Ana Sayfa Blog Sayfa 50

LAMICTAL DC 25 mg Çözünür/Çiğneme Tableti, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi:

LAMICTAL DC 25 mg Çözünür/Çiğneme Tableti, epilepsi (sara) ‘yı önleyen ya da durduran antiepileptik bir ilaçtır.  Ayrıca bipolar bozuklukta (18 yaş üstü), duygudurum ataklarının ve depresif atakların önlenmesinde kullanılır.Her bir tablette lamotrijin (200 mg) etken maddesi bulunur. Lamotrijin feniltriazin sınıfına dahildir ve beyazdan açık krem rengine değişen renklerde bir tozdur. Diğer bileşenler ise, kalsiyum karbonat, düşük sübstitüe hidroksipropil selüloz, Alüminyum magnezyum silikat, Sodyum nişasta glikolat, Povidon K30, Sakarin sodyum, Frenk üzümü aroması 502.009/AP 0551, Magnezyum stearat ve saf su ilacın yardımcı maddeleridir. LAMICTAL ile etkileşime giren ilaçlar: valproat, karbamazepin, fenitoin, primidon, Fenobarbital, levonorgestrel, Etinilöstradiol   Rifampisin,  ritonavir, Lopinavir, atazanavir ve risperidondur. Eğer ruhsal bozukluk tedavisi için Lityum,  Bupropiyon, Olanzapin veya Aripiprazol  kullanıyor iseniz ya da epilepsi tedavisi için Zonisamid, Pregabalin, Okskarbazepin, Felbamat, Gabapentin, Topiramat veya Levetirasetam kullanıyor iseniz; LAMICTAL dozunun ayarlanabilmesi için hekiminize mutlaka bildiriniz.

İlaç ruhsat sahibi: GlaxoSmithKline İlaçları San. ve Tic. A.Ş.
Adresi : Büyükdere Cad. No.173, 1. Levent Plaza
B Blok 34394 1. Levent/İstanbul
Telefon no: 0212 339 44 00-Faks no: 0212 339 45 00
Lamictal DC 25 mg sırasıyla; Sinir Sistemi, Antiepileptikler ve lamotrijin olarak sınıflandırılmış şekilde,  N03AX09 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında yer alır. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz LAMICTAL DC 25 mg Çözünür/Çiğneme Tabletin üretimini Pharmactive İlaç Sanayi yapar, ruhsatı da GlaxoSmithKline İlaçları San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. LAMICTAL DC25 mg kullanma talimatı (ilaç prospektüsü) ve LAMICTAL DC 25 mg’a ait kısa bilgi (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, kontrendikeleri; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen (yan) etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler)

Lamictal 25 kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

Lamictal 25 kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

Lamictal 25 kısa ürün bilgisi

Lamictal 25 kısa ürün bilgisi

LAMICTAL DC 5 mg Çözünür/Çiğneme Tableti, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi:

LAMICTAL DC 5 mg Çözünür/Çiğneme Tableti, 2-12 yaş arasındaki çocuklarda sara hastalığının tedavisinde, kısmi nöbetlerde ve tonikklonik nöbetleri (kasılma ve sarsılma ile giden nöbetler) ve Lennox-Gastaut Sendromu (farklı nöbet tiplerinin izlendiği özel bir sara hastalığı tablosu) ile ilişkili nöbetleri de içeren yaygın nöbetlerde diğer ilaçlarla birlikte kullanılır. Hastanın nöbetleri kontrol altına alındıktan sonra tek olarak devam edilebilir. LAMICTAL, 2-12 yaş arasındaki çocuklarda tipik absans nöbeti (ani başlangıç ve bitişli simetrik nöbet) adı verilen sara tipinin tedavisinde tek başına kullanılır.

Her bir tablette lamotrijin (5 mg) etken maddesi bulunur. Lamotrijin maddesi feniltriazin sınıfına dahildir ve beyazdan açık krem rengine değişen renklerde bir tozdur. Diğer bileşenler ise, kalsiyum karbonat, düşük sübstitüe hidroksipropil selüloz, Alüminyum magnezyum silikat, Sodyum nişasta glikolat, Povidon K30, Sakarin sodyum, Frenk üzümü aroması 502.009/AP 0551, Magnezyum stearat ve saf su ilacın yardımcı maddeleridir.
LAMICTAL ile etkileşime giren ilaçlar: valproat, karbamazepin, fenitoin, primidon, Fenobarbital, levonorgestrel, Etinilöstradiol   Rifampisin,  ritonavir, Lopinavir, atazanavir ve risperidondur. Eğer ruhsal bozukluk tedavisi için Lityum,  Bupropiyon, Olanzapin veya Aripiprazol  kullanıyor iseniz ya da epilepsi tedavisi için Zonisamid, Pregabalin, Okskarbazepin, Felbamat, Gabapentin, Topiramat veya Levetirasetam kullanıyor iseniz; LAMICTAL dozunun ayarlanabilmesi için hekiminize mutlaka bildiriniz.

İlaç ruhsat sahibi: GlaxoSmithKline İlaçları San. ve Tic. A.Ş.
Adresi : Büyükdere Cad. No.173, 1. Levent Plaza
B Blok 34394 1. Levent/İstanbul
Telefon no: 0212 339 44 00-Faks no: 0212 339 45 00
Lamictal DC 5 mg sırasıyla; Sinir Sistemi, Antiepileptikler ve lamotrijin olarak sınıflandırılmış şekilde,  N03AX09 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında yer alır.

Lamictal 5 mg kullanma talimatı ( ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, kontrendikeleri; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen-yan etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler )

Lamictal 5 mg kullanma talimatı

Lamictal 5 mg kısa ürün bilgisi

Lamictal 5 mg kısa ürün bilgisi

KARVEZIDE 300 mg/ 12,5 mg film kaplı tablet, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi:

İlacın etken maddesi kan damarlarının daralmasını önleyici İrbesartan (300 mg)  ve idrar söktürücü etkisi olan Hidroklorotiyazit (12,5 mg) ‘tır. İrbesartan, kan damarlarını daraltarak kan basıncının yükselmesine sebep olan ‘‘anjiyotensin II’’ isimli maddenin  kan damarlarını daraltmasını önleyerek, kan akışını düzenleyen bir maddedir. Diğer etken madde ise  idrara çıkma sıklığını arttırarak, vücutta sıvı  tutulumuna sebep olan aşırı miktarda tuzun vücut tarafından emilimini engellemeye yardımcı olan Hidroklorotiyazit‘tır. KARVEZIDE 300 mg/ 12,5 mg film kaplı tablet, tek başına Hidroklorotiyazit ya da İrbesartan içeren ilaç kullanımına rağmen kan basıncının kontrol altına alınamadığı durumlarda ve hipertansiyon hastalarında tansiyonun düşürülmesi için kullanılmaktadır.

KARVEZIDE 300 mg/ 12,5 mg film kaplı tablet Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. Bir tarafında 2876 yazılı, diğer tarafında kalp şekli baskılı, pembe renkli , bikonveks, oval KARVEZIDE tabletler PVC/PVDC/AL blisterlerde 28 tabletlik (14×2 blister) kutalarda ambalajlanarak piyasaya sunulmuştur.
  2. Hidroklorotiyazid veya irbesartana ya da bu ilacın içindeki bileşenlere karşı daha önceleri hassasiyet (alerjik bir durum) yaşadıysanız; kullanmayınız.  Ayrıca diyabet hastasıysanız veya böbrek fonksiyonlarınızda bozukluk var ise ve bunun için aliskiren ilaçla tedavi görüyorsanız ya da ağır böbrek rahatsızlığı veya kolestaz, siroz dahil ağır karaciğer rahatsızlığı, idrar yapmada zorluk, tedavisi güç kalsiyum yüksekliği veya potasyum düşüklüğü durumlarından birine sahipseniz;  kullanmayınız.
  3. Böbreklerden aldosteron adlı bir hormonun fazla salgılanması sonucu oluşan primer aldosteronizm adı verilen bir rahatsızlık sözkonusu ise; hekiminize söyleyiniz., Bu hastalıkta ilacın etki mekanizması nedeniyle genellikle yanıt alınamamaktadır. KARVEZIDE benzeri ilaçların kullanılması tavsiye edilmemektedir.
  4. Ağız kuruluğu, aşırı susama, halsizlik, uyuşukluk, kas ağrısı veya kramplar, bulantı, kusma veya kalbin çok hızlı atması gibi şikayetleriniz var ise hekiminize söyleyiniz.
  5. ADE-inhibörleri adı verilen ilaçlar (örneğin enalapril, lisinopril, ramipril), özellikle şeker hastalığına bağlı böbreklerinizde herhangi bir sorun var ise; hekiminize bildiriniz.
  6. Şekeri “tolere” edemediğiniz veya gizli şeker olduğunuz söylendiyse, hekiminize bunu bildiriniz. Hekiminiz şeker hastalığının belirgin hale gelmesi açısından sizi yakından takip etmek isteyebilir.
  7. KARVEZIDE lityum içeren ilaçlarla beraber kullanılmamalıdır. Eğer lityum tedavisi görüyor iseniz hekiminize bildiriniz.
  8. Aşırı kusma veya ishaliniz varsa, beslenmenizde aşırı tuz kısıtlaması yaptıysanız veya yoğun idrar söktürücü tedavi aldıysanız; hekiminiz KARVEZIDE tedavisine başlamadan; öncelikle sizdeki sıvı ve tuz kaybını giderecek tedbirler alacaktır.
  9. KARVEZIDE içinde bulunan idrar söktürücü (hidroklorotiyazid) etkin maddesi; elektrolit
    adı verilen potasyum, sodyum, klor, kalsiyum, magnezyum gibi maddelerin kandaki düzeylerinde değişikliklere sebep olabilir. Hekiminiz belirli aralıklarla kan tahlilleri yaptırmanızı isteyerek, bu maddelerin kanınızdaki değerlerini kontrol edebilir.
  10. Herhangi bir ameliyat olma durumu var ise veya anestezi uygulanacaksa, hekimize KARVEZIDE kullandığınızı söyleyiniz; tedavinizin aldığınız ilaca uygun şekilde değiştirilmesi gerekebilir.
  11. KARVEZIDE kullanırken, kızarıklık, kaşıntı, kabarcık  gibi güneş yanıkları belirtileri ile bu belirtiler normalden daha hızlı bir şekilde ortaya çıkıyorsa;  hekiminize durumu bildirmelisiniz.
  12. Eğer, kalp hastalığı, karaciğer veya diyabetiniz var ise; hekiminize bildiriniz.
  13. Şeker hastalığınız var ise ve bunun için ilaç alıyor iseniz hekiminiz şeker ilacınızın dozajında ayarlama yapması gerekebilir.
  14. Geçmişte sülfonamid veya penisiline alerjik bir durum oluştuysa; geçici miyopiye (uzağı görememe) ve akut dar açılı glokoma (göz tansiyonu) yol açan bir reaksiyona görülebilir.
  15. Geçmişte astım veya alerji geçirdiyseniz, hekiminize bildirmelisiniz. KARVEZIDE içinde bulunan hidroklorotiyazide  karşı alerji geliştirebilir.
  16. Eğer cilt kanseri geçirdiyseniz veya KARVEZIDE kullanırken beklenmedik bir cilt lezyonu (ciltte bozukluk,
    hasar) geçirirseniz. Hidroklorotiyazid ile tedavi, özellikle yüksek dozlarda uzun süreli
    kullanımı, bazı cilt ve dudak kanseri tiplerinin (melanom dışı cilt kanseri) riskini artırabilir.
    KARVEZİDE’i kullanırken cildinizi UV ve güneş  ışınlarından koruyunuz.
  17. KARVEZIDE emzirme ve hamilelik boyunca kullanılmamalıdır; bu nedenle, KARVEZIDE kullanırken hamile olmanız halinde bunu acilen hekiminize söylemelisiniz.
  18. KARVEZIDE’in çocuklarda ve 18 yaşından küçük ergenlerde kullanılması uygun değildir.

 

KARVEZIDE 300 mg/ 12,5 mg film kaplı tablet’in Kullanım Şekli :

  1. KARVEZIDE de dahil hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz.
  2. KARVEZIDE ağız yoluyla kullanılır. İlacınızı bir bardak dolusu suyla beraber içiniz. Yemek esnasında veya öğünlerden ayrı olarak alabilirsiniz. Yiyecekler ile etkileşimi bulunmamaktadır. KARVEZIDE her gün aynı saatte  (sabah olabilir) almanız, kan basıncınız üzerinde en iyi etkiyi elde etmenizi sağlayacaktır. Aynı zamanda, tabletleri ne zaman alacağınızı hatırlamanıza da yardımcı olacaktır.
  3. Normalde günde 1 tablet kullanılır. Hekiminiz durumunuza göre ilaç dozunuz belirleyecektir.
  4. Bu ilaçla tedavi uzun süreli olduğundan KARVEZIDE ile tedavinizin ne kadar süreceğini hekiminiz size bildirecektir. Hekiminiz söylemediği sürece KARVEZIDE kullanmayı bırakmamalısınız. Aksi durumda kan basıncınız yükselebilir; kalp krizi, böbrek veya kalp yetmezliği, körlük, felç gibi durumlarla ilgili taşıdığınız riskler artabilir; kan basıncının yükselmesine bağlı böbrekler, kalp, beyin ve gözlerdeki kan damarları zarar görebilir.
  5. İlacın kan basıncını düşürücü etkisi KARVEZIDE’ye başladıktan 6-8 hafta sonra en üst düzeye ulaşır.
  6. KARVEZIDE 30 dereceden düşük oda sıcaklığında saklanmalıdır.

 

KARVEZIDE’in diğer ilaçlarla etkileşimi:

  1. Epilepsi ilacı karbamazepin: kandaki sodyum seviyesini düşürebilir. KARVEZIDE ile beraber karbamazepin kullanılıyorsa kandaki elektrolit düzeyleri takip edilmelidir.
  2. Yüksek tansiyon için alınan diğer ilaçlar ve idrar söktürücüler (özellikle furosemid ve böbrekte Henle kıvrımı denilen belli bir bölgeyi etkileyen idrar söktürücüler): tansiyon düşürücü etki artabilir.
  3. Kortikosteroidler ve ACTH (adrenokortikotrofik hormon): Elektrolit ( kanda bulunan sodyum, klor gibi maddeler) kaybı ve kanda potasyum düşüklüğü şiddetlenebilir.
  4. Kan basıncınızı düşürmek için başka ilaçlar kullanıyorsanız, kanser tedavisi görüyorsanız, ağrı kesiciler ve romatizma ilaçları ve steroid alıyorsanız, hekiminize bildiriniz.
  5. ADE-inhibitörleri (hipertansiyon ilaçları veya aliskiren: hekiminiz aldığınız dozu değiştirebilir veya başka önlemler almak isteyebilir.
  6. Kalsiyum tuzları: KARVEZIDE kanda kalsiyum seviyesini arttırabilir. Kalsiyum dozunun ayarlanması için kandaki kalsiyum düzeylerinin düzenli takibi gerekebilir.
  7. Vücut potasyum düzeyini etkileyen ilaçlar, potasyum içeren yapay tuz preparatları, serumda potasyum seviyesini arttıran ilaçlar (örneğin; heparin): serumdaki potasyum düzeyi artabilir.
  8. Gut ilaçları: KARVEZIDE kanda ürik asid adlı maddenin seviyesini arttırabilir ve bu ilaçların dozunun arttırılmasına gerek duyulabilir.
  9. Kandaki potasyum seviyesinin bozulmasından etkilenen ilaçlar (örneğin, dijital glikozidleri denen kalp ilaçları ve kalpte ritim bozukluğu tedavisi için kullanılan ilaçlar): serumdaki potasyum seviyesinin düzenli biçimde izlenmesi gerekir.
  10. Kas gevşetici ilaçlar (depolarize edici olmayan; örn. tübokürarin gibi): KARVEZIDE bu ilaçların etkisini güçlendirebilir.
  11. Lityum içeren ilaçlar: Serumda lityum düzeyi yükselebilir, lityuma bağlı zehirlenme görülebilir.
  12. Steroid yapılı olmayan antiinflamatuar ilaçlar (örn. selektif COX-2 inhibitörleri, aspirin): KARVEZIDE’in kan basıncını düşürücü etkisi azalabilir; kanda potasyum düzeyi yükselebilir, böbrek fonksiyonlarının bozulması riski artar.
  13. Kas gevşetici ilaçlar (depolarize edici olmayan; örn. tübokürarin gibi): KARVEZIDE bu ilaçların etkisini güçlendirebilir.
  14. Steroid yapılı olmayan antiinflamatuar ilaçlar: İlacınızın etkisini azaltabilir
  15. Diyabet ilaçları: Hekiminizin ilaç dozunu ayarlaması gerekebilir.
  16. Dijital glikozidleri: Kalpte ritm bozukluğu başlayabilir.
  17. Kolestiramin gibi anyon değiştirici reçine içeren ilaçlar: İlacınızın emilimi bozulabilir.

 

İlacın Olası Yan Etkileri :

  1. KARVEZIDE aldıktan sonra  karın ağrısı , nefes almada güçlük, kurdeşen, yüzde , dudaklarda , dilde ve boğazda şişlik gibi ilaca karşı alerjik bir durumda hekime acilen haber verilmelidir.
  2. KARVEZIDE’in 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilen yaygın yan etkileri: Anormal işeme, mide bulantı, baş dönmesi, kusma, Kandaki BUN, kreatinin ve kreatinin kinaz düzeylerinde artma ve yorgunluk yaygın yan etkilerdir.
  3. KARVEZIDE’in 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilen yaygın olmayan yan etkileri: Tansiyonun düşmesi, baygınlık, kalbin hızlı atması, el ve ayaklarda öden, kızarıklık, kandaki potasyum ve sodyum düzeylerinde düşme, yatar veya oturma pozisyonundayken ayağa kalkarken kan basınının ani düşüşü ve baş dönmesi,  ishal,  cinsel fonksiyon bozukluğu ve arzu değişiklikleri yaygın olmayan yan etkilerdir.

 

İlaç Etken Maddesi: İrbesartan, Hidroklorotiyazit
İlaç Marka İsmi: KARVEZIDE 300 mg/ 12,5 mg film kaplı tablet
Sırasıyla; Kalp Damar Sistemi, Renin-Anjiyotensin Sistemi, Anjiyotensin II antagonistleri  kombinasyonları, Anjiyotensin II antagonistleri ve diüretik,  irbesartan + hidroklorotiyazid olarak sınıflandırılmış şekilde, C09DA04 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında yer alır. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz KARVEZIDE 300 mg/ 12,5 mg film kaplı tablet’in üretimini Sanofi Sağlık Ürünleri Ltd. Şti. yapar, ruhsatı da aynı şirkete aittir.
KARVEZIDE kullanma talimatı (ilaç prospektüsü) ve KARVEZIDE 300 mg/ 12,5 mg film kaplı tablet’e ait kısa ürün bilgisi (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, kontrendikeleri; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen (yan) etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler)

KARVEZIDE 300 mg/ 12,5 mg kısa ürün bilgisi-kullanım talimatı

KARVEZIDE 300 mg-12,5 mg kullanım talimatı

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI
KARVEZIDE 300 mg/ 12,5 mg film kaplı tablet
2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM
Her bir film kaplı tablet 300 mg irbesartan (300 mg) ve hidroklorotiyazid (12,5) etken maddesini içermektedir.
Yardımcı madde(ler):
89,5 mg laktoz (monohidrat olarak) (sığır kaynaklı)
Tablet Çekirdeği:
Laktoz monohidrat (sığır kaynaklı)
Mikrokristalize selüloz
Kroskarmelloz sodyum
Hipromelloz
Saf su
Silikon dioksit
Magnezyum stearat
Film Kaplama:
Laktoz monohidrat (sığır kaynaklı)
Hipromelloz
Titan dioksit
Makrogol 3000
Sarı ve kırmızı demir oksit (E 172)
Saf su
Karnauba mumu

3. FARMASÖTİK FORM Film kaplı tablet Bikonveks, oval biçimli film kaplı tabletler, bir yüzüne kalp biçimi, diğer yüzüne <2876> kod numarası basılmış

4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1 Terapötik endikasyonlar Esansiyel hipertansiyonun tedavisi. Bu kombinasyon, tek başına irbesartan veya hidroklorotiyazid uygulamasıyla kan basıncının yeterli oranda kontrol altına alınamaması durumunda kullanılır (bkz. Bölüm 4.3, 4.4, 4.5 ve 5.1).
4.2Pozoloji ve uygulama şekli: Yetişkinlerde KARVEZIDE, tek başına irbesartan veya hidroklorotiyazid ile kan basıncının yeterli oranda kontrol altına alınamadığı hastalarda günde bir kez, yemeklerle ve yemeklerden bağımsız olarak kullanılabilir. Etkin bileşenlerle (irbesartan ve hidroklorotiyazid) doz titrasyonu yapılması önerilebilir. Uygulama sıklığı ve süresi: Klinik olarak uygun olduğu durumlarda, monoterapiden kombinasyon tedavisine geçiş düşünülebilir: •Tek başına hidroklorotiyazid veya 150 mg irbesartan ile kan basıncı kontrol altında tutulamayan hastalarda KARVEZIDE 150 mg/12,5 mg Tablet tedavisine başlanabilir. • 300 mg irbesartan tedavisi veya KARVEZIDE 150 mg/12,5 mg ile kan basıncı yeterli oranda kontrol altında tutulamayan hastalarda, KARVEZIDE 300 mg/12,5 mg Tablet kullanılabilir. •KARVEZIDE 300 mg/12,5 mg ile kan basıncı yeterli oranda kontrol altında tutulamayan hastalara, KARVEZIDE 300 mg/25 mg uygulanabilir. 300 mg irbesartan/ 25 mg hidroklorotiyazid’den daha yüksek günlük doz önerilmemektedir. Gerekirse tedaviye bir başka antihipertansif ajan ilave edilebilir (bkz. Bölüm 4.3, 4.4, 4.5 ve 5.1). Uygulama şekli: KARVEZIDE tabletler oral kullanım içindir. Günde 1 defa yemek esnasında veya öğünlerden bağımsız olarak kullanılabilir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:
Böbrek yetmezliği: Hidroklorotiyazid içerdiğinden, KARVEZIDE’in ciddi böbrek fonksiyon
yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi < 30 ml/dak.) kullanılması önerilmemektedir. Bu
tür hastalarda loop diüretikleri, tiyazidlere tercih edilir. Renal kreatinin klerensi  30 ml/dak
olan böbrek hastalarında doz ayarlamasına gerek yoktur (bkz. Bölüm 4.3 ve 4.4).
Karaciğer yetmezliği: KARVEZIDE ciddi karaciğer yetmezliği olan hastalarda kullanılmaz.
Tiyazidler, karaciğer fonksiyonları bozuk olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Hafif ya da
orta derecede karaciğer yetmezliği olan hastalarda KARVEZIDE dozunun ayarlanması
gerekmez. (bkz. Bölüm 4.3)
Intravasküler volüm eksikliği: KARVEZIDE tedavisine başlamadan önce sıvı ve/veya
sodyum kaybı düzeltilmelidir.
Pediyatrik popülasyon ve ergenlerde: KARVEZIDE’in çocuklarda ve ergenlerde güvenliliği
ve etkinliği belirlenmediğinden kullanımı önerilmemektedir.
Geriyatrik popülasyon: Yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmez.
4.3 Kontrendikasyonlar
-Gebelik
-Laktasyon (bkz. Bölüm 4.6)
-Etkin maddeye, bileşimindeki diğer maddelerden herhangi birine, diğer A-II reseptör
antagonistlerine veya diğer sulfonamid türevi maddelere (hidroklorotiyazid bir sulfonamid
türevidir) karşı aşırı duyarlık.
– KARVEZIDE ile aliskiren içeren ilaçların birlikte kullanımı, diyabetes mellitus veya böbrek
yetmezliği (GFR < 60 ml/dak/1.73 m²) olan hastalarda kontrendikedir (bakınız bölüm 4.5 ve
5.1)
Hidroklorotiyazid ile ilgili kontrendikasyonlar:
– Ciddi böbrek yetmezliği (kreatinin klerensi < 30 ml / dak.)
– Refrakter hipokalemi, hiperkalsemi
– Ciddi karaciğer yetmezliği, biliyer siroz ve kolestaz
– Anüri
– Diyabeti olan veya orta ila şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda (glomerüler filtrasyon
hızı (GFR) < 60 ml/dak/1.73 m²) aliskiren-içeren ilaçlar ile birlikte kullanımı (bakınız bölüm
4.4 ve 4.5).
4. 4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Hipotansiyon-Volüm eksikliği olan hastalar: KARVEZIDE, hipertansiyonlu hastalarda
hipotansiyon için diğer risk faktörleri olmadan, nadiren semptomatik hipotansiyona neden
olabilir. Semptomatik hipotansiyon, yoğun diüretik tedavisi, diyette tuz kısıtlaması, diyare
veya kusma sonucu sıvı ve /veya sodyum kaybı olan hastalarda, beklenebilir. Bu gibi durumlar,
KARVEZIDE tedavisine başlamadan önce düzeltilmelidir.
Renal arter stenozu – Renovasküler hipertansiyon: Bilateral böbrek arterlerinde daralma olan
veya çalışan tek böbrek arterinde daralma bulunan hastalarda ACE inhibitörleri veya
anjiotensin II reseptör antagonistlerinin kullanılması, ciddi hipotansiyon ve böbrek yetersizliği riskini artırır. KARVEZIDE kullanan hastalarda böyle bir etkinin görüldüğü bildirilmemekle
birlikte, benzer bir etki beklenebilir.
Böbrek yetmezliği ve böbrek transplantasyonu: KARVEZIDE’in böbrek fonksiyon yetmezliği
olan hastalarda kullanılması durumunda, serum ürik asid, potasyum ve kreatinin düzeylerinin
periyodik olarak izlenmesi önerilmektedir. KARVEZIDE’in yakın dönemde böbrek
transplantasyonu yapılan hastalarda kullanımına ilişkin deneyim bulunmamaktadır.
KARVEZIDE, ciddi böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi  30 ml/dak.)
kullanılmamalıdır (bkz. Bölüm 4.3). Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda tiyazid
diüretiklerine bağlı olarak azotemi gelişebilir. Kreatinin klerensi  30 ml/dak. olan böbrek
hastalarında doz ayarlamasına gerek yoktur.
Yine de hafif ve orta derecede böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi  30
ml/dak. fakat < 60 ml/dak.) bu kombinasyon dikkatli kullanılmalıdır.
SLE (Sistemik lupus eritematöz) aktivasyonuna neden olabilir.
Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS) dual blokajı: ADE-inhibitörleri,
anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması durumunda
hipotansiyon, senkop, hiperkalemi riskinin arttığı ve böbrek fonksiyonunun azaldığına (akut
böbrek yetmezliği dahil) dair kanıtlar bulunmaktadır. RAAS’ın dual blokajına yol açtığından
ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması
önerilmez (bkz. Bölüm 4.5 ve 5.1).
Eğer dual blokaj tedavisi mutlaka gerekli görülürse, sadece uzman gözetimi altında yapılmalı
ve böbrek fonksiyonu, elektrolitler ve kan basıncı yakından sık sık takip edilmelidir.
Diyabetik nefropatisi olan hastalarda ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri
birlikte kullanılmamalıdır.
Karaciğer yetmezliği: Karaciğer fonksiyon bozukluğu ya da ilerleyici karaciğer hastalığı olan
hastalarda tiyazidler dikkatli kullanılmalıdır, çünkü sıvı ve elektrolit dengesindeki küçük
değişiklikler bile karaciğer komasına neden olabilir. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda
KARVEZIDE ile ilgili klinik bir deneyim bulunmamaktadır.
Aort ve mitral kapak daralması, obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopati: Diğer vazodilatör
ilaçlarda olduğu gibi, KARVEZIDE kullanılırken de aort veya mitral kapak daralması ya da
obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopatisi olan hastalarda özel bir dikkat gösterilmelidir.
Primer aldosteronizm: Primer aldosteronizmi olan hastalarda, renin- anjiotensin sistemini
baskılayarak etki gösteren antihipertansif ilaçlara genel olarak cevap alınmaz. Bu nedenle, bu
tip hastalarda KARVEZIDE kullanımı önerilmemektedir.
Metabolik ve endokrin etkiler: Tiyazid kullanımı glukoz toleransını bozabilir. Şeker
hastalarında insülin ya da oral hipoglisemik ilaçların dozunun ayarlanması gerekebilir. Latent
diabetes mellitus, tiyazid kullanımı sırasında belirgin hale gelebilir.
Tiyazid diüretikleriyle tedavi sırasında kolesterol ve trigliserid düzeyleri yükselebilir; ancak
KARVEZIDE’in içeriğinde bulunan 12,5 mg. hidroklorotiyazidle bu etki ya hiç görülmez yada
minimum seviyede gözlenmiştir.Tiyazid tedavisi sırasında bazı hastalarda hiperürisemi oluşabilir ya da sessiz bir biçimde
seyreden gut hastalığı belirgin hale gelebilir.
Elektrolit dengesizliği: Serum elektrolit düzeyleri, diüretik tedavisi alan bütün hastalarda
olduğu gibi, KARVEZIDE tedavisi sırasında da uygun aralıklarla periyodik olarak kontrol
edilmelidir.
Hidroklorotiyazid de dahil olmak üzere tiyazidler, sıvı veya elektrolit dengesizliğine
(hipokalemi, hiponatremi ve hipokloremik alkaloz) sebep olabilir. Sıvı ve elektrolit
dengesizliği belirtileri, ağız kuruluğu, susama, güçsüzlük, letarji, uyuşukluk, huzursuzluk, kas
ağrısı ve krampları, kas güçsüzlüğü, hipotansiyon, oligüri, taşikardi ve bulantı, kusma gibi
gastrointestinal rahatsızlıklardır.
Tiyazid diüretiklerinin kullanımı sırasında hipokalemi gelişme ihtimali olmasına rağmen,
irbesartanla kombine kullanımı diüretiklere bağlı hipokalemiyi azaltabilir. Hipokalemi riski,
karaciğer sirozu olan hastalar, geçmişinde aktif olarak diürez uygulanan hastalar, elektrolitlerin
oral alımının yetersiz olduğu hastalar ve kortikosteroidler veya ACTH ile kombine tedavi alan
hastalarda daha yüksektir. Bunun aksine, özellikle böbrek bozukluğu ve/veya kalp yetmezliği
ve diabetes mellitus varlığında, KARVEZIDE’in bileşiminde bulunan irbesartana bağlı
hiperkalemi görülebilir. Riskli hastalarda serum potasyumunun uygun şekilde izlenmesi
önerilir.
Potasyum tutucu diüretikler, potasyum takviye edici ajanlar ve potasyum içeren yapay tuz
preparatlarının KARVEZIDE ile birlikte kullanılması sırasında dikkat edilmelidir (bkz. Bölüm
4.5.).
İrbesartanın diüretiğe bağlı hiponatremiyi önlediği veya azalttığına dair herhangi bir kanıt
yoktur. Klorür kaybı genellikle hafiftir ve tedavi gerektirmez.
Tiyazidler idrar yoluyla kalsiyum atılımını azaltarak, bilinen bir kalsiyum metabolizması
bozukluğu olmadan da, bazen serum kalsiyum düzeyinde hafif yükselmelere yol açabilirler.
Belirgin hiperkalsemi, sessiz bir hiperparatiroidizmin belirtisi olabilir. Tiyazid tedavisi
paratiroid fonksiyon testlerinden önce kesilmelidir.
Tiyazidlerin magnezyumun idrarla atılımını artırdığı gösterilmiştir, bu da hipomagnezemi ile
sonuçlanabilir.
Furosemid ve diğer loop diüretikleri ile birlikte kullanım hidroklorotiyazidin etkisini artırabilir.
Lityum: Lityum ve KARVEZIDE’in kombine kullanımı tavsiye edilmez (bkz. Bölüm 4.5)
Anti-doping testi: KARVEZIDE’in bileşiminde bulunan hidroklorotiyazid, anti-doping
testlerinde pozitif sonuçlara yol açabilir.
Genel: Damar tonüsü ve böbrek fonksiyonları esas olarak renin-anjiyotensin-aldosteron
sistemine bağlı olan hastalarda (örn. ciddi konjestif kalp yetmezliği ya da renal arter stenozu
dahil altta yatan böbrek hastalığı olan hastalar), bu sistemi etkileyen ACE inhibitörleri veya
anjiotensin-II reseptör antagonistlerinin kullanılması durumunda, akut hipotansiyon, oligüri,
azotemi, veya nadiren akut böbrek yetmezliği ile karşılaşılabilir. Herhangi bir antihipertansif
ajanda olduğu gibi, iskemik kardiyopati ya da iskemik kardiyovasküler hastalığı olan hastalarda
kan basıncının aşırı derecede düşmesi miyokard enfarktüsü ya da inme ile sonuçlanabilir.
Alerji ya da bronşiyal astım hikayesi olan veya olmayan hastalarda (ancak daha büyük
olasılıkla böyle hikayesi olanlarda) hidroklorotiyazidlere karşı aşırı duyarlık reaksiyonu
oluşabilir.
Tiyazid diüretiklerinin kullanımı sistemik lupus eritematosus hastalığını aktive edebilir ya da
şiddetlendirebilir.
Tiyazid diüretikleri ile fotosensitivite reaksiyonları rapor edilmiştir (bkz bölüm 4.8). Tedavi
süresince fotosensitivite reaksiyonları meydana gelirse, tedavinin sonlandırılması tavsiye
edilir. Eğer diüretiğin yeniden uygulanması gerekiyorsa, güneş ışığına veya suni UVA’ya
maruz kalan alanların korunması önerilir.
Gebelik: Anjiyotensin II reseptör antagonistleri gebelikte kontrendikedir. Anjiyotensin II
reseptör antagonistleri tedavisinin devamı gerekli ise, planlanan gebeliklerde önceden,
gebelikte kullanım için güvenlik profili kanıtlanmış, uygun alternatif bir antihipertansif
tedaviye geçilmelidir. Gebelik tanısı konulur ise, anjiyotensin II reseptör antagonistleri ile
tedavi hemen durdurulmalı ve uygunsa, alternatif tedaviye başlanılmalıdır (bkz. Bölüm 4.3 ve
4.6)
Akut miyopi ve sekonder akut dar açılı glokom: Sulfonamid veya sulfonamid türevi ilaçlar,
geçici miyopiye ve akut dar açılı glokoma yol açan bir idiyosenkratik reaksiyona sebep
olabilirler. Hidroklorotiyazid bir sulfonamid olmakla beraber, hidroklorotiyazid ile birlikte
şimdiye kadar sadece akut dar açılı glokomlu izole vakalar bildirilmiştir. Semptomlar, azalan
görme keskinliğinin akut başlangıcını veya oküler ağrıyı içermektedir ve tipik olarak ilaca
başlanmasını takip eden saatler veya haftalar içerisinde meydana gelmektedir. Tedavi
edilmeyen dar açılı glokom kalıcı görme kaybına yol açabilir. Primer tedavi mümkün olan en
hızlı şekilde ilaç alımını kesmektir. İntraoküler basınç kontrol edilemez ise, acil tıbbi veya
cerrahi tedaviler düşünülebilir. Dar açılı glokom gelişimine yönelik risk faktörleri, sulfonamid
veya penisilin alerjisini bulunduran bir tıbbi geçmişi içerebilir.
Melanom dışı cilt kanseri
Danimarka Ulusal Kanser Kayıtlarına dayanarak yapılan iki epidemiyolojik çalışmada; artan
kümülatif hidroklorotiyazid maruziyeti ile melanom dışı cilt kanseri [bazal hücreli karsinom ve
skuamöz hücreli karsinom] riskinde artış gözlenmiştir. Hidroklorotiyazidin fotosensitivite
yapıcı etkisi melanom dışı cilt kanserinde olası bir mekanizma olarak rol oynayabilir.
Hidroklorotiyazid alan hastalar melanom dışı cilt kanseri riski hakkında bilgilendirilmeli ve
yeni lezyonlar için ciltlerini düzenli olarak kontrol etmeleri ve şüpheli deri lezyonlarını derhal
bildirmeleri önerilmelidir. Hastalara deri kanseri riskini minimum düzeye indirmek üzere güneş
ışığı ve UV ışını maruziyetini sınırlandırmaları ve maruziyet durumunda yeterli koruma
uygulamaları tavsiye edilmelidir. Şüpheli deri lezyonları, histolojik biyopsi incelemeleri de
dahil edilerek acil olarak incelenmelidir. Melanom dışı deri kanseri öyküsü olan hastalarda
hidroklorotiyazid kullanımının dikkatli bir şekilde tekrar gözden geçirilmesi de gerekebilir.
(ayrıca bkz. Bölüm 4.8).
Laktoz: İçeriğinde laktoz vardır. Bu nedenle galaktoz intoleransı, özel laktaz eksikliği formu
(Lapp lactase deficiency) veya glukoz-galaktoz malabsorbsiyonu gibi nadir kalıtsal problemleri
olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
KARVEZIDE film kaplı tablet içinde yardımcı madde olarak siyah demir oksit bulunur.
Renklendirici olarak kullanılan bu madde alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.
4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Diğer antihipertansif ajanlar: KARVEZIDE’in antihipertansif etkisi, diğer antihipertansif
ilaçlarla kombine kullanılması halinde artabilir. İrbesartan ve hidroklorotiyazid (300 mg
irbesartan/25 mg hidroklorotiyazid dozuna kadar), beta-adrenerjik blokerler veya kalsiyum
kanal blokerlerini içeren gibi diğer antihipertansif ilaçlarla birlikte güvenle kullanılmaktadır.
Daha önce yüksek dozda diüretik tedavi sonucu oluşan sıvı kaybı düzeltilmeden tiyazid
diüretikleriyle birlikte veya tek başına irbesartan tedavisine başlamak, sıvı kaybı ve
hipotansiyona sebep olabilir. (Bkz. Bölüm 4.4)
Aliskiren-içeren ilaçlar veya ADE-inhibitörleri: KARVEZIDE’in diabetes mellitusu veya orta
ila şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda (glomerüler filtrasyon hızı < 60 ml/dak/1.73 m²)
aliskiren-içeren ilaçlar ile birlikte kullanımı kontrendikedir ve diğer hastalarda da
önerilmemektedir.
Klinik çalışma verileri, renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS), ADE-inhibitörleri,
anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin kombine kullanımıyla ikili blokajının, tekli
RAAS-etkili ajanın kullanımına kıyasla daha yüksek sıklıkta hipotansiyon, hiperkalemi ve
böbrek fonksiyonunda azalma (akut böbrek yetmezliği dahil) gibi advers olaylarla ilişkili
olduğunu göstermiştir (bkz. Bölüm 4.3, 4.4 ve 5.1).
Lityum: Lityumla birlikte anjiotensin-dönüştürücü enzim inhibitörlerinin kullanılması
durumunda, serum lityum konsantrasyonunun geri dönüşümlü bir biçimde arttığı ve toksisite
geliştiği bildirilmiştir. Bu gibi etkiler irbesartan kullanımına bağlı olarak bu zamana kadar
nadiren bildirilmiştir. Ayrıca, tiyazidler lityumun böbrek yolundan atılımını da azalttığından,
KARVEZIDE lityum toksisitesi riskini yükseltebilir. Bu yüzden, lityum ve KARVEZIDE’in
birlikte kullanımı tavsiye edilmemektedir (bkz. Bölüm 4.4). Eğer kombinasyon gerekliyse,
serum lityum düzeylerinin dikkatli takibi önerilmektedir.
Potasyumu etkileyen ilaçlar: Hidroklorotiyazidin potasyum kaybettirici etkisi, genel olarak
irbesartanın potasyum tutucu etkisiyle azaltılabilir. Bununla birlikte hidroklorotiyazidin serum
potasyumu üzerine olan bu etkisinin, potasyum kaybı ve hipokalemiye sebep olan diğer ilaçlar
tarafından (kaliüretik diüretikler, laksatifler, amfoterisin, karbenoksolon, penisilin G sodyum,
salisilik asit türevleri) artırabileceği beklenmektedir. Bunun tersine renin-anjiyotensin sistemini
etkileyen diğer ilaçlarla yapılan çalışmalardan elde edilen veriler, potasyum tutucu diüretikler,
potasyum takviye edici ajanlar, potasyum içeren yapay tuz preparatları ya da serum potasyum
düzeyini yükselten diğer ilaçların (örn. Heparin sodyum) birlikte kullanılması durumunda,
serum potasyumunu artırabileceğini göstermektedir. Risk altındaki hastalarda, serum potasyum
düzeyinin gerektiği şekilde izlenmesi önerilir (Bkz. Bölüm 4.4.).
Serum potasyum bozukluklarından etkilenen ilaçlar: Serum potasyum düzeyinin
dalgalanmalarından etkilenen ilaçlarla (örn. dijital glikozidleri, antiaritmik ilaçlar) birlikte
KARVEZIDE kullanıldığında, serum potasyum düzeyinin periyodik olarak izlenmesi
önerilmektedir.
Nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar: Anjiyotensin II antagonistleri, nonsteroid
antienflamatuvar ilaçlarla (selektif COX-2 inhibitörleri, asetilsalisilik asit (>3 g/gün) ve selektif
olmayan NSAİİ gibi) aynı anda kullanıldıklarında, antihipertansif etkileri azalabilir.
Anjiyotensin II antagonistleri ile NSAİ ilaçların birlikte kullanılması, ACE inhibitörleriyle de
olduğu gibi, olası bir akut böbrek yetmezliği ve özellikle daha önce renal fonksiyonu bozuk
olan hastalarda, serum potasyumunun yükselmesi de dahil olmak üzere, böbrek
fonksiyonlarında kötüleşme riskinin artmasına neden olabilir. Kombinasyon, özellikle yaşlı
hastalarda dikkatli uygulanmalıdır. Hastalar yeterli miktarda su içmeli ve kombine kullanıma
başlanmasını takiben ve daha sonra da periyodik olarak, böbrek fonksiyonlarının izlenmesine
dikkat edilmelidir.
İrbesartanın etkileşimlerine dair ek bilgi: Klinik çalışmalarda, irbesartanın farmakokinetiği
hidroklorotiyazidden etkilenmemiştir. İrbesartan, esas olarak CYP2C9 tarafından ve daha az
olarak da glukuronidasyonla metabolize olur. İrbesartan CYP2C9 tarafından metabolize edilen
bir ilaç olan varfarin ile birlikte kullanıldığında, anlamlı bir farmakokinetik ya da
farmakodinamik etkileşim gözlenmemiştir. Rifampisin gibi CYP2C9 indükleyicilerin
irbesartanın farmakokinetiği üzerindeki etkileri değerlendirilmemiştir. İrbesartanın digoksin ile
birlikte kullanımı, digoksinin farmakokinetiğini değiştirmemiştir
Hidroklorotiyazid etkileşimlerine dair ek bilgi: Aşağıdaki ilaçlar, birlikte kullanıldıklarında
tiyazid diüretikleriyle etkileşime girebilirler:
Alkol: Ortostatik hipotansiyonu şiddetlendirebilir.
Antidiyabetik ilaçlar (oral antidiyabetikler ve insülinler): Antidiyabetik ilaç dozunun
ayarlanması gerekebilir (bkz. Bölüm 4.4).
Kolestiramin ve Kolestipol reçineleri: Anyon değiştirici reçinelerin bulunduğu ortamlarda
hidroklorotiyazidin emilimi bozulur.
Kortikosteroidler, ACTH: Elektrolit kaybı, özellikle de hipokalemi şiddetlenebilir.
Dijital glikozidler: Tiyazidlerle oluşan hipokalemi veya hipomagnezemi dijitaller tarafından
oluşturulan kardiak aritmilerin başlamasına yardımcı olur (bkz. Bölüm 4.4).
Nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar: Nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar, bazı hastalarda
tiyazid diüretiklerinin, diüretik, natriüretik ve antihipertansif etkilerini azaltabilir.
Presör aminler (örn. noradrenalin): Presör aminlerin etkisi azalabilir; ancak bu azalma
kullanımını engelleyecek düzeylerde olmaz.
Depolarize edici olmayan iskelet kası gevşeticileri (örn. tubokürarin): Depolarize edici
olmayan iskelet kası gevşeticilerinin etkisi hidroklorotiyazidle güçlenebilir.
Antigut ilaçlar: Hidroklorotiyazid serum ürik asid düzeyini artırabileceğinden, antigut ilaçların
dozunun ayarlanması gerekebilir. Probenesid ya da sulfinpirazon dozunun artırılması
gerekebilir. Tiyazid diüretikleriyle birlikte kullanılması, allopurinole karşı hipersensitivite
reaksiyon insidansını artırabilir.
Kalsiyum tuzları: Tiyazid diüretikleri, atılımın azalmasına bağlı olarak serum kalsiyum
düzeyini yükseltebilir. Kalsiyum takviye edici ajanların veya kalsiyum tutucu ilaçların (örn. D
vitamini tedavisi) kullanılması gerekirse, serum kalsiyum düzeyleri izlenmeli, kalsiyum dozu
buna göre ayarlanmalıdır.
Karbamazepin: Karbamazepin ve hidroklorotiyazidin birlikte kullanılması semptomatik
hiponatremi riski ile ilişkili bulunmuştur. Birlikte kullanım süresince elektrolit seviyeleri
izlenmelidir. Mümkün ise, farklı sınıf bir diüretik kullanılmalıdır.
Diğer etkileşmeler: Beta blokerlerin ve diazoksidin hiperglisemik etkisi tiyazidler tarafından
yükseltilebilir. Antikolinerjik ajanlar (atropin, biperiden), gastrointestinal motilite ve mide
boşalma hızını düşürerek tiyazid tipi diüretiklerin biyoyararlanımını artırabilir. Tiyazidler,
amantadinin neden olduğu yan etki riskini artırabilir. Tiyazidler sitotoksik ilaçların
(siklofosfamid, metotreksat) renal atılımını azaltabilir ve miyelosupresif etkilerini artırabilir.
4.6 Gebelik ve laktasyon
Genel tavsiye
Gebelik Kategorisi: D
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)
KARVEZIDE planlanan gebeliklerde önceden uygun alternatif bir tedaviye geçilmelidir. Uzun
dönemli KARVEZIDE tedavisi sırasında gebelik tanısı konulur ise, tedavi en kısa sürede
kesilmeli, eğer tedavi (yanlışlıkla) uzun süre devam ettirilirse kafatası ve böbrek fonksiyonları
ekografi ile kontrol edilmelidir.
Gebelik dönemi:
Tiyazidler plasenta bariyerini aşarak kordon kanına geçerler. Plasenta perfüzyonunda
azalmaya, fetusta elektrolit dengesizliğine ve erişkinlerde görülen diğer reaksiyonlara yol
açabilirler. Maternal Tiyazid yapılan tedavisinde neonatal trombositopeni ya da fötal veya
neonatal sarılık olguları bildirilmiştir. Planlanan gebeliklerde önceden uygun alternatif bir
tedaviye geçilmelidir.
KARVEZIDE gebelikte kontrendikedir. Gebeliğin 2. ve 3. trimesterlerinde renin-anjiyotensin
sistemine direk etki eden maddeler fötal ve neonatal böbrek yetmezliğine, fötal kafatası
hipoplazisine ve hatta fötal ölümlere sebep olabilir. Uzun dönemli KARVEZIDE tedavisi
sırasında gebelik tanısı konulur ise, tedavi en kısa sürede kesilmeli, eğer tedavi (yanlışlıkla)
uzun süre devam ettirilirse kafatası ve böbrek fonksiyonları ekografi ile kontrol edilmelidir.
Anjiyotensin II reseptör antagonistleri tedavisi almış olan annelerin bebekleri hipotansiyon
riski açısından yakından gözlenmelidir.
Laktasyon dönemi:
KARVEZIDE, laktasyon döneminde kontrendikedir (bkz. Bölüm 4.3). İrbesartanın anne sütüne
geçip geçmediği bilinmemektedir. Emziren sıçanlarda süte geçer. Tiyazidler anne sütüne
geçerek laktasyonu baskılayabilir. Yoğun diüreze sebep olan yüksek dozlarda tiyazidler süt
üretimini inhibe edebilirler.
Üreme yeteneği/ Fertilite
İrbesartan, tedavi edilen sıçanların ve yavrularının doğurganlığı, parenteral toksisitenin ilk
belirtileri dahil olmak üzere doz seviyelerine kadar hiçbir etkisi yoktur. (bakınız Bölüm 5.3)
4.7 Araç ve makine kullanma üzerindeki etkiler:
Farmakodinamik özellikleri göz önüne alındığında KARVEZIDE’in araç ve makine kullanma
yeteneğini etkilemesi olası değildir . Taşıt ya da makine kullanımı söz konusu olduğunda,
hipertansiyon tedavisi sırasında bazen görülebilen baş dönmesi ya da yorgunluk göz önünde
bulundurulmalıdır.
4.8 İstenmeyen etkiler
Aşağıda listesi bulunan advers etkilerin sıklığı, şu şekilde tanımlanmıştır:
Çok yaygın (≥ 1/10); yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10); yaygın olmayan (≥ 1/1.000 ila < 1/100);
Seyrek(≥ 1/10.000 ila < 1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor(eldeki verilerden
hareketle tahmin edilemiyor).
Her bir sıklık grubunda istenmeyen etkiler azalan şiddet sırası ile sunulmuştur.
İrbesartan / hidroklorotiyazid kombinasyonu:
Hipertansiyonlu hastalarda yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda, toplam advers olay
insidansı açısından, irbesartan/hidroklorotiyazid ve plasebo grupları arasında fark
gözlenmemiştir. Tedavinin bırakılmasını gerektiren klinik ya da laboratuvarda ortaya çıkan yan
etkilerin sıklığı, irbesartan/hidroklorotiyazid ile tedavi edilen hasta grubunda plasebo ile tedavi
edilen hasta grubuna göre daha azdır. Advers olay insidansı, önerilen doz sınırları içinde, doza,
ırka, yaşa ve cinsiyete göre değişiklik göstermemiştir.
Plasebo-kontrollü çalışmalarda irbesartan/hidroklorotiyazid ile değişik dozlarda
(37.5mg/6.25mg – 300mg/25mg irbesartan/hidroklorotiyazid) tedavi edilen 898 hipertansif
hastada aşağıdaki advers reaksiyonlar bildirilmiştir:
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Anjiyoödem, kızartı, ürtiker gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları
Metabolizma ve beslenme hastalıkları
Bilinmiyor: Hiperkalemi
Kulak ve iç kulak hastalıkları
Bilinmiyor: Tinnitus
Kardiyak hastalıklar
Yaygın olmayan: Senkop, hipotansiyon, taşikardi, ödem
Vasküler hastalıklar
Yaygın olmayan: Yüzde kızarma
Sinir sistemi hastalıkları
Yaygın: Baş dönmesi
Yaygın olmayan: Ortostatik baş dönmesi
Bilinmiyor: Baş ağrısı
Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar
Bilinmiyor: Öksürük
Gastrointestinal hastalıklar
Yaygın: Bulantı/kusma, epigastrik ağrı
Yaygın olmayan: İshal
Bilinmiyor: Dispepsi, disguzi
Hepato-bilier hastalıklar
Yaygın olmayan: Sarılık
Bilinmiyor: Hepatit, anormal karaciğer fonksiyonu
Kas-iskelet, bağ doku ve kemik hastalıkları
Yaygın olmayan: Bacaklarda şişme
Bilinmiyor: Artralji, miyalji
Böbrek ve idrar yolu hastalıkları
Yaygın: Anormal işeme
Bilinmiyor: İzole vakaları da içeren böbrek fonksiyon bozuklukları
Risk altındaki hastalarda görülen böbrek yetmezliğinin izole vakalarını da içeren böbrek
fonksiyon bozuklukları (Bkz. Bölüm 4.4)
Üreme sistemi ve meme ile ilgili hastalıklar
Yaygın olmayan: Cinsel fonksiyon bozukluğu, libido değişiklikleri
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Yaygın: Yorgunluk
Laboratuvar bulguları
İrbesartan/hidroklorotiyazid ile tedavi edilen hastalarda, nadiren klinik olarak anlam taşıyan,
laboratuvar test parametreleri değişiklikleri gözlenmiştir:
Yaygın: BUN, kreatinin ve kreatin kinaz seviyelerinde artış
Yaygın olmayan: Serum potasyum ve sodyum seviyelerinde düşme
Etkin bileşenlere ait ek bilgi:
Yukarıdaki listede kombine ürün için sayılan yan etkilere ek olarak, etkin bileşenlerden
herhangi birisiyle daha önce bildirilmiş olan diğer yan etkiler, KARVEZIDE’e ait potansiyel
yan etkiler olabilir.
İrbesartan:
Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Trombositopeni
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Anafilaktik şok dahil anafilaktik reaksiyon
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Yaygın olmayan: Göğüs ağrısı
Hidroklorotiyazid:
Tek başına hidroklorotiyazid kullanımı sırasında ortaya çıkan yan etkiler (ilaçla ilişkisi göz
önüne alınmaksızın) şunlardır:
İyi huylu neoplazmlar, malign ve belirtilmemiş (kist ve polip dahil)
Bilinmiyor: Melanom dışı cilt kanseri (Bazal hücreli karsinom ve Skuamöz hücreli karsinom)
Kan ve lenf sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Aplastik anemi, kemik iliği depresyonu, nötropeni/agranülositoz, hemolitik anemi,
lökopeni, trombositopeni.
Psikiyatrik hastalıklar
Bilinmiyor: Depresyon, uyku bozuklukları
Sinir sistemi hastalıkları
Bilinmiyor: Vertigo, parestezi, sersemlik, huzursuzluk
Göz hastalıkları
Bilinmiyor: Geçici görme bulanıklığı, ksantopsi, akut miyopi, sekonder akut dar açılı -glokom
Kardiyak hastalıklar:
Bilinmiyor: Kardiyak aritmi
Vasküler hastalıklar
Bilinmiyor: Postural hipotansiyon
Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar
Bilinmiyor: Solunum zorluğu (pnömoni ve akciğer ödemi dahil)
Gastrointestinal bozukluklar
Bilinmiyor: Pankreatit, anoreksi, ishal, kabızlık, midede yanma, tükrük bezi iltihabı, iştah
kaybı,
Hepato-bilier hastalıklar
Bilinmiyor: Sarılık (intrahepatik kolestatik sarılık)
Deri ve deri altı doku bozuklukları
Bilinmiyor: anaflaktik reaksiyonlar, toksik epidermal nekroliz, nekrotizan damar reaksiyonları
(vaskülit, kütanöz vaskülit), kütanöz lupus eritematosus benzeri reaksiyonlar, kütanöz lupus
eritematosusun reaktivasyonu, fotosensitivite reaksiyonları, kızarıklık, ürtiker
Kas-iskelet, bağ doku ve kemik hastalıkları:
Bilinmiyor: Güçsüzlük, kas spazmı
Böbrek ve idrar hastalıkları
Bilinmiyor: İnterstisyel nefrit, böbrek fonksiyon bozukluğu
Genel bozukluklar ve uygulama yerine ilişkin hastalıklar:
Bilinmiyor: Ateş
Seçilen yan etkilerin tanımı
Melanom dışı cilt kanseri: Epidemiyolojik çalışmalardan elde edilen mevcut verilere
dayanarak, hidroklorotiyazid ve melanom dışı cilt kanseri arasında kümülatif doza bağımlı
ilişki gözlenmiştir (ayrıca bkz. Bölüm 4.4 ve 5.1)
Laboratuvar bulguları
Bilinmiyor: Elektrolit dengesizliği (hiponatremi ve hipokalemi dahil; bkz. Bölüm 4.4),
hiperürisemi, glukozüri, hiperglisemi, kolesterol ve trigliseritte yükselme
Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması
Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem
taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine
olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye
Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirilmesi gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta:
tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99).
4.9 Doz aşımı ve tedavisi
KARVEZIDE’in aşırı dozda alınmasının tedavisine ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır. Hasta
yakından izlenerek, semptomatik ve destekleyici tedavi yapılmalıdır. Tedavi ilacın alındığı
zamana ve semptomların şiddetine bağlıdır. Hastanın kusturulması ve/veya mide lavajı önerilir.
Doz aşımının tedavisinde aktif kömür de yararlı olabilir. Serum elektolitleri ve kreatinin
seviyeleri sıklıkla takip edilmelidir. Eğer hipotansiyon görülürse, hasta supin pozisyona
getirilmeli ve derhal tuz ve sıvı replasmanı yapılmalıdır.
İrbesartan doz aşımının en olası belirtilerinin hipotansiyon ve taşikardi olduğu
düşünülmektedir; bradikardi de oluşabilir. Hidroklorotiyazid doz aşımı kendisini elektrolit
kaybı (hipokalemi, hipokloremi, hiponatremi) ve aşırı diüreze bağlı dehidratasyon ile gösterir.
Doz aşımının en çok görülen belirtileri ve semptomları bulantı ve uyku halidir. Hipokalemi,
belirli antiaritmik ilaçların veya dijital glikozidlerin kombine kullanımı ile ortaya çıkan belirgin
kardiyak aritmiyi belirginleştirebilir ve/veya kas spazmıyla sonuçlanabilir.
İrbesartan hemodiyalizle vücuttan uzaklaştırılamaz. Hidroklorotiyazidin hemodiyalizle ne
oranda atıldığı tam olarak bilinmemektedir.
5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
5.1 Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grup: Anjiotensin-II antagonisti kombinasyon:
ATC kodu: C09DA04
Etki mekanizması
KARVEZIDE, bir anjiotensin-II reseptör antagonisti olan irbesartan ile bir tiyazid diüretiği
olan hidroklorotiyazidin kombinasyonudur. Bu kombinasyonun, kan basıncını tek başına
irbesartan veya tek başına tiyazid‘in düşürdüğünden daha fazla düşürerek aditif antihipertansif
etki göstermektedir.
İrbesartan, güçlü, oral olarak aktifbir selektif anjiotensin-II reseptör (AT1 alt tipi)
antagonistidir.
İrbesartanın, kaynağı ya da sentez yolundan bağımsız olarak AT1 reseptörlerinin aracılık ettiği
anjiotensin-II etkilerinin hepsini bloke etmesi beklenmektedir.
Anjiyotensin-II (AT1) reseptörlerinin selektif olarak antagonize edilmesi, plazma renin ve
anjiyotensin-II düzeylerinin yükselmesine ve plazma aldosteron konsantrasyonunun
azalmasına neden olur. Önerilen dozlarda tek başına irbesartan, elektrolit dengesizliği riski
olmayan hastalarda serum potasyum düzeyi üzerinde önemli bir etki göstermez bkz. Bölüm 4.4
ve 4.5). İrbesartan, anjiyotensin-II’yi oluşturan ve bradikinini inaktif metabolitlerine
parçalayan bir enzim olan ADE (anjiyotensin dönüştürücü enzim) (kininaz II) enzimini
baskılamaz. İrbesartan aktivitesi için metabolik yoldan aktivasyona gerek yoktur.
Hidroklorotiyazid, bir tiyazid diüretiğidir. Tyazid diüretiklerinin antihipertansif etki
mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Tiyazidler, elektrolitlerin renal tübüllerdeki geri
emilim mekanizmasını etkileyerek, sodyum ve klorür atılımını yaklaşık eşdeğer miktarlarda
doğrudan artırırlar. Hidroklorotiyazidin diüretik etkisi plazma hacmini azaltır, plazma renin
etkinliğini artırır, aldosteron sekresyonunu artırır; sonuçta üriner potasyum ve bikarbonat
kaybını artırır, serum potasyumunu azaltırlar. Tahmini olarak, irbesartanın hidroklorotiyazid ile
birlikte uygulanması, bu diüretiklere bağlı olarak gelişen potasyum kaybını
renin-anjiotensin-aldosteron sistemini bloke etme yoluyla geri çevirmeyi amaçlar.
Hidroklorotiyazidin diüretik etkisi 2 saat içinde başlar, doruk etkisi yaklaşık 4 saat içinde elde
edilir ve bu etki yaklaşık 6-12 saat sürer.
Hidroklorotiyazid ve irbesartan kombinasyonu, terapötik doz aralıklarından kan basıncını
doza-bağlı aditif etki ile düşürür. Kan basıncı tek başına 300 mg irbesartanla yeteri kadar
kontrol altına alınamayan hastalarda, tedaviye günde tek doz 12,5 mg hidroklorotiyazid ilavesi
ile, (plasebo-düzeltimli çalışmalarda) vadi diyastolik kan basıncını 6,1 mmHg’a düşürdüğü
(dozlamdan 24 saat sonra) görülmüştür. Genel bir plasebo-çıkarımlı çalışmada, 300 mg
irbesartan ve 12,5 mg. hidroklorotiyazid kombinasyonu sistolik/diastolik kan basınçlarında
13,6/11,5 mmHg’a kadar düşüş sağlamıştır.
Farmakodinamik etkiler
Klinik etkililik
Sınırlı sayıdaki klinik veri (22 hastanın 7’si) 300 mg irbesartan ve 12,5 mg hidroklorotiyazid
kombinasyonu ile kontrol altına alınamayan hastaların 300/25 mg titrasyonuna cevap
verebildiğini göstermiştir. Bu hastalarda hem sistolik hem de diastolik kan basıncını düşürücü
etki gözlenmiştir (sırasıyla 13,3 ve 8,3 mmHg).
Plasebo-ayarlı çalışmalarda, hafif ve orta hipertansiyonlu hastalarda günde bir kez 150 mg
irbesartan ve 12,5 mg hidroklorotiyazid, vadi sistolik ve diastolik kan basınçlarında ortalama
olarak 12,9/6,9 mmHg’a kadar düşüş (dozlamdan 24 saat sonra) sağlamıştır. Doruk etkiler 3-6
saatte elde edilmiştir. Ambulatuvar kan basıncı izlemlerine göre değerlendirildiğinde, günde
tek doz 150 mg irbesartan ve 12,5 mg hidroklorotiyazid kombinasyonu, plasebo-çıkarımlı bir
çalışmada, kan basıncında 24 saatin üzerinde sürekli bir azalma sağlamış ve 24 saatte sistolik ve
diastolik kan basınçlarında 15,8/10,0 mm Hg’a kadar düşüş gözlenmiştir. Ambulatuvar kan
basıncı izlemleri değerlendirildiğinde KARVEZIDE 150 mg/12,5 mg’ın tepe-vadi etkisi %100
olarak elde edilmiştir. Klinik olarak yapılan tepe-vadi etkisi değerlendirmesi, KARVEZIDE
150/12,5 mg ve KARVEZIDE 300/12,5 mg için sırasıyla %68 ve %76 idi.
Bu 24 saatlik etkiler gözlendiğinde, tepe noktasında kan basıncının aşırı derecede düşmediği ve
tek dozluk aralıklarda güvenli ve etkin kan basıncı düşürücü etkisinin sürdüğü görüldü.
Plasebo-çıkarımlı bir çalışmada, kan basıncı tek başına 25 mg hidroklorotiyazidle uygun bir
biçimde kontrol altına alınamayan hastalarda, tedaviye eklenen irbesartan ile 11,1/7,2
mmHg’lık sistolik/diastolik kan basıncı ortalaması sağlandı.
Hidroklorotiyazidle kombine edilen irbesartanın kan basıncını düşürücü etkisi ilk dozdan sora
görünür hale gelir ve 1-2 hafta içinde belirgin etki gösterir; maksimum etkisine 6-8 haftada
ulaşır. Uzun-süreli izlem çalışmalarında irbesartan/hidroklorotiyazid etkisinin bir yıldan fazla
sürdüğü görülmüştür. KARVEZIDE ile özel olarak bir çalışma yapılmamış olmakla beraber,
irbesartan ya da hidroklorotiyazid tedavisinde “rebound” hipertansiyon gözlenmemiştir.
İrbesartan ve hidroklorotiyazid kombinasyonunun morbidite ve mortalite üzerine etkisi
incelenmemiştir. Epidemiyolojik çalışmalar hidroklorotiyazid ile uzun süreli tedavinin
kardiyovasküler mortalite ve morbidite riskini azalttığını göstermiştir.
Yaş, ya da cinsiyet KARVEZIDE’e verilen cevabı etkilemez. Diğer renin-anjiyotensin
sistemini etkileyen ilaçlarda olduğu gibi, siyah ırkta hipertansif hastalar irbesartan
monoterapisine daha az cevap verirler. İrbesartan düşük doz hidroklorotiyazid (12,5 mg
günlük) ile birlikte kullanıldığında, siyah ırktan hastalardaki antihipertansif etkisi siyah
olmayan hastalara yakındır.
KARVEZIDE’in ciddi hipertansiyonun (Oturur konumdaki Diyastolik Kan Basıncı ≥ 110
mmHg) başlangıç tedavisindeki etkililik ve güvenliliği çok-merkezli, randomize, çift-kör,
aktif-kontrollü, paralel-kollu 8 hafta süreli bir çalışmada değerlendirilmiştir. Toplam 697 hasta,
irbesartan/hidroklorotiyazid 150 mg/12,5 mg alacak veya 150 mg irbesartan alacak şekilde 2:1
oranında randomize edilmiştir. Bir hafta sonra sistematik biçimde zorunlu titrasyon yapılarak
(düşük doza verilen yanıt değerlendirilmeden önce) hastaların irbesartan/hidroklorotiyazid 300
mg/25 mg veya 300 mg irbesartan alması sağlanmıştır.
Çalışmaya alınan hastaların % 58’i erkektir. Hastaların ortalama yaşı 52,5’tur. % 13’ü 65 yaş ve
üstünde, sadece % 2’si 75 yaş ve üstündedir. Hastaların % 12’si diyabetli, % 34’ü
hiperlipidemilidir. En sık görülen kardiyovasküler bozukluk stabil anjina pektoris olup,
hastaların % 3,5’inde bulunmaktadır.
Bu çalışmanın birincil amacı tedavinin 5. haftasında oturur durumdaki Diyastolik Kan Basıncı
kontrol altına alınan (Oturur konumdaki Diyastolik Kan Basıncı < 90 mmHg) hasta oranını
kıyaslamaktır. Kombinasyon tedavisi alan hastaların yüzde kırk yedisinde (% 47,2) oturur
durumdaki Diyastolik Kan Basıncı < 90 mm Hg seviyesinde kontrol altına alınmışken,
irbesartan alan hastalarda bu oran % 33,2 olmuştur (p = 0,0005). Tedavi gruplarında
başlangıçtaki ortalama kan basıncı yaklaşık 172/113mmHg seviyesinde iken, tedavinin beşinci
haftasında irbesartan/hidroklorotiyazid alan gruptaki oturur konumdaki sistolik KB /Diyastolik
KB düşüşleri 30,8/24,0 mmHg iken, irbesartan grubundaki düşüş 21,1/19,3 mmHg seviyesinde
bulunmuştur (p < 0.0001).
Kombinasyonla tedavi edilen hastalarda bildirilen advers etkilerin tipleri ve sıklıkları,
monoterapi alan hastalarla benzerlik göstermiştir. 8 haftalık tedavi dönemi boyunca hiçbir
tedavi grubunda senkop (baygınlık) olgusu bildirilmemiştir. Kombinasyonla tedavi edilen ve
monoterapi alan gruplarda rapor edilen advers etkiler sırasıyla % 0.6 ve % 0 oranında
hipotansiyon, % 2,8 ve % 3,1 oranında baş dönmesidir.
İki büyük randomize, kontrollü çalışma (ONTARGET (ONgoing Telmisartan Alone and in
combination with Ramipril Global Endpoint Trial) ve VA NEPHRON-D (The Veterans Affairs
Nephropathy in Diabetes)) bir ADE-inhibitörünün bir anjiyotensin II-reseptör blokeriyle
kombine kullanımını incelemiştir.
ONTARGET çalışması, kardiyovasküler ya da serebrovasküler hastalık öyküsü olan ya da
kanıtlanmış son-organ hasarı ile birlikte seyreden tip 2 diyabetes mellitus hastalarında
yürütülmüştür. VA NEPHRON-D çalışması tip 2 diyabetes mellitus hastalığı olan ve diyabetik
nefropatisi bulunan hastalarda yürütülmüştür.
Bu çalışmalar renal ve/veya kardiyovasküler sonuçlar sonlanımlar veya mortalite üzerinde
anlamlı yarar göstermemiş, monoterapiyle kıyaslandığında hiperkalemi, akut böbrek hasarı
ve/veya hipotansiyon riskinde artış gözlenmiştir. Benzer farmakodinamik özellikleri göz önüne
alındığında, bu sonuçlar diğer ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri için de
anlamlıdır.
Bu nedenle ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri, diyabetik nefropati
bulunan hastalarda birlikte kullanılmamalıdır.
ALTITUDE (Aliskiren Trial in Type 2 Diabetes using Cardiovascular and Renal Disease
Endpoints) çalışması kronik böbrek hastalığı, kardiyovasküler hastalık ya da her ikisi bulunan
tip 2 diyabetes mellitus hastalarında standart bir ADE- inhibitörü ya da bir anjiyotensin II
reseptör blokeri tedavisine aliskiren eklenmesinin yararını test etmek için tasarlanan bir çalışma
olmuştur. Advers sonuç riskinde artış olması nedeniyle çalışma erken sonlandırılmıştır.
Aliskiren grubunda, plasebo grubuna kıyasla, kardiyovasküler ölüm ve inme vakalarının her
ikisi de sayısal olarak daha sık görülmüş ve ilgili advers olaylar ve ciddi advers olaylar
(hiperkalemi, hipotansiyon ve renal disfonksiyon) aliskiren grubunda plasebo grubuna göre
daha sık bildirilmiştir.
Melanom dışı cilt kanseri: Epidemiyolojik çalışmalardan elde edilen mevcut verilere
dayanarak, hidroklorotiyazid ve melanom dışı cilt kanseri arasında kümülatif doza bağımlı bir
ilişki gözlenmiştir. Yapılan bir çalışmaya, sırasıyla 1.430.833 ve 172.462 popülasyon
kontrolleriyle eşleştirilmiş 71.533 bazal hücreli karsinom vakası ve 8629 skuamöz hücreli
karsinom vakasından oluşan bir popülasyon dahil edilmiştir. Yüksek düzeyde hidroklorotiyazid
kullanımı (≥50,000 mg kümülatif) bazal hücreli karsinom için 1,29 (%95 güven aralığı (CI):
1,23 – 1,35) ve skuamöz hücreli karsinom için 3,98 (%95 CI: 3,68 – 4,31) düzeyinde
düzeltilmiş maruziyet olasılıkları oranı (OR;Odds Ratio) ile ilişkilendirilmiştir. Hem bazal
hücreli karsinom, hem de skuamöz hücreli karsinom için belirgin bir kümülatif doz-yanıt
ilişkisi gözlenmiştir. Başka bir çalışma, dudak kanseriyle hidroklorotiyazid maruziyetinin
ilişkili olabileceğini göstermiştir: 633 dudak kanseri vakası bir riskli-küme örnekleme stratejisi
kullanılarak 63.067 kontrolle eşleştirilmiştir. 2,1 (%95 CI: 1,7 – 2,6) düzeyinde ayarlanmış bir
olasılık oranıyla (OR) ile kümülatif doz-yanıt ilişkisi kanıtlanmış olup, uzun zamandır yüksek
düzeyde kullananlar için (~25.000 mg) OR 3,9’a (3,0 – 4,9) ve en yüksek kümülatif doz için
(~100.000 mg) 7,7’ye (5,7 – 10,5) yükselmektedir (bkz. Bölüm 4.4).
5.2 Farmakokinetik özellikler
Hidroklorotiyazid ve irbesartan birlikte kullanıldığında birbirlerinin farmakokinetiğini
etkilemezler.
Emilim:
KARVEZIDE’in oral uygulamayı takiben mutlak oral biyoyararlanımı, irbesartan için %60-80,
hidroklorotiyazid için ise %50-80’dir. KARVEZIDE’in biyoyararlanımı yemeklerden
etkilenmez. Oral yoldan uygulamayı takiben pik plazma konsantrasyonuna irbesartanda 1,5-2
saat içinde, hidroklorotiyazidde ise 1-2,5 saatte ulaşılır.
Dağılım:
İrbesartan plazma proteinlerine yaklaşık %96 oranında bağlanır; kanın selüler bileşenlerine
bağlanma oranı ihmal edilebilir düzeylerdedir. Dağılım hacmi 53-93 litredir.
Hidroklorotiyazid, plazma proteinlerine %68 oranında bağlanır ve görünen dağılım hacmi
0,83-1,14 lt/kg’dır.
Biyotransformasyon:
İrbesartan ve hidroklorotiyazid oral olarak etki gösteren ilaçlar olup, etkinlikleri için
biyotransformasyon gerektirmezler. İrbesartan, karaciğerde glukuronid konjugasyonu ve
oksidasyon yoluyla metabolize edilir. Dolaşımdaki başlıca metaboliti irbesartan glukuronittir
(yaklaşık %6). Sitokrom P450 izoenzimleri ile yapılan in vitro oksidasyon çalışmalarında,
irbesartanın esas olarak CYP2C9 tarafından okside edildiği; CYP3A4 ile metabolizasyonunun
önemsiz olduğu kaydedilmiştir. 14C işaretli irbesartanın oral ya da intravenöz uygulanmasını
takiben plazmada dolaşan radyoaktif maddenin %80-85’i değişmemiş irbesartandır.
Eliminasyon:
Toplam vücut klerensi 157-176 ml/dak, böbrek klerensi ise 3,0-3,5 ml/dak.’dır. İrbesartanın
terminal eliminasyon yarı-ömrü 11-15 saattir. Günde tek doz rejimine başlandıktan sonraki 3
gün içerisinde kararlı durum konsantrasyonuna ulaşılır. İrbesartan günde tek doz alındığında
plazmada sınırlı bir biçimde birikir (<%20). Bir çalışmada, hipertansif kadın hastalarda bir
şekilde daha yüksek irbesartan plazma konsantrasyonları gözlenmiştir. Bununla beraber,
irbesartanın yarı-ömrü ve birikme miktarında fark saptanmamıştır. Kadın hastalarda doz
ayarlamasına gerek yoktur. Klinik olarak normal renal ve hepatik fonksiyonları olan yaşlı
kişilerde (≥65 yaş) irbesartanın EAA ve Cmax değerleri gençlerinkinden (18-40 yaş) bir şekilde
daha yüksektir. Ancak, terminal eliminasyon yarı ömrü önemli oranda değişmememiştir. Yaşlı
hastalarda doz ayarlaması gerekmez. Bildirilen çalışma raporlarına göre, hidroklorotiyazidin
istatistiksel ortalama plazma yarı-ömrü 5-15 saat arasında değişir.
İrbesartan ve metabolitleri hem safra hem de böbrek yoluyla atılır. 14C işaretli irbesartanın oral
veya IV uygulanmasını takiben, radyoaktif maddenin yaklaşık %20’si idrarla, geri kalanı da
feçesle atılır. Dozun %2’sinden azı değişmemiş irbesartan olarak idrarla atılır.
Hidroklorotiyazid metabolize olmadan hızla böbrek yolundan atılır. Oral dozun en az %61’i
değişime uğramadan 24 saat içinde atılır. Hidroklorotiyazid plasentaya geçer, kan-beyin
bariyerinden geçmez, anne sütünde bulunur.
Doğrusallık/ Doğrusal olmayan durum:
İrbesartan, 10-600 mg doz sınırlarında kalan çizgisel ve doza oranlı bir farmakokinetiğe
sahiptir. 600 mg’ın üzerine çıkıldığında, oral yoldan emilimin orantısal emilimden daha az
olduğu gözlenmiştir; bunun mekanizması bilinmemektedir.
Hastalardaki karakteristik özellikler:
Böbrek yetmezliği:
İrbesartanın farmakokinetiği, böbrek bozukluğu olan ya da hemodiyalize giren hastalarda
anlamlı derecede değişmemiştir. İrbesartan hemodiyalizle vücuttan uzaklaştırılamaz. Kreatinin
klerensi 20 ml/dak’nın altında olan hastalarda, hidroklorotiyazidin eliminasyon yarı-ömrünün
21 saate çıktığı bildirilmiştir.
Karaciğer yetmezliği:
İrbesartanın farmakokinetiği hafif ya da orta derecede karaciğer sirozu olan hastalarda anlamlı
derecede değişmez. Ciddi karaciğer bozukluğu olan hastalarda çalışma yapılmamıştır.
Cinsiyet:
Kadın hastalarda doz ayarlamasına gerek yoktur.
Yaşlılarda:
Yaşlı hastalarda doz ayarlamasına gerek yoktur.
5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri
İrbesartan/hidroklorotiyazid:
Oral uygulamadan sonra irbesartan/hidroklorotiyazid kombinasyonunun potansiyel toksisitesi
sıçanlarda ve makaklarda 6 aydan fazla süren çalışmalarda değerlendirilmiştir. İnsanlardaki
terapötik kullanım açısından anlamlı herhangi bir toksikolojik veriye rastlanmamıştır. Günde
10/10 ve 90/90 mg/kg dozlarda irbesartan/hidroklorotiyazid kombinasyonu alan sıçan ve
makaklarda gözlenmiş olan ve aşağıda belirtilen değişiklikler iki ilaçtan birisiyle tek başına da
gözlenmiştir ve/veya bunlar kan basıncındaki düşmeye ikincil olarak ortaya çıkmıştır (anlamlı
toksik etkileşim gözlenmemiştir):
•Serum üre ve kreatininde hafif yükselme ve irbesartanın renin-anjiotensin sistemiyle direk
etkileşiminin sonucu olan juxtaglomeruler aparatus’ta hipertrofi/hiperplazi ile karakterli
böbrek değişiklikleri
•Eritrosit parametrelerinde hafif azalma (eritrosit, hemoglobin, hematokrit)
•Günde 10/10 mg/kg irbesartan/hidroklorotiyazid, 90mg/kg hidroklorotiyazid ve 90 mg/kg
irbesartan kullanılan 6 aylık toksisite çalışmasında bazı sıçanlarda gastrik mukozada fokal
nekrozlar, ülserler ve mide renginde bozulma gözlenmiştir. Bu lezyonlar makaklarda
gözlenmemiştir.
•Hidroklorotiyazide bağlı olarak, serum potasyum düzeyinde azalma olmuştur ve bu durum,
hidroklorotiyazid irbesartanla kombine olarak verildiğinde kısmen önlenmiştir.
Yukarıda açıklanan etkilerin birçoğu irbesartanın farmakolojik etkisinden dolayı görülmektedir
(anjiotensin-II tarafından uyarılan renin salınımı inhibisyonunun, renin üreten hücrelerin
uyarılması ile blokajı) ve aynı zamanda anjiotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ile de
ortaya çıkmaktadır. Bu bulguların insanlarda irbesartan/hidroklorotiyazid’in terapötik
dozlarının kullanımıyla ilgili olduğu gösterilmemiştir.
Maternal toksisiteye yol açan dozlarda sıçanlara uygulanan irbesartan ve hidroklorotiyazid
kombinasyonunun teratojenik etkisi yoktur. Tek başlarına verildiklerinde ne irbesartan ne de
hidroklorotiyazid ile insan ya da hayvanların doğurganlığı üzerine bir yan etki olduğuna dair
herhangi bir kanıt olmadığı için irbesartan/hidroklorotiyazid kombinasyonunun fertilite üzerine
etkileri hayvan çalışmalarıyla değerlendirilmemiştir.
Diğer taraftan, hayvan çalışmalarında, diğer bir anjiotensin II antagonisti tek başına
verildiğinde doğurganlık parametrelerini etkilemiştir. Bu bulgular, diğer anjiotensin II
antagonistinin düşük dozları, hidroklorotiyazid ile kombine olarak verildiğinde de
gözlenmiştir.
İrbesartan / hidroklorotiyazid kombinasyonunun mutajenik ya da klastojenik etkilere yol
açtığına dair veri bulunmamaktadır. İrbesartan ve hidroklorotiyazid kombinasyonunun
karsinojenik potansiyeli hayvan çalışmalarıyla değerlendirilmemiştir.
İrbesartan:
Klinik olarak uygun dozlarda verilen irbesartanın anormal sistemik ya da hedef organ
toksisitesine yol açtığına dair veri yoktur. Klinik dışı güvenlilik çalışmalarında, yüksek doz
irbesartanın (sıçanlarda  250 mg/kg/gün ve makaklarda  100 mg/kg/gün) kırmızı kan hücresi
parametrelerini (eritrosit, hemoglobin, hematokrit) düşürdüğü gözlenmiştir. İrbesartan,
sıçanlarda ve makaklarda çok yüksek dozlarda (500 mg/kg/gün) böbreklerde dejeneratif
değişikliklere (interstisyel nefrit, tübüler distansiyon, bazofilik tübüller, plazma üre ve
kreatinin konsantrasyonlarında artış gibi) sebep olur; bu etkilerin renal perfüzyonunun
azalmasına yol açan hipotansif etkilere bağlı olduğu düşünülmektedir. İrbesartan, ayrıca,
jukstaglomerüler hücrelerde hiperplazi/hipertrofi başlatmıştır (sıçanlarda  90 mg/kg/gün,
resus maymunlarında makaklarda 10 mg/kg/gün). Bütün bu değişikliklerin irbesartanın
farmakolojik etkinliğinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Renal jukstaglomerüler hücrelerin
hiperplazi/hipertrofisi, insanlara uygulanan terapötik dozlardaki irbesartanla ilişkili gibi
görünmemektedir.
Mutajenik, klastojenik ya da karsinojenik etki gösteren herhangi bir veri bulunmamaktadır.
İrbesartanla yapılan hayvan çalışmalarında, sıçan fetüslerinde doğumdan sonra kaybolan geçici
toksik etkiler (böbreğin pelvis kavitasyonunda artış, hidroüreter ya da cilt altı ödemi)
gözlenmiştir. Tavşanlarda, ölüm dahil, önemli maternal toksik etkilere sebep olan dozlarda
düşük ya da erken resorpsiyon bildirilmiştir. Sıçan veya tavşanlarda teratojenik etki
gözlenmemiştir.
Hidroklorotiyazid:
Bazı deneysel modellerde genotoksik ya da karsinojenik etki kanıtları bulunmakla birlikte,
hidroklorotiyazidle edinilen yoğun insan deneyimleri neoplazmaların artışına dair herhangi bir
kanıt göstermemektedir.
6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER
6.1. Yardımcı maddeler
Tablet Çekirdeği:
Laktoz monohidrat (sığır kaynaklı)
Mikrokristalize selüloz
Kroskarmelloz sodyum
Hipromelloz
Saf su
Silikon dioksit
Magnezyum stearat
Film Kaplama:
Laktoz monohidrat (sığır kaynaklı)
Hipromelloz
Titan dioksit
Makrogol 3000
Sarı ve kırmızı demir oksit (E 172)
Saf su
Karnauba mumu
6.3 Raf ömrü
36 ay
6.4 Saklamaya yönelik özel tedbirler
30oC altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
6.5 Ambalaj niteliği ve içeriği
Opak PVC/PVDC Al blisterlerde 28 tablet (14×2 blister)
6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler
Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller ‘Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’ ve
‘Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmelikleri’ne uygun olarak imha edilmelidir.
7. RUHSAT SAHİBİ
Sanofi Sağlık Ürünleri Ltd. Şti.
Esentepe Mah.Büyükdere Cad. 193 Apt. No:193/11
Şişli – İSTANBUL
Tel: (212) 339 10 00
Faks: (212) 339 11 99
8. RUHSAT NUMARASI
2018/299
9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ
İlk ruhsat tarihi: 05.06.2018
Ruhsat yenileme tarihi:
10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ:

ISENTRESS 400 mg film kaplı tablet, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi :

Raltegravir potasyum etken maddeyi içinde bulunduran ISENTRESS 400 mg film kaplı tablet, HIV (insan immün yetmezlik virüsü) enfeksiyonu olan erişkinler ve 6 yaş ve üstü çocuklar ve gençlerde HIV’i tedavi etmek amacıyla diğer antiretroviral  ilaçlarla beraber (kombinasyon tedavide) kullanılmaktadır. ISENTRESS, vücuttaki virüs miktarını azaltır ve onu düşük bir düzeyde tutar. Etkisini,  HIV’in  hücreleri enfekte etmek için kullandığı viral bir enzim olan integraz enziminin çalışmasını durdurarak gösterir.

 

ISENTRESS 400 mg film kaplı tablet Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. ISENTRESS tablet içindeki aktif maddeye ya da yardımcı maddelere alerjiniz var ise; kullanmayınız.
  2. Enfeksiyonun kontrol altında tutulması ve hastalığınızın kötüleşmemesi için hekiminizin belirttiği sürece tüm ilaçlarınızı düzenli bir şekilde almaya devam ediniz. İlacınız tamamen bitmeden tekrar  reçete ettiriniz. Hekiminizle kararlaştırdığınız randevu tarihlerini takip ederek randevularınıza zamanında gidiniz.
  3. Kullanımı 6 yaşından küçük ve vücut ağırlığı 25 kilodan az olan çocuklar için uygun değildir.
  4. Gebelikte ve emzirme döneminde hekime danışmadan kullanmayınız.
  5. Eğer geçmişte veya halihazırda karaciğer veya böbrek rahatsızlığınız varsa ya da kemiklerin ile ilgili problemler, şeker hastalığınız (diyabet), aşırı kilonuz var ise ve kolesterolünüz yüksekse ya da psikiyatrik rahatsızlık hikayeniz varsa ISENTRESS tableti güvenli bir şekilde kullanabilmeniz için tedaviye başlamadan önce hekiminizi durumunuz hakkında bilgilendirmelisiniz.
  6. ISENTRESS tablet ile tedavinin, durumunuzu  iyileştirip iyileştirmediğinden emin olabilmek için belirli aralıklarla kan tahlilleri yapılması gereklidir ve karaciğer işlevleriniz takip edilmelidir.
  7. ISENTRESS tablet, korumasız seks veya iğne, traş bıçağı paylaşımı gibi yollarla virüsün başkasına geçmesini engellemez. Cinsel ilişki sırasında güvenli metodlar (kondom, spremisid gibi) kullanmalısınız. Partnerinizle korumasız cinsel ilişkiye girmemelisiniz ve etrafınızdakilerle tıraş bıçağı veya diş fırçası vb. bakım ürünlerini ortak kullanmayınız.

 

ISENTRESS 400 mg film kaplı tablet’in Kullanım Şekli :

  1. Hekiminiz ISENTRESS ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince mutlaka hekimin direktiflerine harfiyen uyunuz. Zira tedavide yanlış uygulamalar hastalığın seyrini olumsuz bir şekilde etkilemektedir.
  2. ISENTRESS, oral yolla kullanılır. İlacınızın her dozunu bir bardak su ile beraber içiniz. Tercihen yemekten önce, yemek esnasında ya da yemek yedikten sonra kullanabilirsiniz.
  3. Günlük tavsiye edilen doz miktarı: Günde 2 kere 400 mg’lık 1 tablet ISENTRESS uygulanır.

 

ISENTRESS 400 mg film kaplı tablet’in Olası Yan Etkileri

  1. ISENTRESS ilaçla tedavi esnasında, şiddetli karın ağrısı , soluk alıp vermede zorluk, kurdeşen, yüzde , dudaklarda, boğaz ya da dilde  şişlik gibi bir durumda acilen hekiminizle irtibat kurunuz.
  2. Bitkinlik, halsizlik veya ateş, baş ağrısı, uykusuzluk, depresyon, kabus veya anormal rüyalar görme, baş dönmesi, sersemlik, iştah kaybı, bağırsaklar veya midede gaz birikimi, hazımsızlık, geğirme, ciltte döküntü. Bunlar ISENTRESS tabletin kullanımına bağlı görülebilen yan etkilerdir.

 

İlaç Marka İsmi: ISENTRESS 400 mg film kaplı tablet
İlaç Etken Maddesi: Raltegravir potasyum
İlacın yardımcı maddeleri: Mikrokristalin selüloz, Laktoz monohidrat (inek sütü kaynaklı), Dibazik anhidr kalsiyum fosfat, Hipromelloz 2208, Poloksamer 407, Sodyum stearil fumarat, Magnezyum stearat, Polivinil alkol, Titanyum dioksit (E 171), Polietilen glikol 3350, Talk (E 553b), Kırmızı ve siyah demir oksit (E 172)
ISENTRESS, Sistemik kullanım için antiviral, Diğer Antiviraller olarak TİTCK  ilaç listesindeki farmakoterapötik grupta ve J05AX08 ATC koduyla yer almaktadır.
Normal reçete ile satışı yapılan ilacın ruhsat sahibi ve üretimini yapan firma: Merck Sharp Dohme İlaçları Ltd. Şti.
Esentepe Mah. Büyükdere Cad. No:199 Levent 199 Ofis Blok Kat:13 Levent 34394/İstanbul
Tel : 0212 336 10 00-Faks : 0212 355 02 02
Üretici : MSD International GmbH (Singapur Branch) 21 Tuas South Avenue 6, Singapur

ISENTRESS 400 mg prospektüsü, kullanma talimat (ilaç hakkında hastayı daha detaylı bilgilendirmek amacıyla)
Burada;
1.ISENTRESS 400 mg nedir ve ne için kullanılır?
2. ISENTRESS 400 mg’ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler
3.ISENTRESS 400 mg nasıl kullanılır?
4. ISENTRESS 400 mg’ın olası yan etkileri nelerdir?
5.ISENTRESS 400 mg’ın saklanması; gibi sorulara cevaben geniş kapsamlı içerikler sunulmuştur.
ISENTRESS 400 mg prospektüsü, kullanma talimat

ISENTRESS 400 mg’ın kısa ürün bilgisi
ISENTRESS 400 mg’ın kısa ürün bilgisi

İESETUM 0.5 g i.m./i.v. enj. çöz. tozu, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi :

İlacın Etken Maddesi Seftazidim Pentahidratdır. Bu madde, vücuttaki bakterilerle savaşan, duyarlı bakterilerin ölümüne sebep olan bir antibiyotiktir. İESETUM 0.5 g i.m./i.v, bakteri kaynaklı beyin zarı iltihabı (bakteriyel menenjit), septisemi, bakteriyemi (kanda bakteri bulunması), idrar yolu ve genital bölge enfeksiyonları, böbrek  enfeksiyonu (iltihabı), karın zarı veya karın içi organlarda gelişen enfeksiyonlar, kistik fibrozis kaynaklı akciğer iltihaplanması ve diğer alt solunum yolu enfeksiyonları ile bademciklerin iltihaplanması, sinüzit, orta kulak enfeksiyonu gibi üst solunum yolu enfeksiyonları, eklem, kemik, doku ve yumuşak doku enfeksiyonlarını da içeren ağır seyreden bakteri kökenli enfeksiyonlarda; tek başına veya Aminoglikozid antibiyotikler ve beta laktam antibiyotiklerle beraber kombinasyon tedavide; İESETUM 0.5 g i.m./i.v. ayrıca ameliyattan sonraki dönemde hastayı enfeksiyondan korumak için de kullanılabilir.

 

İESETUM 0.5 g i.m./i.v. enjeksiyonluk çözelti tozu Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. İESETUM, 500 mg seftazidim ihtiva eden 1 flakonluk kutular halinde, içinde 5 ml’lik enjeksiyonluk su bulunan 1 adet eritici ampul ile satışa sunulmuştur.
  2. İlacın etken maddesine hassasiyetiniz (alerjiniz) var ise;  bu ilacı kullanmanız önerilmez.
  3. İESETUM’u hekimin tavsiye ettiği süre boyunca kullanınız. Bu ilacın uzun süreli uygulanımı zamanla İESETUM’dan etkilenmeyen mantar gibi organizmaların aşırı çoğalmasına sebep olabilir.
  4. Böbreklerinizde işlev bozukluğu var ise ya da böbrekleriniz için zararlı olabilecek başka ilaçlarla tedavi görüyorsanız; bu ilacı almadan önce hekiminizle bu konuyu konuşunuz.
  5. İESETUM’u hamilelik dönemi ve emzirme dönemlerinde hekiminize danışmadan kullanmayınız.
  6. Kendinizi iyi hissetseniz bile bu ilacı hekiminiz tarafından önerildiği sürece kullanınız. Çünkü, enfeksiyon vücudunuzdan tamamen temizlenmeden de iyileşme belirtileri görülebilir. İlaçtan iyi sonuç alabilmeniz için, hekimin sizin için öngördüğü kullanma süresini dikkate alınız.
  7. Daha önceleri antibiyotikle tedavi gördüğünüz süre zarfında sizde karın ağrısıyla beraber kanlı veya çok sulu dışkılama meydana geldiyse veya bu durum tedavi sırasında ya da tedaviden hemen sonra geliştiyse, hekiminizle irtibat kurunuz. Çünkü bu durum antibiyotik tedavisini takiben ortaya çıkabilen ve tedavinin kesilmesini, özel bir tedaviye başlanılmasını gerektirebilecek, ciddi bir bağırsak iltihaplanmasının belirtisi olabilir. İESETUM 0.5 g i.m./i.v. kulanılırken bu hususa dikkat edilmelidir.

 

İESETUM 0.5 g i.m./i.v. enjeksiyonluk çözelti tozu’nun Kullanım Şekli :

  1. Hekiminiz  İESETUM 0.5 g i.m./i.v. ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince lütfen hekimin direktiflerine uyunuz. Yanlış ve talimat dışı kullanımlar hastalığın seyrini olumsuz bir şekilde etkiler, sağlığınıza ciddi zararlar verir.
  2. İESETUM 0.5 g i.m./i.v., kas içine veya damar içine enjeksiyon yoluyla kullanılır.

 

İESETUM 0.5 g i.m./i.v. enjeksiyonluk çözelti tozu’nun yan etkileri:

  1. Karın ağrısı, soluk alıp vermede zorluk, kurdeşen, yüzde, dudaklarda, dilde ve boğazda şişlik gibi alerjiyi işaret eden bir durumda; acilen hekimi bilgilendiriniz.
  2. Enjeksiyon bölgesinde ağrı ve sulu dışkı İESETUM’un yaygın yan etkileridir (İESETUM kullanan 10 hastanın 1’inden az, fakat 100 hastanın 1’inden fazla görülebilen).

 

İlaç Etken Maddesi: Seftazidim Pentahidrat
İlaç Marka İsmi: İESETUM 0.5 g i.m./i.v. enjeksiyonluk çözelti tozu
İESETUM 0.5 g i.m./i.v., sistemik antienfektifler, sistemik diğer beta laktam antibakteriyeller, 3. kuşak sefalosporinler, seftazidim olarak sınıflandırılmış farmakoterapötik grupta ve J01DD02 ATC koduyla TİTCK  ilaç listesinde yer alır.
İESETUM, normal reçeteyle satılmaktadır. İlacın ruhsatı ve üretimi, İbrahim Etem Ulagay İlaç Sanayii Türk A.Ş. firmasına aittir.
İESETUM 0.5 g i.m./i.v.’e ait detaylı açıklamalarla hastayı bilgilendirmek amacıyla aşağıda;
—İESETUM 0.5 g i.m./i.v. nedir ve ne için kullanılır;
—İESETUM 0.5 g i.m./i.v. kullanmadan önce dikkatli olunması gereken hususlar ve alınması gerekli olan tedbirler nelerdir;
—İESETUM 0.5 g i.m./i.v. nasıl kullanılır;
—İESETUM 0.5 g i.m./i.v. olası yan etkileri nelerdir;
—İESETUM 0.5 g i.m./i.v. nasıl saklanır; gibi sorulara cevaben Ulagay İlaç tarafından sunulan daha geniş kapsamlı bilgiler bulunmaktadır.
İESETUM 0.5 g i.m-i.v. prospektüsü, kullanma talimatı

İESETUM 0.5 g i.m./i.v. kısa ürün bilgisi
İESETUM 0.5 g i.m.-i.v. kısa ürün bilgisi

İESETUM 2 g İV enjeksiyonluk çözelti tozu, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi :

İlacın Etken Maddesi Seftazidim Pentahidratdır ve bu madde, vücuttaki bakterilerle savaşan, duyarlı bakterilerin ölümüne sebep olan bir antibiyotiktir. İESETUM 2 g i.v. enjeksiyonluk çözelti tozu, bakteri kaynaklı beyin zarı iltihabı (bakteriyel menenjit), septisemi, bakteriyemi (kanda bakteri bulunması), idrar yolu ve genital bölge enfeksiyonları, böbrek  enfeksiyonu (iltihabı), karın zarı veya karın içi organlarda gelişen enfeksiyonlar, kistik fibrozis kaynaklı akciğer iltihaplanması ve diğer alt solunum yolu enfeksiyonları ile bademciklerin iltihaplanması, sinüzit, orta kulak enfeksiyonu gibi üst solunum yolu enfeksiyonları, eklem, kemik, doku ve yumuşak doku enfeksiyonlarını da içeren ağır seyreden bakteri kökenli enfeksiyonlarda; tek başına veya Aminoglikozid antibiyotikler ve beta laktam antibiyotiklerle beraber kombinasyon tedavide; İESETUM 2 g i.v. ayrıca ameliyattan sonraki dönemde hastayı enfeksiyondan korumak için de kullanılabilir.

 

İESETUM 2 g i.v enjeksiyonluk çözelti tozu Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1.  İESETUM 2 mg seftazidim ihtiva eden 1 flakonluk kutular halinde, içinde 10 ml’lik enjeksiyonluk su bulunan 1 adet eritici ampul ile satışa sunulmuştur.
  2. İlacın etken maddesine hassasiyetiniz (alerjiniz) var ise; bu ilacı kullanmanız önerilmez.
  3. İESETUM’u hekimin tavsiye ettiği süre boyunca kullanınız. Bu ilacın uzun süreli uygulanımı zamanla İESETUM’dan etkilenmeyen mantar gibi organizmaların aşırı çoğalmasına sebep olabilir.
  4. Böbreklerinizde işlev bozukluğu var ise ya da böbrekleriniz için zararlı olabilecek başka ilaçlarla tedavi görüyorsanız; bu ilacı almadan önce hekiminizle bu konuyu konuşunuz.
  5. İESETUM’u hamilelik dönemi ve emzirme dönemlerinde hekiminize danışmadan kullanmayınız.
  6. Kendinizi iyi hissetseniz bile bu ilacı hekiminiz tarafından önerildiği sürece kullanınız. Çünkü, enfeksiyon vücudunuzdan tamamen temizlenmeden de iyileşme belirtileri görülebilir. İlaçtan iyi sonuç alabilmeniz için, hekimin sizin için öngördüğü kullanma süresini dikkate alınız.
  7. Daha önceleri antibiyotikle tedavi gördüğünüz süre zarfında sizde karın ağrısıyla beraber kanlı veya çok sulu dışkılama meydana geldiyse veya bu durum tedavi sırasında ya da tedaviden hemen sonra geliştiyse, hekiminizle irtibat kurunuz. Çünkü bu durum antibiyotik tedavisini takiben ortaya çıkabilen ve tedavinin kesilmesini, özel bir tedaviye başlanılmasını gerektirebilecek, ciddi bir bağırsak iltihaplanmasının belirtisi olabilir. İESETUM 2 g i.v. kullanılırken bu hususa dikkat edilmelidir.

 

İESETUM 2 g i.v. enjeksiyonluk çözelti tozu’nun Kullanım Şekli :

  1. Hekiminiz İESETUM 2 g i.v. ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince lütfen hekimin direktiflerine uyunuz. Yanlış ve talimat dışı kullanımlar hastalığın seyrini olumsuz bir şekilde etkiler, sağlığınıza ciddi zararlar verir.
  2. İESETUM 2 g i.v., damar içine enjeksiyon yoluyla kullanılır.

 

İESETUM 2 g i.v. enjeksiyonluk çözelti tozu’nun yan etkileri:

  1. İESETUM ilaçla tedavide karın ağrısı, soluk alıp vermede zorluk, kurdeşen, yüzde, dudaklarda, dilde ve boğazda şişlik gibi  bir durumda; acilen hekimi bilgilendiriniz.
  2. Enjeksiyon bölgesinde ağrı ve sulu dışkı İESETUM’un yaygın yan etkileridir (İESETUM kullanan 10 hastanın 1’inden az, fakat 100 hastanın 1’inden fazla görülebilen).

 

İlaç Etken Maddesi: Seftazidim
İlaç Marka İsmi: İESETUM 2 g i.v. enjeksiyonluk çözelti tozu
İESETUM 2 g i.v. , sistemik antienfektifler, sistemik diğer beta laktam antibakteriyeller, 3. kuşak sefalosporinler, seftazidim olarak sınıflandırılmış farmakoterapötik grupta ve J01DD02 ATC koduyla TİTCK  ilaç listesinde yer alır.
İESETUM, normal reçeteyle satılmaktadır. İlacın ruhsatı ve üretimi, İbrahim Etem Ulagay İlaç Sanayii Türk A.Ş. firmasına aittir. Adresi : Maslak Mah. Sümer Sok. No: 4 Maslak Office Building Kat: 7-8 Maslak,34485, Sarıyer/İstanbul
Telefon: 0(212) 467 11 11- Faks: 0(212) 467 12 12
İlacın prospektüsü, kullanma talimatı ( İESETUM 2 g i.v. ilaca ait detaylı açıklamalarla hastayı bilgilendirmek amacıyla bu bölümde;
—İESETUM 2 g i.v. nedir ve ne için kullanılır;
—İESETUM 2 g i.v. kullanmadan önce dikkatli olunması gereken hususlar ve alınması gerekli olan tedbirler nelerdir;
—İESETUM 2 g i.v. nasıl kullanılır;
—İESETUM 2 g i.v. olası yan etkileri nelerdir;
—İESETUM 2 g i.v. nasıl saklanır; bu gibi sorulara cevaben daha geniş kapsamlı içerikler bulunmaktadır.)
İESETUM 2 g i.v. prospektüsü

İESETUM 2 g i.v. kısa ürün bilgisi
İESETUM 2 g i.v. kısa ürün bilgisi

İESETUM 1 G IM/IV Enjektabl Flakon, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi :

İlacın Etken Maddesi Seftazidim Pentahidratdır. Bu madde, vücuttaki bakterilerle savaşan, duyarlı bakterilerin ölümüne sebep olan bir antibiyotiktir. İESETUM 1 G IM/IV Enjektabl Flakon, bakteri kaynaklı beyin zarı iltihabı (bakteriyel menenjit), septisemi, bakteriyemi (kanda bakteri bulunması), idrar yolu ve genital bölge enfeksiyonları, böbrek  enfeksiyonu (iltihabı), karın zarı veya karın içi organlarda gelişen enfeksiyonlar, kistik fibrozis kaynaklı akciğer iltihaplanması ve diğer alt solunum yolu enfeksiyonları ile bademciklerin iltihaplanması, sinüzit, orta kulak enfeksiyonu gibi üst solunum yolu enfeksiyonları, eklem, kemik, doku ve yumuşak doku enfeksiyonlarını da içeren ağır seyreden bakteri kökenli enfeksiyonlarda; tek başına veya Aminoglikozid antibiyotikler ve beta laktam antibiyotiklerle beraber kombinasyon tedavide; İESETUM 1 G IM/IV. ayrıca ameliyattan sonraki dönemde hastayı enfeksiyondan korumak için de kullanılabilir.

 

İESETUM 1 G IM/IV Enjektabl Flakon Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. İESETUM, 1 g seftazidim ihtiva eden 1 flakonluk kutular halinde, içinde 10 ml’lik enjeksiyonluk su bulunan 1 adet eritici ampul ile satışa sunulmuştur.
  2. İlacın etken maddesine hassasiyetiniz (alerjiniz) var ise;  bu ilacı kullanmanız önerilmez.
  3. İESETUM’u hekimin tavsiye ettiği süre boyunca kullanınız. Bu ilacın uzun süreli uygulanımı zamanla İESETUM’dan etkilenmeyen mantar gibi organizmaların aşırı çoğalmasına sebep olabilir.
  4. Böbreklerinizde işlev bozukluğu var ise ya da böbrekleriniz için zararlı olabilecek başka ilaçlarla tedavi görüyorsanız; bu ilacı almadan önce hekiminizle bu konuyu konuşunuz.
  5. İESETUM’u hamilelik dönemi ve emzirme dönemlerinde hekiminize danışmadan kullanmayınız.
  6. Kendinizi iyi hissetseniz bile bu ilacı hekiminiz tarafından önerildiği sürece kullanınız. Çünkü, enfeksiyon vücudunuzdan tamamen temizlenmeden de iyileşme belirtileri görülebilir. İlaçtan iyi sonuç alabilmeniz için, hekimin sizin için öngördüğü kullanma süresini dikkate alınız.
  7. Daha önceleri antibiyotikle tedavi gördüğünüz süre zarfında sizde karın ağrısıyla beraber kanlı veya çok sulu dışkılama meydana geldiyse veya bu durum tedavi sırasında ya da tedaviden hemen sonra geliştiyse, hekiminizle irtibat kurunuz. Çünkü bu durum antibiyotik tedavisini takiben ortaya çıkabilen ve tedavinin kesilmesini, özel bir tedaviye başlanılmasını gerektirebilecek, ciddi bir bağırsak iltihaplanmasının belirtisi olabilir. ESETUM 1 G IM/IV kulanılırken bu hususa dikkat edilmelidir.

 

İESETUM 1 G IM/IV Enjektabl Flakon’un Kullanım Şekli :

  1. Hekiminiz  ESETUM 1 G IM/IV  ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince lütfen hekimin direktiflerine uyunuz. Yanlış ve talimat dışı kullanımlar hastalığın seyrini olumsuz bir şekilde etkiler, sağlığınıza ciddi zararlar verir.
  2. Bu ilaç, kas içine veya damar içine enjeksiyon yoluyla kullanılır.

 

İESETUM 1 G IM/IV Enjektabl Flakon’un yan etkileri:

  1. Karın ağrısı, soluk alıp vermede zorluk, kurdeşen, yüzde, dudaklarda, dilde ve boğazda şişlik gibi alerjiyi işaret eden bir durumda; acilen hekimi bilgilendiriniz.
  2. Enjeksiyon bölgesinde ağrı ve sulu dışkı İESETUM’un yaygın yan etkileridir (Bu ilaçla tedavi gören 10 hastanın 1’inden az, fakat 100 hastanın 1’inden fazla görülebilen).

 

İlaç Etken Maddesi: Seftazidim Pentahidrat
İlaç Marka İsmi: İESETUM 1 G IM/IV Enjektabl Flakon

İESETUM 1 G IM/IV , sistemik antienfektifler, sistemik diğer beta laktam antibakteriyeller, 3. kuşak sefalosporinler, seftazidim olarak sınıflandırılmış farmakoterapötik grupta ve J01DD02 ATC koduyla TİTCK  ilaç listesinde yer alır.
İESETUM, normal reçeteyle satılmaktadır. İlacın ruhsatı ve üretimi, İbrahim Etem Ulagay İlaç Sanayii Türk A.Ş. firmasına aittir. Adresi : Maslak Mah. Sümer Sok. No: 4 Maslak Office Building Kat: 7-8 Maslak,34485, Sarıyer/İstanbul
Telefon: 0(212) 467 11 11- Faks: 0(212) 467 12 12
İlacın prospektüsü, kullanma talimatı ( İESETUM 1 G IM/IV ilaca ait detaylı açıklamalarla hastayı bilgilendirmek amacıyla bu bölümde;
—İESETUM 1 G IM/IV nedir ve ne için kullanılır;
—İESETUM 1 G IM/IV kullanmadan önce dikkatli olunması gereken hususlar ve alınması gerekli olan tedbirler nelerdir;
—İESETUM 1 G IM/IV nasıl kullanılır;
—İESETUM 1 G IM/IV olası yan etkileri nelerdir;
—İESETUM 1 G IM/IV nasıl saklanır; bu gibi sorulara cevaben daha geniş kapsamlı içerikler bulunmaktadır.)
İESETUM 1 G IM-IV prospektüsü

İESETUM 1 G IM/IV kısa ürün bilgisi
İESETUM 1 G IM-IV kısa ürün bilgisi

GRİBEX COLD & FLU film kaplı tablet, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

İlaç Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

 

  1. İlaç Marka İsmi: GRIBEX COLD & FLU 200 mg/30 mg/4 mg film kaplı tablet.  Etken maddesi İbuprofen, Psödoefedrin hidroklorür ve Klorfeniramin Maleat’tır.  Kullanımı: Analjezik, antiinflamatuvar, antipiretik, antihistanik etkileri ve üst solunum yollarında dekonjestan etkisiyle soğuk algınlığı, grip tedavisi.
  2. GRİBEX COLD FLU, hamilelikte birinci ve ikinci trimesterde C, 3. trimesterde D kategorisindedir ve anne sütüyle bebeğe geçer.
  3. Kontrendikeleri: Risperidon’a aşırı hassasiyet durumu, Monoamin oksidaz inhibitörleri ile eşzamanlı kullanımı, 12 yaşından küçükler,  koroner arter by-pass ameliyatı sonrası ve öncesi, geçmişte veya halen varolan gastrointestinal kanama ya da ülser, ağır böbrek, karaciğer, koroner arter, kalp yetmezliği,   şeker hastalığı, aşırı çalışan tiroid bezi. prostat bezi büyümesi ve böbrek üstü bezi tümörü, yüksek tansiyon varlığı durumlarında GRİBEX COLD FLU kullanılmaz.
  4. GRİBEX COLD FLU yan etkisi: Sersemlik, anksiyete, deri döküntüsü, titreme, taşikardi, çarpıntı, aritmi, düşük tansiyon, ağız kuruluğu, baş ağrısı, abdominal ağrı.
  5. DOZAJ: Bir günde 4 ya da 6 saatlik aralıkla 1-2 tablet (24 saatte maksimum 6 tablet).
  6. GRİBEX COLD FLU da dahil olmak üzere hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi sürecinde lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz. GRİBEX COLD FLU ilaç ile tedaviniz yalnızca hekiminizin  kararıyla değiştirilmeli veya son verilmelidir.
  7. GRİBEX COLD FLU sırasıyla; Solunum sistemi, Nazal ilaçlar, Sistemik Nazal Dekonjestanlar, Sempatominetikler ve psödoefedrin kombinasyonu (öksürük ve soğuk algınlığı ilaçları) olarak sınıflandırılmış şekilde, R01BA52 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında bulunur. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz bu ilacın üretimini : Nobel İlaç Sanayii yapar, ruhsatı da aynı şirkete aittir. Kullanım talimatı ve GRİBEX COLD FLU’a ait kısa bilgi pdf belgeleri (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, kontrendikeleri; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen-yan etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler) daha sonra sunulacaktır.

 

GRİBEX COLD FLU film kaplı tablet kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

 

GRİBEX COLD FLU film kaplı tablet kısa ürün bilgisi

 

Ruhsatı: Nobel İlaç Sanayii ve Tic. Anomim Şirketi
Adres: İnkılap Mah. Akçakoca Sk. No:10 Ümraniye / İstanbul 34768 Tel(2216) 633 60 00-Fax(216) 633 60 01

GEFIRA 250 mg film kaplı tablet, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

İlaç Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

 

  1. İlaç Marka İsmi: GEFIRA 250 mg film kaplı tablet.  Etken maddesi Gefitinib’dir.  Tedavi: yetişkinlerde, küçük hücreli olmayan akciğer kanseri.
  2. GEFIRA, hamilelikte D kategorisindedir ve anne sütüyle bebeğe geçer.
  3. Kontrendikeleri: gefitinib alerjisi.
  4. Etkileşimi: İtrakonazol, karbamazepin, fenitoin, sarı kantaron, H2-antagonistleri, antasid, proton-pompası inhibitörü, barbitüratlar, Rifampisin ve varfarin.
  5. GEFIRA yan etkisi: Halsizlik, iştahsızlık, ciltte kaşıntılı döküntü, ağız yarası, ağız kuruluğu, mide bulantısı, diyare, kanda Alanin aminotransferaz artışı, sistit.
  6. GEFIRA DOZAJI: Günde 1×1 tablet.
  7. GEFIRA da dahil olmak üzere hekimle görüşmeden rastgele ilaç almaktan sakınınız. Hekiminiz bu ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi sürecinde lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz. GEFIRA ilaç ile tedaviniz yalnızca hekiminizin  kararıyla değiştirilmeli veya son verilmelidir.
  8. GEFIRA sırasıyla;Antineoplastik ve İmmünomodülatör Ajanlar, Antineoplastikler, Protein kinaz inhibitörleri ve gefitinib olarak sınıflandırılmış şekilde, L01XE02 ATC koduyla İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ruhsatlı ilaçlar arasında bulunur. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz bu ilacın üretimini : Teva Pharmaceutical Industries Ltd. Kfar Saba / İsrail yapar, ruhsatı Teva İlaçları San. ve Tic. A.Şti’ne aittir. Kullanma talimatı ve GEFIRA’ya ait kısa bilgi pdf belgeleri (ne ilacıdır; ilaca başlamadan önce bilinmesi gerekenler; kullanımının emziren veya hamile olanlarda uygun olup olmadığı;  ilaç etkileşimi, kontrendikeleri; saklama koşulları; uygulama biçimi; dozaj bilgileri; istenmeyen-yan etkilerde yapılacaklar ve tavsiyeler) aşağıdadır.

 

GEFİRA kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

GEFIRA kullanma talimatı (ilaç prospektüsü)

GEFİRA kısa ürün bilgisi

GEFIRA kısa ürün bilgisi

Ruhsatı: Teva İlaçları Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi 
Adres: Fatih Sultan Mehmet Mahallesi Poligon Cad. Buyaka 2 Sitesi C-Blok Kat:3 Ümraniye 34771 / İstanbul.  Tel(216) 656 67 00

ALKERAN 2 mg Film Kaplı Tablet, nedir, ne işe yarar, yan etkileri, nasıl kullanılır

Endikasyon Bilgisi :

İlacın etken maddesi Melfalan’dır. Kanser tedavisi için kullanılan bu madde, vücudun ürettiği anormal hücrelerin sayısını azaltmaya yarayan bir maddedir. ALKERAN Tablet, kemik iliği kanseri (Multipl miyelom); ileri evredeki yumurtalık kanseri (ilerlemiş over adenokarsinomu), ilerlemiş meme kanseri ve kanda kırmızı kan hücrelerinin sayısının arttığı bir hastalık (Polisitemi vera) tedavisinde kullanılır.

 

ALKERAN 2 mg 25 Tablet Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar :

  1. İlacın etken maddesine bir alerjiniz var ise; bu ilacı kullanmanız önerilmez.
  2.  Yakın tarihte radyoterapi veya kemoterapi tedavisi aldıysanız; karaciğerinizde ya da böbrek işlevlerinizde bozukluk; canlı aşı olma planınız var ise ya da doğum kontrol ilacı alıyor iseniz; böyle bir durumda ilacı güvenli bir şekilde kullanabilmeniz için tedavi başlamadan önce hekiminize durumunuzu mutlaka söylemelisiniz.
  3. Hamilelik döneminde ve emzirme dönemlerinde hekime danışmadan kullanmayınız.

 

ALKERAN 2 mg 25 Tablet’in Kullanım Şekli :

  1. Hekimle görüşmeden ilaç kullanmayın. Hekiminiz ALKERAN ilacı nasıl reçete ettiyse o şekilde kullanmanız gerekmektedir. Tedavi süresince lütfen hekiminizin direktiflerine uyunuz.
  2. İlacın her bir dozunu bir bardak suyla beraber yutulur.

 

İlacın Olası Yan Etkileri

  1. Soluk alıp vermede güçlük, ürtiker, yüzde,  ağızda, dil  ve boğazda şişme gibi bir durumda vakit kaybetmeden bir sağlık kurumu veya hekimle irtibat kurulmalıdır.
  2. ALKERAN’ın yan etkileri: bulantı, kusma, ishal, saç dökülmesi, ağızda yara, ateş, fibrosis, atrofisi, kemik iliği depresyonu, kas ağrısı.

 

İlaç Etken Maddesi: Melfalan
İlaç Marka İsmi: ALKERAN 2 mg Film Kaplı Tablet
İlaç ATC Kodlaması: Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki ilaç sınıflamasında ALKERAN, sırasıyla; ANTİNEOPLASTİK VE İMMÜNOMODÜLATÖR AJANLAR, ANTİNEOPLASTİKLER, ALKİLLEYİCİ AJANLAR, Nitrojen mustard analogları, melfelan olarak sınıflandırılmış şekilde ve L01AA03 ATC koduyla yer alır. Eczaneden normal reçeteyle alabileceğiniz ALKERAN 2 mg Tablet’in üretimini yapan Excella GmbH & Co. KG (Feucht/Almanya)’dır. Ruhsatı da VLD Danışmanlık, Tıbbi Ürünler ve Hizmetleri’ne aittir.
— ALKERAN 2 mg tablet endikasyonu, ne ilacı;
—ALKERAN uygulanımından önce bilinmesi gereken konular; emzirme evresinde, hamile olanlarda kullanılır mı;  etkileşim bilgisi ve kontrendikeleri; saklama koşulları;
—ALKERAN kullanımıyla ortaya çıkan istenmeyen etkilerde yapılması gerekenler;
—ALKERAN kullanışı ile ilgili öneriler, uygulanım biçimi, doz bilgisi; bunlarla ilgili hekim ve hastaların okuması için hazırlanmış prospektüslerin pdf belgelerinde VLD Tıbbi Ürünler ve Hizmetleri’nin daha kapsamlı açıklamalarına erişilebilir.
ALKERAN 2 mg 25 tablet’in kullanma talimatı pdf belgesi
ALKERAN 2 mg Film Kaplı Tablet’in kullanma talimatı

1 tablet ALKERAN’da  Melfalan (2 mg) etken madde bulunur. Tablet içindeki yardımcı bileşenler: Kolloidal susuz silika, Hipromelloz, Mikrokristalize selüloz, Makrogol, Magnezyum stearat, Titanyum dioksit ve Krospovidon’dur.
ALKERAN, beyaz-kirli beyaz renkli, yuvarlak, bikonveks, bir yüzünde ‘GX EH3’  yazılı, diğer yüzünde ‘A’  yazılı, beyaz ila kirli beyaz renkte, yuvarlak, bikonveks, film kaplı tabletlerdir. Etki mekanizması: Melfalan, bifonksiyonel alkilleyici ajandır. Her iki molekül bis-2 kloroetil gruplarından oluşan karbonyum ara ürünü, DNA’daki guanin bazının yedinci pozisyonundaki azota (N7) alkil grubu bağlanmasını sağlar, DNA zincirleri arasında çapraz bağlanma yapar ve böylece hücre bölünmesi engellenmiş olur.
ALKERAN 2 mg tablet endikasyonları:
-Multipl miyelom, ilerlemiş over adenokarsinomu,
-Meme karsinomu: tek başına veya diğer ilaçlarla birlikte ilerlemiş meme kanseri olan
hastaların bir kısmı üzerinde belirgin terapötik etkiye sahiptir.
-Polisitemi rubra vera: ALKERAN polisitemi verası olan hastaların bir kısmının
tedavisinde endikedir.
Genel alkilleyici ajanlar sınıfına dahil sitotoksik bir ilaçtır ve yalnızca malign
hastalıkların tedavisinde bu tür ajanların uygulanması konusunda deneyimli hekimler
tarafından reçete edilmelidir.
Kemik iliğini baskıladığından tedavi sırasında sık sık kan sayımı yapılmalı ve
gerekli olduğu takdirde doz ertelenmeli veya ayarlanmalıdır.
Emilimi, oral uygulamayı takiben değişkenlik gösterir. Potansiyel olarak
terapötik düzeylere ulaşıldığından emin olabilmek için, kemik iliği baskılanması görülene
kadar, dozun dikkatli bir şekilde artırılması gerekir.
Multipl miyelom
Oral dozu tipik doz şemasına göre, 4 gün boyunca bölünmüş dozlarda günde 0.15
mg/kg vücut ağırlığı/gün’dür, bu, 6 haftalık aralıklarla tekrarlanır. Birçok farklı uygulama
şeması denenmiştir; ayrıntılar için bilimsel literatüre başvurulmalıdır.
ALKERAN ve prednizonun oral yolla uygulanması, ALKERAN’ın tek başına uygulanmasına
göre daha etkilidir. Kombine tedavi genellikle, aralıklı olarak verilir.
Yanıt alınan hastalarda, tedavinin 1 yıldan fazla sürdürülmesi, sonucu iyileştirmemektedir.
İlerlemiş over adenokarsinomu
Tipik uygulama, oral yolla 5 gün boyunca 0.2 mg/kg vücut ağırlığı/gün’dür. Bu her 4 – 8 haftada
bir ya da perifer kan sayımı düzelene kadar tekrarlanır.
Meme karsinomu
ALKERAN oral yolla, 5 gün boyunca günde 0.15 mg/kg vücut ağırlığı veya 6 mg/m² vücut
alanı dozunda verilir ve bu uygulama 6 haftada bir tekrarlanır. Eğer kemik iliği toksisitesi
görülürse doz azaltılır.
Polisitemi rubra vera
Remisyon indüksiyonu için uygulanan doz 5 – 7 gün süreyle, günde 6 – 10 mg’dır; yeterli
hastalık kontrolü sağlanana dek, günde 2 – 4 mg ile devam edilir.
İdame tedavi haftada 2-6 mg’lık doz ile sürdürülür.
Devamlı ALKERAN tedavisi sırasında, şiddetli kemik iliği baskılanması olasılığına karşı
dikkatli hematolojik kontrol için sık sık kan sayımları yapılmalı veya gerekli ise doz ayarlaması
yapılabilir veya tedaviye ara verilebilir.
Tromboembolik olaylar
Lenalidomid ve prednizon ile veya talidomid ve prednizon veya deksametazon ile kombine
kullanılan melfalan, artmış venöz tromboemboli riski ile ilişkilendirilmiştir. Tedavinin ilk beş
ayı boyunca, özellikle de ek trombotik risk taşıyan hastalarda olmak üzere, tromboprofilaksi
uygulanmalıdır. Antitrombotik profilaktik önlemleri uygulama kararı, her bir hastanın altta
yatan faktörleri dikkatle değerlendirilerek verilmelidir. (Bkz. 4.4 ve 4.8)
Eğer hastada herhangi bir tromboembolik olay gelişirse, tedavi kesilmeli ve standart
antikoagulasyon tedavisi başlanmalıdır. Lenalidomid ve prednizon ile veya talidomid ve
prednizon veya deksametazon ile kombine kullanılan melfalan, hasta antikoagulasyon tedavisi
ile stabilleştiğinde ve tromboembolik olayın herhangi bir komplikasyonu düzeltildiğinde, yararrisk değerlendirmesine göre tekrar eski dozundan başlanabilir. Hasta, melfalan tedavisi
süresince antikoagulasyon tedavisi almaya devam etmelidir.
ALKERAN’ın kontrendikasyonları
Daha önce melfalana karşı aşırı duyarlılık reaksiyonu gösteren hastalarda kullanılmamalıdır.
Laktasyon süresince ALKERAN uygulanmamalıdır.
ALKERAN, aktif bir sitotoksik ajandır ve ancak bu tür ajanların uygulanmasında deneyimli
hekimlerin gözetiminde kullanılabilir.
Canlı organizma aşısı kullanarak immunizasyon sağlama, bağışıklığı bastırılmış hastalarda
enfeksiyona neden olma potansiyeli taşır. Bu nedenle canlı organizma aşılarıyla immünizasyon
önerilmemektedir.
ALKERAN, güçlü kemik iliği baskılayıcı bir ajan olduğundan, lökopeni ve trombositopeniyi
içeren kemik iliği baskılanması ana istenmeyen etkilerdir. Maksimum kemik iliği
baskılanmasının oluşma zamanı değişken olduğundan kemik iliğinin aşırı bir şekilde
baskılanması ve geri dönüşümsüz kemik iliği aplazisi riskini önlemek için kan değerlerinin çok
dikkatli bir biçimde izlenmesi gerekmektedir.
Kan değerleri, tedavinin sonlandırılmasına karşın düşmeye devam edebilir; bu nedenle,lökosit
ya da trombosit sayımlarında anormal bir düşmeye bağlı olarak ortaya çıkacak ilk belirtilerde,
tedavinin geçici olarak durdurulması öngörülür.
Yakın tarihte radyoterapi ya da kemoterapi almış hastalarda, artan kemik iliği toksisitesi
göz önünde bulundurularak ALKERAN dikkatli kullanılmalıdır.
Nötropeni ve trombositopeni
Lenalidomid ve prednizon ile veya talidomid ve prednizon ile kombine kullanılan melfalan,
yeni tanı konmuş yaşlı multipl miyelom hastalarında artmış hematolojik toksisite, özellikle de
nötropeni ve trombositopeni riskinde artış gözlenmiştir. Bu rejimlerle tedavi edilen hastaların
ve hekimlerinin, peteşi ve epistaksis gibi kanama işaret ve semptomları açısından dikkatli
olmaları önerilir.
Böbrek bozukluğu olan hastalarda, üremik kemik iliği baskılanması da olabileceğinden,
ALKERAN klerensi azalabilir. Doz azaltılması bu durumda gerekli olabilir ve bu hastalar
yakınen takip edilmelidir.
Mutajenite
Melfalan hayvanlarda mutajeniktir ve bu ilaçla tedavi edilen hastalarda kromozom
değişiklikleri gözlenmiştir.
Karsinojenite (İkinci primer malignite)
Akut miyeloid lösemi (AML) ve miyelodisplastik sendrom (MDS)
Diğer alkilleyici ajanlarda olduğu gibi, özellikle yaşlı hastalarda uzun süreli kombinasyon
tedavisi ve radyoterapi sonrasında, melfalanın lökomojenik olduğu bildirilmiştir. Amiloidozis,
malign melanom, multipl miyelom, makroglobulinemi, soğuk aglutinin sendromu ve over
kanseri gibi hastalıklarda melfalan kullanımının ardından, akut lösemi olguları bildirilmiştir.
Over kanserli hastalarda, alkilleyici ajan kullananlar ile kullanmayanlar arasında yapılan bir
karşılaştırmada, melfalan dahil, alkilleyici ajanların akut lösemi sıklığını belirgin ölçüde
arttırdığı görülmüştür.
Melfalan kullanımı söz konusu olduğunda, özellikle melfalanın lenalidomid ve prednizon ile
veya talidomid ve prednizon veya deksametazon ile kombine kullanılması düşünüldüğünde
tedaviye başlamadan önce, olası terapötik faydaya karşı, bu kombinasyonların artırdığı
lökomojenik risk (AML ve MDS) göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü bu kombinasyonların
lökomojenik riski artırdığı gösterilmiştir. Dolayısıyla hekimler tedaviye başlamadan önce,
tedavi sırasında ve sonrasında hastaları kanser gelişimi açısından yakından incelemeli ve gerekli
durumlarda tedavi başlatmalıdır.
Solid tümörler
Alkilleyici ajanların kullanımı ikinci primer malignitelerin (seconder primary malignancy –
SPM) gelişimi ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle lenalidomid ve prednizon ile, daha az oranda da
talidomid ve prednizon ile kombine kullanılan melfalan, yeni tanı konmuş yaşlı multipl
miyelom hastalarında artmış solid SPM riski ile ilişkilendirilmiştir.
Melfalan uygulamasından önce yaş, etnik kimlik gibi hasta özellikleri, birincil tanı ve
radyasyon terapisi, nakil gibi tedavi şekilleri, ayrıca tütün kullanımı gibi çevresel risk faktörleri
değerlendirilmelidir.
ALKERAN’ın diğer  ilaçlarla etkileşimi
Canlı organizma aşıları
Bağışıklığı baskılanmış hastaların canlı organizma aşılarıyla aşılanması önerilmez.
Nalidiksik asit
Yüksek doz intravenöz ALKERAN ile birlikte nalidiksik asit verilmesi, çocuklarda hemorajik
enterokolite bağlı ölümlere yol açmıştır.
Busulfan:
Pediyatrik populasyonda busulfan-melfalan rejimi için son oral busulfan uygulamasından 24
saatten az süre içinde melfalan kullanımı ile toksisitelerin ortaya çıkabildiği rapor edilmiştir.
Siklosporin
Yüksek doz intravenöz ALKERAN ile önceden hazırlanan ve daha sonra graft-versus-host
hastalığını önlemek için siklosporin uygulanan kemik iliği nakli yapılan hastalarda, böbrek
fonksiyon bozukluklarına rastlanmıştır.
ALKERAN’ın gebelik döneminde ve laktasyonda kullanımı
Gebelikte D kategorisindedir.
Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)
Diğer sitostatik kemoterapilerde olduğu gibi eşlerden herhangi biri ALKERAN kullanıyorsa
gerekli doğum kontrol önlemlerinin alınması tavsiye edilmektedir. Lenalidomid ve prednizon
ile veya talidomid ve prednizon veya deksametazon ile kombine kullanılan melfalan ile tedavi
edilen multipl miyelomlu hastalarda artmış venöz tromboemboli riski nedeniyle, kombine oral
kontraseptif hapların kullanılması önerilmemektedir. Eğer bir hasta halihazırda kombine oral
kontraseptif haplar kullanmaktaysa hasta, desogestrel gibi sadece progesteron içeren ovulasyon
baskılayıcı ilaçlar veya bariyer yöntemleri gibi diğer etkili kontraseptif yöntemler kullanmaya
geçmelidir. Venöz tromboemboli riski, hasta kombine oral kontraseptif hapları kestikten sonra
4-6 hafta kadar daha sürmektedir.
Teratojenite
ALKERAN’ın teratojenik potansiyeli araştırılmamıştır. Mutajenik özellikleri ve bilinen
teratojenik bileşiklere olan yapısal benzerliği nedeniyle melfalan, tedavi edilen hastaların
çocuklarında konjenital kusurların oluşmasına yol açabilir.
Hamilelik süresince, özellikle ilk trimesterde, melfalan kullanımından kaçınılmalıdır.
Araştırma amaçlı veya pazarlama deneyimlerinden ya da insanlarda yapılan çalışmalardan elde
edilen advers reaksiyon verileri esas alınarak insanda fetal risk açısından pozitif kanıtlar
bulunmaktadır, ancak olası risklere rağmen, olası faydaları ilacın gebe kadınlarda kullanımını
destekleyebilir.
Melfalanın gebelik ve/veya fetus/yeni doğan üzerinde zararlı farmakolojik etkileri
bulunmaktadır.
ALKERAN gerekli görülmedikçe gebelik süresince kullanılmamalı, ALKERAN kullananlar bebek emzirmemelidir.
Melfalan premenopozdaki kadınlarda over fonksiyonunun baskılanmasına yol açarak, bu
hastaların belirgin bir kısmında amenoreye neden olur.
Bazı hayvan çalışmalarından elde edilen kanıtlara göre ALKERAN’ın spermatogenez üzerinde
istenmeyen etkileri olabilir. Bu nedenle erkek hastalarda ALKERAN’ın geçici veya kalıcı
infertiliteye yol açması olasıdır.
Melfalan tedavisi alan erkek hastaların tedavi süresince ve tedavi sonlandıktan sonraki ilk 6ay
içinde çocuk sahibi olmamaları ve melfalan tedavisine bağlı kalıcı infertilite olasılığına karşı
tedaviye başlamadan önce sperm saklanması ile ilgili hekim görüşü almaları önerilmektedir.
ALKERAN 2 mg Tablet’in istenmeyen etkileri
Çok yaygın (≥ 1/10); yaygın (≥ 1/100 ve < 1/10); yaygın olmayan (≥ 1/1000 ila < 1/100); seyrek
(≥ 1/10000 ve < 1/1000); çok seyrek (< 1/10000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin
edilemiyor).
1-Yüksek dozlarda stomatit, benign, malign ve sınıflandırılmamış neoplazmalar (kist ve polipler dahil), Pireksi, Kas atrofisi, fibrosis, miyalji, kan kreatin fosfokinaz düzeyinde artış, Yüksek doza bağlı alopesi, Lökopeni, trombositopeni ve anemiye sebep olabilen kemik iliği depresyonu ALKERAN’ın çok yaygın sıklıktaki istenmeyen etkileridir.
2-Böbrek hasarı olan miyeloma hastalarında melfalan tedavisinin erken evrelerinde kan
üre düzeyinde geçici artış,  Kompartman sendromu, Konvansiyonel dozda alopesi ALKERAN’ın yaygın sıklıkta görülebilecek istenmeyen etkileridir.
3-Makulopapüler döküntü, kaşıntı, Anormal karaciğer fonksiyon testlerinden hepatit ve sarılık gibi klinik belirtilerine
kadar değişen karaciğer bozuklukları. interstisyal pnömoni ve pulmoner fibroz, Konvansiyonel dozlarda stomatit, Hemolitik anemi ALKERAN’ın seyrek sıklıktaki yan etkileridir.
4-Azospermi, amenore, Derin ven trombozu ve pulmoner emboli, Kas nekrozu, rabdomiyoliz, Sekonder akut miyeloid lösemi ve miyelodisplastik sendrom, bunlar ALKERAN’ın sıklığı bilinmeyen yan etkileridir.
5-Akut oral doz aşımı sonrası en çok görülen istenmeyen etkiler: Bulantı, kusma ve diyare dahil gastrointestinal rahatsızlık.
Başlıca toksik etki, toksik etki, lökopeni, trombositopeni ve anemiye yol açan kemik iliği baskılanmasıdır.
Eğer gerekirse, genel destek tedavisine ek olarak uygun kan ve trombosit transfüzyonları
yapılmalı, hastanede yatırarak tedavi düşünülmeli, anti infektif ajanlar ve hematolojik büyüme
faktörleri de verilmelidir. Bilinen bir antidotu yoktur, aşırı dozu takiben düzelme belirtileri görülünceye kadar, en az dört
hafta boyunca kan tablosunun yakından takip edilmesi gerekmektedir.
Emilim:
Oral yolla alınan melfalanın emilimi, ilacın kanda ilk ortaya çıkışı ve doruk plazma
konsantrasyonuna ulaşma zamanı ile ilgili olarak son derece değişkendir.
Melfalanın mutlak bioyararlanım çalışmalarına göre ortalama mutlak biyoyararlanım % 56 –
85 arasındadır.
Miyeloblasyon tedavisi ile ilişkili olarak emilimdeki değişkenlikten kaçınmak için intravenöz
uygulama yapılabilir.
Oral yolla 0.2 – 0.25 mg/kg vücut ağırlığı melfalan uygulanan 18 hastanın katıldığı çalışmada
maksimum plazma konsantrasyonuna (87 – 350 ng/ml) 0.5 – 2.0 saat içinde ulaşılmıştır.
ALKERAN’ın gıda alımını hemen takiben alınması, doruk plazma
konsantrasyonu/zaman eğrisinin altında kalan alanı % 39 – 54 arasında azaltmıştır.
Dağılım:
Melfalan bildirilen % 69 – 78’lik bağlanma oranıyla plazma proteinlerine orta düzeyde bağlanır.
Genellikle standart doz tedavisi ile elde edilen plazma konsantrasyonlarında proteinlere
bağlanmanın doğrusal olduğuna dair kanıt vardır, ancak yüksek dozlarla yapılan tedavilerde
gözlenen konsantrasyonlarda bağlanma konsantrasyona bağımlı hale gelebilir. % 55 – 60’lık
bağlanma oranıyla serum albumini majör bağlanma proteinidir ve % 20 oranında da α, asit
glikoproteine bağlanır. Buna ilave olarak melfalan bağlanma çalışmaları, plazma proteinleri ile
alkilasyon reaksiyonuna bağlı olarak geri dönüşümsüz bileşenin varlığını göstermiştir.
Melfalan kan beyin bariyerinden sınırlı penetrasyon gösterir. Birkaç araştırıcı serebrospinal
sıvıdan örnek almış ve ölçülebilir düzeyde ilaç bulamamıştır. Çocuklar üzerinde yapılan tek
yüksek doz çalışmada düşük konsantrasyonlar (plazmadakinin ~ % 10’u) gözlenmiştir.
Biyotransformasyon:
In vivo ve in vitro veriler, insanlarda ilacın yarılanma ömrü ile ilgili enzimatik metabolizmadan
ziyade spontan yıkımlanmanın majör belirleyici olduğunu göstermektedir.
Eliminasyon:
Oral yolla 0.6 mg/kg vücut ağırlığı melfalan verilen 13 hastada plazma ortalama terminal
eliminasyon yarılanma ömrü 90 ± 57 dakikadır, 24 saatsonra ilacın % 11’i idrarda bulunmuştur.
Oral yolla 0.2 – 0.25 mg/kg vücut ağırlığı melfalan uygulanan 18 hastada ortalama eliminasyon yarı
ömrü 1.12 ± 0.15 saattir.
Hastalardaki karakteristik özellikler
Böbrek yetmezliğinde melfalan klerensi azalabilir (bkz. Dozaj ve Uygulama Yöntemi – Böbrek
yetmezliği; Kullanım İçin Özel Uyarılar ve Özel Önlemler – Böbrek yetmezliği).
Yaş ve melfalan klerensi veya melfalan terminal eliminasyon yarılanma ömrü arasında korelasyon
varlığı gösterilmemiştir.
ALKERAN, 2°C-8°C arasında buzdolabında ve kuru bir yerde saklamalısınız.
ALKERAN tabletler geçerli olan bölgesel talimatlara ve/veya düzenlemelere göre sitotoksik
ilaçların kullanımı ile ilgili rehberlere uygun olarak kullanılmalıdır.
Hamile personel sitotoksik ilaçlarla temas etmemelidir. Eldiven de dahil koruyucu giysiler
kullanılmalıdır.
Sitotoksik ve sitostatik beşeri tıbbi ürünlerin kullanımları sonucu boşalan iç ambalajlarının
atıkları TEHLİKELİ ATIKTIR ve bu atıkların yönetimi 2/4/2015 tarihli ve 29314 sayılı
Resmî Gazetede yayımlanan Atık Yönetimi Yönetmeliğine göre yapılır.
Tabletin kaplaması hasar görmediği sürece, ellenmesinde bir sakınca yoktur.
ALKERAN tabletler bölünmemelidir.

TEKNOLOJİ DÜNYASI