200 yıllık bir aşı geçmişinde aşılar değişik sınıflamalar halinde tanımlanabilirse de basitçe 2 ana gruba ayırmak mümkündür :

  1. Klasik aşılar: Hedeflenen mikrobun ölü yada çoğalamayan formunun veya mikrop parçalarının, proteinlerinin kullanıldığı aşılardır. Enfeksiyon yaratmayan bu mikrop veya mikrop parçaları insana verildiğinde vücut bu mikroplara karsı kolayca bağışıklık geliştirebilmektedir. Bu aşıların en önemli avantajı çok fazla deneyim olması ve dolayışı ile güvenlilikleridir. Ancak üretimleri zor ve pahalıdır. Endüstri bu sorunu asabilmek için, yani az sayıda mikrop/virüs kullanarak çok sayıda aşı üretebilmek için, içine güçlendirici yani adjuvan adi verilen bazı kimyasallar koyarlar.
  2. Yeni tip aşılar: mikrobun kendisini değil mikroba ait parçaları aşı olan kişinin hücrelerine yaptıran geni taşıyan aşılardır. Bu aşılar saf RNA, DNA yada DNA taşıyan viral vektörlerden oluşur. Bu aşıların avantajı ucuz, çok kolay ve hızlı üretilmeleridir. Dez avantajları ise enfeksiyon hastalıklardan korunmak için kullanım öykülerinin hemen hiç olmayışıdır. Yani deneyim son derece kısıtlıdır. Çünkü bu asi modelleri aslında kanser tedavisi için geliştirilmişlerdir. Bu nedenle bu tip aşıların uzun vadede ne gibi sorunlara neden olabileceği net değildir.

Prof.Dr. at Acibadem Labcell

Önceki İçerik1. Soru: Sars-Cov-2 Enfeksiyonunda Aşı Bir Gereklilik midir? Ercüment Ovalı
Sonraki İçerikAşılarla Alakalı Komplo Teorilerinin Aslı Var mı? Ercüment Ovalı