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz LİPVAKOL’ün üretimini NOBEL İlaç Sanayi yapar, ruhsatı da aynı şirkete aittir. LİPVAKOL için kısa bilgi ve prospektüs pdf belgeleri (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, sakıncaları; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen-yan etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler) aşağıdadır.

 

LIPVAKOL 10 mg Film Tablet kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)
LIPVAKOL 10 mg Film Tablet kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

LIPVAKOL 10 mg Film Tablet kısa ürün bilgisi
LIPVAKOL 10 mg Film Tablet kısa ürün bilgisi

KOROKİN 200 mg film kaplı tablet, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

İlaç Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

 

  1. İlaç Marka İsmi: KOROKİN 200 mg film kaplı tablet
  2. Endikasyon Bilgisi: KOROKİN ilaç, hidroksiklorokin adlı etken maddeyi içinde bulundurur. romatoid hastalıklar, Diskoid lupus eritematozus ve güneş ışığına bağlı dermatolojik hastalıklarda; antiromatoid ve antimalaryal olarak.
  3. KOROKİN DOZAJI: yetişkinler için günde 200-400 mg (1-2 tablet), 31 kg üstü çocuk ve ergenler için günde 1 tablet.
  4. KOROKİN ile etkileşimi olan preperatlar: agalsidaz, meflokin, antiepileptikler, siklosporin, Halofantrin, amiodaron benzeri ilaçlar, oral diyabet ilaçları, insülin, aminoglikosid grubu antibiyotik ilaçlar.
  5. KOROKİN kontrendikeleri:  ilacın etken maddesine ve diğer bileşenlerine alerji. diyabetik makulopati,
  6. KOROKİN, hamilelikte D kategorisindedir; emzirme döneminde hekime danışmadan kullanılmaz.
  7. KOROKİN yan etkisi: görme bulanıklığı, karın ağrısı, duygusal iniş çıkışlar, iştahsızlık, ishal. bulantı,
  8. KOROKİN tablet de dahil olmak üzere hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi sürecinde lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz. KOROKİN tedavisi yalnızca hekiminizin  kararıyla değiştirilmeli veya son verilmelidir.
  9. KOROKİN film kaplı tablet sırasıyla, Parazit ilaçları Böcek ilaçları ve Kovucular, Antiprotozoal ilaçlar, antimalarial ilaçlar, Aminokinolonlar ve hidroksiklorokin sülfat olarak sınıflandırılmış şekilde, P01BA02 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında bulunur. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz KOROKİN tablet üretimini Koçak Farma İlaç ve Kimya Sanayi yapar, ruhsatı da aynı şirkete aittir. KOROKİN 200 mg için kısa bilgi ve prospektüs pdf belgeleri (ne ilacıdır; KOROKİN’e başlarken bilinmesi gereken konular; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, sakıncaları; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozajı; istenmeyen-yan etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler) aşağıdadır.

KOROKİN film kaplı tablet kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)
KOROKİN film kaplı tablet kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

KOROKİN film kaplı tablet kısa ürün bilgisi
KOROKİN film kaplı tablet kısa ürün bilgisi

Ruhsatı: KOÇAK FARMA İlaç ve Kimya Sanayi A.Ş.
Adresi : Mahmutbey Mah. 2477 Sok. No:23 Bağcılar / İSTANBUL
Tel no: 0212 410 39 50-Fax no: 0212 447 61 68

LOCASALENE Merhem, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

İlaç Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

 

  1. İlaç Marka İsmi: LOCASALENE 0.2 MG/G + 30 MG/G MERHEM. Flumetazon pivalat(0,2 mg) ve salisilik asit (30 mg) etken maddeyi içinde bulundurur.
  2. Endikasyon Bilgisi: deri kalınlaşması eşliğinde subakut ve kronik iltihabi deri hastalıkları tedavisinde
  3. LOCASALENE DOZAJI : günde 1-2 kere sürülür.
  4. Kontrendikeleri:  Alerji, perioral dermatit, gül hastalığı, balık pulu hastalığı, bakteri, mantar ve virüslere bağlı deri hastalığı. göze veya  geniş yüzeylere uygulama, yara ülseri, sivilceler, uyuz.
  5. LOCASALENE , hamilelikte C kategorisindedir ve emzirme döneminde hekime danışmadan kullanılmaz.
  6. Etkileşimi: Yoktur.
  7. LOCASALENE yan etkisi: uygulanan bölgede lekelenme, incelme.
  8. LOCASALENE Merhem de dahil olmak üzere hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi sürecinde lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz. LOCASALENE  ilaç ile tedaviniz yalnızca hekiminizin  kararıyla değiştirilmeli veya son verilmelidir.
  9. LOCASALENE 0.2 MG/G + 30 MG/G MERHEM sırasıyla, Dermatolojikler, Dermatolojik Kortikosteroid ilaçlar, Kortikosteroidler diğer kombinasyonlar, Topikal kortikosteroid, moderately potent, diğer kombinasyonlar ve flumetazon pivalat, salisilik asit kombinasyonu olarak sınıflandırılmış şekilde, D07XB01 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında bulunur. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz bu ilacın üretimini AVİXA İlaç sanayi yapar, ruhsatı da aynı şirkete aittir.  LOCASALENE  için kısa bilgi ve prospektüs pdf belgeleri (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, kontrendikeleri; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen-yan etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler)  aşağıdadır.

 

LOCASALENE  kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)
LOCASALENE kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

LOCASALENE  kısa ürün bilgisi
LOCASALENE kısa ürün bilgisi

LAROXYL 25 mg film kaplı tablet, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

LAROXYL 25 mg film kaplı tablet

Endikasyon Bilgisi:

İlacın etken maddesi Amitriptilin(25 mg) ‘dir. Antidepresan bir ilaç olan LAROXYL 25 mg film kaplı tablet, beyinde dengesiz hale gelmiş depresyona sebep olabilecek kimyasallara etki ederek çalışır. Depresyon belirtilerinin düzeltilmesi için kullanılır. Kullanımı 12 yaş üstü çocuklar, ergenler ve yetişkinler içindir.

LAROXYL 25 mg film kaplı tablet Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. LAROXYL film kaplı tabletler açık pembe renkli, bikonveks, yuvarlak şekillidir LAROXYL, 20×2 blister karton kutuda  ambalajlanıp piyasaya sunulmuştur.
  2. İçinde Amitriptilin etken maddeyi bulundurur. Diğer bileşenler ise: Çekirdek tablette Laktoz monohidrat (inek sütü kaynaklı), Mısır nişastası, Sodyum glikolat nişastası Tip A, Kopovidon, Magnezyum stearat bulunur. Kaplama: Hidroksipropil metil selüloz, Titanyum dioksit, Polietilen glikol, talk ve Kırmızı demir oksit içerir.
  3.  Amitriptiline veya benzer ilaçlara  ya da bu ilacın içindeki yardımcı bileşenlere karşı daha önceleri hassasiyet (alerjik bir durum) yaşadıysanız; kullanmanız önerilmez.
  4. Antidepresan kullanan kişilerde intihara yeltenme söz konusu olabileceği göz önünde bulundurulmalı; bilhassa 24  yaş altı kişiler bu ilacı almaya başladıktan sonra  1-2 hafta hekim gözetiminde bulunulmalıdır.
  5. Bu ilacı bazı  ilaçlarla kullanmak ölümcül sonuçlara neden olabilir. Örneğin MAO inhibitörleri grubundan bir ilaç ile birlikte kesinlikle kullanmamalısınız. Eğer MAO inhibitörleri grubundan bir ilaç kullanacaksanız bu ilacın kullanımını kestikten en az 2 hafta sonra MAO inhibitörü kullanmaya başlamalısınız. MAO inhibitörleri grubundan bir ilaç kullanıyorsanız, bu ilacı kullanmaya başlamanız için yine 2 hafta beklemelisiniz. MAO inhibitörü vücudunuzdan tamamen temizlenmeden kullanmak ölümcül sonuçlar yaratabilir. Tedaviye başlamadan önce kullandığınız bütün ilaçları hekiminize söylemeniz önerilir.
  6. Göz tansiyonu (glokom), kalp hastalığı ve kalp yetmezliği, geçmişte kalp krizi geçirmiş olmak, bipolar bozukluk (manik depresif bozukluk), epilepsi, intihara teşebbüs hikayesi, şizofreni veya diğer ruhsal hastalıklar, aşırı aktif tiroid,  uzun QT sendromu, karaciğer, şeker hastalığı, idrar tutukluluğu veya idrar yolu sorunu gibi rahatsızlıklardan birine sahip iseniz; kullanmadan önce hekiminize muhakkak bildiriniz.
  7. Kullanımı reflekslerinizi bozabilecek etkilere sahip olduğundan, dinç ve uyanık olmayı gerektiren bir aktivasyon yapacaksanız çok dikkatli olmalısınız.
  8. Herhangi bir  ameliyat  olmanız gerekiyorsa cerrahınıza bu ilacı kullandığınız süreyi tam olarak söylemelisiniz. İlacın kullanımını kısa bir süreliğine durdurmanız gerekebilir.
  9. İlacı alırken  alkollü içecekler kullanmaktan  kaçınınız.
  10. Bu ilacın 12 yaşından küçüklerde kullanılması uygun değildir.

LAROXYL 25 mg film kaplı tablet’in Kullanım Şekli :

  1. LAROXYL 25 mg film kaplı tablet de dahil hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz.
  2. Günlük tavsiye edilen doz miktarı: Tedaviye günde 3 defa 10 ya da  25 mg lık 1’er tablet şeklinde başlanır. Daha sonra bu doz hastanın durumuna göre yükseltilebilir. Tedaviye günde 2 ya da 4 adet  25 mg lık film kaplı tablet geceleri tek doz alınmak suretiyle devam edilebilir.
  3. Hafif vakalarda günde 3 defa 10 mg ile tedaviye  başlanır, gerektiğinde daha sonra bu doz 50 mg’a kadar yükseltilebilir.
  4. Hekiminize danışmadan tabletlerin alımını kesmeyiniz ve doz miktarını değiştirmeyiniz. Eğer LAROXYL tablet alımını aniden durdurursanız yoksunluk belirtileri başlayabilir. Özellikle uzun süre ve yüksek doz kullandıysanız;  bu belirtileri yaşamamak için doz azaltılarak ilaç bırakılmalıdır.
  5. Tabletlerin kesilmesine bağlı rüya ve uyku bozukluğu, halsizlik, mide bulantısı, baş ağrısı, öfkelenme, asabilik, hipomani veya mani gibi semptomlar ilacı bıraktıktan 2 ila 7 gün içinde meydana gelebilir.
  6. Bu ilaç 18 yaşın altındaki hastalara hekim önerisi haricinde verilmemelidir.
  7. Gebelik ve emzirme dönemlerinde hekiminize danışmadan bu ilacı kullanmayınız.
  8. LAROXYL 25 mg film kaplı tablet 30 dereceden düşük oda sıcaklığında saklanmalıdır.

LAROXYL 25 mg film kaplı tablet’in diğer ilaçlarla etkileşimi:

  1. Brimonidin, Apraklonidin, betanidin, debrisokin, Guanetidin, klonidin, Adrenalin, efedrin, izoprenalin, noradrenalin, fenilefrin, fenilpropanolamin, Metilfenidat, Baklofen, linezolid, Rifampisin, Flukonazol, Simetidin, Nefopam, tramadol, kodein, dihidrokodein, Klozapin, pimozid, tioridazin, klorpromazin, haloperidol, proklorperazin, sulpirid, Amiodaron, diltiazem, disopramid, prokainamid, propafenon, kinidin, sotalol, verapamil, Ritonavir, gebelik önleyici haplar, Terfenadin, gliseril trinitrat, isosorbit dinitrat,Entakapon, selejilin, Etiklorvinol, Altretamin.

İlacın Olası Yan Etkileri :

  1. Karın ağrısı , nefes almada güçlük, kurdeşen, yüzde , dudaklarda , dilde ve boğazda şişlik gibi bir durumda hekiminizi bilgilendiriniz
  2. İlacı kullanırken  kendine zarar verme ile ilgili düşüncelere sahip olma, davranışlarda ve ruh halinde değişiklikler, panik ataklar, uyku sorunları, alıngan, telaşlı, heyecanlı, sarılgan, huzursuz, agresif, ruhsal ve fiziksel olarak kendini hiperaktif hissetme gibi yeni oluşan ya da kötüleşen  yan etkiler ile kalp atışlarında hızlılık, çarpıntı, mide bulantısı, terleme, nöbetler, cilt döküntüsü, isilik, güçsüzlük, halsizlik, sarılık, normalden az idrar yapma ya da hiç idrar yapamama durumunda hekiminizle irtibat kurunuz.

İlaç Etken Maddesi: Amitriptilin hidroklorür
İlaç Marka İsmi: LAROXYL 25 mg film kaplı tablet
Sırasıyla; Sinir Sistemi, Psikoanaleptikler, Antidepresanlar, Non-selektif monoamin reuptake inhibitörleri  ve amitriptilin olarak sınıflandırılmış şekilde, N06AA09 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında yer alır. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz LAROXYL 25 mg film kaplı tablet’in üretimini Deva Holding Anonim Şirketi yapar, ruhsatı da aynı şirkete aittir. LAROXYL kullanım talimatı, prospektüsü ve LAROXYL 25 mg film kaplı tablet’e ait kısa ürün bilgisi (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, kontrendikeleri; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen (yan) etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler)

LAROXYL 25 mg film kaplı tablet kısa ürün bilgisi-kullanım talimatı

LAROXYL 25 mg film kaplı tablet kısa ürün bilgisi-kullanım talimatı

LAROXYL 25 mg film kaplı tablet kısa ürün bilgisi

LAROXYL 10 mg film kaplı tablet, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi:

İlacın etken maddesi Amitriptilin(10 mg) ‘dir. Antidepresan bir ilaç olan LAROXYL 10 mg film kaplı tablet, beyinde dengesiz hale gelmiş depresyona sebep olabilecek kimyasallara etki ederek çalışır. Depresyon belirtilerinin düzeltilmesi için kullanılır. Kullanımı 12 yaş üstü çocuklar, ergenler ve yetişkinler içindir.

 

LAROXYL 10 mg film kaplı tablet Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. LAROXYL film kaplı tabletler açık pembe renkli, bikonveks, yuvarlak şekillidir LAROXYL, 30 adet tablet bulunan blisterle karton kutuda  ambalajlanıp piyasaya sunulmuştur.
  2. İçinde Amitriptilin etken maddeyi bulundurur. Diğer bileşenler ise: Çekirdek tablette Laktoz monohidrat (inek sütü kaynaklı), Mısır nişastası, Sodyum glikolat nişastası Tip A, Kopovidon, Magnezyum stearat bulunur. Kaplama: Hidroksipropil metil selüloz, Titanyum dioksit, Polietilen glikol, talk ve Kırmızı demir oksit içerir.
  3.  Amitriptiline veya benzer ilaçlara  ya da bu ilacın içindeki yardımcı bileşenlere karşı daha önceleri hassasiyet (alerjik bir durum) yaşadıysanız; kullanmanız önerilmez.
  4. Antidepresan kullanan kişilerde intihara yeltenme söz konusu olabileceği göz önünde bulundurulmalı; bilhassa 24  yaş altı kişiler bu ilacı almaya başladıktan sonra  1-2 hafta hekim gözetiminde bulunulmalıdır.
  5. Bu ilacı bazı  ilaçlarla kullanmak ölümcül sonuçlara neden olabilir. Örneğin MAO inhibitörleri grubundan bir ilaç ile birlikte kesinlikle kullanmamalısınız. Eğer MAO inhibitörleri grubundan bir ilaç kullanacaksanız bu ilacın kullanımını kestikten en az 2 hafta sonra MAO inhibitörü kullanmaya başlamalısınız. MAO inhibitörleri grubundan bir ilaç kullanıyorsanız, bu ilacı kullanmaya başlamanız için yine 2 hafta beklemelisiniz. MAO inhibitörü vücudunuzdan tamamen temizlenmeden kullanmak ölümcül sonuçlar yaratabilir. Tedaviye başlamadan önce kullandığınız bütün ilaçları hekiminize söylemeniz önerilir.
  6. Göz tansiyonu (glokom), kalp hastalığı ve kalp yetmezliği, geçmişte kalp krizi geçirmiş olmak, bipolar bozukluk (manik depresif bozukluk), epilepsi, intihara teşebbüs hikayesi, şizofreni veya diğer ruhsal hastalıklar, aşırı aktif tiroid,  uzun QT sendromu, karaciğer, şeker hastalığı, idrar tutukluluğu veya idrar yolu sorunu gibi rahatsızlıklardan birine sahip iseniz; kullanmadan önce hekiminize muhakkak bildiriniz.
  7. Kullanımı reflekslerinizi bozabilecek etkilere sahip olduğundan, dinç ve uyanık olmayı gerektiren bir aktivasyon yapacaksanız çok dikkatli olmalısınız.
  8. Herhangi bir  ameliyat  olmanız gerekiyorsa cerrahınıza bu ilacı kullandığınız süreyi tam olarak söylemelisiniz. İlacın kullanımını kısa bir süreliğine durdurmanız gerekebilir.
  9. İlacı alırken  alkollü içecekler kullanmaktan  kaçınınız.
  10. Bu ilacın 12 yaşından küçüklerde kullanılması uygun değildir.

 

LAROXYL 10 mg film kaplı tablet’in Kullanım Şekli :

  1. LAROXYL 10 mg film kaplı tablet de dahil hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz.
  2. Günlük tavsiye edilen doz miktarı: Tedaviye günde 3 defa 10 ya da  25 mg lık 1’er tablet şeklinde başlanır. Daha sonra bu doz hastanın durumuna göre yükseltilebilir. Tedaviye günde 2 ya da 4 adet  25 mg lık film kaplı tablet geceleri tek doz alınmak suretiyle devam edilebilir.
  3. Hafif vakalarda günde 3 defa 10 mg ile tedaviye  başlanır, gerektiğinde daha sonra bu doz 50 mg’a kadar yükseltilebilir.
  4. Hekiminize danışmadan tabletlerin alımını kesmeyiniz ve doz miktarını değiştirmeyiniz. Eğer LAROXYL tablet alımını aniden durdurursanız yoksunluk belirtileri başlayabilir. Özellikle uzun süre ve yüksek doz kullandıysanız;  bu belirtileri yaşamamak için doz azaltılarak ilaç bırakılmalıdır.
  5. Tabletlerin kesilmesine bağlı rüya ve uyku bozukluğu, halsizlik, mide bulantısı, baş ağrısı, öfkelenme, asabilik, hipomani veya mani gibi semptomlar ilacı bıraktıktan 2 ila 7 gün içinde meydana gelebilir.
  6. Bu ilaç 18 yaşın altındaki hastalara hekim önerisi haricinde verilmemelidir.
  7. Gebelik ve emzirme dönemlerinde hekiminize danışmadan bu ilacı kullanmayınız.
  8. LAROXYL 10 mg film kaplı tablet 30 dereceden düşük oda sıcaklığında saklanmalıdır.

 

LAROXYL 10 mg film kaplı tablet’in diğer ilaçlarla etkileşimi:

  1. Brimonidin, Apraklonidin, betanidin, debrisokin, Guanetidin, klonidin, Adrenalin, efedrin, izoprenalin, noradrenalin, fenilefrin, fenilpropanolamin, Metilfenidat, Baklofen, linezolid, Rifampisin, Flukonazol, Simetidin, Nefopam, tramadol, kodein, dihidrokodein, Klozapin, pimozid, tioridazin, klorpromazin, haloperidol, proklorperazin, sulpirid, Amiodaron, diltiazem, disopramid, prokainamid, propafenon, kinidin, sotalol, verapamil, Ritonavir, gebelik önleyici haplar, Terfenadin, gliseril trinitrat, isosorbit dinitrat,Entakapon, selejilin, Etiklorvinol, Altretamin.

 

İlacın Olası Yan Etkileri :

  1. Karın ağrısı , nefes almada güçlük, kurdeşen, yüzde , dudaklarda , dilde ve boğazda şişlik gibi bir durumda hekiminizi bilgilendiriniz
  2. İlacı kullanırken  kendine zarar verme ile ilgili düşüncelere sahip olma, davranışlarda ve ruh halinde değişiklikler, panik ataklar, uyku sorunları, alıngan, telaşlı, heyecanlı, sarılgan, huzursuz, agresif, ruhsal ve fiziksel olarak kendini hiperaktif hissetme gibi yeni oluşan ya da kötüleşen  yan etkiler ile kalp atışlarında hızlılık, çarpıntı, mide bulantısı, terleme, nöbetler, cilt döküntüsü, isilik, güçsüzlük, halsizlik, sarılık, normalden az idrar yapma ya da hiç idrar yapamama durumunda hekiminizle irtibat kurunuz.

 

İlaç Etken Maddesi: Amitriptilin hidroklorür
İlaç Marka İsmi: LAROXYL 10 mg film kaplı tablet
Sırasıyla; Sinir Sistemi, Psikoanaleptikler, Antidepresanlar, Non-selektif monoamin reuptake inhibitörleri  ve amitriptilin olarak sınıflandırılmış şekilde, N06AA09 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında yer alır. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz LAROXYL 10 mg film kaplı tablet’in üretimini Deva Holding Anonim Şirketi yapar, ruhsatı da aynı şirkete aittir. LAROXYL kullanım talimatı, prospektüsü ve LAROXYL 10 mg film kaplı tablet’e ait kısa ürün bilgisi (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, kontrendikeleri; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen (yan) etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler)

LAROXYL 10 mg film kaplı tablet kısa ürün bilgisi-kullanım talimatı

LAROXYL 10 mg film kaplı tablet kullanım talimatı

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
LAROXYL 10 mg film kaplı tablet
2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Etkin madde:
Amitriptilin 10 mg (11,32 mg amitriptilin hidroklorür olarak)
Yardımcı maddeler:
Laktoz monohidrat (inek sütü kaynaklı) 32,688 mg
Yardımcı maddeler için Bölüm 6.1’e bakınız.
3. FARMASÖTİK FORM
Film kaplı tablet
Açık pembe renkli, yuvarlak, bikonveks, film kaplı tablet
4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1. Terapötik endikasyonlar
LAROXYL, depresyon belirtilerinin giderilmesinde, özellikle endojen depresyonun tedavisinde
endikedir.
4.2. Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:
Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde;
Yetişkinler:
Önerilen başlangıç dozu günde üç kez bir film kaplı tablet LAROXYL (10 mg veya 25 mg)’dir.
Gerekli olduğunda istenilen terapötik yanıt alınana kadar, doz kademeli olarak artırılabilir.
İdame dozu genellikle, günde 2-4 film kaplı tablet LAROXYL (25 mg)’dir. İdame tedavisinde
verilecek miktar tek doz halinde ve tercihen akşamları ya da yatmadan hemen önce verilebilir.
Nadir olarak günlük dozun 150 mg’ı aşması gerekebilir; ancak bununla birlikte, hospitalize
hastalarda dozun 300 mg’a kadar yükseltilmesi bazen gerekli olabilir.
Adolesan ve yaşlılar, 25-50 mg günlük bölünmüş doz veya akşamları tek doz almalıdır.
Uygulama şekli:
LAROXYL ağız yoluyla alınır.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler
Böbrek/Karaciğer yetmezliği:
LAROXYL, karaciğer fonksiyonu bozulan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.
Böbrek hastaların özel olarak doz ayarlaması gerekmemektedir.
2 / 12
Pediyatrik popülasyon:
LAROXYL’in, 12 yaşından küçük hastalarda kullanımı önerilmemektedir.
Geriyatrik popülasyon:
Etkisine karşı daha fazla duyarlılık bulunması olasılığı yüzünden, LAROXYL’e yaşlı hastalarda
her zaman daha düşük dozlarla başlanmalıdır. Yaşlı hastalarda ve hafif depresyon vakalarında
önerilen başlangıç dozu günde üç kez 10 mg’dır. Bu hastalarda normal dozun yarısı idame dozu
olarak yeterli olabilmektedir. İdame tedavisi için toplam doz, bir kerede ve tercihen akşamları ya
da yatmadan hemen önce verilebilir.
4.3. Kontrendikasyonlar
• Trisiklik antidepresanlara veya tablette bulunan yardımcı maddelere karşı bilinen aşırı
duyarlılığı olan hastalar.
• Yakın zaman önce geçirilmiş miyokard enfarktüsü; her düzeydeki kalp blokları; kardiyak
aritmiler, konjestif kalp yetmezliği, koroner arter yetersizliği.
• Trisiklik antidepresan kullanımıyla durumunun ağırlaşabileceği manik hastalar.
• LAROXYL, antikolinerjik etkileri nedeniyle de dar açılı glokom vakalarında veya prostat
hipertrofisini düşündürecek semptomları olan hastalarda kullanılmamalıdır.
• LAROXYL, monoamino oksidaz inhibitörleriyle birlikte verilmemelidir. Monoamino
oksidaz inhibitörleriyle tedavi gören hastalarda, monoamino oksidaz inhibitörlerinin
kesilmesinden sonra LAROXYL tedavisinin başlanmasına kadar iki haftalık bir ara
bırakılmalıdır. LAROXYL’in başlangıç dozu düşük olmalı ve aşamalı olarak artırılmalıdır.
• Amitriptilin veya ilacın içerdiği diğer yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı
duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda LAROXYL kullanımı kontrendikedir.
• Gebelik ve emzirmede kontrendikedir.
• Ciddi karaciğer hastalığı olanlarda kontrendikedir.
4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
• Yaşlılar, özellikle ajitasyon, konfüzyon ve postural hipotansiyon gibi advers reaksiyonlara
daha eğilimlidirler.
• Yüksek dozlarda veya kalp rahatsızlığı olan hastalarda kardiyak aritmiler ve ciddi
hipotansiyon oluşabilir.
• Genç, yaşlı veya halsiz hastalarda ve kronik böbrek veya karaciğer hastalığı bulunanlarda
dozların değiştirilmesi gerekebilir.
• Prostatik hipertrofi, üriner retansiyon, hipertiroidizm veya kan diskrazisi öyküsü olan
hastalara LAROXYL verilirken dikkatli olunmalıdır.
• Trisiklik antidepresan alan hastalar düzenli gözlem altında tutulmalı, serebral ve kardiyak
fonksiyon üzerindeki etkilerine özel bir dikkat gösterilmelidir.
• Uzun QT sendromu veya Torsades de Pointes’e neden olabilen ilaçlar ile birlikte
kullanıldığında, uzun QT sendromu/Torsades de Pointes oluşma riskini arttırabilir.
yükseltebilir. Bu nedenle bu tür ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.
3 / 12
• Amitriptilin, şizofreninin depresif durumları için kullanıldığında, psikotik semptomları
şiddetlendirebileceği için, dikkatle kullanılmalıdır. Manik depresiflerde, manik faza kayma
görülebilir. Hostilitenin eşlik ettiği veya etmediği paranoid delüzyonlar alevlenebilir. Bu tür
vakalarda, aynı zamanda majör sakinleştirici verilmelidir veya amitiriptilin dozu azaltılmalıdır.
• Gerekli olmadığı sürece, amitiriptilin ve elektrokonvülsif tedavinin (ECT) kombine edilmesi
tavsiye edilmez.
• Epilepsi öyküsü veya geçirilmiş yeni konvülsiyon öyküsü olan hastalara LAROXYL
verilmemelidir.
• LAROXYL, nöroleptikler, trankilizanlar, hipnotikler, analjezikler ve anestezikler gibi santral
etkili ilaçlarla birlikte verilirse sedatif etkisi artabilir.
• Hastalara ayrıca, alkolün herhangi bir bozukluğu artırabileceği ve bu nedenle tedavi sırasında
kullanılmaması gerektiği de söylenmelidir.
• Trisiklik antidepresan tedavisi sırasında verilen anestezi aritmi ve hipotansiyon riskini
artırabilir. Eğer anestezi gerekliyse, anesteziste hastanın LAROXYL ile tedavi görmekte olduğu
söylenmelidir.
• Amitriptilin guanetidin, betanidin veya debrizokin (Declinax) gibi adrenerjik nöron
blokerlerinin ve muhtemelen klonidinin antihipertansif etkilerini azaltabilir. LAROXYL tedavisi
sırasında tüm antihipertansif tedavinin gözden geçirilmesi tavsiye edilir.
• Mümkünse, amitriptilin ameliyattan günler önce kesilmelidir. Acil ameliyat kaçınılmazsa,
hastanın amitriptilin ile tedavi gördüğü bilgisi anesteziste verilmelidir.
• Tiroid ilaçları (hipertiroid hastaları) veya antikolinerjik ilaçlar alan hastalar yakından
izlenmelidir.
• LAROXYL adrenalin, efedrin, izoprenalin, noradrenalin, fenilefrin ve fenilpropanolamin gibi
sempatomimetik ajanlarla birlikte verilmemelidir.
• Barbitüratlar, amitriptilinin antidepresan etkisini azaltabilir, metilfenidat ise artırabilir.
Depresyondaki hastalarda intihar olasılığı bulunduğu akılda tutulmalıdır ve özellikle tedavinin
erken dönemlerinde hastalar dikkatle gözlenmelidirler. Amitriptilin ani olarak kesildiğinde
yoksunluk semptomlarının ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu nedenle, uzun süreli kullanımdan
sonra, özellikle LAROXYL, yüksek dozda verilmişse yavaş yavaş azaltarak kesilmelidir.
Duyarlı kişilerde aşırı duyarlılık reaksiyonları gelişebilir.
• Eğer mümkünse dar açılı glokomalı, karaciğer yetersizliği olan kan diskriazisli, prostatik
hipertrofi semptomlu hastalara verilmesinden kaçınılmalıdır.
Antidepresan ilaçların özellikle çocuklar ve 24 yaşına kadar olan gençlerdeki kullanımlarının
intihar düşünce ya da davranışlarını arttırma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle
tedavinin başlangıcı ve ilk aylarında, ilaç dozunun arttırılma/azaltılma ya da kesilme
dönemlerinde hastanın gösterebileceği huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik
davranış değişiklikleri ya da intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse
tedavi edicilerce yakından izlenmesi gereklidir.
LAROXYL depresyon belirtilerinin giderilmesinde, özellikle endojen depresyonun
tedavisinde kullanılır. LAROXYL’in pediyatrik hastalarda kullanımı yoktur.
4 / 12
• Her bir LAROXYL film kaplı tablet 32,688 mg laktoz monohidrat içermektedir. Nadir
kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon
problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
LAROXYL, antikolinerjik ya da sempatomimetik ilaçlarla (lokal anesteziklerle kombine edilen
epinefrin de dahil) birlikte ancak hekim kararı ve hekim kontrolünde kullanılabilir.
Antidepresanlarla, antikolinerjik etkili ilaçları birlikte kullanan hastalarda, paralitik ileus
gelişebilmektedir. Simetidin, trisiklik antidepresanların karaciğerdeki metabolizmasını
azaltmakta ve eliminasyonu geciktirerek, bu ilaçların kararlı plazma konsantrasyon seviyesini
yükseltmektedir. Simetidin ile birlikte kullanıldığında, trisiklik antidepresanların etkilerinde
klinik açıdan anlamlı farklılıklar oluştuğu bildirilmiştir. Simetidin ile trisiklik antidepresanların
plazma seviyelerinin yükseldiği ve başta antikolinerjik olmak üzere yan etkilerin sıklığı ve
şiddetinin arttığı saptanmıştır. Antidepresan ile simetidinin birlikte kullanıldığı ve çok iyi takip
edilmekte olan hastalarda, simetidinin kesilmesiyle antidepresanın plazma seviyesi ve
etkinliğinde düşüş olabilir. LAROXYL ile birlikte yüksek doz etklorvinol kullanılan hastalar
yakından izlenmelidir. Bir gram etklorvinol ve 75-150 mg amitriptilin HCl kullanan hastalarda
geçici delirium bildirilmiştir. Amitriptilin, guanetidin, debrizokin, betanidin ve klonidin gibi
antihipertansiflerin etkisini bloke edebilir. Fluoksetin ve fluvoksamin gibi serotonin geri emilim
inhibitörleri ile beraber kullanımı, amitriptilinin plazma konsantrasyonunu artırabilir. Bu
nedenle, doz ayarlaması gerekebilir.
Alkol: Sedatif etkiyi arttırır.
Alfa2-adrenoseptör stimulanları: Apraklonidin ve brimonidinin birlikte kullanımından
kaçınılmalıdır.
Altretamin: Şiddetli postural hipotansiyon riski.
Anestezikler: Beraber uygulanan tedavi, aritmi ve hipotansiyon riskini arttırabilir. Eğer ameliyat
gerekliyse, hastanın böyle bir tedavi gördüğü bilgisi anesteziste verilmelidir.
Analjezikler: Nefopamla yan etki artma ihtimali vardır. Merkezi sinir sistemi toksisitesi riski,
tramadol ile artar. Opioid analjeziklerle sedasyonun artma ihtimali vardır.
Anti-aritmikler: Amiodaron (birlikte kullanımından kaçının), dizopramid, prokainamid,
propafenon ve kinidin de dahil olmak üzere QT aralığını uzatan ilaçlarla ventriküler aritmi riski
artar.
Antibakteriyeller: Bazı trisikliklerin plazma konsantrasyonları, rifampisin (antidepresan etkiyi
azaltır) ile azalır. Linezolid ile birlikte kullanımı merkezi sinir sistemi eksitasyonuna ve
hipertansiyona neden olabilir.
Antidepresanlar: Monoamino oksidaz inhibitörleri ile birlikte kullanımı merkezi sinir sistemi
eksitasyonuna ve hipertansiyona neden olur. Şiddetli konvülsiyonlar ve fatalite görülmüştür. Bu
nedenle amitiriptilin, monoamino oksidaz inhibitörleri ile birlikte verilmemelidir ve monoamino
oksidaz inhibitörleri kesildikten sonra, amitiriptiline başlanmadan önce en az 14 gün
beklenmelidir. Bu süre geçtikten sonra, amitiriptilin dikkatle kullanılmalı ve doz, kademeli
olarak arttırılmalıdır. Reboksatinin birlikte kullanımında dikkatli olunmalıdır.
5 / 12
Antiepileptikler: Antiepileptiklerle birlikte kullanımı, konvülsif eşiği düşürebilir. Bazı
trisikliklerin plazma konsantrasyonları azalabilir (örn. barbitüratlar, karbamazepin ile), bu da
antidepresan etkisinin azalmasına neden olabilir.
Antifungaller: Flukonazol de alan hastalarda serum konsantrasyonlarında artış görülmüştür.
Artmış amitiriptilin plazma konsantrasyonu nedeniyle ciddi advers etkiler bildirilmiştir.
Antihistaminler: Artmış antikolinerjik ve sedatif etkiler. Ventriküler aritmi riskinin artmasından
dolayı terfenadin ile birlikte kullanımından kaçınılmalıdır.
Antipsikotikler: Ventriküler aritmi riski artar. Pimozid veya tiyoridazin ile birlikte kullanımından
kaçının. Antipsikotikler ile birlikte kullanımı, trisiklik antidepresanların plazma
konsantrasyonlarını arttırabilir ve fenotiazinlerin ve muhtemel olarak klozapinin antikolinerjik
yan etkilerini arttırabilir.
Antiviraller: Amitiriptilinin bilinen metabolizmasına bağlı olarak, proteaz inhibitörü olan
ritonavir amitiriptilinin serum seviyelerinde artışa neden olabilir. Bu nedenle, bu ilaçlar birlikte
kullanıldığında terapötik ve advers etkilerin dikkatli gözetimi tavsiye edilir.
Beta-blokörler: Sotalolün birlikte kullanımına bağlı olarak ventriküler aritmi riski artar.
Kalsiyum-kanal blokörleri: Diltiazem ve verapamil, amitiriptilinin plazma konsantrasyonunu
muhtemel olarak arttırabilir.
Disülfiram: Birlikte kullanım, trisikliklerin metabolizmasını inhibe edebilir. Disülfiram ile
amitiriptilin alan hastalarda deliryum bildirilmiştir.
Diüretikler: Postural hipotansiyon riski artar.
Dopaminerjikler: Entekapon ile birlikte kullanımından kaçınılmalıdır. Selegilin ile merkezi sinir
sistemi toksisitesi bildirilmiştir.
Kas gevşeticiler: Baklofen ile birlikte kullanımı, kas gevşetici etkisini arttırır.
Nitratlar: Sublingual nitratların etkisini azaltır (ağız kuruluğundan dolayı).
Östrojenler ve progestojenler: Oral kontraseptifler, antidepresan etkiyi antagonize eder ancak
trisikliklerin artan plazma konsantrasyonlarından dolayı yan etkiler artabilir.
Sibutramin: Merkezi sinir sistemi toksisitesi riskinin artmasından dolayı birlikte kullanımı
tavsiye edilmez.
Sempatomimetikler: Hipertansiyon ve aritmiden dolayı amitriptilin; adrenalin, efedrin,
isoprenalin, noradrenalin, fenilefrin ve fenilpropanolamin gibi sempatomimetik ajanlarla birlikte
verilmemelidir. Adrenalin ile yerel anestetikler güvenli gibi görünmektedir. Metilfenidat,
trisikliklerin metabolizmasını inhibe edebilir ve bu nedenle amitiriptilinin antidepresan etkisini
arttırır.
4.6. Gebelik ve laktasyon
Genel tavsiye
Gebelik kategorisi: D
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)
Amitriptilin’in gebelik ve/veya fetus/yeni doğan üzerinde zararlı farmakolojik etkileri
bulunmaktadır.
LAROXYL gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır.
6 / 12
Gebelik dönemi
LAROXYL gebelikte özellikle de ilk ve son trimesterde kullanılmamalıdır. Gebeliğin son
trimesterinde verilen trisiklik antidepresanlar yoksunluk semptomları, fetusta solunum
depresyonu ve ajitasyon gibi yan etkilere neden olurlar. İdrar retansiyonu annedeki amitriptilin
miktarı ile ilişkilidir.
Gebelik döneminde güvenliliği kanıtlanmamıştır.
Laktasyon dönemi
Amitriptilin anne sütüne geçebilir. Bu nedenle emzirme sırasında LAROXYL
kullanılmamalıdır.
Laktasyon döneminde güvenliliği kanıtlanmamıştır.
4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
Bu tip tüm ilaçlar gibi LAROXYL’in de, hastanın dikkatini zayıflatabileceği ve alkolün santral
sinir sistemi (SSS) üzerindeki etkilerini potansiyelize edeceğinden, hastanın beceri gerektiren
işlerdeki (araba kullanma, makine kullanma vs) performansını değiştirebileceğinden hastalar
uyarılmalıdır.
4.8. İstenmeyen etkiler
Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek
(≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle
tahmin edilemiyor).
• Alerjik reaksiyonlar:
Bilinmiyor: Ciltte döküntüler, ürtiker, fotosensitizasyon, yüz ve dilde ödem.
• Kan ve lenfatik sistem hastalıkları:
Bilinmiyor: Agranülositoz, eozinofili, lökopeni, trombositopeni ve purpura da dahil olmak üzere
kemik iliği depresyonu.
• Endokrin hastalıkları:
Bilinmiyor: Jinekomasti, göğüs büyümesi, galaktorea, testiküler şişme, libido dalgalanmaları,
cinsel fonksiyon bozuklukları, uygun olmayan ADH (antidiüretik hormon) salgısı sendromu.
• Metabolizma ve beslenme bozuklukları:
Bilinmiyor: Kan şekeri seviyelerinde yükselme veya düşme. İştah artışı ve kilo alımı, ilaç
reaksiyonu olabilir veya depresyonun hafiflemesinden kaynaklanabilir.
• Psikiyatrik hastalıkları
Seyrek: Cinsel fonksiyonda değişiklik
Mani ve paranoid hezeyanlar gibi psikoza bağlı belirtiler trisiklik antidepresan tedavisi
sırasında şiddetlenebilirler.
• Sinir sistemi hastalıkları
Yaygın: Uyuşukluk, baş dönmesi, akomodasyon bozuklukları
Seyrek: Baş ağrısı, tremor
7 / 12
Yorgunluk, uyku hali, halsizlik, konsantrasyon bozukluğu, disoryantasyon, konfüzyonel
durumlar, uykusuzluk, kabus görme, delüzyonlar, halüsinasyonlar, hipomani, heyecan,
anksiyete, huzursuzluk, periferik nöropati, hissizlik, ekstremitelerde karıncalanma ve parestezi,
inkoordinasyon, ataksi, konvülsiyonlar, ECG değişimi, ekstrapiramidal etkiler, kulak çınlaması.
Amitriptilin ile tedavide veya tedavinin kesilmesinden kısa bir süre sonra intihar düşüncesi ve
intihar davranışları vakaları bildirilmiştir. Antikolinerjik etkiler şunlardır: ağız kuruluğu,
hiperpireksi, bulanık görme, akomodasyon bozuklukları, intraoküler basınç artışı, midriyazis,
konstipasyon, paralitik ileus, üriner retansiyon, idrar yolu dilatasyonu.
• Göz hastalıkları
Yaygın: İntraoküler basınç artması
• Kardiyak hastalıkları
Yaygın: Taşikardi
Seyrek: Hipotansiyon
Postural hipotansiyon, hipertansiyon, palpitasyonlar veya miyokard enfarktüsü, kalp bloğu ve
felç. Amitriptilinin yüksek dozları ile veya kişinin aşırı dozda uygulaması ile kardiyak
aritmilerin ve ciddi hipotansiyonun görülmesi olasıdır. Ayrıca, daha önceden kalp hastalığı
bulunan hastalarda normal dozda bile görülebilirler.
• Gastrointestinal hastalıkları
Yaygın: Ağız kuruluğu, kabızlık
Seyrek: Gastrointestinal bozukluklar
• Hepatobiliyer hastalıklar:
Seyrek: Hepatit (karaciğer fonksiyonunda değişme ve sarılık da dahil olmak üzere).
• Deri ve deri altı doku hastalıkları
Seyrek: Deri döküntüleri
• Böbrek ve idrar hastalıkları
Yaygın: İdrar tutukluğu
Seyrek: İdrar retansiyonu
Yaşlı hastalar yan etkilere daha duyarlıdırlar ve tedaviye düşük dozda LAROXYL ile
başlanmalıdır.
Kan diskrazileri, ikter, hipomani, konvülsiyon ve periferik nöropati görülen izole vakalar da
bildirilmiştir.
Sınıf etkileri
Epidemiyolojik çalışmalar, selektif serotonin geri alım inhibitörleri ve trisiklik antidepresan alan
hastalarda kemik kırığı riskinin arttığını göstermiştir. Bu risk artışına neden olan mekanizma
bilinmemektedir.
Uzun süreli uygulamadan sonra ani geri çekilme; mide bulantısı, baş ağrısı ve halsizliğe neden
olmuştur. Doz azaltımının ilk iki haftasında kademeli geri çekme; rüya ve uyku bozuklukları,
irritabilite ve huzursuzluk gibi geçici semptomlarla ilişkilendirilmiştir. Bunların, bağımlılığa
bağlı işaretler olduğu düşünülmemektedir.
8 / 12
Trisiklik antidepresanlarla tedavinin sona erdirilmesinden sonraki 2-7 gün içinde nadiren mani
veya hipomani bildirilmiştir.
Enüreziste yan etkiler: Enüreziste kullanılan dozlar depresyonda kullanılan dozlara kıyasla
düşük olduğu için, yan etkilerin sıklığı da daha düşüktür. En yaygın olarak görülen yan etkiler
uyku hali ve antikolinerjik etkilerdir. Sıklıkla olmasa da, hafif terleme ve kaşınma bildirilmiştir.
Enürezisin tedavisi için trisiklik alan çocuklarda davranış değişiklikleri gözlemlenmiştir.
Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem
taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine
olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye
Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir. (www.titck.gov.tr;
e-posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)
4.9. Doz aşımı ve tedavisi
Trisiklik antidepresan zehirlenmesinin spesifik bir antidotu yoktur. Hastalar hospitalize
edilmelidir ve tedavi semptomatik olmalı ve kardiyak destek (EKG ile izleme de dahil olmak
üzere) ve solunum desteğine dayandırılmalıdır.
Semptomlar
Toksisitenin nedeni; otonomik sinir uçlarında ve beyinde antikolinerjik (antimuskarinik, atropin
benzeri) etkiler, kardiyak sodyum kanalı blokajı ve a1 adrenerjik reseptör blokajının birleşimidir.
Buna ek olarak, trisiklik antidepresanlar aminlerin ve kardiyak geciktirici-düzeltici potasyum
kanalının (Ikr) pre-snaptik alımını bloklar.
Özellikler yaygın olarak şunlardır: sinüs taşikardi, sıcak kuru cilt, ağız ve dil kuruluğu, büyümüş
göz bebekleri, üriner retansiyon ve ileus, ataksiye ilerleme, nistagmus, ıraksak şaşılık ve derin
koma ve respiratuar depresyona neden olabilecek uyku hali. Ekstansör plantar refleksleri ile
artmış ton ve hiperrefleksi görülebilir. Derin komada, (beyin sapı refleksleri de dahil olmak
üzere) tüm refleksler durabilir. Vakaların >%5’inde konvülsiyonlar görülür ve hemodinamik
uyuşmanın habercisi olabilir.
EKG özellikleri şunlardır: PR, QRS ve QT aralıklarının uzaması, spesifik olmayan ST segmenti
ve T dalgası değişiklikleri ve atriyoventriküler blok.
Metabolik asidoz mevcut olabilir. Hipotansiyon görülebilir ve şiddetli olabilir.
Bilinci kapalı hastalarda hipotermi ve rabdomiyoliz görülebilir. Zaman zaman deride kabartılar
görülebilir.
İyileşme (canlanma) sırasında; konfüzyon, ajitasyon ve görsel halüsinasyonlar görülebilir.
Serotonin toksisitesi özellikleri görülebilir. Bunlar şunlardır: merkezi sinir sistemi etkileri
(ajitasyon veya koma da dahil olmak üzere), otonomik instabilite (hiperpreksi de dahil olmak
9 / 12
üzere) ve nöromusküler eksitabilite (klonüs ve yükselmiş serum kreatin kinazı da dahil olmak
üzere).
Bu sendrom, eğer hastada akut doz aşımı varsa veya düzenli alındığında serotonerjik sinapslarda
serotonik etkisini (salımı arttırarak, geri alımı veya metabolizmayı azaltarak veya serotonin
reseptörlerini stimüle ederek) arttıran iki veya daha fazla ilaca, örneğin selektif serotonin geri
alım inhibitörleri, monoamin oksidaz inhibitörleri, trisiklik antidepresanlar, venlafaksin,
tramadol, triptans, linezolid ve St John’s Wort, uyarıcı ilaç kullanımı (örn. MDMA,
amfetaminler, kokain, cathinone türevleri (mefedron vb.)), maruz kaldıysa bu sendromun
görülme ihtimali daha yüksektir.
Aşırı dozdaki kardiyovasküler etkiler ve merkezi sinir sistemi etkileri; alkol, kardiyovasküler
ajanlar ve diğer psikotropik ilaçların eş zamanlı alımı ile artacaktır.
Tedavi
Karma doz aşımlarında benzodiazepin toksisitesini tersine çevirmek için flumazenil vermeyin.
1. Hava yolunun açık olduğundan ve ventilasyonun yeterli olduğundan emin olun. Arteriyal kan
gazlarını kontrol edin ve her tür hipoksiyi düzeltin. Hiperkapni mevcutsa, ventilasyon desteği
endikedir.
2. Gastrik dekontaminasyonun faydası belirsizdir. Hava yolunun korunmuş olması koşuluyla,
eğer hasta 5 mg/kg alımdan sonraki 1 saat içinde gastrik dekontaminasyon sergilerse, ağız veya
nazo-gastrik tüp yoluyla aktif kömür göz önünde bulundurulmalıdır.
Toksisite özellikleri olan ve yutabilen veya kanül sokulmuş hastalarda 1-2 saat sonra ikinci doz
kömür düşünülmelidir.
3. Kardiyak arrest sonrası, uzun süreli resüsitasyon başarılı olabilir ve en az 1 saat süreyle devam
ettirilmelidir.
4. Alımdan sonraki en az 6 saat süreyle gözlemleyin. BP, nabız ve kardiyak ritmi izleyin.
Tekrarlayan EKG’ler gerçekleştirilmelidir. 6 saate kadar asemptomatik kalan ve EKG’si normal
olan hastaların, geç komplikasyon geliştirmesi olası değildir.
5. Üre ve elektrolitleri kontrol edin ve idrar sonucunu izleyin. Bilinci kapalı olan hastalarda
serum kreatin kinazını kontrol edin.
6. Hipoksinin düzeltilmesine ve yeterli sıvı resüsitasyonuna rağmen metabolik asidoz devam
ediyorsa, intravenöz sodyum bikarbonat ile düzeltmeyi göz önünde bulundurun. QRS veya QT
aralıklarının uzaması söz konusuysa, hızla düzeltme özellikle önemlidir.
7. İntravenöz diazepam veya lorazpam ile konvülsiyonları kontrol edilin. Oksijen verin ve asit
bazını ve metabolik bozuklukları düzeltin. Trisiklik doz aşımında fenitoin kontrendikedir (çünkü
trisiklik antidepresanlar ile birlikte, sodyum kanallarını bloklar ve kardiyak aritmi riskini
arttırabilir).
8. Yatağın ayağını yükselterek hipotansiyonu düzeltin. Şiddetli vakalarda, intravasküler hacmin
genişletilmesi için kolloid uygulanması gereklidir (merkezi venöz basıncın izlenmesi
gerekebilir). Sodyum bikarbonat ile alkalinizasyon hipotansiyonu düzeltebilir.
9. Ajite olmuş yetişkinler oral veya IV diazepam ile sakinleştirilebilir. etkisizse, oral veya
parenteral haloperidol göz önünde bulundurulmalıdır.
10 / 12
10. Hastalar şiddetli biçimde hipotansif ise, Glukagon 10mg IV bolus verilebilir.
11. Eğer hasta hipotermik ise, konvansiyonel araçlarla tekrar yavaşça ısıtın.
12. Eğer hasta uzun bir süre bilinci kapalı kaldıysa, rabdomiyoliz ihtimaline karşı izleyin.
13. Trisiklik antidepresanların geniş dağılım hacmi nedeniyle, zorla diüresis, hemodiyaliz ve
hemoperfüzyonun hiçbir değeri yoktur.
14. Hastanın klinik durumuna göre endike olan diğer önlemler.
Doz aşımı genellikle bilerek gerçekleştiği için, hastalar iyileşme sürecinde diğer araçlarla intihar
girişiminde bulunabilir. Bu ilaç sınıfındaki tedavilerde, kasıtlı veya kazara doz aşımı ile ölüm
gerçekleşmiştir.
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1. Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grubu: Non-selektif Monoamin Reuptake İnhibitörleri,
ATC kodu: N06AA09
LAROXYL, trisiklik antidepresan bir ilaçtır. Antidepresan etkisinin beyinde, noradrenalin ve
serotonin geri emiliminin inhibe edilmesine bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir.
5.2. Farmakokinetik özellikler
Genel özellikler
Emilim:
Amitriptilin gastrointestinal kanaldan çok iyi emilir. Oral uygulamayı takiben yaklaşık 6 saat
içinde pik plazma konsantrasyonlarına ulaşır.
Dağılım:
Amitriptilin ve nortriptilin tüm vücuda dağılırlar ve yüksek oranda plazma ve doku proteinlerine
bağlanırlar.
Biyotransformasyon:
Amitriptilin büyük oranda ilk geçiş etkisine maruz kalır ve karaciğerde demetilasyona uğrayarak
primer aktif metaboliti olan nortriptiline dönüşür.
Eliminasyon: Amitriptilin eliminasyon yarı ömrünün 9 – 36 saat arasında olduğu hesaplanmıştır.
Amitriptilin ve nortriptilin plasenta bariyerlerini aşarlar ve anne sütüne geçerler. Amitriptilinin
diğer metabolizma yolları hidroksilasyon ve N-oksidasyonu da kapsar. Amitriptilin başlıca
metabolit formunda olmak üzere, serbest veya konjuge formda idrar ile atılır.
Doğrusallık/Doğrusal olmayan durum:
Amitriptilin kinetiği linear özellik göstermektedir.
amitriptilin yüksek ve düşük dozlardaki konsantrasyon/doz oranı anlamlı ölçüde farklı değildir
ve doz oranları ve konsantrasyon oranları arasında linear bir ilişki bulunmaktadır.
11 / 12
5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri
Yoktur.
6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLERİ
6.1. Yardımcı maddelerin listesi
Çekirdek tablet:
Laktoz monohidrat (inek sütü kaynaklı)
Mısır nişastası
Sodyum glikolat nişastası Tip A
Kopovidon
Magnezyum stearat
Kaplama:
Hidroksipropil metil selüloz
Titanyum dioksit
Polietilen glikol
Kırmızı demir oksit
Talk
6.2. Geçimsizlikler
Yoktur.
6.3. Raf ömrü
24 ay
6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler
30°C altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği
Primer ambalaj malzemesi olarak şeffaf PVC/PVDC ve alüminyum folyo blister ile
ambalajlanır. Blisterler karton kutular içerisinde paketlenir.
Bir kutu içerisinde, 30 adet tablet içeren blister kullanma talimatı ile birlikte sunulur.
6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
‘Tıbbi atıkların kontrolü yönetmeliği’ ve ‘Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü
yönetmelikleri’ ne uygun olarak imha edilmelidir.
7. RUHSAT SAHİBİ
DEVA HOLDİNG A.Ş.
Halkalı Merkez Mah. Basın Ekspres Cad.
No: 1 34303 Küçükçekmece / İSTANBUL
Tel: 0 212 692 92 92
Fax: 0 212 697 00 24

LAMICTAL DC 50 mg Çözünür/Çiğneme Tableti, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi:

İlacın etken maddesi Lamotrijin’ dir. LAMICTAL DC 50 mg Çözünür/Çiğneme Tableti, epilepsi (sara) ‘yı önleyen ya da durduran antiepileptik bir ilaçtır.  Yetişkinlerde ve ergenlerde görülen Grand mal  epilepsi (bilinç kaybı ve kaslardaki  artan kasılmaların meydana getirdiği kol ve bacaklarda istem dışı kasılmalarla karakterize nöbet.); Lennox – Gastaut sendromu (çocuklarda beyinle ilgili olarak meydana gelen ve zihin geriliği ile ilişkili olan, epilepsi nöbetlerinde ani , elektrik çarpmasına benzer , istem dışı ve belirli aralıklarla , sık sık ve düzensiz oluşan kas kasılmalarının da gözlendiği epilepsi türü); yetişkinlerde ve 2 yaş üzeri çocuklarda görülen  parsiyel (kısmi) nöbet ( vücudun belirli bir yerinde başlayan ve başladığı yerde de kalabildiği gibi ilerleyerek vücudun yarısına yayılabilen bir epilepsi türü); bipolar bozukluğu olan hastalarda, duygudurum ataklarının ve depresif atakların önlenmesinde kullanılır.

 

LAMICTAL DC 50 mg Çözünür/Çiğneme Tableti Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. İlacın etken maddesine karşı bir alerjiniz varsa bu ilacı kullanmanız önerilmez.
  2. Lamictal DC,  (sara) ‘yı önleyen ya da durduran antiepileptik bir ilaçtır.
  3.  LAMICTAL, ciddi hayati tehlikeler yaratabilecek cilt döküntüsüne sebep olabilir. Özellikle çocuklarda ve nöbet ilaçlarına karşı alerjisi olan hastalarda bu durum gözlenebilir. Eğer bu ilacın kullanımı sırasında boğaz ağrısı, ateş, baş ağrısı, ciltte kırmızı döküntü ve soyulma durumlarından herhangi biri var ise acilen doktorunuza başvurunuz.
  4. Eğer hastalık nöbetlerini önlemek için LAMICTAL kullanıyorsanız, durumunuzda iyileşme görülse bile ilacın kullanmaya devam ediniz. İlacın alımını durdurmanız halinde nöbetlerde  artış olabilir.
  5. Eğer, karaciğer hastalığınız, böbrek hastalığınız ya da kalp hastalığınız var ise LAMICTAL kullanmadan önce hekiminizle görüşmelisiniz.
  6. Yanınızda acil durumlar için Lamictal DC kullandığınızı belirten kimlik kartı ve bilgilendirme bilekliği taşımalısınız.
  7. Eğer Lamictal DC ‘e başladıktan sonra ; endişe, kaygı, telaş, heyecan agresif, hiperaktif hissetme hali, intihar ve kendine zarar verme düşüncesi oluşmuşsa  ya da ruh halinde ve davranışlarda değişiklikler gibi yeni ya da kötüleşen semptomlara sahipseniz, acil yardım için hekiminize başvurunuz.
  8. Lamictal DC ilacın rahatsızlığınızı iyileştirdiğinden emin olabilmeniz için düzenli olarak kan tahlilleri yaptırmanız gerekmektedir.
  9. Tedaviniz süresince alkol kullanmayınız. Çünkü alkol LAMICTAL’in olası yan etkilerini ve nöbet riskini artırır.
  10. Lamictal DC düşünce ve reaksiyonlarınızı bozacak yan etkilere sahiptir. Hekiminize sormadan makine veya araç  kullanmayınız.
  11. Hamilelik ve emzirme dönemlerinde, Lamictal DC hekimle görüşmeden kullanılmamalıdır.

 

LAMICTAL DC 50 mg Çözünür/Çiğneme Tableti’nin Kullanım Şekli :

  1. Lamictal DC de dahil hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz. Lamictal DC ile tedaviniz hekiminizin  kararıyla değiştirilmeli veya son verilmelidir.
  2. İlacın her dozunu önce çiğneyip sonra yutunuz ya da ilacı az miktar suda eritip tümünü hemen yutunuz. Yemek esnasında ya da aç karnına alabilirsiniz.

 

İlacın Olası Yan Etkileri :

  1. Lamictal DC aldıktan sonra karın ağrısı , nefes almada güçlük, kurdeşen, yüzde , dudaklarda , dilde ve boğazda şişlik gibi bir durumda hekiminizi bilgilendiriniz.
  2. Deri döküntüsü ve baş ağrısı LAMICTAL’in çok yaygın görülebilen yan etkileridir.
  3. Asabi ve sinirli ruh hali, ağızda kuruluk, yorgunluk, uykuya dalmada zorluk, kaygı hali, baş dönmesi, sarsılma, sersemlik, uykulu hissetme, diyare, mide bulantısı LAMICTAL’in  yaygın görülebilen yan etkileridir.
  4. Koordinasyon eksikliği, sakarlık, görmede bulanıklık, çift görme, cilt döküntüsü ve normalden daha fazla saç dökülmesi LAMICTAL’in  yaygın olmayan yan etkileridir.
  5. Bulantı, kusma, ateş, bağ ağrısı, boyun tutulması ve parlak ışığa karşı aşırı hassasiyet dahil bir grup belirti içeren Aseptik menenjit (beyin ve omuriliği kaplayan membranın iltihaplanması ile oluşur.) LAMICTAL’in seyrek görülebilen yan etkilerindendir. Bu belirtiler genellikle tedavi durdurulduğunda kaybolur, ancak belirtiler devam ediyorsa veya daha da kötüye gidiyorsa hekiminizle görüşünüz.
  6. LAMICTAL’in seyrek görülebilen diğer yan etkileri: Stevens-Johnson sendromu, konjunktivit (göz kapaklarında çapak, gözde akıntı ve kaşıntı) ve nistagmus (hızlı, kontrol edilemeyen göz hareketleri ).
  7. LAMICTAL’in sıklığı bilinmeyen yan etkileri: Kabuslar, kemik erimesi ve  ayrıca enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olan, kandaki immunoglobulinler adı verilen antikorların düşük seviyede olması nedeniyle azalmış bağışıklık.
  8. Nötropeni, lökopeni, agranulositoz (beyaz kan hücrelerinde azalma), anemi (kırmızı kan hüçrelerinde azalma),trombositopeni (kan pulcukları sayısında azalma) denge bozukluğu, halüsinasyonlar, parkinson semptomlarının kötüleşmesi, aplastik anemi (kemik iliği bozukluğu), epilepsi nöbetlerinde artış, tik (kontrolsüz vücut hareketleri), koreoatetoz (gözler, baş ve gövdeyi etkileyen kontrolsüz kas spazmları), seyirme, titreme ya da sertlik gibi olağan dışı vücut hareketleri, lupus benzeri reaksiyon ( belirtileri: ateş ve genel sağlıkta bozulmanın eşlik ettiği sırt ve eklem ağrısı), kanda eozinofil (bir tür alerji hücresi) sayısında artış (eozinofili) ve sistemik semptomlarla görülen ilaç reaksiyonu, yüksek ateş, konfüzyon (zihin karışıklığı), yüzzde şişlik ya da boyun, koltukaltı ya da kasıktaki bezlerde şişlik (lenfadenopati), pansitopeni (tüm kan hücrelerinin sayısında azalma), karaciğer yetmezliği veya karaciğer fonksiyon testlerinde değişiklik LAMICTAL’in çok seyrek görülebilen yan etkileridir.

İlaç Etken Maddesi:  Lamotrijin
İlaç Marka İsmi: LAMICTAL DC 50 mg Çözünür/Çiğneme Tableti
İlaç ruhsat sahibi: GlaxoSmithKline İlaçları San. ve Tic. A.Ş.
Adresi : Büyükdere Cad. No.173, 1. Levent Plaza
B Blok 34394 1. Levent/İstanbul
Telefon no: 0212 339 44 00-Faks no: 0212 339 45 00
Lamictal DC 50 mg sırasıyla; Sinir Sistemi, Antiepileptikler, diğer,  lamotrijin olarak sınıflandırılmış şekilde,  N03AX09 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında yer alır. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz LAMICTAL DC 50 mg Çözünür/Çiğneme Tabletini üretimini Pharmactive İlaç Sanayi yapar, ruhsatı da GlaxoSmithKline İlaçları San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. LAMICTAL DC 50 mg kullanma talimatı (ilaç prospektüsü) ve LAMICTAL DC 50 mg’a ait kısa bilgi (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, kontrendikeleri; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen (yan) etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler)

Lamictal 50 mg kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

Lamictal 50 mg kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

Lamictal 50 mg kısa bilgi

Her bir tablette lamotrijin(50 mg) etken maddesi bulunur. Lamotrijin feniltriazin sınıfında yer alır ve beyazdan açık krem rengine değişen renklerde bir tozdur. Diğer bileşenler ise, kalsiyum karbonat, düşük sübstitüe hidroksipropil selüloz, Alüminyum magnezyum silikat, Sodyum nişasta glikolat, Povidon K30, Sakarin sodyum, Frenk üzümü aroması 502.009/AP 0551, Magnezyum stearat ve saf su ilacın yardımcı maddeleridir.
LAMICTAL DC 50 mg Çözünür/Çiğneme Tableti, Frenk üzümü kokulu, beyaz ile beyaza yakın renkli, bir yüzünde “GSCX7” baskısı, diğer yüzünde “50” yazısı bulunan oval şekilli, çentiği bulunmayan tabletlerdir.
12 yaş üstü adölesanlar ve Yetişkinler (12 yaş üzeri)
LAMICTAL  12 yaşından büyük adölesanlar ve yetişkinlerin epilepsi tedavisinde, parsiyel nöbetlerde ve tonik-klonik nöbetleri ve LennoxGastaut Sendromu ile ilişkili nöbetleri de içeren generalize nöbetlerde, ek tedavi veya monoterapi
olarak endikedir.
LAMICTAL  2 ila 12 yaş aralığındaki çocukların epilepsi tedavisinde, parsiyel nöbetlerde ve tonik-klonik nöbetleri ve LennoxGastaut Sendromu ile ilişkili nöbetleri de içeren generalize nöbetlerde, ek-tedavi olarak endikedir. Ek tedavi sırasında epileptik kontrol sağlandıktan sonra beraberinde kullanılan antiepileptik ilaçlar (AEİ’lar) kesilebilir ve hastalar LAMICTAL monoterapisine devam edebilir.
LAMICTAL tipik absans nöbetlerinin tedavisinde monoterapi olarak endikedir
LAMICTAL, bipolar bozuklukta (18 yaş üzeri),  özellikle depresif atakları önleyerek, duygudurum ataklarının önlenmesinde endikedir.
Pozoloji ve uygulama şekli:
Tedaviye yeniden başlama
Hekimler, daha önce herhangi bir nedenden dolayı LAMICTAL’i kesen hastalarda yeniden
LAMICTAL’e başlayacakları zaman idame doza kadar doz artırımına gerek olup olmadığını
değerlendirmelidir, çünkü ciddi döküntü riski yüksek başlangıç dozlarıyla ve LAMICTAL için
önerilen doz artırımının atlanmasıyla ilişkilidir. Bir önceki dozdan sonra geçen
süre ne kadar uzunsa, idame doza ulaşmak için gereken doz artırımı konusunda o kadar fazla
dikkat gereklidir. LAMICTAL’in kesilmesinden sonra geçen süre 5 yarı ömrü geçerse ilaç miktarı
uygun program doğrultusunda idame dozuna kadar artırılmalıdır.
Daha önceki LAMICTAL tedavisi döküntü nedeniyle kesilen hastalarda, potansiyel yararı,
riskinden açıkça daha fazla değilse, LAMICTAL’in yeniden başlanması önerilmemektedir.
Epilepsi
Önerilen doz arttırımı ve idame dozlar 12 yaş ve üzeri adölesanlar ve yetişkinler için Tablo 1’de
ve 2 ila 12 yaş arasındaki adölesanslar ve çocuklar için Tablo 2’de verilmektedir. Döküntü
riskinden dolayı, başlangıç dozu ve bunu izleyen doz artışı aşılmamalıdır.
LAMICTAL monoterapisine geçmek için beraberinde kullanılan antiepileptik ilaçlar
bırakıldığında veya lamotrijin içeren tedavi rejimlerine diğer antiepileptik ilaçlar eklendiğinde
lamotrijin farmakokinetiği üzerine olabilecek etkiler dikkate alınmalıdır.
12 yaş üzeri adölesanlar ve Yetişkinler
Epilepsi monoterapisinde doz:
Monoterapide LAMICTAL başlangıç dozu ilk iki hafta için günde bir defa 25 mg, takip eden iki
hafta için günde bir defa 50 mg’dır. Daha sonra, optimal cevabı alana kadar doz her 1 – 2 haftada
maksimum 50 – 100 mg artırılmalıdır. Optimal cevabı almak için idame dozu günde bir kez veya
iki doza bölünmüş olarak 100 – 200 mg/gün’dür. Bazı hastalar beklenen cevaba ulaşmak için 500
mg/gün LAMICTAL’e ihtiyaç duyarlar.
Başlangıç dozu ve sonraki doz artırımı döküntü riski nedeniyle atlanmamalıdır. .
Epilepsi ek tedavisinde doz:
Valproatı tek başına veya başka herhangi bir antiepileptik ilaçla birlikte alan hastalarda,
LAMICTAL başlangıç dozu ilk iki hafta için gün aşırı 25 mg, takip eden iki hafta için günde bir
defa 25 mg’dır. Daha sonra, optimal cevabı alana kadar doz her 1 – 2 haftada maksimum 25 – 50
mg artırılmalıdır. Optimal cevabı almak için idame dozu günde bir defa veya iki doza bölünmüş
olarak 100 – 200 mg/gün’dür.
Diğer antiepileptik ilaçlarla (valproat hariç) veya – antiepileptik ilaçlar olmaksızın lamotrijin
glukuronidasyonunu indükleyen antiepileptik ilaçları veya diğer ilaçları beraber kullanan
hastalarda, LAMICTAL başlangıç dozu ilk iki hafta için günde bir defa 50 mg, takip eden iki
hafta için iki doza bölünmüş olarak 100 mg/gün’dür. Daha sonra, optimal cevabı alana kadar doz
her 1 – 2 haftada maksimum 100 mg artırılmalıdır. Optimal cevabı almak için idame dozu iki doza
bölünmüş olarak 200 – 400 mg/gün’dür.
Bazı hastalar beklenen cevaba ulaşmak için 700 mg/gün LAMICTAL’e ihtiyaç duyarlar.
Lamotrijin glukuronidasyonunu belirgin olarak indüklemeyen veya inhibe etmeyen ilaçları alan
hastalarda, LAMICTAL başlangıç dozu ilk iki hafta için günde bir defa 25 mg, takip eden iki hafta
için günde bir defa 50 mg’dır . Daha sonra, optimal cevabı alana kadar doz her 1
– 2 haftada maksimum 50 – 100 mg artırılmalıdır. Optimal cevabı almak için idame doz günde bir
defa veya iki doza bölünmüş olarak 100 – 200 mg/gün’dür.
Terapötik dozun idame edildiğinden emin olmak için, çocuğun ağırlığı izlenmeli ve ağırlık
değişimi olması durumunda doz değerlendirilmelidir. 2 – 6 yaş arasındaki hastaların önerilen en
yüksek idame dozuna ihtiyaç duymaları beklenir.
Ek tedavi sırasında epileptik kontrol sağlandıktan sonra beraberinde kullanılan antiepileptik ilaçlar
(AEİ’lar) bırakılabilir ve hastalar LAMICTAL monoterapisine devam edebilir.
2 yaşın altındaki çocuklar:
Lamotrijin, 2 yaşın altındaki çocuklarda monoterapi veya 1 aylıktan daha küçük çocuklarda ek
tedavi olarak incelenmemiştir. Lamotrijinin 1 aylık ila 2 yaş arasındaki çocuklarda parsiyel
nöbetlerin ek tedavisinde güvenlilik ve etkililiği gösterilmemiştir. Bu
nedenle, LAMICTAL’in iki yaşın altındaki çocuklarda kullanılması önerilmemektedir.
Bipolar Bozukluk
Yetişkinler (18 yaş ve üzeri)
Döküntü riski nedeniyle başlangıç dozu ve sonraki doz artırımı aşılmamalıdır.
LAMICTAL, ileride depresif atak gelişme riski bulunan bipolar hastalarda kullanım için
önerilmektedir.
Depresif atakların tekrarlanmasını önlemek için aşağıdaki geçiş rejimi izlenmelidir. Geçiş rejimi,
altı hafta boyunca lamotrijin dozunu bir idame stabilizasyon dozuna artırmayı içermektedir . Bundan sonra klinik olarak endike ise diğer psikotropik ve/veya antiepileptik ilaçlar
kesilebilir.
Manik atakların önlenmesi için ek tedavi yapılması düşünülmelidir, çünkü manik ataklarda
LAMICTAL’in etkinliği kesin olarak belirlenmemiştir.
Bipolar bozukluğu olan hastalarda LAMICTAL’in kesilmesi
Klinik çalışmalarda, plasebo ile karşılaştırıldığında LAMICTAL’in aniden kesilmesinden sonra
advers olayların insidansı, şiddeti veya tipi ile ilgili artış olmamıştır. Bu nedenle, hastalar, dozu
adım adım azaltmadan LAMICTAL’i kesebilirler.
Özel hasta popülasyonlarına ilişkin ek bilgiler:
LAMICTAL böbrek yetmezliği olan hastalara verilirken dikkatli olunmalıdır. Son aşamada
böbrek yetmezliği olan hastalar için, LAMICTAL başlangıç dozları, hastaların eş zamanlı
kullandığı ilaçlara dayandırılmalıdır; azaltılmış idame dozları, belirgin böbrek fonksiyon
bozukluğu olan hastalar için etkili olabilir .
Başlangıç, artırma ve idame dozları, genel olarak karaciğer bozukluğu orta derecede (Child-Pugh
derecesi B) olan hastalarda yaklaşık % 50 ve şiddetli (Child-Pugh derecesi C) olanlarda yaklaşık
% 75 azaltılmalıdır. Artırma ve idame dozları, klinik cevaba göre ayarlanmalıdır.
Epilepsi tedavisinde: 2 yaşın altındaki çocuklar: 2 yaşın altındaki çocuklarda LAMICTAL kullanımıyla ilgili henüz
yeterli bilgi bulunmamaktadır.
Bipolar bozuklukta LAMICTAL kullanımı
Çocuk ve adolesanlar (18 yaş altı): LAMICTAL 18 yaş altı çocuk ve adolesanlarda bipolar
bozuklukta kullanım için endike değildir. Randomize bir geri çekme çalışması
anlamlı bir etkililik göstermediğinden ve intihar eğilimi bildirimlerinde artış olduğunu
gösterdiğinden, LAMICTAL’in 18 yaşın altındaki çocuklarda kullanımı önerilmemektedir.
Hormonal kontraseptif alan kadınlar:
Etinil östradiol/levonorgestrel (30 mikrogram/150 mikrogram) kombinasyonunun kullanımı
lamotrijinin klerensini yaklaşık iki misli artırarak lamotrijin düzeylerinin azalmasına yol
açmaktadır. Titrasyonu takiben, maksimal bir terapötik yanıt için lamotrijinin daha yüksek idame
dozları (2 misli kadar) gerekebilir. İlaçsız haftada, lamotrijin düzeylerinde iki misli artış
gözlenmiştir. Dozla ilişkili advers olaylar göz ardı edilemez. Bu sebeple, ilk seçenek tedavi olarak,
ilaçsız hafta içermeyen bir kontrasepsiyon kullanılması (örneğin sürekli hormonal konstraseptifler
veya hormonal olmayan metotlar) değerlendirilmelidir.
a) Halen hormonal kontraseptifleri alan hastalarda LAMICTAL’e başlanması:
Oral kontraseptifin lamotrijinin klerensini artırdığı gösterilmişse de sadece
hormonal kontraseptif kullanımına dayanarak LAMICTAL için önerilen doz artırım kılavuzunda
ayarlama tavsiye edilmez. Doz
artırımı lamotrijinin lamotrijin glukuronidasyon inhibitörüne eklenip eklenmediğine örn. valproat,
lamotrijinin lamotrijin glukuronidasyon indükleyicisine eklenip eklenmediğine, örn.
karbamazepin, fenitoin, fenobarbital, primidon veya rifampin veya lamotrijinin valproat,
karbamazepin, fenitoin, fenobarbital, primidon veya rifampisin olmaksızın eklenip eklenmediğine
dayanarak önerilen kılavuzlara göre yapılmalıdır.
b) Halen LAMICTAL idame dozlarını alan ve lamotrijin glukuronidasyon indükleyicilerini
ALMAYAN hastalarda hormonal kontraseptiflerin başlanması:
Çoğu durumda LAMICTAL idame dozunun iki misli kadar artırılması gerekecektir. . Hormonal kontraseptif kullanımına başlanmasından sonra lamotrijin dozunun bireysel
klinik yanıta göre her hafta 50 ila 100 mg/gün artırılması önerilmektedir. Klinik yanıt daha yüksek
doz artırımlarını desteklemediği sürece doz artırımları bu hızı aşmamalıdır. Bazal lamotrijin
konsantrasyonunun korunduğunu teyit etmek açısından, hormonal kontraseptiflere başlamadan
önce ve başladıktan sonra, serum lamotrijin konsantrasyonlarının ölçülmesi düşünülmelidir.
Gerekirse doz ayarlaması yapılmalıdır. Bir haftalık inaktif tedavi (“ilaçsız hafta”) içeren hormonal
bir kontraseptif kullanan kadınlarda, aktif tedavinin 3. haftasında, yani hap döngüsünün 15. günü
21. günü arasında, serum lamotrijin düzeyi izlenmelidir. Bu sebeple, ilk seçenek tedavi olarak,
ilaçsız hafta içermeyen bir kontrasepsiyon kullanılması (örneğin sürekli hormonal konstraseptifler
veya hormonal olmayan metotlar) değerlendirilmelidir.
c) Halen LAMICTAL idame dozlarını alan ve lamotrijin glukuronidasyon indükleyicileri
ALMAYAN hastalarda hormonal kontraseptiflerin kesilmesi:
Çoğu durumda LAMICTAL idame dozunun %50 kadar azaltılması gerekecektir. Klinik yanıt aksini gerektirmedikçe, günlük lamotrijin dozunun 3 haftalık bir periyotta
oranında) düşürülmesi önerilmektedir. Bazal lamotrijin konsantrasyonunun korunduğunu teyit
etmek açısından, hormonal kontraseptiflere başlamadan önce ve başladıktan sonra, serum
lamotrijin konsantrasyonlarının ölçülmesi düşünülmelidir. Bir haftalık inaktif tedavi (“ilaçsız
hafta”) içeren hormonal bir kontraseptif kullanmayı bırakmak isteyen kadınlarda, aktif tedavinin
3. haftasında, yani hap döngüsünün 15. günü 21. günü arasında, serum lamotrijin düzeyi
izlenmelidir.
d) Halen LAMICTAL idame dozlarını alan ve lamotrijin glukuronidasyon indükleyicileri ALAN
hastalarda hormonal kontraseptiflerin başlanması ve kesilmesi:
Lamotrijin için önerilen idame dozunda değişiklik yapılması gerekmeyebilir.
Atazanavir/ritonavir ile kullanım:
Lamotrijin mevcut atazanavir/ritonavir tedavisine eklendiğinde, lamotrijinin önerilen doz artırma
şemasında değişiklik yapılması gerekmez.
İdame dozunda lamotrijin kullanırken glukuronidasyon indükleyici kullanmayan hastalarda
lamotrijin dozunun atazanavir/ritonavir eklendiğinde artırılması ya da kesildiğinde azaltılması
gerekebilir. Lamotrijin doz ayarlamasının gerekliliğini görmek için, atazanavir/ritonavir
tedavisinin başlamasından veya bırakılmasından önce ve 2 hafta içinde plazma lamotrijin izlemesi
yapılmalıdır.
Lopinavir/ritonavir ile kullanım:
Lamotrijin mevcut lopinavir/ritonavir tedavisine eklendiğinde, lamotrijinin önerilen doz artırma
şemasında değişiklik yapılması gerekmez.
İdame dozunda lamotrijin kullanırken glukuronidasyon indükleyici kullanmayan hastalarda
lamotrijin dozunun lopinavir /ritonavir eklendiğinde artırılması ya da kesildiğinde azaltılması
gerekebilir. Lamotrijin doz ayarlamasının gerekliliğini görmek için, lopinavir/ritonavir
tedavisinin başlamasından veya bırakılmasından önce ve 2 hafta içinde plazma lamotrijin izlemesi
yapılmalıdır.
LAMICTAL, lamotrijine veya ilacın bileşimindeki diğer maddelerden herhangi
birine karşı aşırı duyarlı olduğu bilinen kişilerde kontrendikedir.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Deri döküntüsü
LAMICTAL tedavisi başlangıcından sonra genellikle ilk 8 hafta içinde oluşan advers deri
reaksiyonları bildirilmiştir. Bu döküntülerin büyük kısmı hafif ve sınırlıdır, ancak hastaneye
yatırmayı ve LAMICTAL tedavisinin kesilmesini gerektiren ciddi döküntüler de bildirilmiştir.
Bunlar; Stevens Johnson sendromu (SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve aynı zamanda aşırı
duyarlılık reaksiyonu olarak bilinen Eozinofili ve Sistemik Semptomlarla Görülen İlaç
Reaksiyonu (DRESS) gibi potansiyel olarak yaşamı tehdit edici döküntüleri de içerir.
Tavsiye edilen mevcut LAMICTAL dozlarının kullanıldığı çalışmalara katılan yetişkinlerde ciddi
deri döküntüleri insidansı 500 epilepsi hastasında 1’dir. Bu vakaların yaklaşık yarısı Stevens
Johnson sendromu olarak bildirilmiştir (1/1000).
Bipolar bozukluğu olan hastalarda yapılan klinik çalışmalarda, ciddi döküntü insidansı yaklaşık Bipolar bozukluğu olan hastalarda yapılan klinik çalışmalarda, ciddi döküntü insidansı yaklaşık 1/1000’dir.
Çocuklarda ciddi deri döküntüleri riski yetişkinlerdekinden yüksektir.
Bazı çalışmalardan elde edilen mevcut veriler epileptik çocuklarda hastaneye yatma ile ilişkili
döküntü insidansının 1/300 ile 1/100 arasında olduğunu göstermektedir.
Çocuklarda, döküntünün ilk oluşumu enfeksiyon ile karıştırılabilir. Hekim, tedavinin ilk 8
haftasında döküntü semptomları ve ateş gelişen çocuklarda ilaç reaksiyonu olasılığını göz önünde
bulundurmalıdır.
Ayrıca genel döküntü riskinin aşağıdakilerle güçlü ilişkisi olduğu gösterilmiştir.
– Yüksek LAMICTAL başlangıç dozları ve LAMICTAL tedavisinde önerilen doz artırımının
aşılması
– Beraberinde valproat kullanımı
Diğer antiepileptik ilaçlara karşı alerji veya döküntü öyküsü olan hastaların tedavisinde de dikkatli
olmak gerekir. Zira LAMICTAL tedavisi sırasında ciddi olmayan döküntü sıklığı bu hastalarda
bu tür öyküsü bulunmayanlara göre yaklaşık üç kat daha sıktır.
Döküntü gelişen tüm hastalar (yetişkin ve çocuk) derhal değerlendirilmeli ve döküntünün
LAMICTAL’e bağlı olmadığı açık değilse kullanımı hemen kesilmelidir. Daha önce LAMICTAL
ile tedaviye bağlı döküntü nedeniyle tedavisi kesilen hastalarda beklenen yararları riskinden açık
olarak fazla değilse tekrar LAMICTAL tedavisine başlanması önerilmez. Eğer hastada
LAMICTAL kullanımı ile birlikte SJS, TEN veya DRESS gelişmişse, bu hastalarda hiçbir zaman
LAMICTAL tedavisine yeniden başlanmamalıdır.
Döküntü; ateş, lenfadenopati, yüz ödemi ve kan ve karaciğer anormallikleri ve aseptik menenjit
dahil çeşitli sistemik semptomlarla birlikte görülen aşırı duyarlılık sendromunun bir parçası olarak
da bildirilmektedir. Sendrom, klinik şiddet açısından geniş bir yayılım
gösterebilir ve nadiren dissemine intravasküler koagülasyona ve çoklu organ yetmezliğine neden
olabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta, döküntü olmasa dahi aşırı duyarlılığın erken belirtilerinin
(örneğin ateş, lenfadenopati) olabileceğidir. Eğer bu gibi belirtiler ve bulgular varsa hasta hemen
değerlendirilmelidir ve eğer alternatif bir etiyoloji mevcut değilse LAMICTAL kesilmelidir.
Aseptik menenjit olguların çoğunda ilaç kesildiğinde geri dönüşlüdür fakat bazı olgularda tekrar
lamotrijin başlandığında tekrarlamıştır. Tekrar lamotrijin başlanması semptomların hızla ve
sıklıkla daha şiddetli olarak tekrarlamasına yol açmıştır. Lamotrijin önceden aseptik menenjit
nedeniyle lamotrijin tedavisi kesilen hastalarda tekrar başlanmamalıdır.
Hemofagositik Lenfohistiyositoz (HLH)
Lamotrijin alan hastalarda HLH bildirilmiştir. HLH ateş, döküntü, nörolojik
semptomlar, hepatosplenomegali, lenfadenopati, sitopeni, yüksek serum ferritin düzeyleri,
hipertrigliseridemi ve karaciğer fonksiyon ve pıhtılaşma anormalikleri gibi belirti ve bulgular ile
karakterizedir. Semptomlar genellikle tedavinin başlangıcından sonraki 4 hafta içerisinde ortaya
çıkar, HLH hayatı tehdit edici olabilir.
Hastalara HLH ile ilişkili semptomlar hakkında bilgi verilmeli ve LAMICTAL tedavisi sırasında
bu semptomları yaşamaları durumunda derhal tıbbi yardım almaları önerilmelidir.
Bu belirti ve semptomlar gelişen hastaların durumu derhal değerlendirilmeli ve HLH tanısı
düşünülmelidir. Alternatif etiyoloji belirlenmedikçe LAMICTAL tedavisi hemen kesilmelidir.
Klinik kötüleşme ve intihar riski
Çeşitli endikasyonlarda AEİ’ler ile tedavi edilen hastalarda intihar düşüncesi ve davranışı
bildirilmiştir. AEİ’lere ilişkin randomize, plasebo kontrollü çalışmaların bir meta analizi, intihar
düşüncesi ve davranışı riskinde küçük bir artış göstermiştir. Bu riskin mekanizması
bilinmemektedir ve eldeki veriler, lamotrijin ile daha yüksek risk olasılığını dışlamamaktadır.
Bu nedenle hastaların intihar düşüncesi ve davranışı bakımından izlenmesi ve uygun tedavinin
göz önünde bulundurulması gerekir. Hastalara (ve hastaların bakımını yürüten kişilere), intihar
düşüncesi ve davranışına dair işaretlerin ortaya çıkması durumunda doktora başvurmaları tavsiye
edilmelidir.
Bipolar bozukluğu olan hastalarda, bipolar bozukluğa yönelik LAMICTAL’ı da içeren ilaçlar
alsınlar veya almasınlar, depresif semptomlarda bozulma ve/veya intihar eğiliminin ortaya
çıkması durumları görülebilir. Bu nedenle, bipolar bozukluk için LAMICTAL alan hastaların
klinik kötüleşme ve intihar eğilimi bakımından, özellikle de tedavi kürünün başında veya dozun
değiştirildiği zamanlarda, yakından izlemesi gerekir. İntihar davranışı veya düşüncesi öyküsü
olanlar, genç erişkinler ve tedaviye başlanmadan önce önemli derecede intihar düşüncesi
sergileyenler gibi belirli hastalar, intihar düşüncesi ve intihar davranışı bakımından daha yüksek
risk altında olabilir ve bu hastaların tedavi süresince dikkatli izlem altında olması gerekir.
Klinik kötüleşme (yeni belirtilerin gelişmesi dahil) ve/veya intihar düşüncesi/davranışı ortaya
çıkan hastalarda ve özellikle eğer bu belirtiler şiddetliyse, aniden ortaya çıktıysa, veya hastanın
mevcut belirtilerinin bir parçası değilse, tedavinin bırakılma olasılığı da dahil tedavi rejiminin
değiştirilmesi düşünülmelidir.

Hormonal kontraseptifler
Hormonal kontraseptiflerin LAMICTAL etkinliğine etkisi:
Etinil östradiol/levonorgestrel (30 mikrogram/150 mikrogram) kombinasyonunun lamotrijinin
klerensini yaklaşık iki misli artırarak lamotrijin düzeylerinin azalmasına yol açtığı gösterilmiştir
. Lamotrijin düzeylerinde azalma, nöbet kontrolündeki kayıpla
ilişkilendirilmiştir. Titrasyonu takiben, maksimal bir terapötik yanıt için çoğu durumda daha
yüksek idame dozları (2 misli kadar) gerekecektir. Hormonal kontraseptifler bırakıldığında,
lamotrijin klerensi yarılanabilir. Lamotrijin konsantrasyonundaki artışlar, doz ile ilişkili advers
reaksiyonlarla ilgili olabilir. Hastalar buna göre izlenmelidir.
Lamotrijin glukuronidasyon indükleyicisi almayan ve bir haftalık inaktif ilaç içeren (ör. ilaçsız
hafta) bir hormonal kontraseptif alan kadınlarda, inaktif ilaç haftasında lamotrijin düzeylerinde
kademeli olarak geçici artışlar meydana gelebilir.  Bu düzendeki lamotrijin
seviyelerindeki artışlar, advers etkiler ile ilişkili olabilir. Bu sebeple, ilk seçenek tedavi olarak,
ilaçsız hafta içermeyen bir kontrasepsiyon kullanılması (örneğin sürekli hormonal konstraseptifler
veya hormonal olmayan metotlar) değerlendirilmelidir.
Diğer oral kontraseptifler ve hormon replasman tedavileri (HRT) çalışılmamıştır, ancak bunlar da
lamotrijinin farmakokinetiğini benzer şekilde etkileyebilirler.
LAMICTAL’in hormonal kontraseptif etkinliğine etkisi:
16 sağlıklı gönüllüde yapılan bir etkileşim çalışması lamotrijin ve hormonal kontraseptif
(etinilöstradiol/levonorgestrel kombinasyonu) birlikte uygulandığında, levonorgestrel klerensinde
önemsiz artışlar ve serum FSH ve LH’da değişiklikler olduğunu göstermiştir .
Bu değişikliklerin overlerin ovülasyon aktivitesine etkisi bilinmemektedir. Ancak, hormonal
preparatlarla birlikte LAMICTAL alan bazı hastalarda bu değişikliklerin kontraseptif etkinliğin
azalmasına yol açma olasılığı göz ardı edilemez. Bu nedenle hastalar beklenmeyen kanamalar gibi
menstrual düzendeki değişiklikleri hemen bildirmeleri konusunda uyarılmalıdır.
Dihidrofolat redüktaz
Lamotrijin dihidrofolat redüktazın zayıf bir inhibitörüdür, bu nedenle uzun süreli tedavide folat
metabolizmasıyla etkileşim gösterme olasılığı vardır . Buna rağmen,
LAMICTAL, insanda uzun süreli uygulama sırasında, hemoglobin konsantrasyonunda, ortalama
korpüsküler hacim (MCV) veya serum veya eritrosit folat konsantrasyonlarında bir yıla kadar veya
eritrosit folat konsantrasyonlarında beş yıla kadar belirgin değişiklikler oluşturmamıştır.
Böbrek yetmezliği
Son dönem böbrek yetmezliği olan bireylerde yapılan tek doz çalışmalarında lamotrijin plazma
konsantrasyonları anlamlı derecede değişmemiştir. Ancak, glukuronid metabolitinin birikmesi
beklenebileceğinden, böbrek yetmezliği olan hastalar tedavi edilirken dikkatli olunmalıdır.
Lamotrijin içeren başka preparatları alan hastalar
LAMICTAL, lamotrijin içeren bir başka preparatla tedavi edilen hastalara doktora danışmadan
verilmemelidir.
Brugada tipi EKG
Aritmojenik ST-T anomalisi ve tipik Brugada EKG paterni lamotrijin ile tedavi edilen hastalarda
bildirilmiştir. Brugada sendromlu hastalarda LAMICTAL kullanımı dikkatlice
değerlendirilmelidir.
Çocuklarda gelişim
Lamotrijinin çocuklarda büyüme, cinsel olgunlaşma ile bilişsel, duygusal ve davranışsal gelişim
üzerindeki etkisine dair veri bulunmamaktadır.
Epilepsi ile ilgili önlemler:
epileptik ilaçlarda olduğu gibi LAMICTAL’in aniden kesilmesi nöbetlerin geri dönmesini
tetikleyebilir. Eğer güvenilirliği ilgilendiren bir nedenle (örneğin döküntü) ani ilaç kesilmesi
gerekmiyorsa, LAMICTAL dozu iki haftalık bir sürede kademeli olarak azaltılmalıdır.
Literatürde, status epileptikus dahil çok şiddetli konvülzif nöbetlerin rabdomiyolizis, çoklu organ
yetmezliği ve dissemine intravasküler koagülasyona neden olabileceğine dair raporlar
bulunmaktadır. Bunlar bazen ölümle sonuçlanabilir. Benzer vakalar LAMICTAL kullanımı ile de
oluşabilir.
Nöbet sıklığında düzelme yerine klinik olarak anlamlı bir kötüleşme görülebilir. Birden fazla
nöbet tipinin söz konusu olduğu hastalarda, bir nöbet tipindeki kontrolün gözlenen faydası, başka
bir nöbet tipinde gözlenen kötüleşme karşısında değerlendirilmelidir.
Myoklonik nöbetlerde lamotrijin ile kötüleşme olabilir.
Veriler, enzim indükleyicileri ile kombinasyondan alınan cevapların enzim indükleyiciler hariç
antiepileptik ilaçlar ile kombinasyona göre daha az olduğunu önermektedir. Nedeni
bilinmemektedir.
Tipik absans nöbetlerin tedavisi için lamotrijin kullanan çocuklardaki etkililik, tüm hastalarda
sürdürülemeyebilir.
Bipolar Bozukluk
Çocuklar ve adolesanlar:
Antidepresanlarla tedavi, majör depresif bozukluğu ve diğer psikiyatrik bozukluğu olan
çocuklarda ve adolesanlarda intihar düşüncesi ve davranışı riskinde artış ile ilişkilidir.
Gebelik dönemi
Lamotrijinin gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir. İnsanlara yönelik
potansiyel risk bilinmemektedir.
LAMICTAL gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır.
Gebeliğin ilk trimestri sırasında lamotrijin monoterapisine maruz kalan gebe kadınlara ilişkin
verilerin büyük kısmı (8700’den fazla) oral yarık dahil majör konjenital malformasyonlar
açısından riskte önemli bir artışı düşündürmemektedir. Hayvan çalışmaları gelişimsel toksisite
göstermiştir.
LAMICTAL ile tedavinin gebelik sırasında gerekli olduğu düşünülüyorsa, en düşük olası terapötik
doz önerilir.
Lamotrijin dihidrofolik asit redüktaz üzerinde bir miktar inhibe edici etkiye sahip olabileceğinden
teoride folik asit düzeylerini azaltarak artmış embriyofötal hasar riskine yol açabilir . Gebelik planlanırken ve erken gebelik sırasında folik asit alımı düşünülebilir.
Gebelik sırasında fizyolojik değişiklikler lamotrijin düzeylerini ve/veya terapötik etkiyi bozabilir.
Gebelik sırasında potansiyel nöbet kontrolü kaybı riski ile azalmış lamotrijin plazma düzeylerine
dair raporlar alınmıştır. Doğumdan sonra lamotrijin düzeyleri dozla ilişkili advers olaylar
açısından bir risk ile birlikte hızla artabilir. Bu nedenle lamotrijin serum konsantrasyonları
gebelikten sonra, gebelik sırasında ve sonrasında, yine doğumdan hemen sonra izlenmelidir.
Gerekli olduğunda doz, lamotrijin serum konsantrasyonu gebelikten önceki ile aynı düzeyde
tutulacak şekilde ayarlanmalı veya klinik yanıta göre adapte edilmelidir. Ayrıca, doğumdan sonra
dozla ilişkili istenmeyen etkiler izlenmelidir.
Laktasyon dönemi
Lamotrijinin anne sütüne oldukça değişken konsantrasyonlarda geçtiği ve bebeklerde annedeki
düzeyin yaklaşık %50’sine varan total lamotrijin düzeylerine neden olduğu bildirilmiştir. Bu
nedenle emzirilen bazı bebeklerde lamotrijin serum konsantrasyonları farmakolojik etkilerin
meydana geldiği düzeylere erişebilir.
Emzirmenin potansiyel faydaları, bebekte oluşabilecek potansiyel advers etki riski karşısında
değerlendirilmelidir. Bir kadın lamotrijin ile tedavi sırasında emzirmeye karar verirse, bebek
sedasyon, döküntü ve az kilo alma gibi advers etkiler için izlenmelidir.
Gönüllülerle yapılan iki çalışmada LAMICTAL’in ince görsel motor koordinasyonu, göz
hareketleri, vücut sallanması ve subjektif sedatif etkiler üzerine olan etkilerinin plasebodan farksız
olduğu gösterilmiştir. LAMICTAL ile yapılan klinik çalışmalarda, baş dönmesi ve diplopi gibi
nörolojik özellik taşıyan advers olaylar bildirilmiştir. Bu nedenle, hastalar, araç veya makine
kullanmadan önce LAMICTAL tedavisinin kendilerini nasıl etkilediğini görmelidir.
Epilepsi
Tüm antiepileptik ilaç tedavilerinin kişilere göre değişkenlik gösteren cevabından dolayı, hastalar
araç kullanma ve epilepsi konusunu kendi hekimine danışmalıdır.
LAMICTAL’in istenmeyen etkileri:
Epilepsi ve bipolar endikasyonlar için istenmeyen etkiler kontrollü klinik çalışmalar ve diğer
klinik deneyimlerle elde edilmiş verileri temel alır ve aşağıda listelenmiştir. Sıklık kategorileri
kontrollü klinik çalışmalardan elde edilir (epilepsi monoterapisi († ile tanımlanan) ve bipolar
bozukluk (§ ile tanımlanan)). Sıklık kategorilerinin epilepsi ve bipolar bozukluktan klinik veriler
arasında farklı olduğu durumlarda, en konservatif sıklık gösterilmektedir. Bununla birlikte
kontrollü klinik çalışma verilerinin mevcut olmadığı durumlarda, sıklık kategorileri diğer klinik
deneyimleri temel almıştır.
İstenmeyen etkilerin sınıflandırılmasında MedDRA sınıflandırma sistemi kullanılmıştır:
Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek
(≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin
edilemiyor).
Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Çok seyrek: Nötropeni, lökopeni, anemi, trombositopeni, pansitopeni, aplastik anemi,
agranülositoz dahil hematolojik anomaliler1
, hemofagositik
lenfohistiyositoz
Bilinmiyor: Lenfadenopati1
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Çok seyrek: Aşırı duyarlılık sendromu2 (ateş, lenfadenopati, yüz ödemi, kan ve
karaciğer anomalileri, dissemine intravasküler koagülasyon, çoklu organ
yetmezliği gibi semptomlar dahil).
Bilinmiyor: Hipogammaglobulinemi
Psikiyatrik hastalıklar
Yaygın: Agresyon, iritabilite
Çok seyrek: Tik, halüsinasyon, konfüzyon.
Bilinmiyor: Kabus görme (klinik deneyim sırasında gözlenmiştir.)
Sinir sistemi hastalıkları
Çok yaygın: Baş ağrısı†§
Yaygın: Somnolans†§, baş dönmesi†§, titreme†
, uykusuzluk†
, ajitasyon§
Yaygın olmayan: Ataksi†
Seyrek: Nistagmus†, Aseptik menenjit
Çok seyrek: Kararsızlık, hareket bozuklukları, Parkinson hastalığında kötüleşme3
,
ekstrapiramidal etkiler, koreoatetoz†
, nöbet sıklığında artış
Göz hastalıkları
Yaygın olmayan: Çift görme†
, bulanık görme†
Seyrek: Konjunktivit.
Gastrointestinal hastalıklar
Yaygın: Bulantı†
, kusma†
, diyare†
, ağız kuruluğu§
Hepato-biliyer hastalıklar
Çok seyrek: Hepatik yetmezlik, hepatik fonksiyon bozukluğu4
, karaciğer fonksiyon
testlerinde yükselme
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Çok yaygın: Deri döküntüsü5†§.
Yaygın olmayan: Alopesi
Seyrek: Stevens-Johnson Sendromu§
Çok seyrek: Toksik epidermal nekroliz, eozinofili ve sistemik semptomlarla görülen
ilaç reaksiyonu
Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları
Yaygın: Eklem ağrısı§
Çok seyrek: Lupus-benzeri reaksiyonlar
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Yaygın: Yorgunluk†, ağrı§, sırt ağrısı§
Seçili advers reaksiyonların açıklaması
Hematolojik anomaliler ve lenfadenopati aşırı duyarlılık sendromu ile ilişkili olabilir ya da
olmayabilir
Döküntü ateş, lenfadenopati, yüz ödemi ve kan ve karaciğer anomalileri dahil değişken sistemik
semptomlar paterni ile ilişkili aşırı duyarlılık sendromunun bir parçası olarak bildirilmiştir.
Sendrom geniş bir klinik şiddet spektrumu gösterir ve nadiren dissemine intravasküler
koagülasyon ve çoklu organ yetmezliğine yol açabilir. Döküntü belirgin olmasa da erken aşırı
duyarlılık göstergelerinin (ateş, lenfadenopati) mevcut olabileceğine dikkat edilmelidir. Bu tip
belirti ve semptomlar mevcutsa, hasta derhal değerlendirilmeli ve alternatif etiyoloji
belirlenemezse LAMICTAL kesilmelidir.
Bu etkiler diğer klinik deneyimler sırasında bildirilmiştir. Lamotrijinin önceden Parkinson
hastalığı mevcut olan hastalarda parkinsonian semptomları kötüleştirebileceğine dair raporlar ve
bu altta yatan rahatsızlığın görüldüğü hastalarda ekstrapiramidal etkiler ve koreoatetoza ilişkin
izole raporlar alınmıştır.
Hepatik fonksiyon bozukluğu genellikle aşırı duyarlılık reaksiyonları ile ilişkili olarak meydana
gelmekle birlikte, aşikar aşırı duyarlılık belirtileri yokluğunda da izole vakalar bildirilmiştir.
Yetişkinlerde yürütülen klinik çalışmalarda, deri döküntüleri lamotrijin kullanan hastaların %8-
12’sine kadarında ve plasebo alan hastaların %5-6’sında meydana gelmiştir. Deri döküntüleri
hastaların %2’sinde lamotrijin tedavisinin kesilmesine yol açmıştır. Genellikle makulopapüler
görüntüde döküntü tedavi başlatıldıktan sonraki sekiz hafta içinde ortaya çıkar ve lamotrijinin
bırakılması ile düzelir.
Nadiren, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz (Lyell sendromu) dahil olmak
üzere ciddi potansiyel olarak yaşamı tehdit eden deri döküntüleri ve eozinofili ile sistemik
semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS) bildirilmiştir. Her ne kadar çoğu ilaç
kesildiğinde düzelse de, bazı hastalarda geri dönüşümsüz skarlaşma görülmüş ve nadir ilişkili
ölüm vakaları bildirilmiştir.
Genel döküntü riski aşağıdakilerle güçlü ilişki göstermektedir:
– Lamotrijinden yüksek başlangıç dozları ve lamotrijin tedavisi için önerilen doz artırımının
aşılması
– Eşzamanlı valproat kullanımı
Döküntü ayrıca değişken sistemik semptomlar paterni ile ilişkili aşırı duyarlılık sendromunun bir
parçası olarak bildirilmiştir.
Lamotrijin ile uzun vadeli tedavi gören hastalarda kemik mineral yoğunluğunda azalma,
osteopeni, osteoporoz ve kırık raporları alınmıştır. Lamotrijinin kemik metabolizmasını etkilediği
metabolizma belirlenmemiştir.
Doz aşımı ve tedavisi
Maksimum terapötik dozu 10 – 20 kat aşan dozların akut olarak alımı bildirilmiş olup, ölümle
sonuçlanan olgular da buna dahildir. Doz aşımı sonucunda meydana gelen semptomlar arasında
nistagmus, ataksi, bilinç bozukluğu, grand mal konvülsiyon ve koma yer almaktadır. Doz aşımı
hastalarında QRS genişlemesi (intraventriküler ileti gecikmesi) de gözlenmiştir. QRS süresinin
100 ms’den daha fazla uzaması, daha şiddetli toksisite ile ilişkilendirilebilir.
Doz aşımı durumunda, hasta hastaneye yatırılmalı ve uygun destekleyici tedavi uygulanmalıdır.
Eğer gösterilmişse, absorpsiyonda azalmayı hedefleyen tedavi (aktif kömür) uygulanmalıdır.
Diğer yönetim klinik olarak belirtildiği gibi olmalıdır. Doz aşımı tedavisinde hemodiyaliz
deneyimi bulunmamaktadır. Böbrek yetmezliği olan 6 gönüllüde, 4 seanslık bir hemodiyaliz
seansında lamotrijinin %20’si uzaklaştırılmıştır.
Etki mekanizması:
Farmakolojik araştırmaların sonuçları, lamotrijinin, voltaj kapılı sodyum kanalları için kullanıma
bağlı ve voltaja bağlı bir bloker olduğunu ortaya koymaktadır. Lamotrijin, nöronların uzun süreli
tekrarlayan ateşlenmesini inhibe eder ve glutamatın (epileptik nöbetlerin ortaya çıkmasında rolü
olan bir aminoasit) patolojik salımını inhibe etmenin yanında, glutamatın meydana getirdiği
aksiyon potansiyeli deşarjlarını da inhibe eder. Bu etkilerin lamotrijinin antikonvülzan
özelliklerine katkıda bulunması olasıdır.
Öte yandan, voltaj kapılı sodyum kanalları ile etkileşimin muhtemelen önemli olmasıyla birlikte,
lamotrijinin bipolar bozuklukta terapötik etkisini gösterdiği mekanizmalar henüz
belirlenmemiştir.
Farmakodinamik etkiler:
İlaçların merkezi sinir sistemi üzerindeki etkilerini değerlendirmek için tasarlanmış testlerde,
sağlıklı gönüllülere 240 mg lamotrijin kullanımının sonuçları, plasebodan farklı olmamış; ancak
gerek 1000 mg fenitoin, gerekse 10 mg diazepam ince görsel motor koordinasyonu ve göz
hareketlerini anlamlı ölçüde bozmuş, vücut sallanmasını artırmış ve sübjektif sedatif etkiler
yaratmıştır.
Başka bir çalışmada, 600 mg tek doz oral karbamazepin ince görsel motor koordinasyonu ve göz
hareketlerini anlamlı ölçüde bozarken, vücut sallanmasını ve kalp atım hızını da artırmış, ancak
150 mg ve 300 mg dozlarındaki lamotrijinle elde edilen sonuçlar plasebodan farklı olmamıştır.
Klinik Çalışmalar
1-24 aylık çocuklarda klinik etkililik ve güvenlilik
1 ila 24 aylık hastalardaki parsiyal nöbetlerin ek tedavisinin etkililik ve güvenliliği, küçük ölçekli,
çift kör, plasebo kontrollü bir geri çekme çalışmasında incelenmiştir. 177 denekte tedavi
başlatılmıştır ve 2 ila 12 yaşındaki çocuklarınkine benzer bir titrasyon programı uygulanmıştır.
Lamotrijin 2 mg tabletleri mevcut olan en düşük dozdur; bu nedenle, titrasyon fazı sırasında bazı
olgularda standart doz programı adapte edilmiştir (örneğin, hesaplanan doz 2 mg’ın altında
olduğunda, iki günde bir 2 mg tabl uygulaması yapılmıştır). Titrasyonun 2. haftasının sonunda
serum düzeyleri ölçülmüştür ve konsantrasyon bu noktada erişkinlerde beklenen konsantrasyon
olan 0,41 mikrogram/mL değerini aşıyorsa, doz azaltılmış ya da yükseltilmemiştir. 2. haftanın
sonunda bazı hastalarda dozun %90’a kadar oranlarda düşürülmesi gerekmiştir. Yanıt veren 38
hasta (nöbet sıklığında >%40 düşüş), plaseboya ya da lamotrijin tedavisinin devamına randomize
edilmiştir. Tedavisi başarısız olan deneklerin oranı, plasebo kolunda %84 (16/19 denek),
lamotrijin kolunda %58’dir (11/19 denek). Fark istatistik açıdan anlamlı değildir: %26,3, %95 GA
-%2,6 <> %50,2, p=0,07.
1 ila 24 aylık toplam 256 denek, 72 haftaya kadar sürelerde 1 ila 15 mg/kg/gün aralığında
lamotrijin dozuna maruz kalmıştır. Lamotrijinin 1 aylık ila 2 yaşındaki çocuklarda güvenlilik
profili daha büyük çocuklara benzerdir; yalnızca, daha büyük çocuklarla karşılaştırıldığında (%14)
2 yaşından küçük çocuklardaki (%26) nöbetlerin klinik belirgin kötüleşmesi daha sık olarak
(>=%50) bildirilmiştir.
Lennox-Gastaut Sendromu’nda klinik etkililik ve güvenlilik:
Lennox-Gastaut Sendromu ile ilişkili nöbetlerde monoterapi için veri bulunmamaktadır.
Bipolar bozukluğu olan hastalarda depresif atakların önlenmesindeki klinik etkililik
Bipolar I bozukluğu olan hastalarda depresif atakların önlenmesindeki etkinliği iki temel
çalışmada gösterilmiştir.
bipolar I bozukluğu olan ve yakın zamanda ya da o sırada majör depresif atak
geçirmekte olan hastalarda depresyon ve/veya maninin nüksünü veya yinelemesini uzun vadede
önlemeye yönelik çok merkezli, çift kör, ikili plasebo ve lityum kontrollü, randomize sabit doz
değerlendirmeli bir klinik çalışmadır. LAMICTAL monoterapisi veya LAMICTAL + psikotropik
tedavi kullanarak stabilize edilen hastalar, şu beş tedavi grubundan birine randomize edilmişlerdir:
Maksimum 76 hafta (18 ay) süreyle LAMICTAL (50, 200, 400 mg/gün), lityum (serum seviyesi
0,8 – 1,1 mMol/L) veya plasebo. Birincil sonlanma noktası gerek ek ilaç tedavisi veya EKT
şeklinde müdahalelerde “Duygudurum Atağı için Müdahaleye kadar geçen Zaman [TIME-
(DAMZ)]” olmuştur. SCAB2006 çalışması SCAB2003 çalışması ile benzer bir tasarıma sahip
olmakla birlikte, esnek lamotrijin dozunun (100 ila 400 mg/gün) değerlendirilmesi ve yakın
zamanda manik bir epizot geçirmiş veya halihazırda geçirmekte olan bipolar I bozukluğu bulunan
hastaların dahil edilmesi açısından SCAB2003 çalışmasından fark göstermiştir.
İlk depresif epizoda kadar geçen süre ve ilk manik/hipomanik veya karma epizoda kadar geçen
sürenin destekleyici analizinde, lamotrijin ile tedavi edilen hastalar ilk depresyon epizoduna kadar,
plasebo hastalarından anlamlı olarak daha uzun süreler göstermiş olup, manik/hipomanik veya
karma epizotlara kadar geçen süre açısından tedavi farkı istatistiksel olarak anlamlı değildir.
Lamotrijinin duygudurum dengeleyicileri ile birlikte kullanımının etkililiği yeterince
araştırılmamıştır.
Bipolar Bozukluğu Olan Çocuklar (10-12 yaş) ve Adölesanlar (13-17 yaş)
Çok merkezli, paralel gruplu, plasebo kontrollü, çift kör, randomize bir geri çekme çalışmasında,
bipolar I bozukluk tanısı alan ve eşzamanlı antipsikotik veya başka duygudurum stabilize edici
ajanlarla kombinasyon halinde lamotrijin ile tedavi edilirken hastalığı gerileyen ya da durumunda
düzelme olan erkek ve kız çocuk ve adölesanlarda (10-17 yaş) duygudurum epizotlarını geciktirme
amaçlı olarak ek tedavi şeklinde kullanılan lamotrijin IR’nin etkililiği ve güvenliliği
değerlendirilmiştir. Birincil etkililik analizinin (bipolar olayın ortaya çıkışına kadar geçen süre –
TOBE) sonucu istatistiksel anlamlılığa ulaşmamış (p=0,0717), dolayısıyla etkililik
gösterilmemiştir. Ek olarak, güvenlilik sonuçları, lamotrijin ile tedavi edilen hastalarda intihar
davranışları bildiriminde artış olduğunu göstermiştir: plasebo ile 0 karşısında lamotrijin kolunda
%5 (4 hasta)
Lamotrijinin kardiyak iletimine etkisi çalışması
Sağlıklı yetişkin gönüllülerdeki bir çalışma, lamotrijinin tekrarlayan dozlarının (400 mg/gün’e
kadar) kardiyak iletimi üzerine olan etkisini, 12 derivasyonlu EKG ile değerlendirerek,
incelemiştir. Plasebo ile kıyaslandığında, lamotrijinin QT aralığı üzerinde klinik olarak anlamlı
bir etkisi bulunmamıştır.
Farmakokinetik özellikler
Emilim:
Lamotrijin önemli bir ilk geçiş metabolizması olmaksızın bağırsaktan hızlı bir şekilde ve tamamen emilir.
Doruk plazma konsantrasyonlarına ilacın oral yoldan alınmasından yaklaşık 2,5 saat sonra ulaşılır.
Maksimum konsantrasyona ulaşma süresi yemekten sonra alındığında hafif gecikirse de, emilim
derecesi besinlerden etkilenmez. Kararlı durum maksimum konsantrasyonu, kişiler arasında fazla
değişkenlik gösterirse de aynı kişide konsantrasyon nadiren değişir. Maksimum konsantrasyona
ulaşma süresi yemekten sonra alındığında hafif gecikirse de, emilim derecesi besinlerden
etkilenmez.
Dağılım:
Plazma proteinlerine bağlanma oranı yaklaşık % 55’tir. Plazma proteinlerinden ayrılmanın
toksisiteyle sonuçlanma olasılığı hemen hiç yoktur.
Dağılım hacmi 0,92 ile 1,22 L/kg arasında değişir.
Biyotransformasyon:
UDP-glukuronil transferazlar lamotrijinin metabolizmasından sorumlu enzimler olarak
tanımlanmıştır.
Lamotrijin kendi metabolizmasını doza bağlı olarak çok az indükler. Ancak, lamotrijinin diğer
antiepileptik ilaçların farmakokinetiğini etkilediğine ilişkin kanıt olmayıp, eldeki veriler lamotrijin
ve P450 enzimleri tarafından metabolize edilen ilaçlar arasında etkileşim olasılığının pek
bulunmadığını göstermektedir.
Eliminasyon:
Sağlıklı yetişkinlerde ortalama kararlı durum klerensi yaklaşık 30 mL/dak’dır. Lamotrijinin
klerensi esas olarak metaboliktir ve glukuronid ile konjüge olmuş materyalin ardından idrarla
eliminasyonu şeklindedir. İlacın % 10’undan azı değişmemiş olarak idrarla atılır. İlaçla ilgili
maddenin sadece % 2 kadarı feçesle atılır. Klerensi ve yarı ömrü dozdan bağımsızdır. Sağlıklı
yetişkinlerdeki ortalama eliminasyon yarı ömrü yaklaşık 33 saattir (14 ila 103 saat arasında).
Gilbert Sendromu olan hastalarda yapılan bir çalışmada, görünür ortalama klerens normal kontrol
kişileriyle karşılaştırıldığında % 32 oranında azalmıştır, ancak bu değerler genel popülasyon için
geçerli olan yayılım aralığı içindedir.
Lamotrijinin yarı ömrü beraberinde kullanılan ilaçlardan büyük ölçüde etkilenir. Ortalama yarı
ömrü karbamazepin ve fenitoin gibi glukuronidasyon indükleyici ilaçlarla birlikte verildiğinde
yaklaşık 14 saate düşmekte, tek başına valproat ile birlikte verildiğinde ortalama yaklaşık 70 saate
çıkmaktadır .
Doğrusallık/Doğrusal olmayan durum:
İlacın farmakokinetik özellikleri, test edilen en yüksek tek doz olan 450 mg’a kadar lineerdir.
Hastalardaki karakteristik özellikler
Böbrek yetmezliği
Kronik böbrek yetmezliği olan 12 gönüllüye ve hemodiyalize giren başka 6 bireye tek doz 100 mg
lamotrijin verilmiştir. Ortalama klerensler, sağlıklı gönüllülerdeki 0,58 mL/dak/kg’a kıyasla 0,42
mL/dak/kg (kronik böbrek yetmezliği), 0,33 mL/dak/kg (hemodiyaliz arasında) ve 1,57
mL/dak/kg (hemodiyaliz sırasında) olarak gerçekleşmiştir. Ortalama plazma yarı ömürleri ise
sağlıklı gönüllülerdeki 26,2 saate kıyasla 42,9 saat (kronik böbrek yetmezliği), 57,4 saat
(hemodiyaliz arasında) ve 13,0 saat (hemodiyaliz sırasında) olarak gerçekleşmiştir. Ortalama
olarak, vücutta mevcut olan lamotrijin miktarının yaklaşık % 20’si (yayılım aralığı = 5,6 – 35,1)
4 saatlik bir hemodiyaliz sırasında elimine olmuştur. Bu hasta popülasyonu için, başlangıç
LAMICTAL dozları için hastaların antiepileptik ilaç rejimi esas alınmalıdır. Azaltılmış idame
dozları, anlamlı böbrek fonksiyon bozukluğu bulunan hastalarda etkili olabilir.
Karaciğer yetmezliği
Çeşitli derecelerde karaciğer bozukluğu olan 24 gönüllü ve kontrol grubu olarak 12 sağlıklı
gönüllü üzerinde tek dozluk bir farmakokinetik çalışma gerçekleştirilmiştir. Lamotrijinin medyan
görünür klerensi Derece A, B veya C (Child-Pugh Sınıflandırması) karaciğer bozukluğu olan
hastalarda sırasıyla 0,31, 0,24 veya 0,10 mL/dak/kg iken, sağlıklı kontrollerde 0,34 mL/dak/kg
olmuştur. Başlangıç, eskalasyon ve idame dozları orta şiddette veya şiddetli karaciğer bozukluğu
olan hastalarda genellikle azaltılmalıdır .
Pediyatrik hastalar
Vücut ağırlığına göre ayarlanmış klerens, çocuklarda yetişkinlerde olduğundan daha yüksek olup,
en yüksek değerlere beş yaş altı çocuklarda ulaşılmaktadır. Lamotrijinin yarı ömrü çocuklarda
yetişkinlerde olduğundan daha kısa olup karbamazepin ve fenitoin gibi enzim indükleyici ilaçlarla
birlikte verildiğinde ortalama değeri yaklaşık 7 saat olmakta, tek başına sodyum valproat ile
birlikte uygulandığında ise ortalama 45 ile 50 saat arası değerlere ulaşmaktadır .
2 ila 26 aylık bebekler
Vücut ağırlıkları 3 ila 16 kg arasında değişen, 2 ila 26 aylık 143 pediatrik hastada, aynı vücut
ağırlığına sahip, kg vücut ağırlığı başına 2 yaşından daha büyük çocuklarla benzer oral dozlar alan
daha büyük çocuklarla karşılaştırıldığında klerens azalmıştır. Ortalama yarı ömrün, enzim
indükleyici tedavi gören 26 aylıktan küçük bebeklerde 23 saat, valproat ile eşzamanlı uygulama
durumunda 136 saat ve enzim indükleyicileri/inhibitörleri olmadan tedavi edilmiş gönüllülerde 38
saat olduğu hesaplanmıştır. Oral klerens için bireyler arası değişkenlik, 2 ila 26 aylık pediatrik
hastalardan oluşan grupta yüksektir (%47). 2 ila 26 aylık çocuklarda öngörülen serum
konsantrasyon düzeyleri, genel olarak daha büyük çocuklardakiyle aynı aralıktadır; fakat büyük
olasılıkla 10 kg’ın altında vücut ağırlığına sahip bazı çocuklarda daha yüksek Cmaks düzeyleri
gözlenecektir.
Geriyatrik hastalar
Aynı çalışmalara katılan epilepsi hastası gençlerin ve yaşlıların dahil edildiği farmakokinetik
analizden elde edilen klinik sonuçlar, lamotrijin klerensinin klinik açıdan önemli derecede
yaşlarında 31 mL/dak’ya %12 oranında azalmıştır. 48 haftalık tedaviden sonraki azalma, genç ve
yaşlı gruplar arasında 41 mL/dak’dan 37 mL/dak’ya olmak üzere % 10 olarak gerçekleşmiştir.
Buna ilaveten, lamotrijinin farmakokinetik özellikleri 150 mg’lık tek dozu takiben 12 sağlıklı yaşlı
gönüllüde incelenmiştir. Yaşlılardaki ortalama klerens (0,39 mL/dak/kg), 30 ile 450 mg arası tek
dozlar sonrası yaşlı olmayan yetişkinlerle yapılan 9 çalışmadan elde edilen ortalama klerens (0,31
– 0,65 mL/dak/kg) değerleri yayılım aralığında bulunmaktadır.
Klinik öncesi güvenlilik verileri
Güvenlilik farmakolojisi, yinelenen doz toksisitesi, genotoksisite ve karsinojenik potansiyelle
ilgili çalışmalara göre, klinik dışı veriler insanlarda özel bir tehlike ortaya koymamaktadır.
Kemirgenler ve tavşanlarda gerçekleştirilen üreme ve gelişim toksisitesi çalışmalarında, beklenen
klinik maruziyetin altındaki ya da benzer maruziyet düzeylerinde teratojenik etki görülmemiştir
ama fetüs ağırlığında düşüş ve iskelet kemikleşmesinde gerilik gözlemlenmiştir. Maternal
toksisite şiddeti nedeniyle hayvanlarda daha yüksek maruziyet düzeyleri test edilemediği için,
lamotrijinin teratojenik potansiyeli klinik maruziyet düzeyinin üzerinde karakterize edilmemiştir.
Sıçanlarda, gebeliğin geç döneminde ve erken postnatal dönemde lamotrijin uygulandığında, fetal
ve postnatal mortalitede artış görülmüştür. Bu etkiler, beklenen klinik maruziyet düzeyinde
gözlemlenmiştir.
Jüvenil sıçanlarda, erişkin insanlardaki terapötik maruziyetlerden yaklaşık iki hat daha yüksek
maruziyet düzeylerindeki F1 hayvanlarında, Biel labirent testindeki öğrenme üzerinde etki,
balanoprepusiyal ayrılmada ve vajina açılmasında hafif bir gecikme, postnatal vücut ağırlığı
artışında düşüş görülmüştür.
Hayvanlar üzerinde yapılan deneklerde, lamotrijin için doğurganlık bozukluğu etkisi
görülmemişti. Sıçanlarda lamotrijin fetal folik asit düzeylerini düşürmüştür. Folik asit
yetmezliğinin, hayvanlarda ve insanlardaki konjenital malformasyon riski artışıyla ilişkili olduğu
varsayılmaktadır.
Lamotrijin, insan embriyonik böbrek hücrelerinde hERG kanalı kuyruk akışının dozla ilişkili
inhibisyonuna yol açmıştır. IC50 değeri maksimum terapötik serbest konsantrasyonun yaklaşık
dokuz katı üzerindedir. Lamotrijin, hayvanlarda maksimum terapötik serbest konsantrasyonunun
yaklaşık iki katına kadar maruziyetlerde QT uzamasına yol açmamıştır. Klinik bir çalışmada,
sağlıklı erişkin gönüllülerin QT aralığı üzerinde lamotrijinin klinik açıdan anlamlı bir etkisi
olmamıştır.
Saklamaya yönelik özel tedbirler: LAMICTAL, 30ºC’den düşük oda sıcaklığında, nemli olmayan ortamda ve ışıktan korunarak saklanmalıdır
Ambalajın niteliği ve içeriği: LAMICTAL 50 mg, 30 adet tablet içeren çocuk korumalı bilisterler karton kutuda sunulmuştur.
LAMICTAL’in raf ömrü 36 aydır.

LAMICTAL DC 200 mg Çözünür/Çiğneme Tableti, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi:

İlacın etken maddesi Lamotrijin’ dir. LAMICTAL DC 200 mg Çözünür/Çiğneme Tableti, epilepsi (sara) ‘yı önleyen ya da durduran antiepileptik bir ilaçtır.  Ayrıca bipolar bozuklukta (18 yaş üstü), duygudurum ataklarının ve depresif atakların önlenmesinde kullanılır.

 

LAMICTAL DC 200 mg Çözünür/Çiğneme Tableti Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. İlacın etken maddesine karşı bir alerjiniz var ise; kullanmayınız.
  2. Kullanımı, ciddi hayati tehlikeler yaratabilecek cilt döküntüsüne sebep olabilir. Özellikle çocuklarda ve nöbet ilaçlarına karşı alerjisi olan hastalarda bu durum gözlenebilir. Eğer LAMICTAL DC kullanırken boğaz ağrısı, ateş, baş ağrısı, ciltte kırmızı döküntü veya soyulma var ise; hiç vakit kaybetmeden hekiminizi haberdar edinir. başvurunuz.
  3. Eğer hastalık nöbetlerini önlemek için LAMICTAL DC kullanıyorsanız, durumunuzda iyileşme görülse bile kullanmaya devam ediniz. İlacın alımını durdurmanız halinde nöbetlerde  artış olabilir.
  4. Eğer, karaciğer hastalığınız, böbrek hastalığınız ya da kalp hastalığınız var ise bu ilacı kullanmadan önce doktorunuzu bilgilendiriniz. İlacı güvenli bir şekilde kullanabilmeniz için doz ayarlamalarına ve spesifik testlere ihtiyaç duyabilirsiniz.
  5. Yanınızda acil durumlar için Lamictal DC kullandığınızı belirten kimlik kartı ve bilgilendirme bilekliği taşımalısınız.
  6. Eğer Lamictal DC ‘e başladıktan sonra ; endişe, kaygı, telaş, heyecan agresif, hiperaktif hissetme hali, intihar ve kendine zarar verme düşüncesi oluşmuşsa  ya da ruh halinde ve davranışlarda değişiklikler gibi yeni ya da kötüleşen semptomlara sahipseniz, acil yardım için hekiminize başvurunuz.
  7. Lamictal DC’in rahatsızlığınızı iyileştirdiğinden emin olabilmeniz için düzenli olarak kan tahlilleri yaptırmanız gerekmektedir.
  8. Tedavi süresince alkol kullanmayınız. Çünkü alkol ilacın olası yan etkilerini ve nöbet riskini artırır.
  9. Lamictal DC düşünce ve reaksiyonlarınızı bozacak yan etkilere sahiptir. Hekiminize sormadan makine veya araç  kullanmayınız.
  10. LAMICTAL ile etkileşime giren ilaçlar: valproat, karbamazepin, fenitoin, primidon, Fenobarbital, levonorgestrel, Etinilöstradiol   Rifampisin,  ritonavir, Lopinavir, atazanavir ve risperidon içeren ilaçlar.
  11. Eğer ruhsal bozukluk tedavisi için Lityum,  Bupropiyon, Olanzapin veya Aripiprazol  kullanıyor iseniz ya da epilepsi tedavisi için Zonisamid, Pregabalin, Okskarbazepin, Felbamat, Gabapentin, Topiramat veya Levetirasetam kullanıyor iseniz; LAMICTAL dozunun ayarlanabilmesi için hekiminize kullandığınız ilaçları mutlaka bildiriniz.

 

LAMICTAL DC 200 mg Çözünür/Çiğneme Tableti’nin Kullanım Şekli :

  1. Lamictal DC de dahil hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz. Lamictal DC ile tedaviniz hekiminizin  kararıyla değiştirilmeli veya son verilmelidir.
  2. İlacın her dozunu önce çiğneyip sonra yutunuz ya da ilacı az miktar suda eritip tümünü hemen yutunuz. Yemek esnasında ya da aç karnına alabilirsiniz.
  3. Yetişkinler ve 12 yaşından büyük çocuklarda sara hastalığının kontrolünde kullanılan doz günde 1 kere veya iki doza bölünmüş olarak alınan 100 mg ve 700 mg arasındadır. LAMICTAL’i ilk almaya başladığınızda, hekiminiz bu dozdan çok daha düşük bir doz verecektir ve daha sonra birkaç hafta boyunca dozu yavaş yavaş artıracaktır.
  4. LAMICTAL dozu 2-12 yaş aralığındaki çocuklarda çocuğun  ağırlığına göre hesaplanır. Tedaviye LAMICTAL ile birlikte uygulanan ilaca bağlı olarak günde 1 defa veya iki doza bölünmüş olarak uygulanan minimum 0,15 – 0,6 mg/kg/gün arasında bir dozla başlanır ve doz kademe kademe artırılarak günde 1 veya 2 doza bölünmüş olarak uygulanan 1 – 15 mg/kg/güne kadar çıkarılabilir. Tipik absans nöbeti tipinde epilepsi nöbeti olan çocuklarda tek başına LAMICTAL tedavisinde kullanılan doz günde 1 kere  veya iki doza bölünmüş olarak alınan 1 mg/kg ve 10 mg/kg arasındadır.
  5. LAMICTAL’in bipolar bozuklukta kullanımı: Bipolar bozukluğunda kullanılan doz günde 1 kere veya 2 doza bölünmüş olarak alınan 100 mg ve 400 mg arasındadır. LAMICTAL’i ilk almaya başladığınızda, hekiminiz bu dozdan çok daha düşük bir doz verecektir ve daha sonra birkaç hafta boyunca dozu yavaş yavaş yükseltecektir.

 

İlacın Olası Yan Etkileri :

  1. Lamictal DC aldıktan sonra karın ağrısı , nefes almada güçlük, kurdeşen, yüzde , dudaklarda , dilde ve boğazda şişlik gibi bir durumda hekiminizle irtibata geçiniz.
  2. Deri döküntüsü ve baş ağrısı LAMICTAL’in çok yaygın görülebilen yan etkileridir.
  3. Asabi ve sinirli ruh hali, ağızda kuruluk, yorgunluk, uykuya dalmada zorluk, kaygı hali, baş dönmesi, sarsılma, sersemlik, uykulu hissetme, diyare, mide bulantısı LAMICTAL’in  yaygın görülebilen yan etkileridir.
  4. Koordinasyon eksikliği, sakarlık, görmede bulanıklık, çift görme, cilt döküntüsü ve normalden daha fazla saç dökülmesi LAMICTAL’in  yaygın olmayan yan etkileridir.
  5. Bulantı, kusma, ateş, bağ ağrısı, boyun tutulması ve parlak ışığa karşı aşırı hassasiyet dahil bir grup belirti içeren Aseptik menenjit (beyin ve omuriliği kaplayan membranın iltihaplanması ile oluşur.) LAMICTAL’in seyrek görülebilen yan etkilerindendir. Bu belirtiler genellikle tedavi durdurulduğunda kaybolur, ancak belirtiler devam ediyorsa veya daha da kötüye gidiyorsa hekiminizle görüşünüz.
  6. LAMICTAL’in seyrek görülebilen diğer yan etkileri: Stevens-Johnson sendromu, konjunktivit (göz kapaklarında çapak, gözde akıntı ve kaşıntı) ve nistagmus (hızlı, kontrol edilemeyen göz hareketleri ).
  7. LAMICTAL’in sıklığı bilinmeyen yan etkileri: Kabuslar, kemik erimesi ve  ayrıca enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olan, kandaki immunoglobulinler adı verilen antikorların düşük seviyede olması nedeniyle azalmış bağışıklık.
  8. Nötropeni, lökopeni, agranulositoz (beyaz kan hücrelerinde azalma), anemi (kırmızı kan hüçrelerinde azalma),trombositopeni (kan pulcukları sayısında azalma) denge bozukluğu, halüsinasyonlar, parkinson semptomlarının kötüleşmesi, aplastik anemi (kemik iliği bozukluğu), epilepsi nöbetlerinde artış, tik (kontrolsüz vücut hareketleri), koreoatetoz (gözler, baş ve gövdeyi etkileyen kontrolsüz kas spazmları), seyirme, titreme ya da sertlik gibi olağan dışı vücut hareketleri, lupus benzeri reaksiyon ( belirtileri: ateş ve genel sağlıkta bozulmanın eşlik ettiği sırt ve eklem ağrısı), kanda eozinofil (bir tür alerji hücresi) sayısında artış (eozinofili) ve sistemik semptomlarla görülen ilaç reaksiyonu, yüksek ateş, konfüzyon (zihin karışıklığı), yüzzde şişlik ya da boyun, koltukaltı ya da kasıktaki bezlerde şişlik (lenfadenopati), pansitopeni (tüm kan hücrelerinin sayısında azalma), karaciğer yetmezliği veya karaciğer fonksiyon testlerinde değişiklik LAMICTAL’in çok seyrek görülebilen yan etkileridir.

 

İlaç Etken Maddesi:  Lamotrijin
İlaç Marka İsmi: LAMICTAL DC 200 mg Çözünür/Çiğneme Tableti
İlaç ruhsat sahibi: GlaxoSmithKline İlaçları San. ve Tic. A.Ş.
Adresi : Büyükdere Cad. No.173, 1. Levent Plaza
B Blok 34394 1. Levent/İstanbul
Telefon no: 0212 339 44 00-Faks no: 0212 339 45 00
Lamictal DC 200 mg sırasıyla; Sinir Sistemi, Antiepileptikler ve lamotrijin olarak sınıflandırılmış şekilde,  N03AX09 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında yer alır. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz LAMICTAL DC 200 mg Çözünür/Çiğneme Tabletini üretimini Pharmactive İlaç Sanayi yapar, ruhsatı da GlaxoSmithKline İlaçları San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. LAMICTAL DC 200 mg kullanma talimatı (ilaç prospektüsü) ve LAMICTAL DC 200 mg’a ait kısa bilgi (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, kontrendikeleri; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen (yan) etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler)

Lamictal 200 kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

Lamictal 200 kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

Lamictal 200 kısa bilgi

Her bir tablette lamotrijin (200 mg) etken maddesi bulunur. Lamotrijin feniltriazin sınıfına dahildir ve beyazdan açık krem rengine değişen renklerde bir tozdur. Diğer bileşenler ise, kalsiyum karbonat, düşük sübstitüe hidroksipropil selüloz, Alüminyum magnezyum silikat, Sodyum nişasta glikolat, Povidon K30, Sakarin sodyum, Frenk üzümü aroması 502.009/AP 0551, Magnezyum stearat ve saf su ilacın yardımcı maddeleridir.
LAMICTAL DC 200 mg Çözünür/Çiğneme Tableti, Frenk üzümü kokulu, beyaz ile beyaza yakın renkli, bir yüzünde “GSEC5” baskısı, diğer yüzünde “200” yazısı bulunan oval şekilli, çentiği bulunmayan tabletlerdir.
12 yaş üstü adölesanlar ve Yetişkinler (12 yaş üzeri)
LAMICTAL  12 yaşından büyük adölesanlar ve yetişkinlerin epilepsi tedavisinde, parsiyel nöbetlerde ve tonik-klonik nöbetleri ve LennoxGastaut Sendromu ile ilişkili nöbetleri de içeren generalize nöbetlerde, ek tedavi veya monoterapi
olarak endikedir.
LAMICTAL  2 ila 12 yaş aralığındaki çocukların epilepsi tedavisinde, parsiyel nöbetlerde ve tonik-klonik nöbetleri ve LennoxGastaut Sendromu ile ilişkili nöbetleri de içeren generalize nöbetlerde, ek-tedavi olarak endikedir. Ek tedavi sırasında epileptik kontrol sağlandıktan sonra beraberinde kullanılan antiepileptik ilaçlar (AEİ’lar) kesilebilir ve hastalar LAMICTAL monoterapisine devam edebilir.
LAMICTAL tipik absans nöbetlerinin tedavisinde monoterapi olarak endikedir
LAMICTAL, bipolar bozuklukta (18 yaş üzeri),  özellikle depresif atakları önleyerek, duygudurum ataklarının önlenmesinde endikedir.
Pozoloji ve uygulama şekli:
Tedaviye yeniden başlama
Hekimler, daha önce herhangi bir nedenden dolayı LAMICTAL’i kesen hastalarda yeniden
LAMICTAL’e başlayacakları zaman idame doza kadar doz artırımına gerek olup olmadığını
değerlendirmelidir, çünkü ciddi döküntü riski yüksek başlangıç dozlarıyla ve LAMICTAL için
önerilen doz artırımının atlanmasıyla ilişkilidir. Bir önceki dozdan sonra geçen
süre ne kadar uzunsa, idame doza ulaşmak için gereken doz artırımı konusunda o kadar fazla
dikkat gereklidir. LAMICTAL’in kesilmesinden sonra geçen süre 5 yarı ömrü geçerse ilaç miktarı
uygun program doğrultusunda idame dozuna kadar artırılmalıdır.
Daha önceki LAMICTAL tedavisi döküntü nedeniyle kesilen hastalarda, potansiyel yararı,
riskinden açıkça daha fazla değilse, LAMICTAL’in yeniden başlanması önerilmemektedir.
Epilepsi
Önerilen doz arttırımı ve idame dozlar 12 yaş ve üzeri adölesanlar ve yetişkinler için Tablo 1’de
ve 2 ila 12 yaş arasındaki adölesanslar ve çocuklar için Tablo 2’de verilmektedir. Döküntü
riskinden dolayı, başlangıç dozu ve bunu izleyen doz artışı aşılmamalıdır.
LAMICTAL monoterapisine geçmek için beraberinde kullanılan antiepileptik ilaçlar
bırakıldığında veya lamotrijin içeren tedavi rejimlerine diğer antiepileptik ilaçlar eklendiğinde
lamotrijin farmakokinetiği üzerine olabilecek etkiler dikkate alınmalıdır.
Epilepsi monoterapisinde doz:
Monoterapide LAMICTAL başlangıç dozu ilk iki hafta için günde bir defa 25 mg, takip eden iki
hafta için günde 1 kere 50 mg’dır. Daha sonra, optimal cevabı alana kadar doz her 1 – 2 haftada
maksimum 50 – 100 mg artırılmalıdır. Optimal cevabı almak için idame dozu günde bir kez veya
iki doza bölünmüş olarak 100 – 200 mg/gün’dür. Bazı hastalar beklenen cevaba ulaşmak için 500
mg/gün LAMICTAL’e ihtiyaç duyarlar.
Başlangıç dozu ve sonraki doz artırımı döküntü riski nedeniyle atlanmamalıdır. .
Epilepsi ek tedavisinde doz:
Valproatı tek başına veya başka herhangi bir antiepileptik ilaçla birlikte alan hastalarda,
LAMICTAL başlangıç dozu ilk iki hafta için gün aşırı 25 mg, takip eden iki hafta için günde bir
defa 25 mg’dır. Daha sonra, optimal cevabı alana kadar doz her 1 – 2 haftada maksimum 25 – 50
mg artırılmalıdır. Optimal cevabı almak için idame dozu günde bir defa veya iki doza bölünmüş
olarak 100 – 200 mg/gün’dür.
Diğer antiepileptik ilaçlarla (valproat hariç) veya – antiepileptik ilaçlar olmaksızın lamotrijin
glukuronidasyonunu indükleyen antiepileptik ilaçları veya diğer ilaçları beraber kullanan
hastalarda, LAMICTAL başlangıç dozu ilk iki hafta için günde 1 kere 50 mg, takip eden iki
hafta için iki doza bölünmüş olarak 100 mg/gün’dür. Daha sonra, optimal cevabı alana kadar doz
her 1 – 2 haftada maksimum 100 mg artırılmalıdır. Optimal cevabı almak için idame dozu iki doza
bölünmüş olarak 200 – 400 mg/gün’dür.
Bazı hastalar beklenen cevaba ulaşmak için 700 mg/gün LAMICTAL’e ihtiyaç duyarlar.
Lamotrijin glukuronidasyonunu belirgin olarak indüklemeyen veya inhibe etmeyen ilaçları alan
hastalarda, LAMICTAL başlangıç dozu ilk iki hafta için günde bir defa 25 mg, takip eden iki hafta
için günde 1 kere  50 mg’dır . Daha sonra, optimal cevabı alana kadar doz her 1
– 2 haftada maksimum 50 – 100 mg artırılmalıdır. Optimal cevabı almak için idame doz günde bir
defa veya iki doza bölünmüş olarak 100 – 200 mg/gün’dür.
Terapötik dozun idame edildiğinden emin olmak için, çocuğun ağırlığı izlenmeli ve ağırlık
değişimi olması durumunda doz değerlendirilmelidir. 2 – 6 yaş arasındaki hastaların önerilen en
yüksek idame dozuna ihtiyaç duymaları beklenir.
Ek tedavi sırasında epileptik kontrol sağlandıktan sonra beraberinde kullanılan antiepileptik ilaçlar
(AEİ’lar) bırakılabilir ve hastalar LAMICTAL monoterapisine devam edebilir.
2 yaşın altındaki çocuklar:
Lamotrijin, 2 yaşın altındaki çocuklarda monoterapi veya 1 aylıktan daha küçük çocuklarda ek
tedavi olarak incelenmemiştir. Lamotrijinin 1 aylık ila 2 yaş arasındaki çocuklarda parsiyel
nöbetlerin ek tedavisinde güvenlilik ve etkililiği gösterilmemiştir. Bu
nedenle, LAMICTAL’in iki yaşın altındaki çocuklarda kullanılması önerilmemektedir.
Bipolar Bozukluk
Yetişkinler (18 yaş ve üzeri)
Döküntü riski nedeniyle başlangıç dozu ve sonraki doz artırımı aşılmamalıdır.
LAMICTAL, ileride depresif atak gelişme riski bulunan bipolar hastalarda kullanım için
önerilmektedir.
Depresif atakların tekrarlanmasını önlemek için aşağıdaki geçiş rejimi izlenmelidir. Geçiş rejimi,
altı hafta boyunca lamotrijin dozunu bir idame stabilizasyon dozuna artırmayı içermektedir . Bundan sonra klinik olarak endike ise diğer psikotropik ve/veya antiepileptik ilaçlar
kesilebilir.
Manik atakların önlenmesi için ek tedavi yapılması düşünülmelidir, çünkü manik ataklarda
LAMICTAL’in etkinliği kesin olarak belirlenmemiştir.
Bipolar bozukluğu olan hastalarda LAMICTAL’in kesilmesi
Klinik çalışmalarda, plasebo ile karşılaştırıldığında LAMICTAL’in aniden kesilmesinden sonra
advers olayların insidansı, şiddeti veya tipi ile ilgili artış olmamıştır. Bu nedenle, hastalar, dozu
adım adım azaltmadan LAMICTAL’i kesebilirler.
Özel hasta popülasyonlarına ilişkin ek bilgiler:
LAMICTAL böbrek yetmezliği olan hastalara verilirken dikkatli olunmalıdır. Son aşamada
böbrek yetmezliği olan hastalar için, LAMICTAL başlangıç dozları, hastaların eş zamanlı
kullandığı ilaçlara dayandırılmalıdır; azaltılmış idame dozları, belirgin böbrek fonksiyon
bozukluğu olan hastalar için etkili olabilir .
Başlangıç, artırma ve idame dozları, genel olarak karaciğer bozukluğu orta derecede (Child-Pugh
derecesi B) olan hastalarda yaklaşık % 50 ve şiddetli (Child-Pugh derecesi C) olanlarda yaklaşık
% 75 azaltılmalıdır. Artırma ve idame dozları, klinik cevaba göre ayarlanmalıdır.
Epilepsi tedavisinde: 2 yaşın altındaki çocuklar: 2 yaşın altındaki çocuklarda LAMICTAL kullanımıyla ilgili henüz
yeterli bilgi bulunmamaktadır.
Bipolar bozuklukta LAMICTAL kullanımı
Çocuk ve adolesanlar (18 yaş altı): LAMICTAL 18 yaş altı çocuk ve adolesanlarda bipolar
bozuklukta kullanım için endike değildir. Randomize bir geri çekme çalışması
anlamlı bir etkililik göstermediğinden ve intihar eğilimi bildirimlerinde artış olduğunu
gösterdiğinden, LAMICTAL’in 18 yaşın altındaki çocuklarda kullanımı önerilmemektedir.
Hormonal kontraseptif alan kadınlar:
Etinil östradiol/levonorgestrel (30 mikrogram/150 mikrogram) kombinasyonunun kullanımı
lamotrijinin klerensini yaklaşık iki misli artırarak lamotrijin düzeylerinin azalmasına yol
açmaktadır. Titrasyonu takiben, maksimal bir terapötik yanıt için lamotrijinin daha yüksek idame
dozları (2 misli kadar) gerekebilir. İlaçsız haftada, lamotrijin düzeylerinde iki misli artış
gözlenmiştir. Dozla ilişkili advers olaylar göz ardı edilemez. Bu sebeple, ilk seçenek tedavi olarak,
ilaçsız hafta içermeyen bir kontrasepsiyon kullanılması (örneğin sürekli hormonal konstraseptifler
veya hormonal olmayan metotlar) değerlendirilmelidir.
a) Halen hormonal kontraseptifleri alan hastalarda LAMICTAL’e başlanması:
Oral kontraseptifin lamotrijinin klerensini artırdığı gösterilmişse de sadece
hormonal kontraseptif kullanımına dayanarak LAMICTAL için önerilen doz artırım kılavuzunda
ayarlama tavsiye edilmez. Doz
artırımı lamotrijinin lamotrijin glukuronidasyon inhibitörüne eklenip eklenmediğine örn. valproat,
lamotrijinin lamotrijin glukuronidasyon indükleyicisine eklenip eklenmediğine, örn.
karbamazepin, fenitoin, fenobarbital, primidon veya rifampin veya lamotrijinin valproat,
karbamazepin, fenitoin, fenobarbital, primidon veya rifampisin olmaksızın eklenip eklenmediğine
dayanarak önerilen kılavuzlara göre yapılmalıdır.
b) Halen LAMICTAL idame dozlarını alan ve lamotrijin glukuronidasyon indükleyicilerini
ALMAYAN hastalarda hormonal kontraseptiflerin başlanması:
Çoğu durumda LAMICTAL idame dozunun iki misli kadar artırılması gerekecektir. . Hormonal kontraseptif kullanımına başlanmasından sonra lamotrijin dozunun bireysel
klinik yanıta göre her hafta 50 ila 100 mg/gün artırılması önerilmektedir. Klinik yanıt daha yüksek
doz artırımlarını desteklemediği sürece doz artırımları bu hızı aşmamalıdır. Bazal lamotrijin
konsantrasyonunun korunduğunu teyit etmek açısından, hormonal kontraseptiflere başlamadan
önce ve başladıktan sonra, serum lamotrijin konsantrasyonlarının ölçülmesi düşünülmelidir.
Gerekirse doz ayarlaması yapılmalıdır. Bir haftalık inaktif tedavi (“ilaçsız hafta”) içeren hormonal
bir kontraseptif kullanan kadınlarda, aktif tedavinin 3. haftasında, yani hap döngüsünün 15. günü
21. günü arasında, serum lamotrijin düzeyi izlenmelidir. Bu sebeple, ilk seçenek tedavi olarak,
ilaçsız hafta içermeyen bir kontrasepsiyon kullanılması (örneğin sürekli hormonal konstraseptifler
veya hormonal olmayan metotlar) değerlendirilmelidir.
c) Halen LAMICTAL idame dozlarını alan ve lamotrijin glukuronidasyon indükleyicileri
ALMAYAN hastalarda hormonal kontraseptiflerin kesilmesi:
Çoğu durumda LAMICTAL idame dozunun %50 kadar azaltılması gerekecektir. Klinik yanıt aksini gerektirmedikçe, günlük lamotrijin dozunun 3 haftalık bir periyotta
oranında) düşürülmesi önerilmektedir. Bazal lamotrijin konsantrasyonunun korunduğunu teyit
etmek açısından, hormonal kontraseptiflere başlamadan önce ve başladıktan sonra, serum
lamotrijin konsantrasyonlarının ölçülmesi düşünülmelidir. Bir haftalık inaktif tedavi (“ilaçsız
hafta”) içeren hormonal bir kontraseptif kullanmayı bırakmak isteyen kadınlarda, aktif tedavinin
3. haftasında, yani hap döngüsünün 15. günü 21. günü arasında, serum lamotrijin düzeyi
izlenmelidir.
d) Halen LAMICTAL idame dozlarını alan ve lamotrijin glukuronidasyon indükleyicileri ALAN
hastalarda hormonal kontraseptiflerin başlanması ve kesilmesi:
Lamotrijin için önerilen idame dozunda değişiklik yapılması gerekmeyebilir.
Atazanavir/ritonavir ile kullanım:
Lamotrijin mevcut atazanavir/ritonavir tedavisine eklendiğinde, lamotrijinin önerilen doz artırma
şemasında değişiklik yapılması gerekmez.
İdame dozunda lamotrijin kullanırken glukuronidasyon indükleyici kullanmayan hastalarda
lamotrijin dozunun atazanavir/ritonavir eklendiğinde artırılması ya da kesildiğinde azaltılması
gerekebilir. Lamotrijin doz ayarlamasının gerekliliğini görmek için, atazanavir/ritonavir
tedavisinin başlamasından veya bırakılmasından önce ve 2 hafta içinde plazma lamotrijin izlemesi
yapılmalıdır.
Lopinavir/ritonavir ile kullanım:
Lamotrijin mevcut lopinavir/ritonavir tedavisine eklendiğinde, lamotrijinin önerilen doz artırma
şemasında değişiklik yapılması gerekmez.
İdame dozunda lamotrijin kullanırken glukuronidasyon indükleyici kullanmayan hastalarda
lamotrijin dozunun lopinavir /ritonavir eklendiğinde artırılması ya da kesildiğinde azaltılması
gerekebilir. Lamotrijin doz ayarlamasının gerekliliğini görmek için, lopinavir/ritonavir
tedavisinin başlamasından veya bırakılmasından önce ve 2 hafta içinde plazma lamotrijin izlemesi
yapılmalıdır.
LAMICTAL, lamotrijine veya ilacın bileşimindeki diğer maddelerden herhangi
birine karşı aşırı duyarlı olduğu bilinen kişilerde kontrendikedir.

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Deri döküntüsü
LAMICTAL tedavisi başlangıcından sonra genellikle ilk 8 hafta içinde oluşan advers deri
reaksiyonları bildirilmiştir. Bu döküntülerin büyük kısmı hafif ve sınırlıdır, ancak hastaneye
yatırmayı ve LAMICTAL tedavisinin kesilmesini gerektiren ciddi döküntüler de bildirilmiştir.
Bunlar; Stevens Johnson sendromu (SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve aynı zamanda aşırı
duyarlılık reaksiyonu olarak bilinen Eozinofili ve Sistemik Semptomlarla Görülen İlaç
Reaksiyonu (DRESS) gibi potansiyel olarak yaşamı tehdit edici döküntüleri de içerir.
Tavsiye edilen mevcut LAMICTAL dozlarının kullanıldığı çalışmalara katılan yetişkinlerde ciddi
deri döküntüleri insidansı 500 epilepsi hastasında 1’dir. Bu vakaların yaklaşık yarısı Stevens
Johnson sendromu olarak bildirilmiştir (1/1000).
Bipolar bozukluğu olan hastalarda yapılan klinik çalışmalarda, ciddi döküntü insidansı yaklaşık Bipolar bozukluğu olan hastalarda yapılan klinik çalışmalarda, ciddi döküntü insidansı yaklaşık 1/1000’dir.
Çocuklarda ciddi deri döküntüleri riski yetişkinlerdekinden yüksektir.
Bazı çalışmalardan elde edilen mevcut veriler epileptik çocuklarda hastaneye yatma ile ilişkili
döküntü insidansının 1/300 ile 1/100 arasında olduğunu göstermektedir.
Çocuklarda, döküntünün ilk oluşumu enfeksiyon ile karıştırılabilir. Hekim, tedavinin ilk 8
haftasında döküntü semptomları ve ateş gelişen çocuklarda ilaç reaksiyonu olasılığını göz önünde
bulundurmalıdır.
Ayrıca genel döküntü riskinin aşağıdakilerle güçlü ilişkisi olduğu gösterilmiştir.
– Yüksek LAMICTAL başlangıç dozları ve LAMICTAL tedavisinde önerilen doz artırımının
aşılması
– Beraberinde valproat kullanımı
Diğer antiepileptik ilaçlara karşı alerji veya döküntü öyküsü olan hastaların tedavisinde de dikkatli
olmak gerekir. Zira LAMICTAL tedavisi sırasında ciddi olmayan döküntü sıklığı bu hastalarda
bu tür öyküsü bulunmayanlara göre yaklaşık üç kat daha sıktır.
Döküntü gelişen tüm hastalar (yetişkin ve çocuk) derhal değerlendirilmeli ve döküntünün
LAMICTAL’e bağlı olmadığı açık değilse kullanımı hemen kesilmelidir. Daha önce LAMICTAL
ile tedaviye bağlı döküntü nedeniyle tedavisi kesilen hastalarda beklenen yararları riskinden açık
olarak fazla değilse tekrar LAMICTAL tedavisine başlanması önerilmez. Eğer hastada
LAMICTAL kullanımı ile birlikte SJS, TEN veya DRESS gelişmişse, bu hastalarda hiçbir zaman
LAMICTAL tedavisine yeniden başlanmamalıdır.
Döküntü; ateş, lenfadenopati, yüz ödemi ve kan ve karaciğer anormallikleri ve aseptik menenjit
dahil çeşitli sistemik semptomlarla birlikte görülen aşırı duyarlılık sendromunun bir parçası olarak
da bildirilmektedir. Sendrom, klinik şiddet açısından geniş bir yayılım
gösterebilir ve nadiren dissemine intravasküler koagülasyona ve çoklu organ yetmezliğine neden
olabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta, döküntü olmasa dahi aşırı duyarlılığın erken belirtilerinin
(örneğin ateş, lenfadenopati) olabileceğidir. Eğer bu gibi belirtiler ve bulgular varsa hasta hemen
değerlendirilmelidir ve eğer alternatif bir etiyoloji mevcut değilse LAMICTAL kesilmelidir.
Aseptik menenjit olguların çoğunda ilaç kesildiğinde geri dönüşlüdür fakat bazı olgularda tekrar
lamotrijin başlandığında tekrarlamıştır. Tekrar lamotrijin başlanması semptomların hızla ve
sıklıkla daha şiddetli olarak tekrarlamasına yol açmıştır. Lamotrijin önceden aseptik menenjit
nedeniyle lamotrijin tedavisi kesilen hastalarda tekrar başlanmamalıdır.
Hemofagositik Lenfohistiyositoz (HLH)
Lamotrijin alan hastalarda HLH bildirilmiştir. HLH ateş, döküntü, nörolojik
semptomlar, hepatosplenomegali, lenfadenopati, sitopeni, yüksek serum ferritin düzeyleri,
hipertrigliseridemi ve karaciğer fonksiyon ve pıhtılaşma anormalikleri gibi belirti ve bulgular ile
karakterizedir. Semptomlar genellikle tedavinin başlangıcından sonraki 4 hafta içerisinde ortaya
çıkar, HLH hayatı tehdit edici olabilir.
Hastalara HLH ile ilişkili semptomlar hakkında bilgi verilmeli ve LAMICTAL tedavisi sırasında
bu semptomları yaşamaları durumunda derhal tıbbi yardım almaları önerilmelidir.
Bu belirti ve semptomlar gelişen hastaların durumu derhal değerlendirilmeli ve HLH tanısı
düşünülmelidir. Alternatif etiyoloji belirlenmedikçe LAMICTAL tedavisi hemen kesilmelidir.
Klinik kötüleşme ve intihar riski
Çeşitli endikasyonlarda AEİ’ler ile tedavi edilen hastalarda intihar düşüncesi ve davranışı
bildirilmiştir. AEİ’lere ilişkin randomize, plasebo kontrollü çalışmaların bir meta analizi, intihar
düşüncesi ve davranışı riskinde küçük bir artış göstermiştir. Bu riskin mekanizması
bilinmemektedir ve eldeki veriler, lamotrijin ile daha yüksek risk olasılığını dışlamamaktadır.
Bu nedenle hastaların intihar düşüncesi ve davranışı bakımından izlenmesi ve uygun tedavinin
göz önünde bulundurulması gerekir. Hastalara (ve hastaların bakımını yürüten kişilere), intihar
düşüncesi ve davranışına dair işaretlerin ortaya çıkması durumunda doktora başvurmaları tavsiye
edilmelidir.
Bipolar bozukluğu olan hastalarda, bipolar bozukluğa yönelik LAMICTAL’ı da içeren ilaçlar
alsınlar veya almasınlar, depresif semptomlarda bozulma ve/veya intihar eğiliminin ortaya
çıkması durumları görülebilir. Bu nedenle, bipolar bozukluk için LAMICTAL alan hastaların
klinik kötüleşme ve intihar eğilimi bakımından, özellikle de tedavi kürünün başında veya dozun
değiştirildiği zamanlarda, yakından izlemesi gerekir. İntihar davranışı veya düşüncesi öyküsü
olanlar, genç erişkinler ve tedaviye başlanmadan önce önemli derecede intihar düşüncesi
sergileyenler gibi belirli hastalar, intihar düşüncesi ve intihar davranışı bakımından daha yüksek
risk altında olabilir ve bu hastaların tedavi süresince dikkatli izlem altında olması gerekir.
Klinik kötüleşme (yeni belirtilerin gelişmesi dahil) ve/veya intihar düşüncesi/davranışı ortaya
çıkan hastalarda ve özellikle eğer bu belirtiler şiddetliyse, aniden ortaya çıktıysa, veya hastanın
mevcut belirtilerinin bir parçası değilse, tedavinin bırakılma olasılığı da dahil tedavi rejiminin
değiştirilmesi düşünülmelidir.
Hormonal kontraseptiflerin LAMICTAL etkinliğine etkisi:
Etinil östradiol/levonorgestrel (30 mikrogram/150 mikrogram) kombinasyonunun lamotrijinin
klerensini yaklaşık iki misli artırarak lamotrijin düzeylerinin azalmasına yol açtığı gösterilmiştir
. Lamotrijin düzeylerinde azalma, nöbet kontrolündeki kayıpla
ilişkilendirilmiştir. Titrasyonu takiben, maksimal bir terapötik yanıt için çoğu durumda daha
yüksek idame dozları (2 misli kadar) gerekecektir. Hormonal kontraseptifler bırakıldığında,
lamotrijin klerensi yarılanabilir. Lamotrijin konsantrasyonundaki artışlar, doz ile ilişkili advers
reaksiyonlarla ilgili olabilir. Hastalar buna göre izlenmelidir.
Lamotrijin glukuronidasyon indükleyicisi almayan ve bir haftalık inaktif ilaç içeren (ör. ilaçsız
hafta) bir hormonal kontraseptif alan kadınlarda, inaktif ilaç haftasında lamotrijin düzeylerinde
kademeli olarak geçici artışlar meydana gelebilir.  Bu düzendeki lamotrijin
seviyelerindeki artışlar, advers etkiler ile ilişkili olabilir. Bu sebeple, ilk seçenek tedavi olarak,
ilaçsız hafta içermeyen bir kontrasepsiyon kullanılması (örneğin sürekli hormonal konstraseptifler
veya hormonal olmayan metotlar) değerlendirilmelidir.
Diğer oral kontraseptifler ve hormon replasman tedavileri (HRT) çalışılmamıştır, ancak bunlar da
lamotrijinin farmakokinetiğini benzer şekilde etkileyebilirler.
LAMICTAL’in hormonal kontraseptif etkinliğine etkisi:
16 sağlıklı gönüllüde yapılan bir etkileşim çalışması lamotrijin ve hormonal kontraseptif
(etinilöstradiol/levonorgestrel kombinasyonu) birlikte uygulandığında, levonorgestrel klerensinde
önemsiz artışlar ve serum FSH ve LH’da değişiklikler olduğunu göstermiştir .
Bu değişikliklerin overlerin ovülasyon aktivitesine etkisi bilinmemektedir. Ancak, hormonal
preparatlarla birlikte LAMICTAL alan bazı hastalarda bu değişikliklerin kontraseptif etkinliğin
azalmasına yol açma olasılığı göz ardı edilemez. Bu nedenle hastalar beklenmeyen kanamalar gibi
menstrual düzendeki değişiklikleri hemen bildirmeleri konusunda uyarılmalıdır.
Dihidrofolat redüktaz
Lamotrijin dihidrofolat redüktazın zayıf bir inhibitörüdür, bu nedenle uzun süreli tedavide folat
metabolizmasıyla etkileşim gösterme olasılığı vardır . Buna rağmen,
LAMICTAL, insanda uzun süreli uygulama sırasında, hemoglobin konsantrasyonunda, ortalama
korpüsküler hacim (MCV) veya serum veya eritrosit folat konsantrasyonlarında bir yıla kadar veya
eritrosit folat konsantrasyonlarında beş yıla kadar belirgin değişiklikler oluşturmamıştır.
Böbrek yetmezliği
Son dönem böbrek yetmezliği olan bireylerde yapılan tek doz çalışmalarında lamotrijin plazma
konsantrasyonları anlamlı derecede değişmemiştir. Ancak, glukuronid metabolitinin birikmesi
beklenebileceğinden, böbrek yetmezliği olan hastalar tedavi edilirken dikkatli olunmalıdır.
Lamotrijin içeren başka preparatları alan hastalar
LAMICTAL, lamotrijin içeren bir başka preparatla tedavi edilen hastalara doktora danışmadan
verilmemelidir.
Brugada tipi EKG
Aritmojenik ST-T anomalisi ve tipik Brugada EKG paterni lamotrijin ile tedavi edilen hastalarda
bildirilmiştir. Brugada sendromlu hastalarda LAMICTAL kullanımı dikkatlice
değerlendirilmelidir.
Çocuklarda gelişim
Lamotrijinin çocuklarda büyüme, cinsel olgunlaşma ile bilişsel, duygusal ve davranışsal gelişim
üzerindeki etkisine dair veri bulunmamaktadır.
Epilepsi ile ilgili önlemler:
epileptik ilaçlarda olduğu gibi LAMICTAL’in aniden kesilmesi nöbetlerin geri dönmesini
tetikleyebilir. Eğer güvenilirliği ilgilendiren bir nedenle (örneğin döküntü) ani ilaç kesilmesi
gerekmiyorsa, LAMICTAL dozu iki haftalık bir sürede kademeli olarak azaltılmalıdır.
Literatürde, status epileptikus dahil çok şiddetli konvülzif nöbetlerin rabdomiyolizis, çoklu organ
yetmezliği ve dissemine intravasküler koagülasyona neden olabileceğine dair raporlar
bulunmaktadır. Bunlar bazen ölümle sonuçlanabilir. Benzer vakalar LAMICTAL kullanımı ile de
oluşabilir.
Nöbet sıklığında düzelme yerine klinik olarak anlamlı bir kötüleşme görülebilir. Birden fazla
nöbet tipinin söz konusu olduğu hastalarda, bir nöbet tipindeki kontrolün gözlenen faydası, başka
bir nöbet tipinde gözlenen kötüleşme karşısında değerlendirilmelidir.
Myoklonik nöbetlerde lamotrijin ile kötüleşme olabilir.
Veriler, enzim indükleyicileri ile kombinasyondan alınan cevapların enzim indükleyiciler hariç
antiepileptik ilaçlar ile kombinasyona göre daha az olduğunu önermektedir. Nedeni
bilinmemektedir.
Tipik absans nöbetlerin tedavisi için lamotrijin kullanan çocuklardaki etkililik, tüm hastalarda
sürdürülemeyebilir.
Bipolar Bozukluk
Antidepresanlarla tedavi, majör depresif bozukluğu ve diğer psikiyatrik bozukluğu olan
çocuklarda ve adolesanlarda intihar düşüncesi ve davranışı riskinde artış ile ilişkilidir.
Lamotrijinin gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir. İnsanlara yönelik
potansiyel risk bilinmemektedir.
LAMICTAL gerekli olmadıkça gebelikte kullanılmamalıdır.
Gebeliğin ilk trimestri sırasında lamotrijin monoterapisine maruz kalan gebe kadınlara ilişkin
verilerin büyük kısmı (8700’den fazla) oral yarık dahil majör konjenital malformasyonlar
açısından riskte önemli bir artışı düşündürmemektedir. Hayvan çalışmaları gelişimsel toksisite
göstermiştir.
LAMICTAL ile tedavinin gebelik esnasında gerekli olduğu düşünülüyorsa, en düşük olası terapötik
doz önerilir.
Lamotrijin dihidrofolik asit redüktaz üzerinde bir miktar inhibe edici etkiye sahip olabileceğinden
teoride folik asit düzeylerini azaltarak artmış embriyofötal hasar riskine yol açabilir . Gebelik planlanırken ve erken gebelik sırasında folik asit alımı düşünülebilir.
Gebelikte fizyolojik değişiklikler lamotrijin düzeylerini ve/veya terapötik etkiyi bozabilir.
Gebelikte potansiyel nöbet kontrolü kaybı riski ile azalmış lamotrijin plazma düzeylerine
dair raporlar alınmıştır. Doğumdan sonra lamotrijin düzeyleri dozla ilişkili advers olaylar
açısından bir risk ile birlikte hızla artabilir. Bu nedenle lamotrijin serum konsantrasyonları
gebelikten sonra, gebelik boyunca ve sonrasında, yine doğumdan hemen sonra izlenmelidir.
Gerekli olduğunda doz, lamotrijin serum konsantrasyonu hamilelikten önceki ile aynı düzeyde
tutulacak şekilde ayarlanmalı veya klinik yanıta göre adapte edilmelidir. Ayrıca, doğumdan sonra
dozla ilişkili istenmeyen etkiler izlenmelidir.
Lamotrijinin anne sütüne oldukça değişken konsantrasyonlarda geçtiği ve bebeklerde annedeki
düzeyin yaklaşık %50’sine varan total lamotrijin düzeylerine neden olduğu bildirilmiştir. Bu
nedenle emzirilen bazı bebeklerde lamotrijin serum konsantrasyonları farmakolojik etkilerin
meydana geldiği düzeylere erişebilir.
Emzirmenin potansiyel faydaları, bebekte oluşabilecek potansiyel advers etki riski karşısında
değerlendirilmelidir. Bir kadın lamotrijin ile tedavi sırasında emzirmeye karar verirse, bebek
sedasyon, döküntü ve az kilo alma gibi advers etkiler için izlenmelidir.
Gönüllülerle yapılan iki çalışmada LAMICTAL’in ince görsel motor koordinasyonu, göz
hareketleri, vücut sallanması ve subjektif sedatif etkiler üzerine olan etkilerinin plasebodan farksız
olduğu gösterilmiştir. LAMICTAL ile yapılan klinik çalışmalarda, baş dönmesi ve diplopi gibi
nörolojik özellik taşıyan advers olaylar bildirilmiştir. Bu nedenle, hastalar, araç veya makine
kullanmadan önce LAMICTAL tedavisinin kendilerini nasıl etkilediğini görmelidir.
Epilepsi
Tüm antiepileptik ilaç tedavilerinin kişilere göre değişkenlik gösteren cevabından dolayı, hastalar
araç kullanma ve epilepsi konusunu kendi hekimine danışmalıdır.
LAMICTAL’in istenmeyen etkileri:
Epilepsi ve bipolar endikasyonlar için istenmeyen etkiler kontrollü klinik çalışmalar ve diğer
klinik deneyimlerle elde edilmiş verileri temel alır ve aşağıda listelenmiştir. Sıklık kategorileri
kontrollü klinik çalışmalardan elde edilir (epilepsi monoterapisi († ile tanımlanan) ve bipolar
bozukluk (§ ile tanımlanan)). Sıklık kategorilerinin epilepsi ve bipolar bozukluktan klinik veriler
arasında farklı olduğu durumlarda, en konservatif sıklık gösterilmektedir. Bununla birlikte
kontrollü klinik çalışma verilerinin mevcut olmadığı durumlarda, sıklık kategorileri diğer klinik
deneyimleri temel almıştır.
İstenmeyen etkilerin sınıflandırılmasında MedDRA sınıflandırma sistemi kullanılmıştır:
Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek
(≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin
edilemiyor).
Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Çok seyrek: Nötropeni, lökopeni, anemi, trombositopeni, pansitopeni, aplastik anemi,
agranülositoz dahil hematolojik anomaliler1
, hemofagositik
lenfohistiyositoz
Bilinmiyor: Lenfadenopati1
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Çok seyrek: Aşırı duyarlılık sendromu2 (ateş, lenfadenopati, yüz ödemi, kan ve
karaciğer anomalileri, dissemine intravasküler koagülasyon, çoklu organ
yetmezliği gibi semptomlar dahil).
Bilinmiyor: Hipogammaglobulinemi
Psikiyatrik hastalıklar
Yaygın: Agresyon, iritabilite
Çok seyrek: Tik, halüsinasyon, konfüzyon.
Bilinmiyor: Kabus görme (klinik deneyim sırasında gözlenmiştir.)
Sinir sistemi hastalıkları
Çok yaygın: Baş ağrısı†§
Yaygın: Somnolans†§, baş dönmesi†§, titreme†
, uykusuzluk†
, ajitasyon§
Yaygın olmayan: Ataksi†
Seyrek: Nistagmus†, Aseptik menenjit
Çok seyrek: Kararsızlık, hareket bozuklukları, Parkinson hastalığında kötüleşme3
,
ekstrapiramidal etkiler, koreoatetoz†
, nöbet sıklığında artış
Göz hastalıkları
Yaygın olmayan: Çift görme†
, bulanık görme†
Seyrek: Konjunktivit.
Gastrointestinal hastalıklar
Yaygın: Bulantı†
, kusma†
, diyare†
, ağız kuruluğu§
Hepato-biliyer hastalıklar
Çok seyrek: Hepatik yetmezlik, hepatik fonksiyon bozukluğu4
, karaciğer fonksiyon
testlerinde yükselme
Deri ve deri altı doku hastalıkları
Çok yaygın: Deri döküntüsü5†§.
Yaygın olmayan: Alopesi
Seyrek: Stevens-Johnson Sendromu§
Çok seyrek: Toksik epidermal nekroliz, eozinofili ve sistemik semptomlarla görülen
ilaç reaksiyonu
Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları
Yaygın: Eklem ağrısı§
Çok seyrek: Lupus-benzeri reaksiyonlar
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Yaygın: Yorgunluk†, ağrı§, sırt ağrısı§
Seçili advers reaksiyonların açıklaması
Hematolojik anomaliler ve lenfadenopati aşırı duyarlılık sendromu ile ilişkili olabilir ya da
olmayabilir
Döküntü ateş, lenfadenopati, yüz ödemi ve kan ve karaciğer anomalileri dahil değişken sistemik
semptomlar paterni ile ilişkili aşırı duyarlılık sendromunun bir parçası olarak bildirilmiştir.
Sendrom geniş bir klinik şiddet spektrumu gösterir ve nadiren dissemine intravasküler
koagülasyon ve çoklu organ yetmezliğine yol açabilir. Döküntü belirgin olmasa da erken aşırı
duyarlılık göstergelerinin (ateş, lenfadenopati) mevcut olabileceğine dikkat edilmelidir. Bu tip
belirti ve semptomlar mevcutsa, hasta derhal değerlendirilmeli ve alternatif etiyoloji
belirlenemezse LAMICTAL kesilmelidir.
Bu etkiler diğer klinik deneyimler sırasında bildirilmiştir. Lamotrijinin önceden Parkinson
hastalığı mevcut olan hastalarda parkinsonian semptomları kötüleştirebileceğine dair raporlar ve
bu altta yatan rahatsızlığın görüldüğü hastalarda ekstrapiramidal etkiler ve koreoatetoza ilişkin
izole raporlar alınmıştır.
Hepatik fonksiyon bozukluğu genellikle aşırı duyarlılık reaksiyonları ile ilişkili olarak meydana
gelmekle birlikte, aşikar aşırı duyarlılık belirtileri yokluğunda da izole vakalar bildirilmiştir.
Yetişkinlerde yürütülen klinik çalışmalarda, deri döküntüleri lamotrijin kullanan hastaların %8-
12’sine kadarında ve plasebo alan hastaların %5-6’sında meydana gelmiştir. Deri döküntüleri
hastaların %2’sinde lamotrijin tedavisinin kesilmesine yol açmıştır. Genellikle makulopapüler
görüntüde döküntü tedavi başlatıldıktan sonraki sekiz hafta içinde ortaya çıkar ve lamotrijinin
bırakılması ile düzelir.
Nadiren, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz (Lyell sendromu) dahil olmak
üzere ciddi potansiyel olarak yaşamı tehdit eden deri döküntüleri ve eozinofili ile sistemik
semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS) bildirilmiştir. Her ne kadar çoğu ilaç
kesildiğinde düzelse de, bazı hastalarda geri dönüşümsüz skarlaşma görülmüş ve nadir ilişkili
ölüm vakaları bildirilmiştir.
Genel döküntü riski aşağıdakilerle güçlü ilişki göstermektedir:
– Lamotrijinden yüksek başlangıç dozları ve lamotrijin tedavisi için önerilen doz artırımının
aşılması
– Eşzamanlı valproat kullanımı
Döküntü ayrıca değişken sistemik semptomlar paterni ile ilişkili aşırı duyarlılık sendromunun bir
parçası olarak bildirilmiştir.
Lamotrijin ile uzun vadeli tedavi gören hastalarda kemik mineral yoğunluğunda azalma,
osteopeni, osteoporoz ve kırık raporları alınmıştır. Lamotrijinin kemik metabolizmasını etkilediği
metabolizma belirlenmemiştir.
Doz aşımı ve tedavisi
Maksimum terapötik dozu 10 – 20 kat aşan dozların akut olarak alımı bildirilmiş olup, ölümle
sonuçlanan olgular da buna dahildir. Doz aşımı sonucunda meydana gelen semptomlar arasında
nistagmus, ataksi, bilinç bozukluğu, grand mal konvülsiyon ve koma yer almaktadır. Doz aşımı
hastalarında QRS genişlemesi (intraventriküler ileti gecikmesi) de gözlenmiştir. QRS süresinin
100 ms’den daha fazla uzaması, daha şiddetli toksisite ile ilişkilendirilebilir.
Doz aşımı durumunda, hasta hastaneye yatırılmalı ve uygun destekleyici tedavi uygulanmalıdır.
Eğer gösterilmişse, absorpsiyonda azalmayı hedefleyen tedavi (aktif kömür) uygulanmalıdır.
Diğer yönetim klinik olarak belirtildiği gibi olmalıdır. Doz aşımı tedavisinde hemodiyaliz
deneyimi bulunmamaktadır. Böbrek yetmezliği olan 6 gönüllüde, 4 seanslık bir hemodiyaliz
seansında lamotrijinin %20’si uzaklaştırılmıştır.
Etki mekanizması:
Farmakolojik araştırmaların sonuçları, lamotrijinin, voltaj kapılı sodyum kanalları için kullanıma
bağlı ve voltaja bağlı bir bloker olduğunu ortaya koymaktadır. Lamotrijin, nöronların uzun süreli
tekrarlayan ateşlenmesini inhibe eder ve glutamatın (epileptik nöbetlerin ortaya çıkmasında rolü
olan bir aminoasit) patolojik salımını inhibe etmenin yanında, glutamatın meydana getirdiği
aksiyon potansiyeli deşarjlarını da inhibe eder. Bu etkilerin lamotrijinin antikonvülzan
özelliklerine katkıda bulunması olasıdır.
Öte yandan, voltaj kapılı sodyum kanalları ile etkileşimin muhtemelen önemli olmasıyla birlikte,
lamotrijinin bipolar bozuklukta terapötik etkisini gösterdiği mekanizmalar henüz
belirlenmemiştir.
Farmakodinamik etkiler:
İlaçların merkezi sinir sistemi üzerindeki etkilerini değerlendirmek için tasarlanmış testlerde,
sağlıklı gönüllülere 240 mg lamotrijin kullanımının sonuçları, plasebodan farklı olmamış; ancak
gerek 1000 mg fenitoin, gerekse 10 mg diazepam ince görsel motor koordinasyonu ve göz
hareketlerini anlamlı ölçüde bozmuş, vücut sallanmasını artırmış ve sübjektif sedatif etkiler
yaratmıştır.
Başka bir çalışmada, 600 mg tek doz oral karbamazepin ince görsel motor koordinasyonu ve göz
hareketlerini anlamlı ölçüde bozarken, vücut sallanmasını ve kalp atım hızını da artırmış, ancak
150 mg ve 300 mg dozlarındaki lamotrijinle elde edilen sonuçlar plasebodan farklı olmamıştır.
Klinik Çalışmalar
1-24 aylık çocuklarda klinik etkililik ve güvenlilik
1 ila 24 aylık hastalardaki parsiyal nöbetlerin ek tedavisinin etkililik ve güvenliliği, küçük ölçekli,
çift kör, plasebo kontrollü bir geri çekme çalışmasında incelenmiştir. 177 denekte tedavi
başlatılmıştır ve 2 ila 12 yaşındaki çocuklarınkine benzer bir titrasyon programı uygulanmıştır.
Lamotrijin 2 mg tabletleri mevcut olan en düşük dozdur; bu nedenle, titrasyon fazı sırasında bazı
olgularda standart doz programı adapte edilmiştir (örneğin, hesaplanan doz 2 mg’ın altında
olduğunda, iki günde bir 2 mg tabl uygulaması yapılmıştır). Titrasyonun 2. haftasının sonunda
serum düzeyleri ölçülmüştür ve konsantrasyon bu noktada erişkinlerde beklenen konsantrasyon
olan 0,41 mikrogram/mL değerini aşıyorsa, doz azaltılmış ya da yükseltilmemiştir. 2. haftanın
sonunda bazı hastalarda dozun %90’a kadar oranlarda düşürülmesi gerekmiştir. Yanıt veren 38
hasta (nöbet sıklığında >%40 düşüş), plaseboya ya da lamotrijin tedavisinin devamına randomize
edilmiştir. Tedavisi başarısız olan deneklerin oranı, plasebo kolunda %84 (16/19 denek),
lamotrijin kolunda %58’dir (11/19 denek). Fark istatistik açıdan anlamlı değildir: %26,3, %95 GA
-%2,6 <> %50,2, p=0,07.
1 ila 24 aylık toplam 256 denek, 72 haftaya kadar sürelerde 1 ila 15 mg/kg/gün aralığında
lamotrijin dozuna maruz kalmıştır. Lamotrijinin 1 aylık ila 2 yaşındaki çocuklarda güvenlilik
profili daha büyük çocuklara benzerdir; yalnızca, daha büyük çocuklarla karşılaştırıldığında (%14)
2 yaşından küçük çocuklardaki (%26) nöbetlerin klinik belirgin kötüleşmesi daha sık olarak
(>=%50) bildirilmiştir.
Lennox-Gastaut Sendromu’nda klinik etkililik ve güvenlilik:
Lennox-Gastaut Sendromu ile ilişkili nöbetlerde monoterapi için veri bulunmamaktadır.
Bipolar bozukluğu olan hastalarda depresif atakların önlenmesindeki klinik etkililik
Bipolar I bozukluğu olan hastalarda depresif atakların önlenmesindeki etkinliği iki temel
çalışmada gösterilmiştir.
bipolar I bozukluğu olan ve yakın zamanda ya da o sırada majör depresif atak
geçirmekte olan hastalarda depresyon ve/veya maninin nüksünü veya yinelemesini uzun vadede
önlemeye yönelik çok merkezli, çift kör, ikili plasebo ve lityum kontrollü, randomize sabit doz
değerlendirmeli bir klinik çalışmadır. LAMICTAL monoterapisi veya LAMICTAL + psikotropik
tedavi kullanarak stabilize edilen hastalar, şu beş tedavi grubundan birine randomize edilmişlerdir:
Maksimum 76 hafta (18 ay) süreyle LAMICTAL (50, 200, 400 mg/gün), lityum (serum seviyesi
0,8 – 1,1 mMol/L) veya plasebo. Birincil sonlanma noktası gerek ek ilaç tedavisi veya EKT
şeklinde müdahalelerde “Duygudurum Atağı için Müdahaleye kadar geçen Zaman [TIME-
(DAMZ)]” olmuştur. SCAB2006 çalışması SCAB2003 çalışması ile benzer bir tasarıma sahip
olmakla birlikte, esnek lamotrijin dozunun (100 ila 400 mg/gün) değerlendirilmesi ve yakın
zamanda manik bir epizot geçirmiş veya halihazırda geçirmekte olan bipolar I bozukluğu bulunan
hastaların dahil edilmesi açısından SCAB2003 çalışmasından fark göstermiştir.
İlk depresif epizoda kadar geçen süre ve ilk manik/hipomanik veya karma epizoda kadar geçen
sürenin destekleyici analizinde, lamotrijin ile tedavi edilen hastalar ilk depresyon epizoduna kadar,
plasebo hastalarından anlamlı olarak daha uzun süreler göstermiş olup, manik/hipomanik veya
karma epizotlara kadar geçen süre açısından tedavi farkı istatistiksel olarak anlamlı değildir.
Lamotrijinin duygudurum dengeleyicileri ile birlikte kullanımının etkililiği yeterince
araştırılmamıştır.
Bipolar Bozukluğu Olan Çocuklar (10-12 yaş) ve Adölesanlar (13-17 yaş)
Çok merkezli, paralel gruplu, plasebo kontrollü, çift kör, randomize bir geri çekme çalışmasında,
bipolar I bozukluk tanısı alan ve eşzamanlı antipsikotik veya başka duygudurum stabilize edici
ajanlarla kombinasyon halinde lamotrijin ile tedavi edilirken hastalığı gerileyen ya da durumunda
düzelme olan erkek ve kız çocuk ve adölesanlarda (10-17 yaş) duygudurum epizotlarını geciktirme
amaçlı olarak ek tedavi şeklinde kullanılan lamotrijin IR’nin etkililiği ve güvenliliği
değerlendirilmiştir. Birincil etkililik analizinin (bipolar olayın ortaya çıkışına kadar geçen süre –
TOBE) sonucu istatistiksel anlamlılığa ulaşmamış (p=0,0717), dolayısıyla etkililik
gösterilmemiştir. Ek olarak, güvenlilik sonuçları, lamotrijin ile tedavi edilen hastalarda intihar
davranışları bildiriminde artış olduğunu göstermiştir: plasebo ile 0 karşısında lamotrijin kolunda
%5 (4 hasta)
Lamotrijinin kardiyak iletimine etkisi çalışması
Sağlıklı yetişkin gönüllülerdeki bir çalışma, lamotrijinin tekrarlayan dozlarının (400 mg/gün’e
kadar) kardiyak iletimi üzerine olan etkisini, 12 derivasyonlu EKG ile değerlendirerek,
incelemiştir. Plasebo ile kıyaslandığında, lamotrijinin QT aralığı üzerinde klinik olarak anlamlı
bir etkisi bulunmamıştır.
Farmakokinetik özellikler
Emilim:
Lamotrijin önemli bir ilk geçiş metabolizması olmaksızın bağırsaktan hızlı bir şekilde ve tamamen emilir.
Doruk plazma konsantrasyonlarına ilacın oral yoldan alınmasından yaklaşık 2,5 saat sonra ulaşılır.
Maksimum konsantrasyona ulaşma süresi yemekten sonra alındığında hafif gecikirse de, emilim
derecesi besinlerden etkilenmez. Kararlı durum maksimum konsantrasyonu, kişiler arasında fazla
değişkenlik gösterirse de aynı kişide konsantrasyon nadiren değişir. Maksimum konsantrasyona
ulaşma süresi yemekten sonra alındığında hafif gecikirse de, emilim derecesi besinlerden
etkilenmez.
Dağılım:
Plazma proteinlerine bağlanma oranı yaklaşık % 55’tir. Plazma proteinlerinden ayrılmanın
toksisiteyle sonuçlanma olasılığı hemen hiç yoktur.
Dağılım hacmi 0,92 ile 1,22 L/kg arasında değişir.
Biyotransformasyon:
UDP-glukuronil transferazlar lamotrijinin metabolizmasından sorumlu enzimler olarak
tanımlanmıştır.
Lamotrijin kendi metabolizmasını doza bağlı olarak çok az indükler. Ancak, lamotrijinin diğer
antiepileptik ilaçların farmakokinetiğini etkilediğine ilişkin kanıt olmayıp, eldeki veriler lamotrijin
ve P450 enzimleri tarafından metabolize edilen ilaçlar arasında etkileşim olasılığının pek
bulunmadığını göstermektedir.
Eliminasyon:
Sağlıklı yetişkinlerde ortalama kararlı durum klerensi yaklaşık 30 mL/dak’dır. Lamotrijinin
klerensi esas olarak metaboliktir ve glukuronid ile konjüge olmuş materyalin ardından idrarla
eliminasyonu şeklindedir. İlacın % 10’undan azı değişmemiş olarak idrarla atılır. İlaçla ilgili
maddenin sadece % 2 kadarı feçesle atılır. Klerensi ve yarı ömrü dozdan bağımsızdır. Sağlıklı
yetişkinlerdeki ortalama eliminasyon yarı ömrü yaklaşık 33 saattir (14 ila 103 saat arasında).
Gilbert Sendromu olan hastalarda yapılan bir çalışmada, görünür ortalama klerens normal kontrol
kişileriyle karşılaştırıldığında % 32 oranında azalmıştır, ancak bu değerler genel popülasyon için
geçerli olan yayılım aralığı içindedir.
Lamotrijinin yarı ömrü beraberinde kullanılan ilaçlardan büyük ölçüde etkilenir. Ortalama yarı
ömrü karbamazepin ve fenitoin gibi glukuronidasyon indükleyici ilaçlarla birlikte verildiğinde
yaklaşık 14 saate düşmekte, tek başına valproat ile birlikte verildiğinde ortalama yaklaşık 70 saate
çıkmaktadır .
Doğrusallık/Doğrusal olmayan durum:
İlacın farmakokinetik özellikleri, test edilen en yüksek tek doz olan 450 mg’a kadar lineerdir.
Hastalardaki karakteristik özellikler
Kronik böbrek yetmezliği olan 12 gönüllüye ve hemodiyalize giren başka 6 bireye tek doz 100 mg
lamotrijin verilmiştir. Ortalama klerensler, sağlıklı gönüllülerdeki 0,58 mL/dak/kg’a kıyasla 0,42
mL/dak/kg (kronik böbrek yetmezliği), 0,33 mL/dak/kg (hemodiyaliz arasında) ve 1,57
mL/dak/kg (hemodiyaliz sırasında) olarak gerçekleşmiştir. Ortalama plazma yarı ömürleri ise
sağlıklı gönüllülerdeki 26,2 saate kıyasla 42,9 saat (kronik böbrek yetmezliği), 57,4 saat
(hemodiyaliz arasında) ve 13,0 saat (hemodiyaliz sırasında) olarak gerçekleşmiştir. Ortalama
olarak, vücutta mevcut olan lamotrijin miktarının yaklaşık % 20’si (yayılım aralığı = 5,6 – 35,1)
4 saatlik bir hemodiyaliz sırasında elimine olmuştur. Bu hasta popülasyonu için, başlangıç
LAMICTAL dozları için hastaların antiepileptik ilaç rejimi esas alınmalıdır. Azaltılmış idame
dozları, anlamlı böbrek fonksiyon bozukluğu bulunan hastalarda etkili olabilir.
Karaciğer yetmezliği
Çeşitli derecelerde karaciğer bozukluğu olan 24 gönüllü ve kontrol grubu olarak 12 sağlıklı
gönüllü üzerinde tek dozluk bir farmakokinetik çalışma gerçekleştirilmiştir. Lamotrijinin medyan
görünür klerensi Derece A, B veya C (Child-Pugh Sınıflandırması) karaciğer bozukluğu olan
hastalarda sırasıyla 0,31, 0,24 veya 0,10 mL/dak/kg iken, sağlıklı kontrollerde 0,34 mL/dak/kg
olmuştur. Başlangıç, eskalasyon ve idame dozları orta şiddette veya şiddetli karaciğer bozukluğu
olan hastalarda genellikle azaltılmalıdır .
Pediyatrik hastalar
Vücut ağırlığına göre ayarlanmış klerens, çocuklarda yetişkinlerde olduğundan daha yüksek olup,
en yüksek değerlere beş yaş altı çocuklarda ulaşılmaktadır. Lamotrijinin yarı ömrü çocuklarda
yetişkinlerde olduğundan daha kısa olup karbamazepin ve fenitoin gibi enzim indükleyici ilaçlarla
birlikte verildiğinde ortalama değeri yaklaşık 7 saat olmakta, tek başına sodyum valproat ile
birlikte uygulandığında ise ortalama 45 ile 50 saat arası değerlere ulaşmaktadır .
2 ila 26 aylık bebekler
Vücut ağırlıkları 3 ila 16 kg arasında değişen, 2 ila 26 aylık 143 pediatrik hastada, aynı vücut
ağırlığına sahip, kg vücut ağırlığı başına 2 yaşından daha büyük çocuklarla benzer oral dozlar alan
daha büyük çocuklarla karşılaştırıldığında klerens azalmıştır. Ortalama yarı ömrün, enzim
indükleyici tedavi gören 26 aylıktan küçük bebeklerde 23 saat, valproat ile eşzamanlı uygulama
durumunda 136 saat ve enzim indükleyicileri/inhibitörleri olmadan tedavi edilmiş gönüllülerde 38
saat olduğu hesaplanmıştır. Oral klerens için bireyler arası değişkenlik, 2 ila 26 aylık pediatrik
hastalardan oluşan grupta yüksektir (%47). 2 ila 26 aylık çocuklarda öngörülen serum
konsantrasyon düzeyleri, genel olarak daha büyük çocuklardakiyle aynı aralıktadır; fakat büyük
olasılıkla 10 kg’ın altında vücut ağırlığına sahip bazı çocuklarda daha yüksek Cmaks düzeyleri
gözlenecektir.
Aynı çalışmalara katılan sara hastası gençlerin ve yaşlıların dahil edildiği farmakokinetik
analizden elde edilen klinik sonuçlar, lamotrijin klerensinin klinik açıdan önemli derecede
yaşlarında 31 mL/dak’ya %12 oranında azalmıştır. 48 haftalık tedaviden sonraki azalma, genç ve
yaşlı gruplar arasında 41 mL/dak’dan 37 mL/dak’ya olmak üzere % 10 olarak gerçekleşmiştir.
Buna ilaveten, lamotrijinin farmakokinetik özellikleri 150 mg’lık tek dozu takiben 12 sağlıklı yaşlı
gönüllüde incelenmiştir. Yaşlılardaki ortalama klerens (0,39 mL/dak/kg), 30 ile 450 mg arası tek
dozlar sonrası yaşlı olmayan yetişkinlerle yapılan 9 çalışmadan elde edilen ortalama klerens (0,31
– 0,65 mL/dak/kg) değerleri yayılım aralığında bulunmaktadır.
Klinik öncesi güvenlilik verileri
Güvenlilik farmakolojisi, yinelenen doz toksisitesi, genotoksisite ve karsinojenik potansiyelle
ilgili çalışmalara göre, klinik dışı veriler insanlarda özel bir tehlike ortaya koymamaktadır.
Kemirgenler ve tavşanlarda gerçekleştirilen üreme ve gelişim toksisitesi çalışmalarında, beklenen
klinik maruziyetin altındaki ya da benzer maruziyet düzeylerinde teratojenik etki görülmemiştir
ama fetüs ağırlığında düşüş ve iskelet kemikleşmesinde gerilik gözlemlenmiştir. Maternal
toksisite şiddeti nedeniyle hayvanlarda daha yüksek maruziyet düzeyleri test edilemediği için,
lamotrijinin teratojenik potansiyeli klinik maruziyet düzeyinin üzerinde karakterize edilmemiştir.
Sıçanlarda, gebeliğin geç döneminde ve erken postnatal dönemde lamotrijin uygulandığında, fetal
ve postnatal mortalitede artış görülmüştür. Bu etkiler, beklenen klinik maruziyet düzeyinde
gözlemlenmiştir.
Jüvenil sıçanlarda, erişkin insanlardaki terapötik maruziyetlerden yaklaşık iki hat daha yüksek
maruziyet düzeylerindeki F1 hayvanlarında, Biel labirent testindeki öğrenme üzerinde etki,
balanoprepusiyal ayrılmada ve vajina açılmasında hafif bir gecikme, postnatal vücut ağırlığı
artışında düşüş görülmüştür.
Hayvanlar üzerinde yapılan deneklerde, lamotrijin için doğurganlık bozukluğu etkisi
görülmemişti. Sıçanlarda lamotrijin fetal folik asit düzeylerini düşürmüştür. Folik asit
yetmezliğinin, hayvanlarda ve insanlardaki konjenital malformasyon riski artışıyla ilişkili olduğu
varsayılmaktadır.
Lamotrijin, insan embriyonik böbrek hücrelerinde hERG kanalı kuyruk akışının dozla ilişkili
inhibisyonuna yol açmıştır. IC50 değeri maksimum terapötik serbest konsantrasyonun yaklaşık
dokuz katı üzerindedir. Lamotrijin, hayvanlarda maksimum terapötik serbest konsantrasyonunun
yaklaşık iki katına kadar maruziyetlerde QT uzamasına yol açmamıştır. Klinik bir çalışmada,
sağlıklı erişkin gönüllülerin QT aralığı üzerinde lamotrijinin klinik açıdan anlamlı bir etkisi
olmamıştır.
Saklamaya yönelik özel tedbirler: LAMICTAL, 30ºC’den düşük oda sıcaklığında, nemli olmayan ortamda ve ışıktan korunarak saklanmalıdır
Ambalajın niteliği ve içeriği: LAMICTAL 200 mg, 30 adet tablet içeren çocuk korumalı bilisterler karton kutuda sunulmuştur.
LAMICTAL 200 mg çözünür /çiğneme tableti ’in raf ömrü 36 aydır.

KARVEZIDE 300 mg/ 25 mg film kaplı tablet, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi:

İlacın etken maddesi kan damarlarının daralmasını önleyici İrbesartan (300 mg)  ve idrar söktürücü etkisi olan Hidroklorotiyazit (25 mg) ‘tır. İrbesartan, kan damarlarını daraltarak kan basıncının yükselmesine sebep olan ‘‘anjiyotensin II’’ isimli maddenin  kan damarlarını daraltmasını önleyerek, kan akışını düzenleyen bir maddedir. Diğer etken madde ise  idrara çıkma sıklığını arttırarak, vücutta sıvı  tutulumuna sebep olan aşırı miktarda tuzun vücut tarafından emilimini engellemeye yardımcı olan Hidroklorotiyazit‘tır. KARVEZIDE 300 mg/ 25 mg film kaplı tablet, tek başına Hidroklorotiyazit ya da İrbesartan içeren ilaç kullanımına rağmen kan basıncının kontrol altına alınamadığı durumlarda ve yüksek tansiyonu olan hastalarda tansiyonun düşürülmesi için kullanılmaktadır. Daha önceden kullandığınız ilaçlarla veya diğer dozaj formlarıyla kan basıncında istenen düşüş sağlanamadığında, hekiminiz KARVEZIDE 300 mg/25 mg kullanmanızı tavsiye edebilir.

 

KARVEZIDE 300 mg/ 25 mg film kaplı tablet Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. Bir tarafında 2788 yazılı, diğer tarafında kalp şekli baskılı, pembe renkli , bikonveks, oval KARVEZIDE tabletler PVC/PVDC/AL blisterlerde 28 tabletlik (14×2 blister) kutalarda ambalajlanarak piyasaya sunulmuştur.
  2. Hidroklorotiyazid veya irbesartana ya da bu ilacın içindeki bileşenlere karşı daha önceleri hassasiyet (alerjik bir durum) yaşadıysanız; kullanmayınız.  Ayrıca diyabet hastasıysanız veya böbrek fonksiyonlarınızda bozukluk var ise ve bunun için aliskiren ilaçla tedavi görüyorsanız ya da ağır böbrek rahatsızlığı veya kolestaz, siroz dahil ağır karaciğer rahatsızlığı, idrar yapmada zorluk, tedavisi güç kalsiyum yüksekliği veya potasyum düşüklüğü durumlarından birine sahipseniz;  kullanmayınız.
  3. Böbreklerden aldosteron adlı bir hormonun fazla salgılanması sonucu oluşan primer aldosteronizm adı verilen bir rahatsızlık sözkonusu ise; hekiminize söyleyiniz., Bu hastalıkta ilacın etki mekanizması nedeniyle genellikle yanıt alınamamaktadır. KARVEZIDE benzeri ilaçların kullanılması tavsiye edilmemektedir.
  4. Ağız kuruluğu, aşırı susama, halsizlik, uyuşukluk, kas ağrısı veya kramplar, bulantı, kusma veya kalbin çok hızlı atması gibi şikayetleriniz var ise hekiminize söyleyiniz.
  5. ADE-inhibörleri adı verilen ilaçlar (örneğin enalapril, lisinopril, ramipril), özellikle şeker hastalığına bağlı böbreklerinizde herhangi bir sorun var ise; hekiminize bildiriniz.
  6. Şekeri “tolere” edemediğiniz veya gizli şeker olduğunuz söylendiyse, hekiminize bunu bildiriniz. Hekiminiz şeker hastalığının belirgin hale gelmesi açısından sizi yakından takip etmek isteyebilir.
  7. KARVEZIDE lityum içeren ilaçlarla beraber kullanılmamalıdır. Eğer lityum tedavisi görüyor iseniz hekiminize bildiriniz.
  8. Aşırı kusma veya ishaliniz varsa, beslenmenizde aşırı tuz kısıtlaması yaptıysanız veya yoğun idrar söktürücü tedavi aldıysanız; hekiminiz KARVEZIDE tedavisine başlamadan; öncelikle sizdeki sıvı ve tuz kaybını giderecek tedbirler alacaktır.
  9. KARVEZIDE içinde bulunan idrar söktürücü (hidroklorotiyazid) etkin maddesi; elektrolit
    adı verilen potasyum, sodyum, klor, kalsiyum, magnezyum gibi maddelerin kandaki düzeylerinde değişikliklere sebep olabilir. Hekiminiz belirli aralıklarla kan tahlilleri yaptırmanızı isteyerek, bu maddelerin kanınızdaki değerlerini kontrol edebilir.
  10. Herhangi bir ameliyat olma durumu var ise veya anestezi uygulanacaksa, hekimize KARVEZIDE kullandığınızı söyleyiniz; tedavinizin aldığınız ilaca uygun şekilde değiştirilmesi gerekebilir.
  11. KARVEZIDE kullanırken, kızarıklık, kaşıntı, kabarcık  gibi güneş yanıkları belirtileri ile bu belirtiler normalden daha hızlı bir şekilde ortaya çıkıyorsa;  hekiminize durumu bildirmelisiniz.
  12. Eğer, kalp hastalığı, karaciğer veya diyabetiniz var ise; hekiminize bildiriniz.
  13. Şeker hastalığınız var ise ve bunun için ilaç alıyor iseniz hekiminiz şeker ilacınızın dozajında ayarlama yapması gerekebilir.
  14. Geçmişte sülfonamid veya penisiline alerjik bir durum oluştuysa; geçici miyopiye (uzağı görememe) ve akut dar açılı glokoma (göz tansiyonu) yol açan bir reaksiyona görülebilir.
  15. Geçmişte astım veya alerji geçirdiyseniz, hekiminize bildirmelisiniz. KARVEZIDE içinde bulunan hidroklorotiyazide  karşı alerji geliştirebilir.
  16. Eğer cilt kanseri geçirdiyseniz veya KARVEZIDE kullanırken beklenmedik bir cilt lezyonu (ciltte bozukluk,
    hasar) geçirirseniz. Hidroklorotiyazid ile tedavi, özellikle yüksek dozlarda uzun süreli
    kullanımı, bazı cilt ve dudak kanseri tiplerinin (melanom dışı cilt kanseri) riskini artırabilir.
    KARVEZİDE’i kullanırken cildinizi UV ve güneş  ışınlarından koruyunuz.
  17. KARVEZIDE emzirme ve hamilelik boyunca kullanılmamalıdır; bu nedenle, KARVEZIDE kullanırken hamile olmanız halinde bunu acilen hekiminize söylemelisiniz.
  18. KARVEZIDE’in çocuklarda ve 18 yaşından küçük ergenlerde kullanılması uygun değildir.

 

KARVEZIDE 300 mg/ 25 mg film kaplı tablet’in Kullanım Şekli :

  1. KARVEZIDE de dahil hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz.
  2. KARVEZIDE ağız yoluyla kullanılır. İlacınızı bir bardak dolusu suyla beraber içiniz. Yemek esnasında veya öğünlerden ayrı olarak alabilirsiniz. Yiyecekler ile etkileşimi bulunmamaktadır. KARVEZIDE her gün aynı saatte  (sabah olabilir) almanız, kan basıncınız üzerinde en iyi etkiyi elde etmenizi sağlayacaktır. Aynı zamanda, tabletleri ne zaman alacağınızı hatırlamanıza da yardımcı olacaktır.
  3. Normalde günde 1 tablet kullanılır. Hekiminiz durumunuza göre ilaç dozunuz belirleyecektir.
  4. Bu ilaçla tedavi uzun süreli olduğundan KARVEZIDE ile tedavinizin ne kadar süreceğini hekiminiz size bildirecektir. Hekiminiz söylemediği sürece KARVEZIDE kullanmayı bırakmamalısınız. Aksi durumda kan basıncınız yükselebilir; kalp krizi, böbrek veya kalp yetmezliği, körlük, felç gibi durumlarla ilgili taşıdığınız riskler artabilir; kan basıncının yükselmesine bağlı böbrekler, kalp, beyin ve gözlerdeki kan damarları zarar görebilir.
  5. İlacın kan basıncını düşürücü etkisi KARVEZIDE’ye başladıktan 6-8 hafta sonra en üst düzeye ulaşır.
  6. KARVEZIDE 25 dereceden düşük oda sıcaklığında saklanmalıdır.

 

KARVEZIDE’in diğer ilaçlarla etkileşimi:

  1. Epilepsi ilacı karbamazepin: kandaki sodyum seviyesini düşürebilir. KARVEZIDE ile beraber karbamazepin kullanılıyorsa kandaki elektrolit düzeyleri takip edilmelidir.
  2. Yüksek tansiyon için alınan diğer ilaçlar ve idrar söktürücüler (özellikle furosemid ve böbrekte Henle kıvrımı denilen belli bir bölgeyi etkileyen idrar söktürücüler): tansiyon düşürücü etki artabilir.
  3. Kortikosteroidler ve ACTH (adrenokortikotrofik hormon): Elektrolit ( kanda bulunan sodyum, klor gibi maddeler) kaybı ve kanda potasyum düşüklüğü şiddetlenebilir.
  4. Kan basıncınızı düşürmek için başka ilaçlar kullanıyorsanız, kanser tedavisi görüyorsanız, ağrı kesiciler ve romatizma ilaçları ve steroid alıyorsanız, hekiminize bildiriniz.
  5. ADE-inhibitörleri (hipertansiyon ilaçları veya aliskiren: hekiminiz aldığınız dozu değiştirebilir veya başka önlemler almak isteyebilir.
  6. Kalsiyum tuzları: KARVEZIDE kanda kalsiyum seviyesini arttırabilir. Kalsiyum dozunun ayarlanması için kandaki kalsiyum düzeylerinin düzenli takibi gerekebilir.
  7. Vücut potasyum düzeyini etkileyen ilaçlar, potasyum içeren yapay tuz preparatları, serumda potasyum seviyesini arttıran ilaçlar (örneğin; heparin): serumdaki potasyum düzeyi artabilir.
  8. Gut ilaçları: KARVEZIDE kanda ürik asid adlı maddenin seviyesini arttırabilir ve bu ilaçların dozunun arttırılmasına gerek duyulabilir.
  9. Kandaki potasyum seviyesinin bozulmasından etkilenen ilaçlar (örneğin, dijital glikozidleri denen kalp ilaçları ve kalpte ritim bozukluğu tedavisi için kullanılan ilaçlar): serumdaki potasyum seviyesinin düzenli biçimde izlenmesi gerekir.
  10. Kas gevşetici ilaçlar (depolarize edici olmayan; örn. tübokürarin gibi): KARVEZIDE bu ilaçların etkisini güçlendirebilir.
  11. Lityum içeren ilaçlar: Serumda lityum düzeyi yükselebilir, lityuma bağlı zehirlenme görülebilir.
  12. Steroid yapılı olmayan antiinflamatuar ilaçlar (örn. selektif COX-2 inhibitörleri, aspirin): KARVEZIDE’in kan basıncını düşürücü etkisi azalabilir; kanda potasyum düzeyi yükselebilir, böbrek fonksiyonlarının bozulması riski artar.
  13. Kas gevşetici ilaçlar (depolarize edici olmayan; örn. tübokürarin gibi): KARVEZIDE bu ilaçların etkisini güçlendirebilir.
  14. Steroid yapılı olmayan antiinflamatuar ilaçlar: İlacınızın etkisini azaltabilir
  15. Diyabet ilaçları: Hekiminizin ilaç dozunu ayarlaması gerekebilir.
  16. Dijital glikozidleri: Kalpte ritm bozukluğu başlayabilir.
  17. Kolestiramin gibi anyon değiştirici reçine içeren ilaçlar: İlacınızın emilimi bozulabilir.

 

İlacın Olası Yan Etkileri :

  1. KARVEZIDE aldıktan sonra  karın ağrısı , nefes almada güçlük, kurdeşen, yüzde , dudaklarda , dilde ve boğazda şişlik gibi ilaca karşı alerjik bir durumda hekime acilen haber verilmelidir.
  2. KARVEZIDE’in 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilen yaygın yan etkileri: Anormal işeme, mide bulantı, baş dönmesi, kusma, Kandaki BUN, kreatinin ve kreatinin kinaz düzeylerinde artma ve yorgunluk yaygın yan etkilerdir.
  3. KARVEZIDE’in 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilen yaygın olmayan yan etkileri: Tansiyonun düşmesi, baygınlık, kalbin hızlı atması, el ve ayaklarda öden, kızarıklık, kandaki potasyum ve sodyum düzeylerinde düşme, yatar veya oturma pozisyonundayken ayağa kalkarken kan basınının ani düşüşü ve baş dönmesi,  ishal,  cinsel fonksiyon bozukluğu ve arzu değişiklikleri yaygın olmayan yan etkilerdir.

 

İlaç Etken Maddesi: İrbesartan, Hidroklorotiyazit
İlaç Marka İsmi: KARVEZIDE 300 mg/ 25 mg film kaplı tablet
Sırasıyla; Kalp Damar Sistemi, Renin-Anjiyotensin Sistemi, Anjiyotensin II antagonistleri  kombinasyonları, Anjiyotensin II antagonistleri ve diüretik,  irbesartan + hidroklorotiyazid olarak sınıflandırılmış şekilde, C09DA04 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında yer alır. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz KARVEZIDE 300 mg/ 25 mg film kaplı tablet’in üretimini Sanofi Sağlık Ürünleri Ltd. Şti. yapar, ruhsatı da aynı şirkete aittir.
Kullanım talimatı, prospektüsü ve KARVEZIDE 300 mg/ 25 mg film kaplı tablet’e ait kısa ürün bilgisi (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, kontrendikeleri; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen (yan) etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler)

KARVEZIDE 300 mg/ 25 mg kısa ürün bilgisi-kullanım talimatı

KARVEZIDE 300 mg- 25 mg kullanım talimatı

KARVEZIDE 300 mg- 25 mg kısa ürün bilgisi

TEKNOLOJİ DÜNYASI